İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, trafik kazası kaynaklı araç değer kaybı ve mahrumiyet zararı tazminatının zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında tahsiline ilişkin dava.
Özet: Bir trafik kazası sonrası aracının ağır hasar görmesi ve nakliye işi yapan davacının aracını bir süre kullanamaması nedeniyle oluşan değer kaybı ve mahrumiyet zararının karşı tarafın asli kusurlu sürücüsü, işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısından tahsilini talep ettiği davada; davalı sigorta şirketi, davanın sigortaya ön başvuru yapılmadığı gerekçesiyle usulden reddini, müvekkiline ödeme yapıldığını, değer kaybı ve mahrumiyet zararı taleplerinin sigorta genel şartları kapsamında olmadığını ve talep edilen faiz türüne itiraz ettiğini ileri sürerek davanın reddini istemektedir.

T.C.

İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili, dava dilekçesi ile; █████/2023 tarihinde sürücü ...’ nın idaresinde bulunan... plakalı kamyona... plakalı aracın çapması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluşumunda İzmir Büyükşehir Belediyesi... Genel Müdürlüğü’nün ruhsat sahibi olduğu... plaka sayılı araç sürücüsü...'in kaza tespit tutanağında da görüleceği üzere K.T.K. 84/1d maddesini ihlal etmiş olup asli ve tam kusurlu olduğunu,... idaresinde bulunan... plaka sayılı aracın... nolu zorunlu mali mesuliyet poliçesi davalı sigorta tarafından tanzim edildiğini, TTK 1409 madde de davalı sigorta şirketinin sorumluluğu sabit olduğunu, müvekkilinin nakliye işi yaptığını, araçta oluşan hasar neticesinde aracını bir aya yakın kullanamadığını, müvekkiline ait aracın serviste 2 ay tamir için kaldığını, müvekkilinin aracının olmamasından dolayı işlerini halletmek için araç kiralamak zorunda kaldığını, müvekkilinin aracını bir ay kullanamamasından dolayı mahrumiyet zararı oluştuğunu, ZMM yükümlüsü sigorta şirketleri değer kaybı konusunda sorumluluğunun açıkça ortada olduğunu, ZMM genel şartlar çerçevesinde değer kaybının gerçek zarar kapsamında sayıldığını, bu sebeple asli ve tam kusurlu limiti dahilinde değer kaybının ödenmesi gerektiğini, açıklanan ve re’sen tespit edilecek nedenlerle Araçta oluşan Değer Kaybı nedeniyle HMK 107 maddesi kapsamında ileride artırım yapma hakkımız saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak talep etmiş olduğumuz 100,00TL (Değer kaybı) kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, aracın uzun süre kullanılamamasından dolayı oluşan mahrumiyet zararı nedeniyle HMK 107 maddesi kapsamında ileride artırım yapma hakkımız saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak talep etmiş olduğumuz 100.00TL (Mahrumiyet Zararı) davalı İzmir Büyükşehir Belediyesi ve...' ten kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline, yargılama giderinin ve avukatlık ücretinin davalılara yükletilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili, ıslah dilekçesi ile; Araçta oluşan değer kaybı nedeniyle belirsiz alacak olarak talep etmiş oldukları 100,00TL değer kaybını 4900 TL arttırarak 5000,00 TL'nin kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini,
aracın uzun süre kullanılamamasından dolayı oluşan mahrumiyet zararı nedeniyle belirsiz alacak olarak talep ettikleri 100.00TL mahrumiyet zararını 11.900 TL artırarak 12.000TL'nin davalı İzmir Büyükşehir Belediyesi ve...'ten kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsilini talep etmiştir.
CEVAP
: Davalı ... Sigorta vekili, cevap dilekçesinde; Huzurdaki davanın öncelikle “dava şartı eksikliği” sebebiyle usulden reddi gerektiğini, davacı tarafından davalı şirkete dava konusu kazaya ilişkin hiçbir başvuru yapılmadığı, ... plakalı aracın davalı şirket nezdinde █████/2022 - █████/2023 tarihleri arasında geçerli olmak üzere... poliçe numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sigorta poliçesi mevcut olduğunu, davacı tarafından davalı şirkete işbu dava konusu kazaya ilişkin hiçbir başvuru yapılmaması sebebiyle hasar dosyası açılamadığını, söz konusu kazaya ilişkin davalı şirket nezdinde işbu dava evrakları ve sunmuş oldukları poliçe dışında bir evrak mevcut olmadığını, davalı şirketin sorumluluğundan bahsedebilmek için, öncelikle sigortalı araç sürücüsünün kusurunun ispat edilmesi gerektiğini, davacı taraf dava konusu kazayla ilgili davacının aracında oluşan maddi hasarın tamamını eksiksiz olarak ödediğini, davacının şahsi banka hesabına 72.688,00 TL- ödeme yaptığını, değer kaybı talepleri maddi teminat limitlerinin en fazla %15'ine kadar olduğunu, değer kaybı hesaplamaları, trafik sigortası genel şartları ekinde yer alan kriterlere göre hesaplama yapılması gerektiğini, davanın maddi tazminat istemine ilişkin bir dava olduğunu, davacının aracında tamir-bakım süresinde oluşan gelir kaybı tazminatı talebi Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası genel şartlarına göre poliçe teminatı kapsamında olmadığını, hükmolunacak tazminat tutarına dava tarihinden itibaren faiz işletilme gerektiğini, uygulanacak faiz türünün yasal faiz olacağı, ayrıca müvekkili şirketin işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenmiş olduğu dikkate alındığında davacı tarafın ticari faiz isteminin haksız olduğunu, arz ve izah edilen nedenlerle davacı taraf Karayolları Trafik Kanunu’nun 97.Maddesi uyarınca Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunmadığından davanın öncelikle dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, Usulden red taleplerinin yerinde görülmemesi halinde tam ve asli kusurlu davacının haksız olarak açtığı bu davanın esastan reddine karar verilmesini, yargılama giderleriyle, vekâlet ücretinin de davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
: Davalı... vekili, cevap dilekçesinde; Davacının, araç kiraladığı iddiası ile mahrumiyet zararı oluştuğunu iddia ettiğini, ancak, araç kiralama bedeliyle ilgili herhangi bir rakam yazılmadığını, araç kiralama bedelinin "belirsiz alacak" olmasının mümkün olmadığını, mutlaka belirli bir karşılığının bulunması gerektiğini, Kasko sigortası tarafından ikame araç talep verilip verilmediği, verildi ise ikame aracın kaç gün verildiği hususunda herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığını, davacı tarafça bu hususun açıklığa kavuşturulması gerektiğini, davacıya ait, ... plaka sayılı aracın sigortalı olduğunu, her türlü zarar ve değer kaybının maddi giderlerinin sigorta şirketi tarafından karşılanması gerektiğini, zorunlu mesuliyet sigortasında anılan zararların karşılanması yönünde hükümler bulunduğunu, işbu sebeplerle anılan nedenlerle, meydana gelen kazada davalı idarenin herhangi bir kusuru ve sorumluluğu bulunmadığını davacının taleplerinin tümüne itiraz etme zorunluluklarının doğduğunu, belirtili sebeplerle, haksız ve dayanaksız davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
: Davalı... vekili, cevap dilekçesinde; 13.05.2023 tarihinde mülkiyeti İzmir Büyükşehir Belediyesi...Genel Müdürlüğü'ne ait sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile mülkiyeti davacıya ait...' nın sevk ve idaresindeki...plakalı aracın çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davacı yan, dava dilekçesinde meydana gelen kazada tarafının asli kusurlu olduğunu iddia etmiş ise de bahis konusu kusur tayininin taraflı ve hatalı olduğunu, gerçeği yansıtmadığını, kaza tespit tutanaklarının bilirkişi raporu niteliğinde olmadığını, yeminle teyit edilse dahi kaza tespit tutanağı beyanına dayanılarak hüküm kurulamayacağını, kusurun ancak ve ancak uzman bilirkişilerce tespit edilebileceğini, dolayısıyla trafik memurunun veya başkaca kolluk biriminin beyanına dayanılarak kusur tespiti yapılamayacağı gibi anlaşmalı kaza tespit tutanaklarının da hükme esas alınamayacağını, Kusura ilişkin bilirkişi raporu alınması, Karşı taraf aracının değer kaybı bedeline ilişkin değerlendirmenin uzman bilirkişi tarafından yapılması gerektiğini, değer kaybı bedeli hesaplanırken aracın kilometresi, modeli, hasarın boyutu, özellikle önceki kaza kayıtları ve aynı bölgeden daha önceki kazalarında hasar alıp almadığı da göz önünde bulundurulma gerektiğini, davacı tarafa ait aracın daha önce karışmış olduğu herhangi bir trafik kazası bulunup bulunmadığı ve varsa bu kazalardan dolayı bir basar kaydı bulunup bulunmadığının incelenmesi gerektiğini, bunun daha iyi değerlendirilmesi içinde varsa önceki hasarlarına ait eksper raporu, kaza tespit tutanağı ve hasarı gösterir başkaca evrakların dosyaya sunulması ve gerekli değerlendirmenin ona göre yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber değer kaybı hesaplamasının güncel piyasa değerleri üzerinden değil kazanın gerçekleştiği tarihteki piyasa değerleri üzerinden hesaplanmalsı gerektiğini,... plakalı araç 2 ay içerisinde onarılmış olsa dahi; Mahkemece, davacının araç mahrumiyeti nedeniyle zararına ilişkin delilleri sorulmalı, ne iş yaptığı belirlenmeli, evi ile işyeri arasındaki uzaklık dikkate alınmalı, aracı ile gidip gelmesi halinde yapacağı zorunlu giderler (yakıt gideri gibi) belirlenecek zararından indirilmesi gerektiğini, aksi durumda TMK'nın ilgili maddeleri gereği hakkın kötüye kullanılması durumunun söz konusu olacağını, meydana gelen kazada hiçbir kusurunun bulunmadığını, aleyhe hususları kabul etmediğini, neredeyse tüm sigorta şirketlerinin Kasko poliçelerinde değer kaybı ve ikame araç teminatı sunduklarını, sigorta şirketlerinin Kasko sigorta poliçesi ile araca teminat sağlandığında ve araç kazaya uğrayarak hasar gördüğünde aracın tamir ve onarım bedelinin sigorta şirketi tarafından ödendiğini, sebepsiz zenginleşmesinin önlemesi için ikame araç bedeli hakkında fatura sunması, haksız davanın reddi, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
: Trafik kaza tutanağı, araç ruhsatları, sigorta poliçesi, hasar dosyası, fatura suretleri, bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan█████/2024 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "...13.05.2023 Tarihinde İzmir İli, Çeşme-İzmir otoyolu Balçova mevkiinde Maliki davalı İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü ve sürücüsü Davalı... olan... plakalı kamyonun, Davacının Maliki ve sürücüsü olduğu...plakalı çekiciye bağlı... plakalı dorseye arkadan çarpması ile meydana gelen trafik kazası sebebiyle;
1)... plaka sayılı davalı sürücü...’in 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 52/b ve 56/c maddelerini ihlal ettiğinden dolayı KAZANIN OLUŞUMUNA TAMAMEN HATASI İLE ETKEN OLDUĞU,
2)... plaka sayılı davacı sürücü...’ nın KAZANIN OLUŞUMUNA ETKEN FAKTÖRÜ VE KURAL İHLALİ OLMADIĞI,
3)Davacıya ait... plakalı araçta davaya konu trafik kazası sonucunda ARKA KISIMLARINDA meydana gelen hasarların İşbu Dava Konusu Kaza İle İlintili Olduğu,
4)Davacıya ait ...plakalı araçta bahse konu olay sebebiyle yukarıda belirtilen Serbest Piyasa Şartlarına göre; Aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş 2.el piyasa rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. El rayiç değeri arasındaki fark nedeniyle 25.500,00 TL (Yirmibeşbinlira) Değer Kaybı meydana gelmiş olacağı,
5) Dava konusu aracın onarımı için makul onarım süresi 25 İş Günü olarak kabul edilmiş ve benzer özelliklere sahip bir aracın kaza tarihi itibariyle günlük kiralama bedelinin 1.200,00 TL/gün hesabı ile İkame araç giderinin 30.00,00 TL (Otuzbinlira) hesap edilmiş olduğu, ..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Bilirkişi heyetinden alınan █████/2024 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "...Dava konusu ... plakalı 2017 model ...506 marka model 3 dingilli yarı römorkta hasarlı olduğu anlaşılan parçalarının , dava konusu 13.05.2023 tarihli maddi hasarlı trafik kazası ile uyumlu olduğu,
3.2. Dava konusu ... plakalı 2017 model ... 506 marka model 3 dingilli yarı römorkun kaza tarihinde kaza öncesi hali ile 2.el piyasa fiyatının 425.000 TL. olduğu, onarılması için gereken bedelin iskontosuz ve KDV dahil 72.688,00 TL. olduğu göz önüne alındığında; araç onarım bedelinin aracın 2. El piyasa fiyatının % 50’ sinden daha düşük olduğu yani onarımının ekonomik olduğu, pert total olarak değerlendirilmesinin yerleşik Yargıtay kararları da dikkate alınarak uygun olmadığı,
3.3. Değer Kaybı Talebi Yönünden Yapılan Değerlendirme: Davaya konu ... plakalı 2017 model .. 506 marka model 3 dingilli yarı römorkun muadili olan araçlarda 13.05.2023 tarihli kaza benzeri hasara uğradığı takdirde 30.000 TL. değer kaybı zararı meydana geleceği ,
3.4. İkame Araç Talebi Yönünden Yapılan Değerlendirme: Dava konusu aracın onarılıp kullanılması mümkün olacağı dikkate alındığında; aracın onarımının 20 gün içinde tamamlanacağı, bu süre için davaya konu bir aracın benzer özellikteki muadilinin 1.200 8
TL/gün olduğu, buna göre toplam ikame araç bedelinin (20 günx1.200 TL./gün) 24.000,00 TL. olduğu
kanaatine varılmıştır ..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
İzmir Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan █████/2024 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "...- Dava konusu yarı römorkta 5.000,00TL değer kaybı oluştuğu,
- Dava konusu aracın makul onarım süresinin 10 gün olduğu ve araç mahrumiyetinin 12.000,00TL olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur. ..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyelerinden oluşan Bilirkişi heyetinden alınan █████/2025 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "...1.Davalı sürücü... asli ve tam (%100 oranında) kusurludur.
2.Davacı sürücü ...kusursuz olduğu görüşüne varılmıştır.
3. Davacıya ait... plakalı yarı römorkta 5000 TL değer kaybı meydana geldiği ve aracın 10 günde onarımı yapılacağı ve ikame araç bedelinin toplam 12.000 TL olacağı görüşüne varılmıştır ..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1-Dava, trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta oluşan değer kaybı zararının ve aracın onarımda geçen süre boyunca faydalanılmaması nedeniyle araç mahrumiyeti zararının tahsili talepli maddi tazminat davasıdır.
2-Dava konusu uyuşmazlık davacıya ait ... plaka sayılı çekiciye bağlaı... plaka sayılı araç ile davalılar...'in sürücüsü, davalı İzmir Su Ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü'nün maliki ve davalı... Sigorta A.Ş.'nin zorunlu mali sorumluluk sigortacısı oldukları... plaka sayılı araç arasında meydana gelen █████/2023 tarihli trafik kazasında kusur dağılımları ve davacıya ait aracın değer kaybı zararı ile aracın onarımda geçen süresi içerisinde oluşan araç mahrumiyeti zararınınkarşılanması talebi noktalarında toplanmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmaktadır.
Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun;
85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”;
85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir.
Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."
50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."
Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış,
-Fiilin hukuka aykırı olması
-Zararın meydana gelmesi,
-Kusur,
-Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır.
Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır.
3-Dava konusu uyuşmazlıkta davalılar arasında zarar verdiği ileri sürülen aracın sigortacısı olan... A.Ş.'nin de bulunduğu ve uyuşmazlıkta sigorta hukuku uygulanacağı, bu haliyle uyuşmazlığın çözümünde Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen sigorta hukukunun uygulanacak olması nedeniyle mutlak ticari dava niteliğinde olduğu ve bu itibarla uyuşmazlığın asliye ticaret mahkemesi görev alanına girdiği değerlendirilmiştir.
4-Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde ifade edilmiştir.
Motorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre ise, sigortacı, zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe limitinin dışında (üstünde) kalan miktardan başlayıp, ihtiyari mali sorumluluk sigortası teminat limitine kadar sorumludur.
Bahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu trafik sigortacısı ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir.
Somut olayda, davalı ...Sigorta A.Ş.'nin ... plaka sayılı aracın █████/2022-█████/2023 tarihleri aralığında KZMMS sigorta poliçesi ile sigortacısı olduğu, kaza tarihi █████/2023 itibariyle davalı sigorta şirketinin poliçeden kaynaklanan sorumluluk üst sınırının 120.000,00-TL olduğu görülmüştür.
5-Haksız fiil sorumluluğunun tespiti bakımından öncelikle zarara sebebiyet veren trafik kazasının gerçekleşmesinde tarafların kusur durumlarının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Mahkememizce kaza tespit tutanağı ve dosya kapsamında toplanan deliller çerçevesinde kusur durumlarının ve kural ihlallerinin tespiti için adli trafik bilirkişiden rapor alınmış, dosyaya sunulan █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu trafik kazasının gerçekleşmesinde davalı araç sürücüsü...'in KTK'nın 52/b ve 56/c hükümlerine yönelik kural ihlaliyle, takip ve güvenli sürüş mesafesinin yol ve trafik şartlarına uygun olarak ayarlanmamasına yönelik dikkat ve özen eksikliği nedeniyle kusurlu olduğu, davacı araç sürücüsünün ise kural ihlalinin bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiştir.
Rapora karşı davalı taraf vekillerince sair itirazlar ileri sürülmüş ise de aksi iddia ve ispat edilmemiş olan kaza tespit tutanağına göre dava konusu kazanın gerçekleşmesinde davalı araç sürücüsünün asli kusurlardan olan arkadan çarpma suretiyle kazaya sebebiyet verdiği anlaşıldığından itirazlar yerinde görülmemiş ve kazanın davalı sürücü...'in asli ve %100 oranında kusuruyla meydana geldiği kabul edilmiştir.
6-Davacıya ait aracın kaza sonucu oluşan değer kaybı zararının ve araç mahrumiyeti tespiti için otomotiv konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmış, dosyaya sunulan █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda aracın onarımının ekonomik olduğu, onarım sonrasında araçta 25.500,00-TL değer kaybı oluşacağı, aracın onarımının 25 iş günü olacağı ve bu süreçte toplam 30.000,00-TL araç mahrumiyeti zararı oluşacağı yönünde görüş bildirilmiştir.
Davacı vekili ve davalı taraf vekillerince rapora karşı sair itirazların ileri sürüldüğü görülmekle gerek itirazların irdelenmesi gerekse mahkememizce de piyasa rayiçlerine uygun bulunmayan raporun teyit edilmesi amacıyla dosya farklı bir bilirkişiye tevdi edilerek yeniden rapor alınmış, dosyaya sunulan █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda ise araçta 30.000,00-TL değer kaybı meydana geleceği, aracın onarımının 20 gün süreceği ve bu süreçte 24.000,00-TL araç mahrumiyeti zararı oluşacağı yönünde görüş bildirilmiştir.
Rapora karşı davacı vekili ve davalı taraf vekilleri tarafından itirazlar ileri sürülmüştür.
Mahkememizce alınan her iki rapor arasında gerek değer kaybı zararı gerekse araç mahrumiyeti zararı yönünden çelişki oluştuğundan ATK Trafik İhtisas Dairesi'ne tevdi edilerek denetime açık ve çelişkileri rapor düzenlenmesi istenilmiş, dosyaya sunulan █████/2024 tarihli ATK Trafik İhtisas Dairesi raporunda davacıya ait araçta 5.000,00-TL değer kaybı zararı oluştuğu ve aracın onarımının 10 günlük sürede tamamlanacağı, bu sürede 12.000,00-TL araç mahrumiyeti zararı oluşacağı yönünde görüş bildirilmiştir.
ATK Trafik İhtisas Dairesi raporuna karşı taraf vekillerinin itirazlarının bulunması ve dosyaya sunulan raporlar arasında çelişkiyi gidermek için alınmış olan ATK Trafik İhtisas Dairesi raporunun önceki raporların aksine daha düşük düzeyde zarar tespit etmesiyle yeni bir çelişki olduğuğu gözetilerek alınan 3 farklı bilirkişi raporu arasındaki çelişkiyi giderir rapor alınmak üzere dosya İTÜ Trafik Kürsüsü öğretim üyelerinden oluşan heyete tevdi edilmiş, dosyaya sunulan █████/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda davacıya ait aracın dava konusu kaza nedeniyle 5.000,00-TL değer kaybı zararına uğradığı ve aracın onarımının 10 günde tamamlanacağı, bu sürede 12.000,00-TL araç mahrumiyeti zararı oluşacağı yönünde görüş bildirilmiştir.
Rapora karşı davalı taraflarca itirazlar ileri sürülmüş ise de ATK Trafik İhtisas Dairesi ve İTÜ öğretim üyelerince dosyaya sunulan raporların birbirini doğrular nitelikte olduğu, meydana gelen kazanın oluşturduğu hasar, işlem gören parçalar, kaza tarihi ve aracın segmentine göre belirlenen zararın piyasa koşullarına uygun olduğu gözetilerek itirazlar yerinde görülmemiş ve davacıya ait aracın kaza nedeniyle 5.000,00-TL değer kaybına uğradığı, aracın onarımının 10 gün süreceği ve bu sürede davacının aracın kullanılamamasından dolayı günlüğü 1.200,00-TL'den 12.000,00-TL araç mahrumiyeti zararının oluştuğu kabul edilmiştir.
7-Davacı vekilinin █████/2025 tarihli değer artırım dilekçesiyle dava değeri değer kaybı zararı yönünden 5.000,00-TL'ye, araç mahrumiyeti zararı yönünden 12.000,00-TL'ye yükseltilmiştir.
Mahkememizce davacıya ait aracın 5.000,00-TL değer kaybına uğradığı tespit edilmiştir. Davalı... Sigorta A.Ş. Tarafından davacı tarafa dava öncesi █████/2023 tarihinde 72.688,00-TL hasar tazminatı ödemesi gerçekleştirdiği, bakiye poliçe limitinin 47.312,00-TL olduğu ve 5.000,00-TL değer kaybı zararının poliçe limiti dahilinde kaldığı gözetilerek davanın değer kaybı zararı yönünden tüm davalılara yönelik olarak kabulüne karar verilmiştir.
Araç mahrumiyeti zararı yalnızca araç maliki ve sürücüsünden talep edilmiş olup yerleşik yargısal uygulamada zarar görenin bir araç kiralaması yapmaksızın salt aracın kullanımından yoksun kalmasıyla zararın oluştuğu kabul edilmektedir. Mahkememizce tespit edilen 12.000,00-TL araç mahrumiyeti zararı davalı araç sürücüsü ve malikinin sorumluluğunda olduğu gözetilerek bu davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı sigorta şirketinin sorumluluğu ayrıca yazılı başvuruda bulunulmasıyla başlamakta olup dava öncesinde değer kaybı zararının karşılanması talebiyle █████/2023 tarihinde yazılı başvuru gerçekleştirildiği ve davalı şirketin █████/2023 tarihinde temerrüde düştüğü gözetilerek temerrüt tarihinden itibaren talep doğrultusunda yasal faize hükmedilmiştir.
Davalı araç sürücüsü ve maliki yönünden kaza tarihi itibariyle temerrüt oluştuğu gözetilerek hükmedilen tazminat alacaklarına kaza tarihi █████/2023'ten itibaren talep doğrultusunda yasal faize hükmedilmiştir.
8-Her ne kadar davanın kabulüne karar verilmiş ise de;
"6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 06.12.20218 tarihinde eklenen 5/A maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir.
Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir.
Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir.
Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı tarafın davada haksız olduğu dolayısıyla zorunlu arabuluculuk masraflarından davalının sorumlu olacağı gerekçesiyle arabuluculuk giderlerinin davalıdan tahsiline şeklinde hüküm kurulmuş ise de yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir." (Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin █████/2024 tarih, █████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamı)
Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davalıya yüklenmesi mümkün bulunmadığından, arabuluculuk ücretinin davacıya yüklenmesi doğru olmuştur. "(İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi'nin ████████ Esas ████████ Karar sayılı █████/2024 tarihli ilamı)
Yukarıda alıntılanan Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin istikrarlı uygulamasına göre, sigorta şirketine yazılı başvuru dava şartının bulunduğu uyuşmazlıklarda arabuluculuk başvuru şartı zorunlu olmadığı halde davacı tarafça bu yola gidilmesi halinde bu tutarın davacıya yükletilmesi gerekmektedir. Zira dava şartı arabuluculuk kapsamında arabulucuya ödenen ücretin davalıya yükletilebilmesi için uyuşmazlığın dava şartı arabuluculuk kapsamında olması gerekmekte olup, yukarıda da açıklandığı üzere somut uyuşmazlıkta alternatif uyuşmazlık çözüm yolu benimsendiğinden ayrıca arabuluculuk başvurusunda bulunulmasına gerek bulunmadığı halde arabuluculuk başvurusu yoluna gidilerek yargılama gideri sarfiyatı yapıldığı anlaşıldığından, mahkememizce Yargıtay ve istinaf uygulaması dikkate alınarak, Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davacı üzerine yükletilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE,
A-5.000,00-TL değer kaybı zararından kaynaklanan maddi tazminatın davalı... Sigorta Anonim Şirketi'nin bakiye poliçe limiti sorumluluk sınırları aşılmamak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, tazminat miktarına davalılar... ve İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü yönünden kaza tarihi █████/2023'ten, davalı... Sigorta Anonim Şirketi yönünden temerrüt tarihi █████/2023'ten itibaren yasal faiz işletilmesine,
B-12.000,00-TL araç mahrumiyetinden kaynaklanan maddi tazminatın davalılar... ve İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü yönünden kaza tarihi █████/2023'ten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.161,27-TL harçtan peşin olarak alınan 269,85-TL ile tamamlama harcı olarak alınan 287,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 604,42.-TL harcın davalılar... ve İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünden müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 17.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, davalı... Sigorta Anonim Şirketi'nin sorumluluğunun 5.000,00-TL ile sınırlı tutulmasına,
4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 269,85-TL ile tamamlama harcı olarak yatırılan 287,00-TL toplamı 556,85-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı... Sigorta Anonim Şirketi'nin sorumluluğunun yalnızca 341,55-TL ile sınırlı tutulmasına,
6-Davacı tarafça sarf edilen 269,85-TL başvuru harcı, 1.568,25-TL posta ve tebligat ücreti, 19.450,00-TL bilirkişi ücreti, 6.250,00-TL ATK fatura bedeli toplamı 27.538,10-TL yargılama giderinin, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı... Sigorta Anonim Şirketi'nin sorumluluğunun yalnızca 8.099,44-TL ile sınırlı tutulmasına,
6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
7-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, davacı vekilinin e-duruşma yoluyla yüzüne karşı, davalı ... vekilinin ve davalı... vekilinin yüzlerine karşı, diğer tarafların yokluğunda, dava değerinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesinde gösterilen İstinaf kanun yolu başvuru sınırının altında kalması nedeniyle kesin nitelikte olduğu ve kanun yoluna başvurulamayacağı açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!