Danıştay, Mersin Büyükşehir Belediyesi sosyal denge tazminatı sözleşmesindeki ayrımcı aidat ve ek disiplin cezası hükümlerinin iptali kararını onadı.
Özet: Sosyal denge tazminatı sözleşmesinin, sözleşme tarafı olmayan sendika üyelerinden aidat alınmasını öngören hükmünün, kamu görevlileri arasında eşitsizlik yaratarak sendikal özgürlüğü kısıtlaması ve ek mali yükümlülük getirmesi nedeniyle hukuka aykırı olduğu; ayrıca disiplin cezasına konu eylemler için tazminatta kesinti yapılmasını düzenleyen hükmün ise aynı fiilden iki kez cezalandırma niteliğinde olduğu ve mevzuatta yeri olmayan kısıtlamalar getiremeyeceği gerekçesiyle iptaline karar verildiği ve bu kararın istinaf başvurularının reddedilerek onandığı belirtilmektedir.

T.C.
D A N I Ş T A YONİKİNCİ DAİREEsas No
: █████████Karar No
: █████████TEMYİZ EDENLER (DAVALI)
: 1- ... Büyükşehir Belediye BaşkanlığıVEKİLİ
: Av. ...DAVALI YANINDA (MÜDAHİL)
: 2- ... SendikasıVEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI)
:... SenVEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: Davacı Sendika tarafından, Mersin Büyükşehir Belediyesi ile... Sendikası (...) arasında imzalanan ve yürürlük tarihi █████/2022- █████/2023 olan Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesi'nin "Sözleşmenin Kapsamı ve Yararlanma koşulları başlıklı 18. maddesinin "Yararlanma başlıklı (B) bendinin (b) ve (e) alt bentlerinin iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;█████/2022-█████/2023 tarihleri arasında geçerli Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesi'nin 18. maddesinin (B) bendinin (b) alt bendi açısından inceleme yapıldığında; sosyal denge sözleşmesinde taraf olan sendikanın dışında kalan sendikaların üyesi olan kamu görevlilerinden sosyal denge sözleşme aidatı veya başka adlar altında farklı oranlar üzerinden aidat alınmasına ilişkin düzenlemelerin, sosyal denge tazminatının ödenmesinde aynı kadro veya pozisyonlarda bulunan kamu görevlileri arasında ayrım (eşitsizlik) yaratacağının açık olduğu, bu durumun sendikaya üye olma ya da olmama ve üye olacağı sendikayı seçme özgürlüğünü kısıtlayıcı sonuçlar meydana getireceği, ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek temsilci ile sözleşme imzalanacağına ilişkin düzenleme ile tanınan yetkinin, sözleşme imzalanması safhasında yürütülecek işlemler açısından hüküm ifade edeceği, anılan yetkiye dayalı olarak Toplu İş Sözleşmesiyle sözleşmeye taraf sendikaya üye olmayan çalışana, sözleşmeye taraf sendikaya aidat ödenmesine yönelik bir yükümlülük getirilmesine olanak bulunmadığı, öte yandan, Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesi'ni imzalayan sendikanın üyeleri herhangi bir sosyal denge sözleşme aidatı ödemeksizin sözleşme hükümlerinden faydalanırken, üyesi olduğu sendikaya sendika aidatı ödeyen diğer kamu görevlilerinin, sosyal denge sözleşmesinden faydalanabilmesi için kendi sendikalarına ödedikleri sendika aidatı haricinde ikinci bir aidat ödemek zorunda bırakılmaları suretiyle ek bir mali yükümlülük altına girecekleri, bu durumun ise sözleşmenin tarafı olan sendika üyeleri ile diğer sendika üyeleri arasında bu yönüyle de eşitsizlik oluşturacağı anlaşıldığından; dava konusu Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesi'nin "Sözleşmenin Kapsamı ve Yararlanma Koşulları" başlıklı 18. maddesinin (B) bendinin (b) alt bendinde yer alan düzenlemede hukuka uygunluk bulunmadığı, Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesi'nin 18. maddesinin (B) bendinin (e) alt bendi açısından inceleme yapıldığında; disiplin cezasına konu eylemler için uygulanacak yaptırımların mevzuatta belirlenmiş olduğu, idari düzenlemeyle disiplin cezasının yanında aynı eylemden dolayı bir de gelir mahrumiyetine yol açacak şekilde düzenleme getirilmesine olanak tanıyan bir yetkinin idareye tanınmadığı, kamu görevlilerinin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125.maddesi uyarınca disiplin cezası ile cezalandırılmalarının yanısıra söz konusu fiilleri nedeniyle sosyal denge ödeneğinde kesinti yapılmasının aynı fiil nedeniyle iki kez cezalandırılması sonucunu doğuracağı, davalı idarede çalışan kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenmesinin dayanağı olan mevzuatta yer verilmeyen kısıtlamaların sözleşme hükümlerine konulması suretiyle kamu görevlilerinin parasal haklarından yoksun bırakılması sonucunu doğuran bu Sözleşme hükmünde de hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle; davaya konu düzenlemelerin iptaline karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare ile davalı idare yanında müdahil tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
:1- Davalı Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından; Dava konusu Sözleşme maddesinde hukuka ve usule aykırılık bulunmadığı belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.2- Davalı İdare Yanında Müdahil ... tarafından; Sözleşme'ye taraf olmayan, ancak Sözleşme hükümlerinden faydalanan personelin aidat ödememesi durumunun eşitlik ilkesine aykırı olacağı, dava konusu Sözleşme düzenlemesi ile üye olan veya olmayanların eşit ödemeyi yapmak suretiyle sözleşmeden yararlandığı, bu uygulamanın kendilerine özgü olmadığı, toplu sözleşmeyi sendikal örgütlenmenin bir parçası olarak kabul eden bütün sendikaların yıllardır uyguladığı bir düzenleme olduğu belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Savunma verilmemiştirDANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ
:...DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. Davalı idare ve davalı idare yanında müdahilin temyiz istemlerinin reddine,2. Dava konusu düzenlemelerin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, █████/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.