5. Ceza Dairesi, özel belgede sahtecilikte HAGB kararının temyiz edilemezliği ve görevi kötüye kullanmada doğrudan zarar görmeyen katılanın temyiz hakkının reddine hükmetmiştir.
Özet: Yüksek Mahkeme, yerel mahkemece sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının itiraza tabi olması nedeniyle katılan vekilinin temyiz talebini itiraz olarak kabul edip dosyayı bu yönden iade ederken, ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan verilen beraat kararına yönelik temyiz istemini ise, suçtan doğrudan zarar görmeyen katılan vekilinin kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığı gerekçesiyle usulden reddetmiştir.

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararSUÇLAR
: İhmali davranışla görevi kötüye kullanma, özel belgede sahtecilikHÜKÜMLER
: Beraat (ihmali davranışla görevi kötüye kullanma), hükmün açıklanmasının geri bırakılması (özel belgede sahtecilik)TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İncelenmeksizin iade, onamaMahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:Sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) ██████. maddesinin karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan hali uyarınca itiraza tabi olduğu ve temyizi mümkün bulunmadığından aynı Kanun'un 264. maddesi hükmü de gözetilerek katılan vekilinin temyiz talebinin itiraz mahiyetinde kabul edilmesi gerektiği gözetilerek dosyanın bu yönden incelenmeksizin İADESİNE, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli ve 2015/5-95 Esas, ███████ sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, ... sanığa isnat olunan ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 237. maddesine göre doğrudan zarar görmediği, bu itibarla kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hakkının olmadığı, mahkemece usulsüz olarak verilen katılma kararının da temyiz hakkı vermeyeceği gözetilerek, vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE 20.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.