İzmirde 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu uyarınca açılan kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasında, ilk derece mahkemesi kararının Bölge Adliye Mahkemesince onanmasının ardından yapılan temyiz başvurusu incelenmesi.
Özet: Davacı idarenin, belirli bir taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve idare adına tescili istemiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne karar vermesi üzerine, hem davacı idarenin bedelin yüksek olduğu yönündeki hem de davalının bedelin düşük olduğu ve taşınmazın kalan kısmının da kamulaştırılması gerektiği yönündeki istinaf başvuruları bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmiş; bunun üzerine davacı idarenin bölge adliye mahkemesi kararını temyiz etmesiyle dosya Yargıtay incelemesine gelmiş olup, Yargıtay, nihai kararın bozulma şartlarının mevcut olup olmadığını değerlendirmektedir.
5. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ Esas, █████████ Karar
KARAR
: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ
: İzmir 21. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ███████ Esas, ████████ Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, ..., Mahallesi ....da 17 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini, yol olarak terkinini ve üzerindeki muhdesatın davacı idareye aidiyetine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ...'a ait olan dava konusu taşınmazın tamamının değil sadece 48,83 m²lik kısmının kamulaştırılmak üzere eldeki davanın açıldığını, geriye kalan kısmın gerek yüzölçümü, gerek yola cephe, çekme mesafesi gibi imar mevzuatından kaynaklanan sebeplerle yapılaşmaya ve kullanıma elverişli olmaktan çıkarak, işlevsiz kaldığını ve müvekkilinin mağduriyetine sebep olunduğunu, bu itibarla 2942 sayılı Kanun'un 12 nci maddesinin (c) bendi gereğince söz konusu gayrimenkulun kamulaştırma dışında geriye kalan kısmı ile birlikte tamamının kamulaştırılmasını ve tamamı üzerinden kamulaştırma bedeli tespit edilmesini ve gerçek değerinin belirlenmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi kurulunca emsal karşılaştırmasının uygun yapılmadığını, bedelin yüksek belirlendiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmaz bedelinin güncel duruma göre değerinin düşük belirlendiğini, faizin gerekçeli kararın yazım tarihine kadar işletilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamanın ve alınan bilirkişi raporunun yasal niteliklere haiz olduğu, dava konusu taşınmazın ıslah imar parseli olduğunun anlaşıldığı, bu hali ile emsal de imar parseli olduğundan düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmamasının doğru olduğu, taşınmazın konumu, niteliği gereği yapılan bedel belirlemesinin uygun olduğu, zeminüstü yapıların yıpranmalarının dikkate alınarak yapı birim maliyet hesabının yapıldığı, inşai muhtesatın değerinin belirlenmesinde, 16.07.1985 tarihli ve ██████ sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe giren, Mimarlık ve Mühendislik Hizmetleri Şartnamesi'nin 3.2 maddesi gereğince mimarlık ve mühendislik hizmet bedellerinin hesabında kullanılacak (dava yılı olan) 2021 yılına ilişkin Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Cetveline uyulduğu, yapının yaşı ve durumuna uygun yıpranmaların düşüldüğü, taşınmazın yol olarak kamulaştırılması nedeniyle, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 999 uncu maddesi gereğince terkinine karar verilmesinin kanuni faiz işletilmesinin ve davacı idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesinin doğru olduğu anlaşıldığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak; üzerindeki yapıya ise aynı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca resmi birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!