Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin trafik kazasından kaynaklanan sürekli ve geçici iş göremezlik zararı ile manevi tazminat davası gerekçeli kararı.
Özet: Bir trafik kazasından kaynaklanan sürekli ve geçici iş göremezlik zararı ile manevi tazminat davasında, motosiklet sürücüsü davacı, ana yola kontrolsüz şekilde çıkan diğer aracın sürücüsünü tam kusurlu bularak ağır yaralanma ve kalıcı maluliyet nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL maddi ve 150.000 TL manevi tazminat talep ederken, davalı sürücü ise aracı dikkatli bir şekilde, dörtlü sinyal lambalarını yakarak ve aynaları kontrol ederek yola çıkardığını, kazanın davacının aşırı hızı ve dikkatsizliği yüzünden meydana geldiğini savunarak kusurlu olmadığını iddia etmektedir.

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ...Esas ...

T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ...
KARAR NO
: ...
BAŞKAN
: ...
ÜYE
: ...
ÜYE
: ...
KATİP
:...
DAVACI
:...
VEKİLLERİ
: Av....
Av....
DAVALI
: 1-...
VEKİLİ
: Av....
DAVALI
: 2- ...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVALI
: 3-...
VEKİLLERİ
: Av. ...
Av....
DAVA
: Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan Sürekli ve Geçici İş Göremezlik Zararı ve Manevi Tazminat)
DAVA TARİHİ
: ...
KARAR TARİHİ
: ...
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: ...
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan Sürekli ve Geçici İş Göremezlik Zararı ve Manevi Tazminat)
davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 20.06.2022 günü saat 14:00 sıralarında kendisine ait ... plakalı motosikleti ile Hisarcık Mah. Erciyes Bulvarını takiben şehir merkezi istikametine seyir halinde iken davalı ...'nun sevk ve idaresinde olan ... plakalı aracın ana yola geri geri kontrolsüz şekilde çıkması sonucu kazaya karıştığını, müvekkilinin diğer şeride kaçıp kurtarmaya çalışsa da ... plakalı aracın durmadan yola çıkması, sağ ve sol şeridi kapatması neticesinde kazanın meydana geldiğini, kaza anında müvekkilinin her türlü motosiklet koruyucu ekipmanının olduğunu, olayda davalı sürücünün asli ve tam (96100) kusurlu olduğunu, müvekkilinin kusurunun olmadığını, bu kaza nedeniyle müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, dava öncesi zorunlu arabulucu başvurulduğunu neticenin olumsuz olduğunu, müvekkilinin kaza sebebiyle kalıcı maluliyet durumunun olduğunu, kaza tarihinde bu tarafa asgari ücretle çalışmakta olduğu güvenlik şirketinde çalışamadığını, geçici ve kalıcı iş görmezliği oluştuğunu ve bunlar için maddi tazminat taleplerinin olduğunu, ... plakalı araca tedbir konulmasını, maddi tazminat talepleri açısından belirsiz alacak davası niteliğindeki talepleri yönünden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 500,00 TL geçici iş görmezlik, 500,00 TL sürekli iş görmezlik olmak üzere 1.000,00 TL maddi tazminat talep ettiklerini, 150.000,00 TL Manevi tazminatın 20.06.2022 kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilin tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin sorumlulukları oranında müştereken ve müteselsilin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın gerçekleşen kazada müvekkilinin tam kusurlu olduğunu belirtmiş ise de bu hususun kesin olmadığını, kazanın gerçekleşme şekli, kaza yeri ve diğer hususlara ilişkin açıklamaları neticesinde ve mahkemece yapılacak keşif sonucunda müvekkilinin tam kusurlu olmadığının görüleceğini, müvekkilinin ... kargo dağıtım görevlisi olarak çalıştığını, müvekkilinin hem aracı kullandığını, hem de kargoları dağıttığını, tek başına çalıştığını, kaza günü, kazanın meydana geldiği yerde kargo teslim etmeye gittiğini, ancak kargo sahibinin adresinin değişmiş olması sebebi ile kargoyu teslim edemediğini, bu sırada aracını yol kenarında bulunan dükkanın önüne park ettiğini, kargo sahibinin adresini öğrendikten sonra araca binerek kontrollü bir şekilde dörtlü sinyal lambalarını da yakarak aracının arkasını yola çıkarttığını, aracını yola çıkarırken sol şeritten birçok aracın geçtiğini, müvekkilinin bu araçların geçmesini bekledikten sonra aracını, yola devam edebilecek konuma getireceği sırada davacı ... sevk ve idaresindeki motosiklet müvekkilinin aracının sol arka kısmına hızlı bir şekilde çarptığını, kaza mahalli keşif ile birlikte incelendiğinde müvekkilin yoluna devam etmesi için başka bir manevra yapma imkanının bulunmadığının görüleceğini, yola çıkarken göstermesi gereken bütün dikkati gösterdiğini, fark edilebilmesi için dörtlü sinyal ışıklarını yaktığını ve kontrollü bir şekilde yola çıktığını, kaza sonrası çekilen ve savcılık dosyası içerisinde bulunan fotoğraflardan da anlaşılacağı üzere müvekkilinin aracının sol şerite hiç geçmediğini, iki şeritli ve geniş bir yolda motosikletin küçük bir manevra ile sol şerite geçerek kazayı önleme ihtimalinin bulunduğunu, müvekkilinin kullandığı aracın kapalı kasa kamyonet olduğunu, arka camdan, araçları görme ihtimali bulunmadığını, bu nedenle de azami özeni göstererek aynalardan kontrol ederek ve dörtlülerini yakarak sadece aracının bir kısmını sağ şerite çıkarıp yola devam etmek istediğini, motosikletin hızının yüksek olduğunu, trafik tutanağında yolda herhangi bir fren izi olduğunu yazmadığını, bu da motosiklet sürücüsünün; dikkatsizlik sebebi ile frene basmamış olma ihtimalini güçlendirdiğini, davacının hızı olması gerekenden çok daha yüksek olduğunu, davacının dikkatsiz olması da söz konusu olduğunu, yolun konumunun da nazara alındığı müvekkilin aracını yola çıkardığı, yüzlerce metre öteden görülebildiğini, davacının bir dikkat ile frene basarak veya sol şerite geçerek kazayı önleme ihtimali varken dikkatsizliği sebebiyle bu kazanın meydana geldiğini, davacı taraf, müvekkilin sol şeriti de kapsayacak şekilde aracı çıkardığını iddia etmiş ise de olay yeri fotoğrafları ve soruşturma dosyasındaki ifadelere bakıldığında bu hususun gerçeği yansıtmadığını, trafik şube müdürlüğü tarafından, kazanın oluşumunda müvekkilin tam kusurlu olduğu belirtilmişse bu değerlendirme hatalı olduğunu, bu kusur oranına karşı ayrıca dava açma haklarını saklı tutuklarını, mahkeme tarafından da yeniden kusur incelemesi yaptırılması taleplerinin olduğunu, davacının kaza sırasında motosiklet kullanırken kask, dizlik vs. gibi gerekli ekipmanları kullanıp kullanmadığının da araştırılmasını talep ettiklerini, bu husus kazanın yaşandığı güzergahta bulunan mobese kameraları ile netlik kazanacağını, trafik kuralları bakımından motosiklet sürücüsünün azami hıza uyması ve gerekli güvenlik ekipmanlarına uyması gerekmekle birlikte davacının bu hususlarda kuralları ini, bu hususlar trafik şube müdürlüğünce dikkate alınmadan kusur oranı tespit edildiğini, müvekkilinin kazada trafik kurallarını ihlal edici kusurunun bulunmadığını, davacının maluliyeti kesin olarak belli olmadan maddi manevi tazminat davası açılması da hukuka aykırı olduğunu, davacı taraf müvekkilinden manevi tazminat talebinde bulunmuş ise de bu talebin reddinin gerektiğini, müvekkilinin kazadan sonra sürekli olarak yapabileceği bir şey olup olmadığını sorduğunu ve davacıya manevi olarak destek verdiğini, ayrıca müvekkili hakkında taksirle yaralamadan dolayı yürütülen soruşturma dosyası şikayetten vazgeçme sebebi ile takipsizlik kararı verilerek kapandığını ve kararın kesinleştiğini, davacı tarafın vekiline, davacıya ödenmek ve manevi tazminattan mahsup edilmek üzere 15.000 TL ödendiğini, bu husus da göstermektedir ki; müvekkili davacıya karşı her zaman yardımcı olmak maksadıyla iyiniyetli davranmış ve bu minvalde hareket ettiğini, son olarak değinmek isteriz ki müvekkil asgari ücret ile çalışmakta olup herhangi bir tazminata hükmedilmesi sonucunda maddi olarak oldukça zor duruma düşeceğini, manevi tazminatın miktarı belirlenirken davalının maddi durumlarının araştırılmasının ve ödenecek tazminat miktarı ile davalı fakirleşecek ise tazminata hükmedilmemesinin gerektiğini, aynı şekilde davacının da tazminat hakkını zenginleşme aracı olarak kullanmamasının gerektiğini, hal böyle olunca müvekkil tüm imkanlarını kullanarak zaten soruşturma aşamasındaki ceza dosyası için manevi tazminat ödemesi yaptığını, davacının tekrardan manevi tazminat açması tamamen hukuku zenginleşme amacıyla kullanmasından ibaret olduğunu, mahkeme aksi kanaatte olacaksa dahi müvekkilin tekrardan bir manevi tazminat ödemesi maddi olarak kendisinin yaşam hakkını sıkıntıya düşüreceğini, bu sebeple açılan davanın reddinin gerektiğini, ticari avans faizi istenmesi hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin tacir olmadığını, davacının da tacir olmadığını, bu nedenle kesinlikle kabul etmemekle birlikte tazminata hükmedilecekse dahi yasal faize hükmedilmesinin gerektiğini, müvekkilinin meydana gelen kazada kusursuz olması, en azından kusurunun tam olmaması ve bir miktarda manevi tazminat ödemiş olması sebebiyle davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini, haksız, yersiz ve kötü niyetli olarak açılmış davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın yetkisiz mahkemede ve zaman aşımı süresi geçtikten sonra açıldığını, davanın usulden reddinin gerektiğini, husumet itirazlarının bulunduğunu, müvekkili şirketin davada taraf sıfatına haiz olmadığını, müvekkili şirket adına kayıtlı ... plakalı araç Türk Nippon A.Ş. Tarafından sigortalı olduğunu, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde genel şartlarda yer alan tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlü olduğunu, davacının dava dilekçesinde talep etmiş olduğu maddi tazminat kalemlerinin tamamı (geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik) sigortacının karşılamakla yükümlü olduğu tazminat kalemleri arasında olduğunu, davacının söz konusu talebini asıl yöneltmesi gereken sigorta şirketi olduğunu, Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. Maddesinde ise Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında sigortacıya yüklenecek sorumluluk kalemleri içerisinde manevi tazminat da sayılmış ve "manevi tazminata ilişkin bu kanunda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11.01.2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız füllere ilişkin hükümleri uygulanır" denildiğini, davacının manevi tazminata ilişkin taleplerinin de sigorta şirketine yöneltilmesinin mümkün olduğunu, davacının tazminat taleplerinin tamamını yöneltmesi gereken asıl kişi yine diğer davalı sigorta şirketi olduğunu, davacı 20.06.2022 tarihli kazaya ilişkin olarak diğer davalı ...'ya olan şikayetinden vazgeçerek aynı konuda tazminat davası açmayacağını kabul ettiğini, buna rağmen iş bu davayı ikame etmesi açık kanun hükmüne ve mevzuata aykırı olduğunu, davanın bu nedenle de reddinin gerektiğini, davacı taraf dava dilekçesinde kazaya karışan ...'da kalıcı sakatlık meydana geldiğini iddia ederek iş göremezlik tazminatı talebinde bulunduğunu, ancak söz konusu kalıcı sakatlığa ilişkin herhangi bir heyet raporunu dava dilekçesi ile beraber sunmadığını, davacı taraf dava dilekçesinde kaza sonrası meydana gelen psikolojik hasar nedeniyle manevi tazminat talep ettiğini, söz konusu psikolojik hasara ilişkin herhangi bir belge veya rapor dava dilekçesi ile birlikte sunulmadığını, dava kapsamında sunmuş olduğu deliller davacıda meydana gelen maddi hasara ilişkin olup söz konusu zararların tazmininden sorumlu olan sigorta şirketi olduğunu, davacının manevi tazminat talebinin temeli ise yaşadığını iddia ettiği psikolojik hasara dayandığını, ancak ne dilekçede ne de eklerinde davacı Mesul AKELMA'da meydana geldiği iddia edilen psikolojik hasara ilişkin olarak herhangi bir somut delil veya rapor vb belge sunulmadığını, bu kapsamda mahkemenin davacıya niyet okuması yaparak psikolojik hasar tespiti yapması ve manevi tazminata hükmetmesi mümkün olmayıp davanın bu nedenle de reddedilmesi gerektiğini, ayrıca, kabul anlamına gelmemekle birlikte, talep edilen manevi tazminat tutarı henüz meydana geldiği iddia edilen psikolojik hasar kanıtlanamamışken fahiş olduğunu, bilindiği üzere manevi tazminatın amacı zarar gören kişide meydana gelen psikolojik hasarın telafisi olduğunu, zenginleşme aracı olarak kullanılmasının mümkün olmadığını, davacı tarafın kazanın nasıl meydana geldiğine ilişkin beyanları ile kaza tespit tutanağının birbiriyle uyuşmadığını, kaza tespit tutanağının hatalı ve eksik bilgilerle dolu olduğunu, öncelikle her ne kadar kaza tespit tutanağında kazanın meydana geldiği yerde herhangi bir geçit olmadığından bahsedilse de söz konusu yere ilişkin uydu görüntüleri incelendiğinde kazanın meydana geldiği yerde okul geçidi levhasının bulunduğu görüld davacı ...'nın istikameti üzerinde kazanın gerçekleştiği yerin hemen öncesinde de Azami Hız 30 km levhası bulunduğu görülmüştür. Kaza tespit tutanağına bu hususların geçirilmemiş olması tutanağın dikkate alınamayacağını gösterdiğini, davacı... ceza soruşturması kapsamında vermiş olduğu beyanda müvekkil şirket adına kayıtlı aracın geri geri çıktığını belirli bir mesafede gördüğünü ve bu nedenle sola gittiğini ancak duramayarak araca çarptığını beyan ettiğini, bu beyandan davacının ... plakalı aracın geri istikamette gittiğini gördüğü ancak hızı nedeniyle durmayı başaramadığı sonucu çıktığını, trafikteki tüm araçların diğer araçlarla arasına güvenli bir mesafe bırakarak hareket etmesi gerektiğini, somut olayda ise davacının hızı nedeniyle bu mesafeyi koruyamadığının anlaşıldığını, somut kazanın meydana gelmesinde davacının kusurunun da olduğunu, davacı taraf dava dilekçesinde ... plakalı aracın %100 kusurlu, davacıya ait motosikletin ise tamamen kusursuz olduğunu iddia ettiğini, ancak bu iddiaya katılmanın mümkün olmadığını, davaya konu kazada yer alan kusur oranları yalnızca herhangi bir kesinliği bulunmayan ve hatalı bilgiler içeren kaza tespit tutanağına dayalı olmasının hatalı olduğunu, söz konusu tespit tutanağında sürücülerin beyanlarına dahi yer verilmediğini, tutanak kazaya bizzat şahit olmamış kişiler tarafından doldurulduğunu, kusur oranının da buna göre belirlenmiş olduğunu, mahkeme tarafından bu belgenin kesin kusur tespitinde kullanılması mümkün olmadığını, kaza ile ilgili gerçek kusur oranlarının belirlenmesi ancak mahkeme tarafından görevlendirilecek bilirkişi tarafından yapılabileceğini, Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca çözümü özel ve teknik bilgiye dayanan ve hakim tarafından değerlendirilemeyecek konularda bilirkişi vasıtası ile inceleme yapılmasının gerektiğini, kazadan hemen sonra yetkin olmayan kişiler tarafından düzenlenen raporların bilirkişi raporu olarak kabul edilemeyeceğini, bu nedenle iş bu davada mahkeme tarafından doğru şekilde yargılama yapılabilmesi için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden kazaya ilişkin objektif bir kusur raporunun alınarak müterafik kusur bulunup bulunmadığının araştırılmasının gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını, davacı tarafça belirlenebilir talepler söz konusu olduğunu, davanın bu yönü ile de reddinin gerektiğini, ayrıca her ne kadar davacı taraf ...nın tamamen kusursuz olduğunu iddia etse de davacı yukarıda bahsedildiği üzere azami hız 30 km levhasına rağmen yavaşlamadığını, dava dilekçesinde de yer aldığı üz. tosikletlerin yavaşlaması otomobillere göre daha zordur bu nedenle motosiklet sı lerinin hız sınır levhalarına özellikle dikkat etmeleri gerektiğini, davacının söz konusu sınıra uymayarak kusurlu davrandığını, bu nedenle her açıdan dava dilekçesinde belirtilen kusur oranlarının hatalı olduğunu, davada talep edilen tazminat kalemlerinden sorumlu olan diğer davalı sigorta şirketi olduğunu, müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacı ... davanın temelini oluşturan kaza ile ilgili uzlaşma yoluna giderek ayrıca tazminat davası açma hakkından vazgeçtiğinden iş bu davanın açılmasında herhangi bir hukuki yarar da bulunmadığını, bu kapsamda haksız ve mesnetsiz iş bu davanın reddini talep etmek müvekkili şirketin menfaati açısından zaruri olduğunu, haksız ve mesnetsiz iş bu davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.
Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davanın İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemelerinde açılmasının gerektiğini, davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmediğini, dava şartının yerine getirilmemesinden dolayı reddinin gerektiğini, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın...soruşturma, ... karar no'lu kararından anlaşılacağı üzere ceza dosyasında uzlaşma olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun kalmadığını, söz konusu suçun şikayete bağlı bir suç olduğunu, dava konusu dosya ile ilgili tazminatın varlığına, miktarına ve diğer unsurlara hükmedilebilmesi açısından olayın trafik kazası olup olmadığı, olayın oluş şekli, tarafların kusur oranları önem arz ettiğini, şikayet hakkı kullanılmadığı için savcılık tarafından kovuşturmaya yer olmadığı kararı veriliğini, davacının şikayet hakkını kullanmayarak olaya ilişkin gerekli bilgilerin elde edilmesinin önüne geçildiğini, müvekkili şirketin kaza tarihi itibariyle yalnızca sürekli iş göremezlik tazminatından sorumlu olduğunu, geçici iş göremezlik-bakıcı ve tedavi giderleri-yol masrafının sorumluluk kapsamında bulunmadığını, zorunlu mali mesuliyet (trafik) sigorta poliçesi ile teminat verdiği hususlar sürekli iş gücü kaybı ve bu bağlamdaki tazminat talepleri olduğunu, “geçici” zararlar ve buna bağlı talepler teminat kapsamı dışında olduğunu, bu sebeple davacının geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri, tedavi gideri zarar tazminatına ilişkin taleplerinin reddinin gerektiğini, müracaatçının SGK'lı olup olmadığına bakılmaksızın, mevzuata göre SGK tarafından karşılanması gereken giderler trafik sigortalarının teminat kapsamına girmediğini, mevzuattaki son düzenlemelere göre tüm Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları genel sağlık sigortası kapsamına alındığını, yeni düzenlemelerle işsiz olanların dahi, gelir testi yapılmasına ihtiyaç kalmadan hariçten sigorta primi ödemeleri ya da düşük gelirli kimselerin sigorta primlerinin devlet tarafından karşılanması amir olarak düzenlendiğini, kaldı ki; ZMSS poliçesi genel şartları A.5 kapsama giren teminat türleri başlıklı maddesinin “sağlık giderleri teminatı” başlıklı B bendinde: “üçüncü kişinin trafik kazası dolayısıyla bedenen eski haline dönmesini teminen protez organ bedelleri de dahil olmak üzere yapılan tüm tedavi giderlerini içeren teminat olduğunu”, kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamında olduğunu, sağlık giderleri teminatı sosyal güvenlik kurumunun sorumluluğunda olduğu, ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve güvence hesabının sorumluluğu 2918 sayılı karayolları trafik kanununun 98 inci maddesi hükmü gereğince sona erdiğini, ZMSS poliçesi genel şartları A.6.K maddesi gereğince de “gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi zarar verici olguya bağlı olarak oluşan yansıma veya dolaylı zararlar nedeniyle yöneltilecek tazminat taleplerinin teminat kapsamı dışında olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatı teminat kapsamı dışında ve SGK sorumluluğunda olduğunu bu nedenle müracaatçının geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin talebinin reddine karar verilmesinin gerektiğini, bu kalemler, kaza tarihi itibariyle yönetmelik kapsamında olmadığından geçici iş göremezlik tazminatı geçici bakıcı tedavi giderlerinden müvekkilin sorumlu tutulmasının kabul edilemeyeceğini, karayolları motorlu araçlar ZMMS genel şartları A.5.B maddesine göre; sağlık giderleri teminatı: üçüncü kişinin trafik kazası dolayısıyla bedenen eski haline dönmesini teminen protez organ bedelleri de dahil olmak üzere yapılan tüm tedavi giderlerini içeren teminattır. kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamında olduğunu, sağlık giderleri teminatı sosyal güvenlik kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve güvence hesabının sorumluluğu 2918 sayılı karayolları trafik kanununun 98 inci maddesi hükmü gereğince sona erdiğini, trafik kazalarına bağlı olarak müvekkil şirket aleyhine açılmış olan tedavi masrafları tazminatı ile ilgili müvekkil şirketin yükümlülüğü sona erdiğini ve müvekkili şirketin taraf sıfatının da sona erdiğini, kusur durumunun şüpheye mahal vermemesi adına İstanbul Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi tarafından kusur raporu düzenlenmesini talep ettiklerini, davacının yaralanma bölgelerinden kask ve dizliğin takılı olmadığı sabit olduğunu, müterafik kusur halleri araştırılarak Yargıtay kararları gereği 9620 den az olmamak kaydı ile indirim yapılmasının gerektiğini, sayın mahkemece davacının maluliyeti varsa bu zarar miktarı bilirkişi marifetiyle tespit edilmesinin gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğu teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, kaza tarihi itibariyle geçerli olan zorunlu mali mesuliyet sigortası (trafik) şahıs başına ölüm için teminat limiti ile sınırlı olduğunu, ancak öncelikle yapılacak inceleme ile davacının gerçek zararının tespit edilmesinin gerektiğini, karşı taraf başvuru şartını yerine getirmediğini, bu nedenle muaccel bir alacak olmadığını, bu yüzden davacının alacağına faiz yürütüleceği düşünülse bile faizin de ancak aleyhlerine yapılan başvuru tarihinden itibaren yürütülmesinin gerektiğini, tazminat hesabı yapılacaksa TRH-2010 mortalite tablosuna uygun hesaplama yapılmasının gerektiğini, müvekkili kurum aleyhine tazminata hükmedilecek ise tazminatın içeriğinin 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (trafik) sigortası genel şartları ile belirleneceğini, hazine müsteşarlığının belirlediği TRH tablosunun ve yasal faizin uygulanmasının gerektiğini, dava konusu araç, ticari bir araç olmadığı gibi zarar da ticari bir işten değil haksız fülden kaynaklandığını, bu nedenle, karşı tarafın ticari/ temerrüt / avans faizi talep etmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, haksız, mesnetsiz, usul ve yasaya aykırı davanın usulden reddine, kusur durumunun şüpheye mahal vermemesi adına ceza dosyanın celbini, ilgili dosya eksikliği tamamlandıktan sonra dosyanın kül halinde İstanbul adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesine sevkine karar verilmesini, müvekkili şirketin kaza tarihi itibariyle sorumluluğunun tespiti açısından satış belgelerinin talep edilmesine karar verilmesini, aksi takdirde haksız ve sebepsiz zenginleşmeye yol açacak nitelikteki talebinin esastan reddi ile yargılama masraf ve vekâlet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
: Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Davacı tarafça; Kayseri CBS... Soruşturma dosyası, sigorta poliçesi ve sigorta şirketi dosya kayıtları, tedavi evrakları, reçeteler, epikriz raporları, kaza tespit tutanağı, bilumum hastane kayıtları, fatura belgeleri, arabuluculuk tutanağı, adli tıp raporları, tanık ifadeleri, bilirkişi incelemesi, emsal Yargılay Kararlarına delil olarak dayanılmıştır.
Davalı ...AŞ tarafından ... Plakalı Araca Ait Zorunlu Mali Sorumluluk ve KASKO Sigorta Poliçeleri, ...a'ya ait tedavi raporları, Psikolojik Tedavi Kayıtları,...'ya sigorta şirketi tarafından yapılan her türlü ödeme kayıtları ve anlaşma belgeleri, ...a'ya ait varsa ferdi kaza ve can sigorta poliçeleri kayıtları, SGK Kayıtları ve yapılan her türlü ödeme belgesi, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı ... Soruşturma Dosyası, Tramer Kayıtları, Kamera Görüntüleri, Trafik kayıtları, Her türlü fotoğraf ve kamera kaydı, Keşif, Bilirkişi İncelemesi, Ekspertiz Raporları, Tanık beyanlarına delil olarak dayanılmıştır.
Davalı ... tarafından bilirkişi, CBS Soruşturma Dosyası, kusur raporu, fotoğraflar, videolar, hastane raporları, yemin beyanına delil olarak dayanılmıştır.
Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'na müzekkere yazılarak...soruşturma numaralı soruşturmanın akıbetinin sorulmasına, KYOK kararı verilmiş ise bu kararın kesinleşip kesinleşmediği, dava açılmış ise mahkeme dosya numarasının bildirilmesi, soruşturma derdest ise şikayet dilekçesi, tüm uzlaştırma evrakları, alınmış tüm ifadeler ve varsa bilirkişi raporundan ve diğer tüm soruşturma dosyasının tamamının Uyap kayıt örneklerinin gönderilmesi istenmiştir.
Davacının T.C. kimlik numarası ve açık kimlik bilgileri belirtilerek ve dava dilekçesi ekinde sunulan "Gmail" yazışmalarının örnekleri eklenerek davalı Türk Nippon Sigorta A.Ş. Genel Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak ... Anonim Şirketi'ne ait, █████/2023 bitiş tarihli, acente no: ..., poliçe no: ... sayılı, kaza tarihi itibarı ile bu sigorta şirketi nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olan ve ...'nun sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı araç ile davacıya ait ve davacının sevk ve idaresindeki ... aracın █████/2022 tarihinde, Kayseri İli, Melikgazi İlçesi, Hisarcık mahallesi, İbrahim Tennuri Caddesi'nde karıştığı kazasında davacının yaralanması nedeni ile geçici iş göremezlik zararı ve sürekli iş göremezlik zararından bahisle davacı tarafça KTK'nun 97. maddesi uyarınca ... Sigorta A.Ş.'ne hangi tarihte başvuruda bulunduğunun ve bu başvurunun akıbetinin ne olduğunun sorulmasına, başvuru dilekçe ve başvuru ile ilgili olarak davacı tarafça gönderilen tüm beyan, kayıt ve belgelerin, davacı tarafın başvuru dilekçesinin... Sigorta A.Ş.'nin kayıtlarına alındığı evrak kayıt tarihinin bildirilerek ve bunu gösterir kayıt ve belgelerin, açılan hasar dosyasının tamamının, sigorta poliçe örneğinin, alınmış ise ekspertiz raporunun, davacıya ödeme yapılmış ise ödeme belgesinin ve varsa sulh, feragat ve ibraname örneğinin eksiksiz ve geciktirilmeden gönderilmesi istenmiş, █████/2023 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Türkiye Noterler birliğine müzekkere yazılarak ... ve ... plakalı araçların █████/2022 kaza tarihinde kimin adına tescilli olduğunun sorulmasına ve araç tescil kaydının gönderilmesi istenmiş, █████/2023 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Davacı ...'nın kimlik numarası ve açık kimlik bilgilerinin belirtilmesi suretiyle Kayseri Şehir Hastanesi'ne ve Kayseri Erciyes Üniversitesi Hastanesi'ne müzekkere yazılarak davacının █████/2022 tarihinde trafik kazası nedeniyle yaralanmasından dolayı, a) Bu hastanede gördüğü muayene ve tedavilere ilişkin hasta tabela, müşahade kağıtları, epikriz raporları, her türlü tıbbi tahlil, reçete rapor, hasta dosyası, kayıt ve evrakların okunaklı birer suretinin film ve grafilerin ise CD formatında suretleri istenmiş, b) Davacının tedavisinin tamamlanıp tamamlanmadığı sorulmuş, Davacı hakkında bu hastanede düzenlenen işgöremezlik/maluliyet durumuna ilişkin sağlık kurulu raporu var ise örneğinin gönderilmesi istenmiş, Kayseri Devlet Hastanesince █████/2023 tarihli, Erciyes Üniversitesi Hastanesi █████/2023 tarihli, Kayseri Şehir Hastanesi █████/2023 tarihli yazılar ile müzekkeremize cevaplar verilmiştir.
Davacı ...'nın kimlik numarası ve açık kimlik bilgilerinin belirtilmesi suretiyle SGK Kayseri İl Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davacının █████/2022 tarihinde trafik kazası geçirmesi nedeniyle yaralanmasından dolayı SGK tarafından davacıya rücua tabi maaş veya gelir bağlanıp bağlanmadığının, ödeme yapılıp yapılmadığının sorulmasına, varsa maaş veya gelir bağlama ya da ödeme yapma kararının, peşin sermaye değerinin hesaplanmasına ilişkin hesap çizelgelerinin, bunlara dayanak kayıt ve belge örneklerinin istenilmesine, ayrıca bu kaza nedeniyle yaralanmasından dolayı davacının tedavi giderlerinin SGK tarafından karşılanıp karşılanmadığının sorulmasına ve buna ilişkin kayıtların dökümü istenmiş, █████/2023 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Davacının ekonomik, sosyal ve gelir durumlarının tespiti için adresi itibariyle yetkili Emniyet birimine müzekkere yazılmıştır.
Davalı ...'nun ekonomik, sosyal ve gelir durumlarının tespiti için adresi itibariyle yetkili Emniyet birimine müzekkere yazılmıştır.
Davalı ... Anadolum Lojistik Anonim Şirketi'nin son üç yıla ilişkin kurumlar vergisi beyanname örneği istenmiş, Ankara Vergi Dairesi Başkanlığından gelen █████/2023 tarihli yazılar ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Davacı tanığı... duruşmada; "Ben davacının ağabeyi olurum, bu davaya konu █████/2022 tarihli trafik kazasını görmedim. Bu kazada davacı kardeşimin bir çok kırıkları oldu ve yaralanması nedeniyle Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesine kaldırıldı. Burada 3 kez ameliyat hastanede yattığı süre içerisinde yapıldı. Dördüncü ameliyat ise hastaneden taburcu edildikten sonra yapıldı. Bu yaralanmadan dolayı kalça ve ayak kemiklerindeki kırıklarından dolayı belli bir süre yataktan kalkamadı. Bütün ihtiyaçlarının tamamını yani insani ihtiyaçlarının tamamını yatakta karşılamak zorunda kaldık. Bu süreçte psikolojik olarak durumunda kaldık. Hastaneden taburcu olduktan sonrada bir süre bu durum devam etti ve başka bir kişinin yardımı olmadan ihtiyaçlarını gideremedi. Daha sonra yardımlı bir şekilde koltuk değnekleri ile yürümeye başladı. Bu dönem zarfında sürekli hastane kontrollerine gittik geldik. Davacı bir dönem fizik tedavi aldı. 2023 Ocak ayında Erciyes Üniversitesinde yeni bir ameliyat planlandı deprem dolayısıyla 5 ay ileri atıldı. Son ameliyatı olduktan sonra üzerinden geçen 2 aylık süre zarfında tekrardan desteğe ihtiyaç duydu. Şuan fizik tedavi alarak tedavisi devam ediyor. Davalı ... vekilinin isteği üzerine soruldu : Kazadan sonra ... bizimle iletişime geçti, kaza ile ilgili olarak kaza sırasındaki hızına ilişkin kardeşim sonradan bir şey söylemedi, dedi. Tanıklık ücreti talebim yoktur, benim bildiklerim bunlardır" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı ...duruşmada; "Ben davacının babası olurum. Bu davaya konu █████/2022 tarihinde meydana gelen kazanın olmasından sonra kaza yerine geldim. Ben geldiğimde ambulans gelmemişti. Bana telefon açıp kaza olduğunu bildirmeleri üzerine olay yerine gittim. Ambulans geldi Erciyes Üniversitesine götürdük. Orada 70 gün hastanede kaldı. Hastanede yatarken 3 ameliyat oldu. Dördüncü ameliyatını ise yeni oldu. Kazadan sonra ayaktan, bilekten ve kalçadan yaralandı. Son ameliyatına kadar bu kazada yaralanması nedeniyle davacı kendi ihtiyaçlarını karşılayamıyordu. Başkasının yardımına ihtiyaç duyuyordu. Evde bizim yardımımızla ihtiyaçlarını gideriyordu. Davacı oğlum bekardır. Aynı evde yaşıyoruz. Mağduriyeti bu şekildedir. Kazadan sonra davacının ister istemez psikolojisi etkilendi. Davacı kaza öncesi lojistik firmasında çalışıyordu. Bu kazada işe giderken oldu. 6 aydır davacı işsiz. Bu kazadan sonra kanunen 6 ay rapor alınca 7. Ayda iş akdi fesih oluyormuş bu nedenle davacı oğlum şuan işsizdir. Artık dışarı çıkmaya başladı. Şuanda psikolojisi düzeldi, dedi. Davalı ... Anadolum Lojistik Anonim Şirketi vekili talebi üzerine soruldu : Davacının bu kaza öncesinde mesai saatleri iş yerinin durumuna göre belirleniyordu. Bu nedenle ben davacı oğlumun mesai saatlerini bilmiyorum, dedi. Tanıklık ücreti talebim yoktur, benim bildiklerim bunlardır" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı ... duruşmada; "Davacı ... bizim dayımızın oğlu olur, aramızdaki akrabalık nedeniyle kendisini bilirim, ben Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesinde hemşireyim, olay günü ben hastanede mesaide iken telefon geldi. Davacı ... trafik kazası geçirdiği söylendi. Ambulans ile davacının hastaneye getirildiği söylendi. Hastanenin acil servisine indiğimde ... oradaydı. Bacağında kırık vardı. Zaten çok ağrılıydı. Bacağında kemikler, tendonlar, sinir uçları ortadaydı, görünüyordu. Ortopedi, kalp damar cerrahi, plastik cerrahi, göğüs hastalıkları, göğüs cerrahisi, anestezi gibi bir çok bölümün doktoru geldi. Acilde hastayı yani davacıyı gördü. Bu arada Mesut ağrıdan kıvranıyordu. Kalçam ağrıyor diyordu. Gözümüz ile kalçasında herhagi bir görünür bir şey göremiyorduk ama davacının sürekli şikayeti oluyordu kalçasının üzerine bu aküsü koydum, elimi kolumu yumruk yapıp koydum yine rahatlamadı. Göğüs Cerrahi acilde göğüs tüpü taktı, ortopedi mecbur ameliyata alacağız deyince anestezi davacıyı uyuttu. Gece 2 buçuk gibi ameliyatı bitti. Sabah doktorlarını gördüm doktorlar bana Mesut'un ayağı yaşamayabilir. Ayağını bedeninden alabilir dediler. Bu süreç çok zordu. Sonrasında 10-12 gün kadar yoğun bakımda kaldı. Sürekli ateşleri çıktı. Tedavisi değişti, değişik müdahaleler ile ateşi düştü. Yoğun bakımdan alındı. Ancak bu süreçte yoğun bakımda bulaşıcı enfeksiyona yakalandı. Servise alındı. ... kendi ihtiyaçlarını kendisi karşılayamıyordu. Yemeğini yiyebiliyordu ama yataktan çıkamıyordu. İlk günlerde yatağının başını da kaldıramıyordu çünkü düz yatması gerekiyordu. Zaman içerisinde oturur pozisyona geldi diye onu sevindirmeye çalıştık. Sonrasında korseyle ayağa kaldırmaya çalıştığımız günler geldi. Yaklaşık 2 ay 15 gün kadar hastane süreci yaşadıktan sonra taburcu oldu. Ancak sonrasında da ameliyat oldu. Toplam 4 ameliyat oldu. Şuan kendi ihtiyaçlarını giderebilecek durumda, tuvalet, banyo, yemek ihtiyaçlarını kendisi yapabiliyor, servise çıktıktan sonra yaklaşık 10 gün sonra davacıya antideprasan ilaç başlandı. Sonrasında bu ilaç kesildi. Biz Mesut'un yanında bulunarak ona psikolojik olarak destek olmaya çalıştık, servise çıktıktan sonra 1 ay kadar kilo kaybı oldu, şuan için eğer davacının bizimle paylaşmadığı bir şey yoksa psikolojisi iyi durumda, dedi. Davalı ... vekilinin isteği üzerine soruldu : Psikolojik ilacı ne kadar süre kullandı bilmiyorum zaten davacı hastanede tedavi gördüğü bölümde ben çalışmıyorum. Ben başka bir bölümde çalışıyorum. Ben antideprasan ilaçlarını doktor tavsiyesi ile kendi isteğiyle mi aldı bilmiyorum. Ben davacı ile kazanın oluşumuna ilişkin hiç konuşmadım. Kendisi de bana hiç anlatmadı. Sadece haberlerde olaya ilişkin yapılan haberleri gördüm. Zaten kendisi de çok hatırlamıyor gibi, dedi. Tanıklık ücreti talebim yoktur, benim bildiklerim bunlardır" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacının Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığına sevkine, Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan yazımız ekinde gönderilen tüm tedavi evrakları ile film ve grafilerin incelenerek ve davacının muayenesi ile gerekli görülecek tüm tetkikleri yaptırılarak █████/2022 tarihli trafik kazasında yaralanması nedeni ile; a) Davacının geçici iş göremezlik durumu olup olmadığı, varsa geçici iş göremezlik süresinin kaç gün olduğu (kaç günde iyileşebilir olduğu), b)Kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler için Engellik Değerlendirmesi hakkında yönetmelik hükümleri çerçevesinde davacının sürekli iş göremezlik kaybı (maluliyeti) olup olmadığı, varsa yüzde ( %) kaç oranında maluliyeti olduğu, c) Davacının yaralanması ile █████/2022 tarihli trafik kazası arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı, davacıda oluşan sekel ve arazların bu trafik kazasında yaralanmasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı konularında ayrıntılı rapor düzenlenmesi istenmiş, Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen █████/2024 tarihli raporda özetle; "Tıbbi evrak tetkiki ile muayenesinden elde edilerek yukarıda kaydedilen bilgi ve bulgular Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında birlikte değerlendirildiğinde, ...'nın 20.06.2022 tarihli trafik kazası sonucu meydana gelen akciğer kontüzyonu, pnömotoraks, damar (tibialis anterior arter) trombozu, kemik (skapula, çoklu kot, asetabulum, L1 vertebra transvers proçes, imn tespitli tibia, fibula parçalı açık) kırıkları, kalça çıkığı ve alt ekstremitede mevcut (fiksatör materyali içeren pelvis, asetabular çatıda parsiyel nonunion, femur başında sklerotik fragmanlar, sağ peroneal sinir hasarı, aksayarak yürüme, atrofi, kuvvet kaybı, ayak bileği ve parmak hareket kısıtlılığı, hipoestezi) patolojileri nedeniyle; 1-Dokuz (9) ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığı İtıbbi şifa süresinin 9 (dokuz) ay olduğu, 2-Tüm vücut fonksiyon kaybı oranının ve/veya engel oranının %25 (yüzdeyirmibeş) olduğu" belirtilmiştir.
Davacı ... vekilinin kusur raporuna karşı itirazları ve talebi dikkate alınarak ATK Ankara Grup Başkanlığı'na müzekkere yazılarak kusur incelemesi yaptırılmasına, Müzekkere ile birlikte dava dosyasının ve eklerinin Adli Tıp Kurumu'na gönderilmesine, Tarafların iddia ve savunmaları, trafik kaza tespit tutanağı, Kayseri CBS'nin ... soruşturma sayılı dosyası (soruşturma dosyasının UYAP sistemi üzerinden incelenmesi), mahkememizce icra edilen keşif, alınan kusur bilirkişi raporu ve bu rapora karşı taraf vekillerinin beyan ve itirazları ile tüm dosya kapsamına göre, █████/2022 tarihli trafik kazasının oluşumunda kim veya kimlerin ne oranda kusurlu oldukları konusunda hüküm vermeye ve denetime elverişli rapor tanziminin istenilmesine karar verilmiştir.
Adli Tıp Ankara Grup Başkanlığınca düzenlenen █████/2024 tarihli raporda özetle; "davalı sürücü ...'nun %100(Yüzde Yüz) oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ...'nın kusurunun bulunmadığı" belirtilmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde █████/2022 tarihli trafik kazasının oluşumunda kusur durumunun tespiti amacıyla mahallinde █████/2024 saat 10:30'dan itibaren keşif icrasına, Refakata bir trafik-makine mühendisi bilirkişinin resen alınmasına, HMK'nun 273. Maddesi gereğince iddia, savunma, trafik kazası tespit tutanağı, Kayseri CBS'nin ...soruşturma sayılı dosyasının celp edilen UYAP kayıtları, keşif mahallinde yapılacak incelemeler ve diğer tüm delillere göre kaza yerinin, aracın geliş yönünün, çarpma noktasının basit krokisinin çizilmesi suretiyle █████/2022 tarihli trafik kazısının oluşumunda kim veya kimlerin ne şekilde kusurlu olduğu, hangi kural ihlallerinin bulunduğu konularında hüküm vermeye ve denetime elverişli açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişiye yetki ve görev verilmesine karar verilmiştir.
Makine Mühendisi bilirkişi Orhan Akşit tarafından düzenlenen █████/2024 tarihli raporda özetle; "Tarafların kusurları konusunda Raporun Kusur Yönünden İnceleme ve Değerlendirme bölümünde belirttiğim gibi; ...'nun sürücülerin uyması gereken Trafik Kuralını (67/1-b) ihlal ettiği ve %75 (Yüzde yetmiş beş) oranında kusurunun olduğu, Yine aa raharın kusurları konusunda Raporun Kusur Yönünden İnceleme ve Değerlendirme bölümünde belirttiğim gibi; ...'nın sürücülerin uyması gereken Trafik kuralını (52/1-b) ihlal ettiği ve %25 (Yüzde yirmi beş) oranında kusurunun olduğu" belirtilmiştir.
HMK'nun 266. maddesi gereği bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, HMK'nun 267. ve 268. maddesi gereğince dava dosyasının re'sen seçilecek bir aktüerya uzmanı bilirkişinin resen seçilmesine, HMK'nun 273. maddesi gereği iddia, savunma, işgöremezlik raporu, kusur raporu, nüfus kaydı, sosyal ve ekonomik durum araştırması, sgk kayıtları, maaş bordro örnekleri, gelire ilişkin bilgi ve belgeler, sigorta poliçesi ve hasar hasar dosyaları ile diğer tüm deliller incelenmek suretiyle davacı tarafından talep edilen maddi tazminat istemleri yönünden yerleşik yargıtay uygulamalarına göre TRH 2010 yaşam tablosuna göre, yaşam süreleri belirlenerek ve bilinmeyen dönem hesabında progresif rant formülü uygulanarak davacıların destekten yoksun kalma zararlarının aktüer hesaplarının yapılmasına, ZMMS poliçelerinin teminat limiti itibarıyla var ise davacı zararlarının sigorta teminat limitleri içinde kalıp kalmadığının tespit edilerek var ise davacının zarar oranlarının teminat limiti içinde kalıp kalmadığı konularında (asgari ücretin değişmesi halinde en son yeni asgari ücret rakamlarına göre hesap yapılması) denetime ve karar vermeye elverişli açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişiye yetki ve görev verilmesine, karar verilmiştir.
Aktüer Bilirkişi ... tarafından düzenlenen █████/2025 tarihli raporda özetle; "Davacının dava konusu kaza sonrasında; Geçici iş göremezlik zararının 18.976,85 TL (Talep 500,00 TL) olduğu, söz konusu zararın davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sağlık/tedavi giderleri teminat limiti (kaza tarihi itibariyle 500.000,00 TL) kapsamında kaldığı, - Sürekli iş görmezlik (maluliyet) zararının 2.982.231,97 TL (Talep 500,00 TL) olduğu, söz konusu zararın davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sakatlık/ölüm teminat limitini (kaza tarihi itibariyle 500.000,00 TL) aştığı, sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğu" belirtilmiştir.
Davalıların ATK kusur raporlarına karşı itirazları, dosyanın yeniden incelenmesi sırasında ATK kusur raporu ile mahkememizce daha önce alınan ... tarafından düzenlenen rapor arasında çelişki olduğu dikkate alınarak HMK'nun 266. maddesi gereğince yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, HMK'nun 267. ve 268. maddesi gereğince dava dosyasının karayolları fen heyeti üyelerinden oluşturulacak ve re'sen seçilecek 3 kişilik trafik-makine mühendisinden oluşturulucak bilirkişi kuruluna tevdine, Dosyanın bilirkişilerine tevdi için Ankara Nöbetçi ATM'ye talimat yazılmasına, HMK'nun 273. Maddesi uyarınca iddia, savunma, trafik kayıt örneği, Kayseri CBS'nin ... soruşturma sayılı dosyası, mahkememizce yapılan keşif neticesinde alınan █████/2024 tarihli kusur bilirkişi raporu, Ankara Adli Tıp Şubesinden alınan █████/2024 tarihli kusur raporu ve diğer deliller incelenerek █████/2022 tarihli trafik kazasının oluşumunda kim veya kimlerin ne olaranda kusurlu olduğu, hangi kural ihllalerinin olduğu, dava dosyasında mevcut evvelce alınan ve yukarıda belirtilen 2 ayrı kusur arasındaki çelişkileri giderici hüküm vermeye ve denetime elverişli açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişiye yetki ve görev verilmesine, karar verilmiştir.
Ankara 7.Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan talimat ile görevlendirilen bilirkişiler Makine Mühendisi ..., Makine Mühendisi ..., Makine Mühendisi ... tarafından düzenlenen █████/2025 tarihli raporda özetle; "... plakalı araç sürücüsü ...’un olayda %100 ( yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...’ın olayda kusursuz olduğu" belirtilmiştir.
Dava dilekçesinin incelenmesinde eldeki davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı görülmekle HMK'nun 107/2 . Maddesi uyarınca harç tamamlamak suretiyle alacağının belirli hale getirmesi için davacı vekiline süre verilmiş, davacı vekilince verilen █████/2025 tarihli dava değeri arttırım talepli dilekçesi ile; "...Talep artırım dilekçemiz doğrultusunda, maddi tazminat olarak talep ettiğimiz taleplerimizin, artırım yaptığımız/ belirli hale getirdiğimiz 18.976,85-TL geçici iş göremezlik ve 2.982.231,97 TL sürekli iş göremezlik bedeli üzerinden dava dilekçemizdeki faiz talebimiz ve davalıların sorumlulukları hususu da gözetilerek davamızın kabulüne karar verilmesine ve talep artırım dilekçemizin davalılara tebliğe çıkarılmasına," karar verilmesinin talep edildiği, eksik harcın yatırıldığı ve dilekçenin bir suretinin davalılara tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
5235 sayılı Kanun'un 5/3 maddesi uyarınca dava değeri itibariyle dosyanın mahkememiz heyetine tevdi edilmiş ve yargılamaya heyetçe devam edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, █████/2022 tarihli trafik kazasından dolayı maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya mahkememiz görevlidir.
Dava değeri dikkate alınarak 6545 sayılı Yasa'nın 45/3. maddesi uyarınca dava dosyasında yargılama mahkememiz heyeti tarafında yürütülerek sonlandırılmıştır.
Davacı ... kendi sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motorsiklet ile seyir halinde iken davalı sigorta şirketi bünyesinde ZMSS poliçesi bulunan ve davalı ..... AŞ ait ve davalı ... sevk ve idaresinde ... plaka sayılı araç ile trafik kazasına karıştığını, kaza sonucu yaralandığından bahisle geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik ve manevi tazminat talep ettiği görülmüştür.
Taraflar arasında uyuşmazlık noktaları;
█████/2022 tarihli trafik kazasının oluşumunda kim veya kimlerin ne şekilde kusurlu olduğu, bu kaza nedeniyle davacının geçici ve sürekli iş göremezlik zararı ve manevi zararı olup olmadığı, varsa dava dilekçesinde talep edilen davalıların bu zararlardan talep edildiği şekilde sorumlu olup olmadığı, davalı sigorta şirketinin ve davalı ... Lojistik A.Ş.'nin yetki itirazının haklı olup olmadığı, davalı ... Anadolum Lojistik A.Ş.'nin husumet itirazının haklı olup olmadığı, yine daval... Lojistik A.Ş.'nin ve davalı ...'nun savcılık soruşturmasında uzlaşma sağlanması nedeniyle dava açılamayacağına ilişkin savunmalarının haklı olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Sigorta poliçesinin ve dosyadaki Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın... incelenmesinde; kazaya karışan ... plakalı araç sürücüsünün davalı ... olduğu, tescil kayıtlarına göre ise araç malikinin ... Lojistik A.Ş olduğu ve davalı sigorta bünyesinde ZMSS poliçesi ile sigortalı olduğu görülmüştür.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür. Somut olayda davalı sigorta şirketi 500.000,00 TL miktarlı sakatlık/ölüm teminatı ve 500.000,00 TL sağlık ve tedavi gideri teminatı ile sorumludur.
-Yetki ilk itirazının değerlendirmesinde;
Davalı sigorta vekili ve ...... AŞ vekili yasal süresi içinde yetki ilk itirazında bulunmuştur.
6100 Sayılı HMK 'nun 6/1. maddesinde; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişiliğin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." hükmü yer almaktadır. Bu hüküm aksine kesin yetki kaydı olmayan tüm davalar için genel yetki kaydıdır.
Trafik kazası aynı zamanda haksız fiil teşkil eden bir eylem olduğundan 6100 sayılı HMK'nun 16. maddesinde ise; "Haksız fiilden doğan davalarda haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesidir yetkilidir" hükmü yer almaktadır.
Uyuşmazlık Karayolları Trafik Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinden kaynaklandığından ve bu sigorta türü 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesinde düzenlendiğinden diğer bir yetki kuralı da bu yasada yer almakta olup, "Motorlu araç kazalardan dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar sigortacının merkez veya şubesinin, veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinin birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir" hükmü ile sigortanın merkez ve şubeleri, sigorta sözleşmesini yapan acenta veya kazanın meydana geldiği yerin yetkili kabul edilmesine, Aynı hüküm ZMSS genel şartlarının C.7. maddesinde de tekrar niteliğinde yer almaktadır.
Somut olayda olduğu üzere bir davada birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa davacılar bu mahkemelerden birinde dava açma hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacılar, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa o zaman seçme hakkı davalı tarafa geçmektedir (aynı yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin █████/2013 tarih █████████ Esas ██████████ Karar sayılı ilamı).
Dava konusu uyuşmazlıkta haksız fiile ilişkin 6100 Sayılı HMK'nun 16. maddesinde yer alan haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi kuralı dikkate alındığında; dava dilekçesine ve dosyamız içindeki diğer kayıtlara göre davacının yerleşim yeri Melikgazi, Kayseri'dir ve yine dosya içinde mevcut trafik kaza tespit tutanağına göre davaya konu trafik kazası Kayseri İli, Melikgazi İlçesi'nde gerçekleşmiştir. Buna göre yetkili mahkememiz yetkilidir. Dolayısıyla yukarıda anlatılan yasal hükümlere ve kanunda belirlenen yetki kurallarına göre; kazanın meydana geldiği yer bir başka deyişle haksız fiilin meydana geldiği yer, davacının ikametgahı kuralına göre mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmış ve davalı tarafın yetki itirazı reddedilmiştir.
Zaman aşımı def'inin değerlendirmesinde;
Olay tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK m. 72 haksız fiil nedeniyle tazminat davasının zararın ve sorumlunun öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl, herhalde zararı doğuran olayın gerçekleşmesinden itibaren on yıllık sürede zamanaşımına uğrayacağı düzenlenmiştir. Ancak, haksız fiil aynı zamanda suç teşkil eden bir eylem ise ve Ceza Kanunu’nda daha uzun zamanaşımı süresi öngörülmüşse haksız fiil sorumluluğunda bu (uzamış) ceza zamanaşımı süreleri uygulanır. Uzamış (ceza) zamanaşımının başlangıcı olay tarihidir, zarar ve failin öğrenilmemesi önem taşımaz. Ceza zamanışımı süresi dolmuş ise on yıllık hak düşürücü süre içinde olmak kaydıyla zararın (gelişen durumun sona ermesinden itibaren) ve failin öğrenilmesinden itibaren iki yıllık süre içinde de dava açılabileceği düzenlenmiştir. Somut olayda bu davanın █████/2022 tarihinde açıldığı, kazanın ise █████/2022 tarihinde olduğu, 2918 sayılı KTK'nın 109/1-4 maddeleri gereğince, motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde, kaza günüden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı, söz konusu iş bu davada taksirle yaralama söz konusu olduğu için 8 yıllık zaman aşımına tabi olması karşısında anılan sürenin dolmadığı anlaşılmakla zamanaşımı itirazı reddedilmiştir.
KTK'nun 97. maddesine ilişkin dava şartının değerlendirmesinde;
Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen Kanun'un 85. maddesinin 1. fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5. fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91. maddesinin 1. fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür. Kanunun bahsi geçen düzenlemesinden, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının, trafik kazasına karışan aracın işleteni veya araç işleticisi teşebbüs sahibi olan sigortalısına bu kaza sebebiyle isabet eden hukuki sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak üstlendiği anlaşılmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir." Somut uyuşmazlıkta, kazaya karışan aracın davalı sigorta şirketi nezdinde zorunlu mali sorumluluk poliçesiyle sigortalı olduğundan davacının davalı sigorta şirketine █████/2022 başvurduğu ve burada hasar dosyasının açıldığı dolayısıyla davacının yasada öngörülen sigortacıya başvuru koşulunu yerine getirdiği sonucuna ulaşılmıştır. Aksi yöndeki itiraza itibar edilmemiş, dava şartlarının mevcut olduğu değerlendirilmiş ve bu yöndeki itiraz kabul görmemiştir.
-Uzlaştırmaya ilişkin değerlendirmede;
CMK'nın ██████ maddesi; "Uzlaşma sonucunda şüphelinin edimini def’aten yerine getirmesi halinde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arz etmesi halinde, 171 inci maddedeki şartlar aranmaksızın, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilir. Erteleme süresince zamanaşımı işlemez. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, 171 inci maddenin dördüncü fıkrasındaki şart aranmaksızın, kamu davası açılır. Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi halinde uzlaşma raporu veya belgesi, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38 inci maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden sayılır." şeklinde düzenlenmiştir.
Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... esas sayılı dosyasında uzlaşmaya gönderildiği, ancak şikayet yokluğu sebebi ile uzlaşmadan dosyanın geri çekildiği ve şikayet yokluğundan kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği görülmüştür. Bu nedenle uzlaşmaya ilişkin itiraz reddedilmiştir.
-Mahkememizce kusur ön sorun değerlendirmesinde,
Mahkememiz soruşturma dosyasını dosyamız arasına almış, kaza tespit tutanağını incelenmiş ve kusur raporu alınmıştır. Kaza tespit tutanağının incelenmesinde sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile Erciyes Bulvarı ... Oto yıkama önünden geri geri Erciyes Bulvarı Hisarcık meydan istikametine çıkış yaptığı esnada aracının sol arka köşe kısımlarına Erciyes bulvarı Hisarcık meydan istikametinden polis evi istikametine doğru seyir halinde olan sürücü davacı ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın ön kısımları ile çarpışması sonucu trafik kazası meydana geldiği. Kaza tespit tutanağı uyarınca ...'nun asli kusurlu olduğu, davacının ise herhangi bir kusuru olmadığı tespitlerine yer verildiği görülmüştür.
Mahkememizce alınan ... tarafından sunulan kusur raporunun incelenmesinde, ...'nun KTK'nun 67/1-b maddesi uyarınca asli ve %75 oranında kusurlu olduğu, davacı sürücünün ise KTK'nun 52/1-b maddesi uyarınca %25 kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
Yine mahkememizce alınan Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığınca sunulan raporda sürücü davacı ...'nın yolun sağından geri manevra ile kısa mesafede önünü kapatan araç ile çarpışmasında herhangi bir kusuru olmadığı, ...'nun %100 kusurlu olduğunun tespitlerine yer verdiği görülmüştür.
Mahkememiz raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi amacı ile Karayolları Fen Heyetinden rapor almıştır. Alınan raporun incelenmesinde sürücü davacı ...'nın araçla seyri sırasında binanın önünden geri manevra ile önünü kapatan ... plakalı araca çarpmamak için kısa mesafede alabileceği bir önlem bulunmadığından dolayı kusursuz olduğu, davalı sürücü ...'nun ise % 100 kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
Gerek Adli Tıp Kurumu raporu gerekse Karayolları Fen Heyeti raporu uyarınca davacının geri manevra ile önünü kapatan ... plakalı araca çarpmamak için kısa mesafede alacağı bir tedbir olmadığından kusursuz olduğu, davalı ...'nun ise binanına önünden taşıt yoluna geri manevra yaparak trafik güvenliğini tehlikeye sokarak araç kullandığı anlaşılmakla %100 kusurlu olduğu anlaşılmıştır.
-Müterafik kusura ilişkin değerlendirmede;
Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın 52.maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir defi olmadığından mahkemece bu yönde bir savunma olmasa dahi resen araştırılması ve tartışılması gerekmektedir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 78. maddesinde "belirli sürücülerin ve yolcuların, araçların sürülmesi sırasında koruyucu tertibat kullanmaları zorunludur... kullanma ve yolların özelliği gözetilerek hangi tip araçlarda sürücülerinin ve yolcularının şehiriçi ve şehirlerarası yollarda hangi şartlarda hangi koruyucu tertibatı kullanacakları ve koruyucuların nitelikleri ve nicelikleri ile emniyet kemerlerinin hangi araçlarda hangi tarihten itibaren kullanılacağı yönetmelikte belirtilir" düzenlemesi yapılmıştır.
Somut olayda kaza sonrası çekilen fotoğraflarda yerde kask bulunduğu görülmekle davacının kaskı takılı olduğu olduğu ve kaza sonrası kaskın çıkarılmış olduğu kanaati oluştuğundan müterafik kusur itirazı reddedilmiştir.
- Mahkememizce maluliyet ait değerlendirmesinde;
Mahkememiz Erciyes Üniversitesi Üniversitesi Adli Tıp Başkanlığı bünyesinde Kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik yükümlerine göre rapor alınması gerekmektedir. ( Yargıtay 4. Hukuk Dairesi █████████ E,█████████ sayılı ilamı doğrultusunda) Anılan düzenlenme uyarınca mahkememizce rapor almıştır. Anılan raporların incelenmesinde Erciyes Üniversitesi Üniversitesi Adli Tıp Başkanlığı tarafından sunulan raporda, 9 ay geçici iş göremez olduğu, %25 oranında sürekli iş göremez olduğu tespit edilmiştir. Yöntemine uygun rapor mahkememizce esas alınmıştır.
-Aktüerya hesabına ve kaçınılmaz tedavi giderine ilişkin dair değerlendirmede;
HMK’nun 273/1. maddesi gereği mahkememizce toplanan tüm deliller ve tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle; TRH 2010 yaşam tablosu ve Yargıtay içtihatlarında kabul edilen progresif rant usulü (%10 arttırma-iskonto formülü ile) ile davacıların aktüer zarar hesabının yapılması hususunda açıklamalı rapor alınmasına karar verilmiştir. Alınan raporların değerlendirilmesinde; davacının geçici iş göremezlik zararının SGK tarafından yapılan ödemeler düşüldükten sonra 18.976,85 TL, ve sürekli iş göremezlik zararının ise 2.982.231,97 TL olduğu tespit edilmiştir. Yöntemine uygun rapor mahkememizce esas alınmıştır.
- Mahkememizin geçici iş göremezlik zararının teminat kapsamı dışında olup olmadığına dair değerlendirmesinde;
2918 sayılı Kanun’un 98.maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Kanun’un 59. maddesinde, “Trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı", kanunun geçici 1.maddesi ile de "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, sözkonusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanunun 59’uncu maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği" öngörülmüştür.
Sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün kanundan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. 2918 sayılı Kanun’un 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumu'na geçtiğinin kabulü gerekir. Buna karşın belgesiz tedavi giderlerinden sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün sorumlulukları devam etmektedir.
01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Sigorta Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5 maddesinin "Sağlık Giderleri teminatı" başlıklı (b) maddesinde " Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamındadır. Sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesi hükmü gereğince sona ermiştir." ifadesi ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkanı bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamında saymıştır. Bir başka ifade ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar,
1-Tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri,
2-Tedaviyle ilgili diğer giderler,
3-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler,
Sağlık giderleri kapsamında sayılarak Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğu düzenlenmiştir.
Oysa 6111 sayılı kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğu üniversite hastaneleri ile resmi ve özel sağlık kurumları tarafından trafik kazası sonucu yaralanan kişilerin tıbbi tedavi ile sınırlı sağlık hizmeti giderleri ile sınırlandırılmıştır.
Bu düzenleme gereği ZMSS Genel Şartlar A.5 (b) maddesi ile yaralının tedavisine başlanmasından maluliyet raporu alınıncaya kadarki süre içindeki;
1-Bakıcı giderleri
2-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler (geçici iş göremezlik kayıpları)
3-Sağlık hizmeti giderleri kapsamında sayılarak 6111 sayılı torba Kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98.maddesi ile sınırları belirlenen sağlık giderleri teminatı kapsamını genişletmiştir.
Bu nedenle bir kanun maddesinin kapsamı idarenin bir düzenlemesi olan genel şartlar ile genişletmesi ve daraltması düşünülemez.
Böyle bir durum varsa kanuna aykırı genel şart maddesi, tebliğ vs uygulanması kanunun ilgili maddesine aykırılık teşkil eder.(Trafik kazalarından doğan cismani zararlar ve tazmini- Konya barosu yayınları. Shf 7-8 ,Yargıtay üyesi: Hüseyin TUZTAŞ)
Bu halde geçici iş göremezlik tazminatının sigorta teminatı kapsamında olduğu kabulü gerekir.
Davalı ... ve ......AŞ'nın sorumluluğuna dair değerlendirmede;
İşleten tanımı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde yapılmıştır. 2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır.Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür.
2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” hükmünü içermektedir.
Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla), artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, işleten sıfatının belirlenmesinde araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması ve fiili hakimiyetin uzun süreli olması gerekmektedir. Ancak bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratmaması şarttır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E. █████████, K. ██████████)
Somut olayda, davalı ...... AŞ işleten olması nedeni ile kusursuz sorumluluk ilkesi çerçevesinde ve davalı ... haksız fiil hükümleri (TBK'nun 49 ve devamı) uyarınca zarardan sorumludurlar.
- Manevi tazminata dair değerlendirmede;
Duyulan acı, çekilen ızdırap manevi zarar değil, onun görüntüsü olarak ortaya çıkabilir. Hakim, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü yasanın takdir hakkı verdiği durumlarda hakimin, hukuk ve adalete uygun karar vereceği TMK'nun 4. maddesinde belirtilmiştir. Takdir edilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Somut olayda, ekonomik ve sosyal durum araştırması, kazanın oluş şekli, davalı tarafın kusuru, çekilen ızdırap, davacının maluliyet durumu ve yukarıda açıklanan kıstaslar çerçevesinde davacı için 150.000,00 TL manevi tazminatın uygun olduğu değerlendirilmiştir.
-Faize ait değerlendirmede;
2918 Sayılı Kanun'un 99. maddesinde, sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel sartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluslarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.
Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı 2918 Sayılı KTK'nun 98/1, 99/1, ZMMS Genel Şartlarının B.2-c maddesi uyarınca hak sahibine kaza ve zarara ilişkin tespit tutanağının ve bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya başvurmasından itibaren 8 iş günü sonunda tazminat miktarını ödememesi halinde, bu tarihte, böyle bir başvurunun yapılmaması halinde ise arabulucuk başvuru tarihinde temerrüde düşeceğinden, temerrütfaizine bu tarihten itibaren hükmedilmesi gerekir.
Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır. Davalı gerçek kişi yönünden ise 6098 sayılı TBKnun 117/2 maddesinde göre haksız fiilin işlendiği tarihte temerrüde düşeceğinden olay tarihi itibariyle faize hükmedilmesi gerekir.
Anılan açıklamalar uyarınca davacı tarafça sigorta şirketine usule uygun başvuru bulunmadığından (ZMSS Genel Şartlar Ek 6 uyarınca maluliyet raporu eksikliği) temerrüt tarihi sigorta şirketi yönünden arabulucuk başvuru tarihi kabul edilmiş, diğer davalılar yönünden ise olay tarihi temerrüt tarihi kabul edilmiştir. Kazaya karışan araç ticari nitelikte olduğundan ticari avans faizi işletilmiştir.
Yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre;
Dosya kapsamındaki tüm deliller ve yukarıda yapılan izahatlar karşısında Davacının maddi tazminat isteminin kabulü ile, 18.976.85-TL geçici iş göremezlik zararı ve 2.982.231,97-TL sürekli iş göremezlik zararı olmak üzere toplam 3.001.208,82-TL maddi tazminattan davalı sigorta şirketinin ZMSS poliçesinin sağlık/tedavi gideri teminatından geçici iş göremezlik zararının karşılanması, sürekli iş göremezlik zararının ise ZMSS poliçesinin sakatlık/ölüm teminat limiti olan 500.000,00 TL ile sınırlı olmak ve davalı sigorta şirketi yönünden arabuluculuk başvuru tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte sorumlu olması, davalı ... ... A.Ş ve ... yönünden ise maddi tazminatın tamamından trafik kaza tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte sorumlu olması koşulu ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davacının manevi tazminat isteminin kabulü ile, 150.000,00 TL manevi tazminatın trafik kaza tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı ... A.Ş ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, karar verilmesi gerektiği görüş ve kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının maddi tazminat isteminin kabulü ile, 18.976.85-TL geçici iş göremezlik zararı ve 2.982.231,97-TL sürekli iş göremezlik zararı olmak üzere toplam 3.001.208,82-TL maddi tazminattan davalı sigorta şirketinin ZMSS poliçesinin sağlık/tedavi gideri teminatından geçici iş göremezlik zararının karşılanması, sürekli iş göremezlik zararının ise ZMSS poliçesinin sakatlık/ölüm teminat limiti olan 500.000,00 TL ile sınırlı olmak ve davalı sigorta şirketi yönünden arabuluculuk başvuru tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte sorumlu olması, davalı ... ... A.Ş ve ... yönünden ise maddi tazminatın tamamından trafik kaza tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte sorumlu olması koşulu ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacının manevi tazminat isteminin kabulü ile, 150.000,00 TL manevi tazminatın trafik kaza tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı ... ... A.Ş ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; kabul edilen maddi tazminat yönünden alınması gereken 205.012,57-TL nispi karar ve ilam harcından davacıdan peşin olarak alınan 515,75-TL peşin dava harcı ve 9.734,89-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 194.761,93-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, (davalı Sigorta şirketinin 35.451,30-TL'lik kısmından sorumlu olması koşulu ile)
4-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; hükmedilen manevi tazminat yönünden alınması gereken 10.246,50-TL karar ve ilam harcının davalı ... ... A.Ş ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-14. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin davalı sigorta şirketinden alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
6-Davacı tarafça yatırılan 80,70-TL başvurma harcı, 515,75-TL peşin harç, 9.734,89-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 10.331,34-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, (davalı Sigorta şirketinin 80,70-TL'lik kısmından sorumlu olması koşulu ile)
7-Davacı tarafından yapılan bilirkişi, talimat, keşif, posta ücretlerinden oluşan toplam 23.412,00-TL yargılama gideri ile 3.030,30-TL keşif harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalılarca yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına,
9-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
10-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden lehine hükmolunan maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 384.096,70-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, (davalı Sigorta şirketinin 81.846,53 -TL'lik kısmından sorumlu olması koşulu ile)
11-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden lehine takdir olunan manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalı ... ... A.Ş ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
12-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,
Dair, davacı vekili ve davalı ... ... A.Ş vekilinin yüzüne karşı diğer tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi’nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2025
Başkan ...
E-imzalıdır
Üye ...
E-imzalıdır
Üye ...
E-imzalıdır
Katip ...
E-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!