Hizmet sözleşmesinden kaynaklanan ödenmeyen fatura alacaklarının tahsili ve yüksek enflasyon nedeniyle munzam zarar talepli itirazın iptali davası.
Özet: Davacı şirketin, davalıya sunduğu temizlik ve istifleme hizmetlerinden kaynaklanan ödenmemiş faturalar nedeniyle başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, davalının cevap vermemesi üzerine mahkemece atanan mali müşavir bilirkişisi, davacı defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu ve davalının davacıya takip ve dava tarihleri itibarıyla 4.026.036,50 TL cari hesap borcunun bulunduğunu tespit etmiş olup; davacı şirket, yüksek enflasyon gerekçesiyle temerrüt faizinin yetersiz kaldığını belirterek asıl alacak, icra inkar tazminatı, temerrüt faizi ve munzam zarar talep etmektedir.

T.C.
İSTANBUL1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA/Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı-alacaklı şirket ile davalı-borçlu şirket arasında karşılıklı olarak birtakım sözleşmeler akdedilmek suretiyle ticari ilişkileri vuku bulduğu; müvekkil şirket ... Ltd. Şti. tarafından ... Şantiye'sinde kaba ve ince temizlik yapılması, ayrıca malzemelerin istiflenmesi gibi işler ifa edildiği; bu iş ve işlemler neticesinde █████/2023 tarihinde...A.Ş'ye mal hizmet toplam tutarı olarak 70.140,00 TL bedelinde fatura kesildiği; müvekkil şirket ...A.Ş'nin ...adresinde bulunan merkez ofislerinin temizliğini yapmış bulunduğu; verilen bu hizmet karşılığında █████/2023 tarihinde 8.325,00 TL tutarında fatura kesildiği, alacaklı şirket tarafından █████/2023 tarihinde kesilen iş bu iki adet faturaya davalı-borçlu tarafından itiraz edilmediği; faturalar iade edilmediği; hizmetin yapılmadığına yahut faturaların gerçeği yansıtmadığına dair hiç bir ihtiraz-i kayıt konulmadığı ve ihtarname gönderilmediği ve hizmetler inkar edilmediği; müvekkil şirket tarafından verilen hizmete karşılık kesilen faturalar gereğince ödenmeyen para borcunun ifasında davalı-borçlu kusurlu olduğu; davalı-borçlu temerrüde düşmesi ile alacaklı müvekkil şirket uhdesinde ortaya çıkan zararın temerrüt faizi ile karşılanması mümkün olmadığı; Türkiye'nin, Haziran 2024 itibariyle %71,6'lık yıllık enflasyon oranıyla dünyada enflasyonun en yüksek olduğu 3. ülke olması gerçeği, paranın alım gücünün hızla düşmesi, hayat pahalılığının gün geçtikçe artması, kredi faizlerinin yüksek olması, piyasadaki nakit sermaye kullanımının azalması ve çekilen kredilerin taksit ödemesinde yaşanan zorluklar, ürünlerin nakit alımlarında uygulanan iskontolar, paranın değerlendirilmesi ile elde edilecek kazanç düşünüldüğünde temerrüt faizi ile müvekkilin zararı karşılanamayacağı bu sebeple oluşan munzam zararın bilirkişi marifetiyle belirlenmesine dek fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000 TL munzam zararın dava tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalıdan-borçludan alınıp müvekkil şirkete verilmesine karar verilmesini neticeten haklı davamızın kabulüne, itirazın iptaline ve takibin devamına,asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere, davalı-borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine,temerrüde düşen davalı-borçlu aleyhine gecikme tazminatı olarak icra takibinin başlatıldığı tarih olan █████/2024 tarihinden itibaren işlemek üzere temerrüt faizine hükmedilmesine,fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000 tl munzam zararın dava tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalıdan-borçludan alınıp müvekkil şirkete verilmesine karar verilmesini,her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalılar-borçlular üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.SAVUNMA/Davalı adına dava dilekçesi ve ekleri ile duruşma gün ve saatini bildirir tensip zaptının usule uygun tebliğ edildiği ancak cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.DELİLLER VE GEREKÇE/Dava, İİK m.67 kapsamında itirazın iptali davasıdır.Dava konusu uyuşmazlığın, davacının takip dosyası kapsamında davalıdan alacaklı olup olmadığı; alacaklı ise alacak miktarının tespiti ile takibe konu faturaların ödenmemesi nedeniyle davacının davalından munzam zarar talep edip edemeyeceği talep edebiliyorsa miktarının tespitine ilişkin olup ispat yükü davacıda bulunmaktadır. Ancak alacak miktarının tespiti hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiren hal olduğundan 6100 sayılı HMK m.266 gereği mahkemenin tarafların talebi yahut kendiliğinden vereceği karar ile bu hususları bilirkişiye tespit ettirmesi mümkündür.Mahkememizin █████/2024 tarihli duruşma ara kararı ile dosyanın mahkememizce resen seçilecek mali müşavir bilirkişiye tevdi ile uyuşmazlık konusunda rapor alınmasına karar verilmiştir. Bu kapsamda mali müşavir bilirkişi ...'den alınan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle, davacı şirketin dava konusu 2023 yılına ait ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin yukarıda ifade edildiği gibi usulüne uygun olarak yapılmış olduğu, zorunlu olan Yevmiye Defteri Kapanış Tasdikinin süresi içinde yapılmadığı, defter kayıtlarının dayanağı belgelerle uyumlu olduğu, defterlerin birbirini teyit ettiği, belirtilen sebeplerle davacı şirketin dava konusu 2023 yılına ait ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğunu ortaya koyan kayıtların bulunduğu, Takip ve Dava tarihleri itibariyle Davacının defter kayıtlarına göre davalının davacıya 4.026.036,50 TL Cari Hesap borcunun olduğu, dava konusu olan 18.12.2023 tarihli ... ve ... numaralı 2adet ödenmemiş fatura toplamının 80.034,30 TL olduğu, davalı tarafın 2023 yılına ait ticari defter ve belgelerini incelemenin yapılacağı 27.01.2025 tarihinde mahkeme duruşma salonuna kabul edilebilir bir mazereti olmadan ibraz etmediğinden incelenemediği tespit edilmiştir.Mahkememiz █████/2025 tarihli ara kararı ile bilirkişi raporunda davacı taraf kapanış tasdikinin yasal süresi içerisinde yapılmadığı tespit edilmesine, lehe delil vasfına sahip olduğu husususun açıklanması ve BA-BS formları da incelenmek suretiyle ticari defterlerde tespit edilen faturalar yönünden dosyanın önceki bilirkişiye tevdii ile ek rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiştir.Mali müşavir bilirkişi ...'den alınan █████/2025 tarihli bilirkişi ek raporu ile davacı ...Şirketi nin 2023 Yılında Davalı ...Şirketi'ne 58 Adet Fatura karşılığı 13.790.711,00 TL+KDV satış yaptığı, bu tutarın aynı şekilde Davalı ...Şirketi tarafından Karşıt Alış olarak teyid edildiği, Davacı ve Davalı firmaların faal olduğu, Vergi Dairesi tarafından sunulan 2023 Yılı Karşılaştırmalı Alış-Satış Analizi Raporuna göre Taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğunu ortaya koyan satış faturalarının bulunduğu, davacı tarafça incelemeye sunulan 2023 yıl yevmiye defterinin eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış onayının yaptırıldığı ancak kök raporda belirtildiği gibi Kapanış onayının yaptırılmadığı ve defter kayıtlarının, Vergi Dairesi tarafından sunulan Karşılaştırmalı Alış-Satış Analizi Raporuna göre birbirini doğruladığı tespit edilmiştir.Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede davacının ... 34.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası kapsamında 71.542,80 TL ... Hizmeti fatura bedeli ve 8.491,50 TL...fatura bedeli olmak üzere toplam 80.034,30 TL'nin tahsili amacıyla başlatılan takip kapsamında davalının borca ve ferilerine itiraz etmesi nedeniyle iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.Mahkememiz ara kararı uyarınca taraf ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verildiği; davacı taraf ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi rapor dikkate alındığında davacı taraf ticari defterlerinin defteri kebir ve envanter defterlerinin usule uygun tutulduğu; yevmiye defterinin kapanış tasdikinin süresi içerisinde yapılmadığı takibe konu faturaların davacı taraf defterlerinde kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. HMK m.222 uyarınca taraflara ticari defter ibrazına ilişkin ihtaratlı ara kararın tebliğ edildiği ancak davalının defter ibrazından kaçındığı anlaşılmıştır.Tarafların bağlı bulunduğu vergi müdürlüklerine yazılan müzekkere cevapları kapsamında yapılan değerlendirmede taraflar arasında ba-bs formları kapsamında ticari ilişkinin bulunduğu ve faturaların kayıtlı olduğu; takip dosyası kapsamında davacının takibe konu alacağına dayanak olarak gösterilen faturaların yasal süresi içinde itiraza uğramadığı davalı aleyhine borç doğurduğu; Vergi Dairesine yapılan bildirimlerin fatura konu malın teslim edildiğine, hizmetin verildiğine, işin yapıldığına ilişkin karine oluşturduğu ,bu durumda bunun aksinin ispat edilmesi gerektiği kabul edildiğinden, davalının da bu yönde ispatı bulunmadığından davacının faturalara konu mal ve hizmet teslimini davalıya yaptığı mahkememizce kabul edilerek davacının davasının kısmen kabulü ile davalının ... 34.İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasının yapılan itirazın iptaline, takibin takip talepnamesindeki şartlarla aynen devamına karar vermek gerekmiştir. Fatura alacakları likit olduğundan davalının asıl alacağın 80.034,30 TL'nin %20'si 16.006,86 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.Davacının munzam zarar ilişkin talebine ilişkin yapılan incelemede, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 122. maddesi; "Alacaklı, temerrüt faizini aşan bir zarara uğramış olursa, borçlu kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe, bu zararı da gidermekle yükümlüdür. Temerrüt faizini aşan zarar miktarı görülmekte olan davada belirlenebiliyorsa, davacının istemi üzerine hâkim, esas hakkında karar verirken bu zararın miktarına da hükmeder." düzenlemesini içermektedir. Alacaklının munzam zarar talep edebilmesi için mevcut olan zararın açık ve somut bir biçimde ispatı gerektiği; salt ülkenin ve piyasanın içinde bulunduğu ekonomik koşullardaki olumsuzluklar nedeniyle paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma, alacaklı yönünden aşkın zarar olarak nitelendirilemeyeceği gibi salt bu olguya dayanılması neticesinde zararın ispatına dair koşulun gerçekleştiği söylenemeyecektir.Kayseri Bam 6. HD ... Esas ...Karar sayılı ilamı da dikkate alındığında Davacının iş bu zarar iddiasını 6100 sayılı Kanun'un 194. maddesi kapsamında ispata elverişli bir şekilde somutlaştırılarak, zarar iddiasının ispatı için gerekli tüm deliller ortaya konulmalıdır. (Emsal Yargıtay 3. HD ... Esas ...Karar; ... Esas ...Karar; ... Esas...Karar; Yargıtay 11. HD ... Esas... Karar;... Esas ...Karar )Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 29.03.2022 tarihli ve ... Esas, ... Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, aşkın (munzam) zararın, para borcunun ifasında borçlunun kusuruyla temerrüde düşmesi nedeniyle alacaklı nezdinde ortaya çıkan zararın temerrüt faiziyle karşılanamaması hâlinde söz konusu olan bir zarardır. Bu zarar, borçlunun temerrüdü ile borcun ödendiği tarih aralığındaki dönemi kapsamakta olup aşkın (munzam) zararın ispatı, bu zararın varlığını iddia eden alacaklıya aittir. Bu bağlamda aşkın (munzam) zarar alacaklısı, TBK’nın 122. maddesine dayalı olarak tazminat talebinde bulunabilmesi için öncelikle kaynağı ne olursa olsun evvela bir alacağı olduğunu, borçlunun temerrütte bulunduğunu, illiyet bağını ve bu alacağını tahsil edememesinden veya geç ödeme yapılmasından doğan ve duruma göre malvarlığında azalma veya engellenen kazançlardan oluşan zararını kanıtlamakla yükümlüdür.Davacının ülkemizde belirli dönemlerde mevcut olan ekonomik olumsuzluklardan enflasyon, yüksek faiz, para değerindeki düşüş gibi olgulara dayalı aşkın zarar talebi, zarar olgusunun delili olarak kabul edilemez. Paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma, tek başına davacının temerrüt faizi dışında bir zararının varlığının ispatı değildir. Davacının zararı ispat yükümlülüğünden kurtarmayacağı için ekonomik koşullardaki olumsuzluklar nedeniyle paranın satın alma gücünde meydana gelen azalmanın, tek başına munzam zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla davacının munzam zarar talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.Davacı vekili dava dilekçesinde "gecikme tazminatı" olarak temerrüd faizi talep etmiş ise de yalnızca fatura düzenlenmesiyle de davalının temerrüdünün gerçekleşmeyeceği; taraflar arasında kesin vade içeren sözleşme bulunmadığından ve sözleşmeye dayalı gecikme tazminatı alacağı belirtilmek ve istenilmek suretiyle davalı temerrüde düşürülmediğinden talebin reddine karar vermek gerekmiştir. Davaya konu faturaların likit olması nedeniyle asıl alacağın 80.034,30 TL'nin %20'si 16.006,86 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;1-Davacının davasının kısmen kabulüne,2-Davalının ... 34.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının yapılan itirazın iptaline, takibin takip talepnamesindeki şartlarla aynen devamına,3-Davalının asıl alacağın 80.034,30 TL'nin %20'si 16.006,86 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davacının temerrüt faizi ve munzam zarar taleplerinin ayrı ayrı reddine,5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 5.467,14 TL maktu karar harcının, peşin yatırılan 1.137,40 TL harcın mahsubu ile noksan kalan 4.329,74 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,6-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktarın üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,7-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince red edilen miktar üzerinden hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,8-Davacı tarafından yapılan toplam 3.745,00 TL yargılama giderinden davanın kabul ret miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 3.329,04 TL yargılama gideri, 1.137,40 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı toplamı 4.894,04 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin 3.200,15 TL'nin davalıdan, 399,85 TL'nin ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,10-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,Dair davacı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.█████/2025KATİP¸e-imzalıdırHAKİM¸e-imzalıdır