İş Hukuku içtihadı: Alt işverenler üzerinden çalıştırılan işçinin, asıl işveren olarak kabul edilen şirketten tüm işçilik alacaklarını talep hakkının onanması.
Özet: Davacı, davalıya ait işyerinde uzun yıllar alt işverenler aracılığıyla ekip sorumlusu olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız ve hukuka aykırı şekilde sona erdirildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatları ile ödenmeyen ücret, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve yıllık izin gibi çeşitli işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiş; ilk derece mahkemesi ile istinaf incelemesinde, davalının işin mahiyeti ve tanık beyanları doğrultusunda asıl işveren olarak davacının alacaklarından sorumlu olduğuna ve taleplerin kısmen kabulüne karar verilmiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 12. İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 10.12.2009 - 31.12.20 13... .01.2014 - 30.04.2018 tarihleri arasında ekip sorumlusu olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız ve hukuka aykırı bir şekilde sona erdirildiğini, ücretinin net 3.000,00 TL olduğunu, ücretin tamamının elden ödendiğini, işverence öğle yemeği sağlandığını, 2017/Aralık- 2018/Nisan ayları arasındaki 5 aylık ücretin ödenmediğini, müvekkilinin bir hafta 7 gün bir hafta 6 gün çalıştığını, çalışma saatlerinin 07.30 - 20.00 saatleri arasında olduğunu, işler uzadığında saatin 21.00'i bulduğunu haftanın 3-4 günü arızayı gidermek için sabaha kadar çalışıldığını, dinî bayramların ilk 2 günü hariç diğer tüm ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin, 5 aylık ücret, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ile asgari geçim indirimi alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin anahtar teslimi olarak dava dışı ... ile ticari ilişkisinin söz konusu olduğunu, davacının sigorta kayıtlarının göründüğü Şirketler ile hiçbir ilişkisinin bulunmadığını, müvekkili Şirketin davacı ile herhangi bir ilişkisinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 10.12.2009-30.04.2018 tarihleri arasında alt işverenlerde toplam 5 yıl 5 ay 13 gün çalıştığı, davacının Sosyal Güvenlik Kurumu hizmet döküm cetvelinin incelenmesinde, bildirimlerinin dava dışı ... Şirketinden (... Şirketi), .. Şirketinden (... Şirketi), ... (... Şirketi) ve ... Şirketinden yapıldığı, davalı ile dava dışı ... Şirketi arasında 28.11.2008 tarihinde imzalanan "F/O Kablolu Erişim Şebekeleri Tesisi Sözleşmesi" bulunduğu, davalı Şirketin yürütmüş olduğu internet sağlayıcılığı işinin bir bölümü olan ve teknolojik uzmanlık gerektiren bakım arıza onarım işlerini 01.07.2014 tarihinden itibaren alt işveren sıfatıyla dava dışı ... Şirketine verdiği, alt işveren ... Şirketinin davalıdan aldığı işin bir kısmını asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunan dava dışı ... Şirketine, ... Şirketine ve ... Şirketine verdiği anlaşılmakla davacının bu Şirketler nezdindeki çalışmalarından asıl işveren sıfatıyla davalı Şirketin sorumlu tutulması gerektiği, tanık beyanları ve emsal ücret araştırması ile birlikte değerlendirildiğinde davacının son çıplak brüt ücretinin 4.196,33 TL olduğu, yemek sağlandığı, işten ayrılış bildirgesinde çıkış kodu (3) olarak bildirilmişse de istifa dilekçesinin sunulmadığı, iş sözleşmesinin kıdem tazminatı gerektirmeyecek şekilde sona erdiğini ispat külfeti altında bulunan davalı işverenin bu yükümlülüğünü yerine getiremediği anlaşılmakla davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, davacı tanık anlatımlarından davacının dinî bayramlar hariç ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığı, iki haftada bir hafta tatilini kullandığı, fazla çalışma yaptığı, hesaplanan fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerine ilişkin çalışma tanık anlatımı ile ispat edildiğinden bu alacakların takdiren %30 indirimle hüküm altına alınması gerektiği, davalı tarafça davacının yıllık ücretli izinlerini kullandığına veya fesih esnasında karşılığının ödendiğine dair herhangi bir yazılı delil sunulmadığından yıllık ücretli izin alacağının kabulü gerektiği, davalı tarafça davacının talep edilen döneme ilişkin ücretlerinin ve asgari geçim indirimi alacaklarının ödendiğine ilişkin herhangi bir yazılı delil sunulmadığından bu aylara ilişkin hesaplanan ücret ve asgari geçim indirimi alacaklarının da kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince tarafların göstermiş oldukları delillerin toplandığı, resen yapılması gereken araştırmaların yapıldığı, dosyada mevcut deliller, tarafların beyan ve itirazlarının tartışılıp değerlendirildiği, yapılan işin mahiyeti ve tanık beyanları birlikte dikkate alındığında davalının asıl işveren olduğu, husumet itirazının yerinde olmadığı, ücretin emsal ve tanık beyanlarına göre belirlendiği, faiz başlangıç tarihlerinde hata olmadığı, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, hüküm altına alınan alacakların zamanaşımına uğramadığı, davalı vekilinin ileri sürdüğü itirazların yerinde olmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde;1. Husumet itirazını yineleyerek işin anahtar teslimi suretiyle ... Şirketine verildiğini, diğer Şirketlerle ilişkisinin bulunmadığını,2. Tanık beyanlarına itibar edilemeyeceğini,3. Sendikadan gelen ücret araştırmasına itibar edilemeyeceğini,4. 01.07.2014 tarihi öncesini de kapsar şekilde hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, ıslaha karşı zamanaşımı def'inin dikkate alınmadığını ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davalının davaya konu alacak kalemlerinden asıl işveren olarak sorumlu olup olmadığı ile talep edilen alacakların ispatı, hesaplanması ve zamanaşımına ilişkindir.1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir..2. Somut uyuşmazlıkta dava, kısmi dava olarak açılmıştır. Davacı vekili, 22.06.2020 tarihli dilekçesi ile dava dilekçesinde talep ettiği alacak miktarlarını artırmış; ıslah dilekçesi davalı vekiline tebliğ edilmiş ve davalı vekili 06.07.2020 tarihli dilekçesi ile yasal süresi içerisinde ıslaha karşı zamanaşımı def'inde bulunmuştur. Dava dilekçesinde talep edilen alacak miktarları da gözetildiğinde, ıslaha karşı ileri sürülen zamanaşımı def'i değerlendirilmeksizin hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.