9. Hukuk Dairesinin KHK 696 ile sürekli işçi kadrosuna geçen işçinin, asgari ücretin %22 fazlası ücretinin ödenmemesinden kaynaklanan ücret, ikramiye ve ilave tediye fark alacağı davası temyizi.
Özet: 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçen ve belirsiz süreli iş sözleşmesiyle asgari ücretin %22 fazlası olarak belirlenen ücretini alamayan davacının ücret, ikramiye ve ilave tediye fark alacaklarına ilişkin açtığı davada, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin davacıyı haklı bulan kararları temyiz edilmiş olup, dosya incelemesinde arabuluculuk son tutanak tarihinden sonra muaccel olan alacakların da bilirkişi raporuna dahil edilmesi nedeniyle arabuluculuk dava şartının eksik uygulandığına dikkat çekilerek, bu hususun yeniden değerlendirilmesi gerektiği tespit edilmiştir.
9. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Kocaeli 7. İş Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi.
Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin miktardan reddi ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı nezdinde hizmet alım ihalesiyle iş alan alt işveren şirketlerin işçisi olarak çalışmaktayken 01.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (696 sayılı KHK) ilgili hükümleri gereğince ... Yatırım İzleme Koordinasyon Başkanlığında sürekli işçi kadrosuna geçiş yaptığını ve hâlen bu Kurum bünyesinde kadrolu işçi olarak çalıştığını, kadroya geçtikten sonra aynı işi yapmaya devam ettiğini, kadroya geçmeden önceki ücretinin asgari ücretin %22 fazlası olduğunu, davalı İdare ile davacı arasında belirsiz süreli iş sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmede de ücretinin asgari ücretin %22 fazlası olarak belirlendiğini, davalı işverenin 01.01.2019 tarihinden itibaren davacının ücret, ikramiye ve ilave tediye alacaklarını eksik ödeyerek kazanılmış hak ilkesine de aykırı hareket ettiğini ileri sürerek ücret, ilave tediye ve ikramiye fark alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını ve zamanaşımı def''inde bulunduklarını, müvekkili İdarede toplu iş sözleşmesi uygulandığını, ihale şartnamesi kapsamında davacının başlangıçta asgari ücretin %22 fazlası ücret aldığını, toplu iş sözleşmesi imzalandıktan sonra davacının asgari ücret ile bağı kalmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının kadroya geçirildiği 01.04.2018 tarihine kadar ücretinin asgari ücretin %22 fazlası olarak belirlendiği ve ödendiği, davalı Kuruma geçişle birlikte bu ödemenin devam ettiği, 2019 yılından itibaren ise söz konusu oran dikkate alınmaksızın toplu iş sözleşmesi ile belirlenen sözleşme oranında zam yapıldığı, oysa 02.04.2018 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesinde davacıya her ay günlük ücretinin %22 fazlasıyla ödeme yapılacağına ilişkin hüküm bulunduğu gerekçesiyle bilirkişi raporundaki hesaplama doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Kadroya geçiş aşamasında imzalanan iş sözleşmesinde davacıya her ay için ileriye etkili şekilde temel ücret olarak asgari ücretin %22 fazlasının ödeneceğinin kararlaştırılmasının söz konusu olmadığını,
2. Hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu,
3. Hükmedilen faiz tür ve miktarlarının yerinde olmadığını,
4. Arabuluculuk ücretine ilişkin hatalı hüküm kurulduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçiye kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ödenmesi gereken ücretin tespiti ile talep edilen fark alacaklara hak kazanıp kazanmadığı, alacakların hesaplanması, faiz tür ve başlangıç tarihleri, arabuluculuk gideri ve harca ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Somut uyuşmazlıkta, dava açılmadan önce 08.03.2021 tarihinde arabulucuya başvurulmuş, sürecin anlaşamama ile sonuçlanması üzerine 26.03.2021 tarihli son tutanak dava dilekçesine eklenerek 05.04.2021 tarihinde dava açılmıştır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dava konusu alacaklar dava tarihi olan 05.04.2021 tarihine kadar hesaplanmıştır. Arabuluculuk faaliyeti ise arabuluculuk son tutanak tarihinden önce muaccel olan alacaklar için gerçekleştirilmiştir. Arabuluculuk son tutanak tarihinden sonra muaccel olan alacaklara yönelik arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği dikkate alındığında, bu dönem yönünden davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.
3. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesi hükümlerine göre asgari ücretin %22 fazlası bulunarak 31.12.2020 tarihine kadar 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 23. Maddesi Uyarınca İdarelerce Sürekli İşçi Kadrolarına Geçirilen İşçilerin Ücret ile Diğer Mali ve Sosyal Haklarının Belirlenmesinde Esas Alınacak Toplu İş Sözleşmesi Hükümleri'ne göre belirlenen zamlar yapılmak suretiyle davacının ücretinin belirlendiği; 15.01.2021 tarihinden sonraki dönem yönünden ise ... Bakanlığına Bağlı Yatırım İzleme ve Koordinasyon Dairesi Başkanlıkları ve Bağlı İşyerleri için ... İşverenleri Sendikası (...) ile... İşçileri Sendikası (... Sendikası) arasında imzalanan 22.10.2019 imza tarihli ve 15.07.2019 - 14.07.2021 yürürlük süreli 2. Dönem İşletme Toplu İş Sözleşmesi hükümlerine göre hesaplama yapıldığı görülmektedir.
... ile ...Sendikası arasında imzalanan 22.10.2019 imza tarihli ve 15.07.2019 - 14.07.2021 yürürlük süreli 2. Dönem İşletme Toplu İş Sözleşmesi'nin ücret artışlarını düzenleyen 38. maddesinin ilgili bölümü şöyledir:
"...
d) İkinci yıl ikinci altı ay zammı
: İşçilerin 14.01.2021 tarihindeki günlük brüt çıplak ücretlerine 15.01.2021 tarihinden geçerli olmak üzere %3 oranında zam yapılacaktır. Ancak, Türkiye İstatistik Kurumunun 2003=100 Temel Yıllı Tüketici Fiyatları Türkiye Geneli Haziran 2021 indeks sayısının, Aralık 2020 indeks sayısına göre değişim oranının %3’ü aşması hâlinde aşan kısmın tamamı, ikinci yıl ikinci altı ayının son günündeki ücrete takip eden ayın birinci gününden geçerli olmak üzere ilave edilecektir."
Davacının 15.01.2021 tarihi ve sonraki dönem ücreti belirlenirken, 22.10.2019 imza tarihli ve 15.07.2019 - 14.07.2021 yürürlük süreli 2. Dönem İşletme Toplu İş Sözleşmesi hükümlerine göre 14.01.2021 tarihindeki ücretine %3 oranında zam uygulanması gerekirken, bilirkişi raporunda toplu iş sözleşmesi hükmü hatalı değerlendirilerek enflasyon farkının da zam oranına eklendiği (%8,37) anlaşılmaktadır. Şu hâlde, bilirkişi raporundaki hatalı hesaplamaya göre karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
4. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun "... Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır." şeklindeki 3/14 hükmü uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama gideridir.
6100 sayılı Kanun'un "Yargılama giderlerinden sorumluluk" kenar başlıklı 326/2 hükmüne göre davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa Mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.
Somut olayda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere göre arabuluculuk giderinin tarafların haklılık oranına göre paylaştırılması gerekmektedir. İlk Derece Mahkemesince arabuluculuk giderinin, davalıdan tahsili amacıyla harç tahsil müzekkeresi yazılmış olduğu gerekçesiyle tekrardan alınmasına yer olmadığına karar verilmesi hatalıdır.
5. Davalı tarafın yargı harçlarından istisna veya muafiyeti bulunmamasına rağmen, İlk Derece Mahkemesince davalı tarafın harçtan muaf olduğu gerekçesiyle yargılama harçlarından sorumlu tutulmaması da hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!