Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde bankanın genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacakları için borçluların icra takibine itirazının iptali davası.
Özet: Banka tarafından genel kredi ve teminat sözleşmelerinden doğan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine borçlu ve kefillerin itiraz etmesi üzerine, banka itirazın iptali davası açmıştır; davacı, ticari kayıtlarına ve bilirkişi raporlarına dayanarak borcun varlığını ve kefillerin sorumluluğunu ispat etmeyi amaçlarken, davalılar takibin mükerrer olduğunu, borcun olmadığını ve ipotekle ilgili başka davaların bulunduğunu ileri sürerek davanın reddini ve kötü niyet tazminatı ödenmesini talep etmişlerdir.

T.C.
ANTALYA3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ███████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptaliDAVA TARİHİ
: █████/2018KARAR TARİHİ
: █████/2020Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:TALEP
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı bankanın ... ... ... Şubesi nezdinde ... ... lehine genel kredi ve teminat sözleşmesi gereğince krediler açıldığını ve kullandırıldığını, ancak ödemelerin normal seyrini kaybetmesi nedeniyle borçlunun hesabının ... tarihi itibari ile kat edildiğini, Beyoğlu ... . Noterliği'nin ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bu hususun borçlulara ihtar edildiğini, ihtara rağmen ödeme yapılmayınca borçlu ... ... ile ... ... aleyhine ipotek limiti ile sınırlı olarak Antalya ... . İcra Müdürlüğü'nün ..../... E. Sayılı ipotek takibi ile irtibat kurularak irtibatlı dosyadan ve ilamsız takip dosyasından tahsilde tekerrür etmemek, faiz hesabında irtibatlı dosyadan yapılacak tahsilatlar göz önüne alınmak, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı tutulmak kaydıyla Antalya ... . İcra Müdürlüğü'nün .../... E. Sayılı dosyasından da davalılar aleyhine ilamsız takibe geçildiğini, borçluların itirazı ile takibin durdurulmasına karar verildiğini, davacının ticari kayıtlarının kesin delil niteliğinde olduğunu, depo kararına yönelik vekalet ücretinin maktu, nakit alacak talebi yönünden nispi vekalet ücreti takdir edilerek, itirazın iptaline ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı banka kullanılan kredinin teminatı olarak almış olduğu ipoteğin paraya çevrilmesini Antalya ... . İcra Müdürlüğünün ... /... E. nolu dosyasında istenildiğini, ... ... ipoteğin terkini için Antalya ... . Aile mahkemesinin ... /... E. nolu dosyasında talep ettiğini, dosyanın derdest olduğunu, davaya konu takip mükerrer yapıldığını, dava dışı ... ... ’nın davacı bankaya icra takibinde talep edilen tutarda borcu bulunmadığını belirterek, davanın reddini, davalılar lehine %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.DAVA
:Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. maddesine dayanan itirazın iptali istemli davadır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ
:Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. maddesinde belirtilen 1 yıllık süre içerisinde, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. ve 5. maddeleri gereğince görev kurallarına; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 6. vd. maddesinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır.Dosya içerisine taraflar arasında düzenlenen sözleşme, ödemelere ilişkin evraklar, hesap kat ihtarnamesi, hesap ekstresi alınmıştır.Antalya ... . İcra Müdürlüğü'nün ... /... E. sayılı takip dosyası incelendiğinde; alacaklının davacı, borçluların davalılar ve ... ... olduğu, ... TL asıl alacak, ... TL muacceliyetten takip tarihine kadar işlemiş faiz, ... TL faizin gider vergisi, ... TL masraf olmak üzere toplam ... TL nakit toplamı ve ... TL gayri nakdi alacak için ilamsız takiplere mahsus icra takibi yapıldığı, borçluların itirazı ile takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.Bilirkişi ... ... ... tarihli raporunda özetle; dava dışı ... ... kullandığı kredilerden doğan banka alacağından ... takip tarihi itibariyle davalı kefillerin sorumlulukları; ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş akdi ve temerrüt faizi ... TL gider vergisi ... TL ihtar masrafı olmak üzere toplam ... TL olduğu, ... tarihinden itibaren %26,82 temerrüt faizine ve sözleşme uyarınca yansıtılan %5 gider vergisine tabi olduğu; depo talebinden davalıların sorumlu olduklarını, davalı kefillerin 6 adet çek yaprağı için ... TL olan depo sorumluluklarının ... tarihine kadar geçerli olduğunu belirtmiştir.Bilirkişi ... ... ... tarihli ek raporunda özetle; kök rapora yapılan itirazlar değerlendirilmiş, kök raporda değişiklik yapılmamıştır.Bilirkişi ... ... ... tarihli ek raporunda özetle; kök rapora yapılan itirazlar değerlendirilmiş, kök raporda değişiklik yapılmamıştır.İtirazın iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunun 67. maddesinde “(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-███████ md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik: 9/███████ - 3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga dördüncü fıkra: 17/7/2003-████████ md.) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra: 2/7/2012-███████ md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.” şeklinde düzenlenmiştir.Borçlunun itirazı üzerine takibin durması ile birlikte alacaklı açtığı itirazın iptali davasında takip talebinde talep ettiği alacağının bulunduğunu ispat külfeti bizzat kendisindedir. Ancak davalı borçlunun icra dairesinde vermiş olduğu itiraz dilekçesinin içeriği yada cevap dilekçesinin içeriğine göre ispat külfeti yer değiştirebilecektir.Hesabın kat'ı ile birlikte kredi kartı borcu muaccel hale gelmiştir. İhtarnamenin tebliği ise borçlunun temerrüdü ile ilgili olup temerrüt faizinin başlangıcı yönünden önem arz eder. Muacceliyet ile temerrüt, nitelikleri ve sonuçları itibariyle birbirinden farklı kavramlardır. 5464 sayılı yasada muacceliyet için ihtarla belli bir süre verilmesine ilişkin herhangi bir şart öngörülmemiştir (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin █████/2017 tarih ████████ E. ████████ K. Sayılı kararı).6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 88. ve 120. maddeleri hükümlerinin ticari işlerde uygulanamayacağının kabulü gerekir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun █████/2019 tarih ███████-1650E. ████████K. sayılı kararı).Kefalet sözleşmesi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 581 ila 603 üncü maddeleri arasında düzenlenmiştir. Kefalet sözleşmesi Türk Borçlar Kanunu'nun 581 inci maddesinde “kefilin alacaklıya karşı, borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşme” şeklinde tanımlanmıştır. Kanunda yer alan bu tanıma göre kefalet sözleşmesi, alacaklı ile kefil arasında kurulan ve alacaklıya kişisel güvence sağlayan bağımsız nitelikte bir borç ilişkisidir. Kefalet sözleşmesi kişisel bir teminat sözleşmesidir. Diğer sözleşmeler gibi kefil ile alacaklının karşılıklı ve birbirine uygun iradelerinin birleşmesi ile meydana gelir. Bu sözleşme ile kefil, asıl borçlunun borcunu alacaklıya karşı ifa edememesi tehlikesini kişisel olarak üstlenmektedir.Türk Borçlar Kanunu'nda kefalet sözleşmesinin geçerliliği 818 sayılı Borçlar Kanunu'ndan daha ağır şartlara bağlamıştır. Kefalet sözleşmesinin geçerli olması, genel hükümlerin yanında, Türk Borçlar Kanunu'nun 583 ve 584 üncü maddelerde kefalet sözleşmesi için öngörülen koşulların varlığına bağlıdır. Bu koşullar mevcut ve geçerli borcun bulunması, kefalet sözleşmesinin yazılı şekilde yapılması ve kefil evli ise eşin rızasının alınmasıdır. 818 sayılı Borçlar Kanununda yer almayan eşin rızasına ilişkin düzenleme, Türk Medeni Kanunun 193 üncü maddesinde öngörülen, eşlerin birbirleri ve üçüncü kişilerle her türlü hukuki işlemi serbestçe yapabileceklerine ilişkin kurala Türk Borçlar Kanununun getirdiği bir istisna niteliğindedir. Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinde "eşin rızası" başlıklı 584 üncü maddesi: “Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yasama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır. Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumlu olacağı miktarın artmasına veya adi kefaletin müteselsil kefalete dönüşmesine ya da kefil yararına olan güvencelerin önemli ölçüde azalmasına sebep olmayan değişiklikler için eşin rızası gerekmez” şeklinde idi. Düzenlemenin ticaret hayatındaki sürat, güvenlik ve pratiklik ihtiyacına uygun olmadığı yönündeki yoğun yakınmalar üzerine █████/2013 tarihinde 6455 sayılı Kanunun 77 nci maddesi ile 584 üncü maddeye üçüncü fıkra olarak: “Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler, mesleki faaliyetleri ile ilgili olarak esnaf ve sanatkârlar siciline kayıtlı esnaf veya sanatkârlar tarafından verilecek kefaletler, █████/2006 tarihli ve 5570 sayılı Kamu Sermayeli Bankalar Tarafından Yürütülen Faiz Destekli Kredi Kullandırılmasına Dair Kanun kapsamında kullanılacak kredilerde verilecek kefaletler ile tarım kredi, tarım satış ve esnaf ve sanatkârlar kredi ve kefalet kooperatifleri ile kamu kurum ve kuruluşlarınca kooperatif ortaklarına kullandırılacak kredilerde verilecek kefaletler için eşin rızası aranmaz” hükmü eklenmiştir. Kanun metninden de görüldüğü üzere düzenlemede kefalet sözleşmesinin geçerli olarak kurulması için hangi hallerde eşin rızasının gerektiği ayrıntılı bir şekilde hükme bağlanmıştır. Emredici olan bu düzenlemeden, eşlerin feragat etmesi mümkün değildir. Eşin yazılı rızasının verilmesi adi yazılı şekle tâbidir. Yani rıza beyanının eş tarafından imzalanması gerekli ve yeterlidir. Ancak rıza somut ve belirli bir kefalet sözleşmesinin kurulmasından önce veya en geç sözleşmenin kurulması anında verilmelidir (TBK m.584). Dolayısıyla gelecekte yapılacak kefalet sözleşmelerini de kapsayacak şekilde genel bir rıza verilemeyeceği gibi sözleşmenin yapılmasından sonra (geçersiz sözleşmeye geçerlik kazandırmak için de) rıza verilemez. Türk Borçlar Kanunu'nun 584/1 inci maddesine göre rıza sonradan verilecek icazet ile tamamlanmadığından, eşin izni tamamlayıcı unsur değil geçerlilik unsurudur. Yani kefalet sözleşmesinin geçerli olarak kurulabilmesi için eşin rızası mutlaka gereklidir. Aksi halde kefalet sözleşmesi geçersiz olacaktır. Zira rıza, eşin kefil olma ehliyetini sınırlar ve rızanın yokluğunun yaptırımı kesin hükümsüzlüktür. Bu geçersizlik hakim tarafından resen dikkate alınır (Gümüş, M.A.: Borçlar Hukuku, Özel Hükümler, İstanbul 2014, s.348). 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun “uygulama alanı” kenar başlıklı 603 üncü maddesinde “Kefaletin şekline, kefil olma ehliyetine ve eşin rızasına ilişkin hükümler, gerçek kişilerce, kişisel güvence verilmesine ilişkin olarak başka ad altında yapılan diğer sözleşmelere de uygulanır” düzenlemesine yer verilmiştir. Mehaz İsviçre Borçlar Kanunu ve 818 sayılı Borçlar Kanunu’nda karşılığı olmayan bu madde ile kefaletin şekline, kefil olma ehliyetine ve eşin rızasına ilişkin hükümlerin kişisel güvence verilmesine ilişkin olarak başka ad altında yapılan diğer sözleşmelere de uygulanması öngörülmüştür. Böylece kanunkoyucu kefalet sözleşmesine ilişkin hükümlerin uygulama alanını genişletmiştir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun █████/2017 tarih ███████-1135E. █████████K. sayılı kararı).6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 586. maddesinde; ''Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. Alacak, teslime bağlı taşınır rehni veya alacak rehni ile güvenceye alınmışsa, rehnin paraya çevrilmesinden önce kefile başvurulamaz. Ancak, alacağın rehnin paraya çevrilmesi yoluyla tamamen karşılanamayacağının önceden hâkim tarafından belirlenmesi veya borçlunun iflas etmesi ya da konkordato mehli verilmesi hâllerinde, rehnin paraya çevrilmesinden önce de kefile başvurulabilir.'' hükümleri düzenlenmiştir. Buna göre asıl borçlu hakkında konkordato mehli verilmesi halinde asıl borçlu hakkında takip başlatılmadan kefiller hakkında icra takibi başlatılabilir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████/2015 tarih █████████E. ██████████K. sayılı kararı).İtirazın iptali davasında icra inkar tazminatına karar verilebilmesi için; geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olması, süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası olması, icra inkar tazminatı talep edilmiş olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacak belgeye ise alacak likit (muayyen, belirlenebilir) nitelikte bulunduğundan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67/2. maddesi uyarınca davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin █████/2016 tarih █████████E. ██████████K. sayılı kararı).Aynı alacak için tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla birden fazla takip yapılması mümkündür (Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin █████/2011 tarih █████████E. ██████████K. sayılı kararı).Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin █████/2018 tarih █████████E. █████████K. sayılı kararında; "...gayrinakdi kredinin deposu yönünden maktu harç ve maktu vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiği halde nakdi alacakla birlikte nispi harç ve nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir..." denilmiştir.Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin █████/2013 tarih ███████E. █████████K. sayılı kararında; "...Alacağın, banka kredi sözleşmesinden kaynaklanmakta olduğu gözetildiğinde, sözleşme hükümlerine göre her aşamada hesap edilebilir, likit bir alacak olarak kabulünün gerekmesine ve borçlunun itirazında haksız bulunmasına göre, İİK'nun 67/2 maddesi doğrultusunda itirazın iptaline karar verilen, harcı yatırılarak dava konusu edilen bölüm üzerinden alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmetmek gerekirken..." denilmiştir.Davamıza gelince; davacı taksitli kredinin ödenmemesi nedeniyle cari hesap kredisi ile banka riskini oluşturan çek yaprakları için depo istemi ile ilamsız takiplere mahsus icra takibi yapmış, borçluların itirazı üzerine itirazın iptali istemi ile dava açmıştır. Aynı alacak için tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla birden fazla takip yapılması mümkündür. Kredi sözleşmesinde kefillerin sorumlu olduğu yıl ve miktar açıkça belirtilmiştir. Kefalet sözleşmesinin geçerliliğine ilişkin diğer şartları da bulunması nedeniyle sözleşmenin geçerli olduğu sonucuna varılmıştır. Bunun dışında taraflar arasında düzenlenen sözleşmede bankaya hesabı kat etme ve bunun sonucu olarak sözleşmeyi fesih yetkisi tanınmış, alacaklı banka tarafından bu yetkiye dayanılarak kat edilerek borçlulara ihtarname gönderilmiştir. Takip tarihinden önce alacaklı tarafından asıl borçluya ihtarname gönderildiğine ve ihtar sonuçsuz kaldığına göre, müteselsil kefil olan muteriz borçlu yönünden 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 586. maddesinde öngörülen takip koşulunun gerçekleştiğinin kabulü gerekir. Tarafların tutunmuş oldukları deliller getirtilerek dosya hesap bilirkişinin tevdi edilmiştir. Bilirkişi ... ... ... tarihli raporunda özetle; dava dışı ... ... kullandığı kredilerden doğan banka alacağından ... takip tarihi itibariyle davalı kefillerin sorumlulukları; ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş akdi ve temerrüt faizi ... TL gider vergisi ... TL ihtar masrafı olmak üzere toplam ... TL olduğu, ... tarihinden itibaren %26,82 temerrüt faizine ve sözleşme uyarınca yansıtılan %5 gider vergisine tabi olduğu; depo talebinden davalıların sorumlu olduklarını, davalı kefillerin 6 adet çek yaprağı için .,... TL olan depo sorumluluklarının ... tarihine kadar geçerli olduğunu belirtmiştir. Davacının vermiş olduğu çekler nedeni ile 5941 sayılı Kanunun 3/9. maddesi gereğince davacı bankanın ödeme yükümlülüğünün ... tarihinde son bulacak olması 6 adet çek yaprağı karşılığında davacının ... TL’nin yükümlülüğünün bulunması nedeniyle bu miktar üzerinden depo kararı verilmesi gerekmektedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 88. ve 120. maddeleri hükümlerinin ticari işlerde uygulanamayacağının kabulü gerekmesi bilirkişi tarafından da bu yönüyle hesaplama yapılması, denetime ve hüküm kurmaya uygun bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunmuş, borçluların ise süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olması, süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası olması, icra inkar tazminatı talep edilmiş olması ve alacağın likit olması nedeniyle icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1. Davacının davasının kısmen KABUL kısmen REDDİNE,2. Davalıların Antalya ... . İcra Müdürlüğü'nün ... /... E. sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın;a. Taksitli ticari kredi ve çek kredisi yönünden;... TL asıl alacak, ... TL işlemiş akdi ve temerrüt faizi ... TL gider vergisi ... TL ihtar masrafı olmak üzere toplam ... TL alacak üzerinden İPTALİNE, takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA,Asıl alacağa takip tarihinden itibaren %26,82 temerrüt faize ve faiz üzerinden %5 gider vergisi uygulanmasına,b. 2004 sayılı İİK nın 67. maddesi uyarınca hükmolunan alacağın %20'si oranında tespit edilen ... TL icra inkar tazminatının davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,3. Davacının gayri nakit alacak (depo talebinin) kısmen KABUL kısmen REDDİNE, ... TL gayri nakit alacağın (depo talebi) davacı banka nezdinde açılacak faiz getirmeyecek bir hesapta depo edilmesine,4. Fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE,5. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan ... TL karar ve ilam harcından peşin alınan ... TL mahsubu ile bakiye ... TL'nin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,6. Davacı tarafından yatırılan ... TL başvurma harcı ve ... TL peşin harç ve ... TL tamamlama harcı toplamı olan ... TL'nin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine; davacı tarafından yapılan ... TL posta, tebligat ve bilirkişi ücretinin kabul ve ret oranları nazara alınarak takdiren ... TL'sinin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,7. Davalılar yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,8. Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince nakti alacaklar yönünden hesap ve taktir olunan ... TL vekalet ücreti ile gayri nakti alacak yönünden hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,9. Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince nakti alacaklar yönünden hesap ve taktir olunan ... TL vekalet ücreti ile gayri nakti alacak yönünden hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,10. Karar kesinleştiğinde Antalya ... . İcra Müdürlüğü'nün ... /... E. sayılı takip dosyasının müdürlüğüne iadesine,11. Karar kesinleştiğinde Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... E. sayılı takip dosyasının müdürlüğüne iadesine,12. Kararın kesinleşmesine müteakip davacının ve davalının yatırdığı yargılama giderinin artması durumunda giderleri yatıran davacıya ve davalıya iadesine,Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345. maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2020Başkan ...¸e-imzalıdırÜye ...¸e-imzalıdırÜye ...¸e-imzalıdırKatip ...¸e-imzalıdır