Çakışan sigortalılıkta, 4/b prim borcu ve hizmet birleştirme zorunluluğuna karşın 4/a kapsamında tek başına yaşlılık aylığı bağlanması davası.
Özet: Davacı, 506 sayılı Kanun kapsamında emeklilik için gerekli prim gün sayısını ve yaş şartını doldurmasına rağmen, pasif durumdaki şirket ortaklığından kaynaklanan Bağ-Kur sigortalılığı ve borcu nedeniyle davalı kurum tarafından yaşlılık aylığı talebinin reddedilmesi üzerine, 2829 sayılı Kanun uyarınca hizmet birleştirmesine gerek kalmadan sadece SSK hizmetleri üzerinden aylık bağlanması ve ödenmeyen aylıkların faiziyle birlikte ödenmesi talebiyle hukuki süreç başlatmıştır.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 25. İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ... .... 01.05.1991 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamında çalışmaya başladığını ve farklı iş yerlerinde kesintili olarak 30.04.2016 tarihine kadar çalışmaya devam ettiğini, müvekkilinin 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a (mülga 506 sayılı Kanun) kapsamında toplam 5729 gün prim ödemesi bulunduğunu, ayrıca müvekkilim şirket ortağı olması nedeni ile 31.08.2008 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b (Bağ-Kur) sigortalı olarak tescili yapıldığını, çakışan sigortalılık nedeni ile 30.04.2016 tarihine kadar 4/a (SSK) sayılması nedeni ile müvekkilinin fiili olarak faaliyette bulunmayan ancak vergi borcundan dolayı şirket kapanışı yapılamayan şirket ortaklığı nedeni ile 01.05.2016 tarihinden itibaren 4/1-b (1479 sayılı Kanun kapsamında) sigortalı kabul edilerek prim borcu çıkarıldığını, müvekkil tarafından davalı Kuruma yapılan başvuru üzerine verilen 08.06.2022 tarihli tahsis talep ve emeklilik işlemleri için gerekli bilgilendirmenin yapılması konulu dilekçe ile ”İlgili kayıtlı dilekçenize istinaden 4...0 TC Kimlik ve 1...1 Bağ-Kur numaralı dosyanızın ve bilgisayar kayıtlarının incelenmesi neticesinde ... sicil numarası ile ... Ticaret Sicil Memurluğuna kayıtlı şirket ortaklığınız devam ettiğinden 4/b (Bağ-Kur) kaydınızda devam etmekte olup, 30.06.2022 tarihi itibari itibariyle 13.388,59 TL borcunuz bulunmaktadır. Borcunuzu ödediğiniz tarih tahsis talebi tarihi olarak kabul edilecektir” şeklinde cevap verildiğini, bu kez müvekkil tarafından davalı Kuruma yapılan 07.07.2022 tarihli başvuru ile " ... Kurumunuz 3...0 sicil numaralı 4/a (506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı) sigortalısı olarak 01.05.1991 tarihinden itibaren tescil kaydı ve toplam 5729 gün prim ödemesi bulunduğunu, tahsis talep tarihi olan 08.06.2022 tarihi itibari ile aylık bağlama koşullarını yerine getirmiş olması nedeni ile 2829 sayılı Kanun'da öngörülen hizmet birleştirme işlemine gerek kalmadan tek başına 4/a kapsamında sigortalı olarak yaşlılık aylığı olarak bağlanmasını talep ettiğini, davalı Kurum tarafından sözkonusu başvuru dilekçelerine verilen 15.08.2022 tarih cevap yazısında "...4/1-b kapsamında 18.501,14 TL prim borcunuz bulunduğundan prim borcunuzu ödeyip Kurumumuza yazılı talepte bulunmanız gerektiğini, 2829 sayılı Kanuna göre hizmet birleştirilme işlemi zorunlu olduğundan aylığınızın bağlanamayacağını, ancak Mahkeme kararı ile müracaatınız halinde aylığınız bağlanacağını.." şeklinde cevap verildiğini ileri sürerek, müvekkilinin 2829 sayılı Kanun kapsamında hizmet birleştirmesi yapılmadan tek başına 506 sayılı Kanun kapsamında SSK (5510 sayılı Kanun'un 4/a) kapsamındaki çalışmaları esas alınarak tahsis talep tarihini takip eden ay başından itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına ve ödenmeyen aylıkların ödenmesi gereken tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte ödenmesine, aksine Kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 2829 sayılı Kanun'un 4. maddesinde "Kurumlara tabi çeşitli işlerde çalışmış olanların hizmet süreleri, aynı tarihlere rastlamamak kaydıyla bu Kanuna göre aylık bağlanmasına hak kazanıldığında birleştirilir." hükmünü haiz olduğunu, Kurum kayıtlarının tetkikinde, davacının 1...1 Bağ-Kur numaralı dosyasında .... ticaret sicil numaralı ... Oto. İnş. Gıda Tur. Pet. San. ve Tic. Ltd. Şti.'de davacının ortaklığının devam ettiği, bu nedenle 4-b (Bağ-Kur) kaydının da devam etmekte olduğunun anlaşıldığını, bu kapsamda 4-b kapsamında prim borçları ödenmemiş bulunan davacı hakkında yaşlılık aylığı bağlanmasına olanak bulunmadığını, bu sebeple Kurumca yapılan işlemlerde bir hata bulunmadığını ileri sürerek; davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 11.04.2022 tahsis talep tarihinde 52 yaşını ikmal ettiği ve 30... ay 10 gün sigortalılık süresinin bulunduğu, 5510 sayılı Kanun'un 4/I-a bendi (SSK) kapsamında 5729 gün prim ödemesinin mevcut olduğu, 4759 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 23.05.2002 tarihinde 11... gün sigortalılık süresi bulunan ve tahsis talep tarihinde 506 sayılı Kanun'un 4759 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile değişik Geçici 81. maddesinin B/(ı) alt bendine göre 25 yıllık sigortalılık süresini ve 52 yaşını doldurma şartı ile 5525 gün prim ödeme şartını yerine getirmiş olan davacının yaşlılık aylığına hak kazandığı, davacıya tahsis talep tarihini takip eden aybaşı olan 01.05.2022 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanun'un 4/I-a bendi kapsamında yaşlılık aylığı bağlanması ve ödenmeyen aylıkların ödemesi gereken tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiği kanısına varılarak davanın kabulüne davacıya 5510 sayılı Kanun'un 4/I-a bendi kapsamındaki hizmetleri üzerinden 01.05.2022 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin ve ödenmeyen aylıkların ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine, aksine Kurum işleminin iptaline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Somut olayda, hizmet birleştirmesi gerekmeden salt 506 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılık süresi göz önüne alındığında tahsis talep tarihi itibariyle davacının yaşlılık aylığının hak kazandığı anlaşılmakla mahkeme kararının vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varıldığından davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; Kurum işleminde hata olmadığını ileri sürerek Mahkeme hükmünün bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davacının sadece 506 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalı çalışmalarına göre 01.05.2022 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile fark aylıkların yasal faizi ile tahsili istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.