Sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti davasında, Yargıtay bozma kararı sonrası eylemli çalışmanın kanıtlanamaması nedeniyle hizmet tespiti talebinin reddinin onanması.
Özet: Sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti istemiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi başlangıçta talebi kabul etse de, davalı kurumun temyizi üzerine Yargıtayın eylemli çalışmanın kuşkuya yer bırakmayacak şekilde araştırılması gerektiği yönündeki bozma kararına uyularak yapılan yeniden yargılamada, eylemli çalışma ve hizmet akdinin varlığına dair somut delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; davacı vekilinin bu ret kararına karşı yaptığı temyiz başvurusu ise Yargıtay tarafından reddedilerek ilk derece mahkemesinin bozmaya uygun ve usule uygun kararı onanmıştır.

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde, davacının davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 12.09.1986 olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; işe giriş bildirgesinin sigortalı konumunda çalışmanın varlığını kabul için yeterli olmadığını; işyeri dönem bordrosunda ismi yer almayan davacının, bildirgede belirtilen tarihteki eylemli çalışmasının Yargıtay içtihatlarında öngörülen yönteme uygun biçimde araştırılıp kanıtlanması gerektiğini beyanla, davanın reddi gereğini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 19.07.2023 tarihli kararı ile davanın kabulüne, davacının davanın kabulü ile davacının 01.12.1986 tarihli işe giriş bildirgesi ile 115161.35 sicil numaralı .. ... .. ünvanlı işyerinde 1 gün süre ile çalıştığının ve davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 01.12.1986 tarihi olduğunun tespitine, karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin 19.07.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 10.11.2023 tarihli kararı ile davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma KararıBölge Adliye Mahkemesinin 10.11.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...Mahkemece SGK, vergi, belediye, emniyet aracılığıyla komşu işyeri sahipleri ve çalışanları tespit edilerek çalışma,vergi ve sigortalılık kayıtları da getirtilerek beyanları denetlenmek suretiyle dinlenilmeli, komşu işyeri sahipleri ve çalışanlarının tespit edilememesi halinde çalışma olgusunu bilebilecek olanları da taraflardan sorulmak suretiyle tespit edilip dinlenmeli, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek davacının işyerinde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir...." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Kararİlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Tüm dosya kapsamı ve gelen yazı cevapları doğrultusunda, davacının davaya konu dönemde çalıştığına ilişkin şüpheden uzak somut beyan olmadığı, gelen yazı cevaplarında da komşu işyeri sahipleri ve çalışanlarının tespit edilemediğinin bildirildiği,komşu işyeri sahipleri ve çalışanlarına ilişkin çalışma olgusunu bilebilecek olanların davacı tarafça da bildirilmediği, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulamadığı..." gerekçesine dayanarak davanın reddine karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın kabulünün gerektiğinden bahisle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının hizmet tespiti istemine ilişkindir.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle;Tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.