İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen ticari satımdan kaynaklı laboratuvar hizmet alacaklarının tahsili için icra takibine yapılan itirazın iptali davası.
Özet: Bu itirazın iptali davasında davacı, davalıya sunulan laboratuvar hizmetleri karşılığı düzenlenen çok sayıda faturanın kalan bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı davalının yetki ve borca yönelik itirazlarının haksız ve kötü niyetli olduğunu iddia ederek, söz konusu itirazların iptalini, icra takibinin devamını ve inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmektedir. Davalının cevap dilekçesi sunmadığı, ticari davalarda zorunlu arabuluculuk sürecinin tamamlandığı ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Türk Ticaret Kanununun ticari defterlerin delil vasfına ilişkin hükümlerinin dava kapsamında değerlendirileceği belirtilmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Yerinde olmayan icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın iptaline karar verilmesini talep ettiklerini, borca itirazın haksız olup zaman kazanmaya yönelik kötüniyetli bir itiraz olmakla borca itirazın iptaline karar verilmesini talep ettiklerini. Davalıya verilen laboratuvar hizmeti ile ilgili 31.03.2023 tarihli 505.964,88 TL bedelli, 25.04.2023 tarihli 497.536,56 TL bedelli, 08.05.2023 tarihli 1.697.76 TL bedelli, 31.05.2023 tarihli 122.992,02 TL bedeli, 30.06.2023 tarihli 449.537,04 TL bedelli, 21.08.2023 tarihli 498.515,75 TL bedelli, 19.09.2023 tarihli 192.155,75 TL bedelli, 17.10.2023 tarihli 752.028,75 TL bedelli, 10.11.2023 tarihli 304.831,45 TL bedelli, 07.12.2023 tarihli 175.471,45 TL bedelli, 30.12.2023 tarihli 145.208,88 TL bedelli, 31.01.2024 tarihli 519.34 TL bedelli, 29.02.2024 tarihli 440,00 TL bedelli faturaların teslim edildiğini, davalı dış laboratuvar hizmeti karşılığı düzenlenen ve teslim edilen fatura bedellerin bir kısmı için vermiş olduğu çek bedeli ödenmeyince borçlu aleyhine karşılıksız çıkan çek ile ilgili ----- Genel İcra Dairesi ----- esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını ve icra yolu ile tahsilat yapıldığını fakat takip ve dava konusu bakiye bedelin ödenmediğini, borçluya önce ---- Noterliği 06.06.2024 tarih ve ---- yevmiye sayılı ihtarnamesinin tebliğ edildiğini, ihtarnameye cevap vermeyince borçlu hakkında ---- İcra Dairesi ------ sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlunun takibe haksız ve zaman kazanmaya yönelik olarak itiraz ettiğini beyan ederek; davalı tarafın ---- İcra Daire---- sayılı dosyasına haksız olarak yapmış olduğu yetkiye ve borca itirazının iptaline, takibin devamına, takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştıır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Huzurdaki dava, icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk son tutanağı dosyaya sunulmuştur.-----. İcra Müdürlüğü'nün ----- esas sayılı dosyası celp edilmiştir.6100 SAYILI HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU/TİCARİ DEFTERLERİN İBRAZI VE DELİL OLMASI - Madde 222 -(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-███████ md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.TÜRK TİCARET KANUNU Madde 64- (1)
: "(Değişik fıkra: █████/2012-6335 S.K./8.md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir."(2)
: "Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür."Madde 83- (1)
: "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir."Ticari defterler, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir.Tİcari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır.Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır.Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1).Yine Türk Ticaret Kanunu Madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır.Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir. Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır. Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır. (TTK. m. 64) Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veye diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (HMK. m. 222/3)Davacı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Davalı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır. Tacirler arasındaki huzurdaki ticari davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.Bu açıklamalar ekseninde değerlendirme yapıldığında; davacı ile davalı tarafın tacir sıfatını taşıdıkları, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır. Her iki taraf da tacir olduğundan ticari defter içerikleri delil vasfı taşımaktadır.Mahkememizce işbu dosyada, mali müşavir bilirkişi raporu dosya arasına alınmıştır. Bilirkişi tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda özetle;İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
: Sayın Mahkeme 09.05.2025 tarihli celsesinde uyuşmazlığın; ----. İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı hususunda uyuşmazlık içinde bulundukları’’ tespit edilmiştir. Davacı tarafın defter ve belgeleri ile dava dosyasındaki delilleri aşağıdaki şekilde incelenmiştir. a) Defter İncelemesi (Usul) b) Hesap İncelemesi, c) BA-BS Formlarının İncelenmesi, d) Faturaların İncelenmesi, . DEFTER İNCELEMESİ (USUL): DAVACI DEFTER İNCELEMESİ (Usul): Davacı şirket tarafından ibraz edilen 2023-2024 yılı ticari defterlerinin noter onay bilgileri aşağıdaki gibidir; Davacı şirketin ibraz ettiği 2023-2024 yılı ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220- 226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre açılış ve kapanış Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu görülmüştür. DAVALI DEFTER İNCELEMESİ (Usul ) Sayın Mahkemenin 09.05.2025 tarihli celsesinde; HMK md.222 uyarınca; Tarafların 2023-20234 yıllarına ait ticari defterlerini inceleme gün ve saatinde mahkememiz kaleminde hazır bulundurmalarına, tarafların yerinde inceleme talepleri var ise 2 haftalık kesin süre içerisinde açıkça bildirmelerine, yerinde incelemenin nerede yapılacağının açıkça bildirilmesine, bu hususta taraflarca iki haftalık süre içerisinde açıklama yapılmasına, ticari defterler inceleme gün ve saatinde hazır edilmez veya 2 hafta içerisinde yerinde incelemede talep edilmezse ticari defterlerin incelenmesinden vazgeçilmiş sayılacağının ihtarına, Ticari defterlerini sunmadığı veya yerinde inceleme talebinde bulunmadığı takdirde 6100 sayılı HMK'nın 222/3 maddesi gereğince davacı tarafın defterlerinin davacı lehine delil olarak kabul edilebileceği hususunun davalı tarafa ihtarına, karar verilmiştir. Sayın Mahkemenin duruşma zaptı davalı tarafa tebliğ edilmiştir. Davalı taraf incelemeye gelmemiş ve yerinde inceleme talebinde bulunmamıştır.HESAP İNCELEMESİ
: Davacı Hesap İncelemesi: Davacı tarafın defterinde davalı şirkette ait olan 2023-2024 yılları ---- Kodlu Alıcılar hesabının dökümü aşağıdaki gibidir. Yukarıdaki cari hesap tablolarında görüldüğü gibi; Taraflar arasındaki ticari ilişkinin davacının 31.03.2023 tarihli ------ seri no.lu faturası ile başladığı, davacının 31.03.2023 tarihinden 30.12.2023 tarihine kadar davalı tarafa 11 fatura ile 3.645.933,69 TL tutarlı satış yaptığı, 54.000,00 TL tutarlı çeki davalı borcuna kayıt ettiği, bu süreçte davalı taraftan banka kanalıyla 1.611.515,08 TL, çek kananıyla 903.000,00 TL ödeme aldığı, 514.316,08 TL tutarlı iadesi faturasını davalı alacağına kayıt ettiği ve buna göre 31.12.2023 tarihi itibariyle davalı taraftan 671.102,53 TL alacaklı olduğu ve bu tutarın 2024 yılına devir ettiği, Davacı tarafından davalı tarafa 2024 yılında 2 fatura ile 959,34 TL tutarlı satış yaptığı, 25.02.2024 vadeli ----- seri no.lu 350.000,00 TL tutarlı çeki davalı borcuna kayıt edildiği, eş değişle çekin tahsil edilemediği ve 29.02.12024 tarihi itibariyle davalı taraftan 1.022.061,87 TL alacaklı olduğu, davalı borcuna kayıt edilen 350.000,00 TL tutarlı çekin ----- Genel İcra----- Dosya ile tahsil edildiği ve buna göre 26.06.2024 takip tarihi itibariyle davalı taraftan 672.061,87 TL alacaklı olduğu, işbu alacak tutarının aşağıdaki faturalardan kaynaklandığı, 4.e- BA-BS FORMLARININ İNCELENMESİ: Bilindiği üzere 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 148-149 ve mükerrer 257’ci maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak 350 sıra no.lu VUK Genel Tebliği ile bilanço esasına göre defter tutar mükelleflerin belirli haddi aşan mal ve hizmet alımlarını ‘Mal ve Hizmet Alımlarına ilişkin bildirim formu (Form BA)’ ile mal ve hizmet satışlarını ise ‘Mal ve Hizmet Satışlarına ilişkin bildirim formu (Form BS)’ ile bildirmeleri hususunda yükümlülük getirilmiştir. Bilindiği üzere 523 Sıra No.lu VUK Genel Tebliği gereği ███████ döneminden itibaren elektronik belgelerin BA ve BS formu ile bildirim yükümlüğü kaldırılmıştır. Davalının bağlı bulunduğu ----- Vergi Dairesi Müdürlüğü 14.05.2025 tarihli yazı cevabından, davacının 2023-2024 yılları karşılaştırılmalı BS ve BA formunu dosyaya göndermiştir. Davalı şirketin 2023 yılı BA Formunda, davacı tarafından 11 adet e.belge/fatura ile KDV hariç 3.341.046,26 TL tutarında fatura düzenlemiş olduğu görülmüştür. Davalı şirketin 2023 yılı BS Formunda, davacı tarafa 1 adet e.belge/fatura ile KDV hariç 468.486,00 TL tutarında fatura düzenlemiş olduğu görülmüştür. Faturaların İncelenmesi: Davacı vekili tarafından dava dosyasına deliler arasında takip konusu alacağını oluşturan e.faturalar bulunmaktadır. Takip konusu cari hesap alacağı oluşturan 6 adet 1.378.493,87 TL tutarlı faturaların e.fatura olduğu. Temel Fatura” olarak düzenlendiği ve GİB portali üzerinden davalı tarafa faturaların teslim edildiği. Temel fatura, e-fatura uygulaması üzerinde red yanıtı verilmesine imkan bulunmamaktadır. Ancak temel fatura senaryosunda düzenlenen faturalara e-fatura uygulaması üzerinden red yanıtının dönülememesi, Türk Ticaret Kanununun 18'inci maddesinde belirtilen yöntemlerle itiraz edilebilmesi imkanını ortadan kaldırmamaktadır. Temel faturalara; Noter aracılığı ile Taahhütlü Mektupla, Telgrafla, Güvenli Elektronik İmza Kullanılarak Kayıtlı Elektronik Posta Sistemi İle, itiraz edilebilir. Diğer bir ifade ile temel fatura senaryosunda düzenlenen faturalara Türk Ticaret Kanununun 18'inci maddesinde belirtilen yöntemler ile itiraz edilebilmesi imkanı bulunmaktadır. Davalı tarafın takip konusu alacağı oluşturan 6 adet 1.378.493,87 TL tutarlı e.faturalara, Türk Ticaret Kanununun 18'inci maddesinde belirtilen yöntemler ile itirazda bulunduğuna dair dosya kapsamında dayanak belge bulunmamaktadır. Faiz Konusunun İrdelenmesi: Takip alacaklısı davacı taraf 26.06.2024 tarihli icra takibinde, 672.061,87 TL asıl alacağına 12.387,11 TL işlemiş faiz ve asıl alacağına takip sonrasında yılık %51,75 oranında avans faizi yürütülmesini talep etmiştir. Taraflar arasında akdi faiz yönünden herhangi bir sözleşme bulunmadığına göre uyuşmazlığın 3095 sayılı Yasa hükümlerine göre çözülmesi gerekmektedir. 3095 sayılı Yasanın 4489 sayılı Yasa ile değişik 2/2 maddesinde ticari işlemde temerrüt faizinin ‘avans’ oranında hesaplanacağı belirtilmiş bulunmaktadır. Davacı tarafından davalı tarafa keşide edilen -----Noterliği 06.06.2024 tarihli ------ yevmiye sayılı ihtarnamede 672.061,87 TL asıl alacağının 8 gün içerisinde ödenmesi ihtar edilmiştir. İlgili ihtarname davalı tarafa e.tebligat ile 10.06.2024 tarihinde tebliğ edilmiştir. Ödeme için verilen 8 günlük süre dikkatte alındığında 18.06.2024 tarihinde temerrüdün oluştuğu hesaplanmaktadır. Davacının 672.061,87 TL asıl alacağa 18.06.2024 temerrüt tarihinden 26.06.2024 takip tarihine kadar yılık %51,75 avans faiz oranına göre işlemiş faizin 7.622,84 TL olduğu hesaplandığı, 5 )S O N U Ç
: Dava ve icra takip dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile davacı defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu, açıklanan nedenlerle, Sayın Mahkemenin kabulü halinde, 1. Ticari Defterlerin Usule Uygun Tutulup, Tutulmadığı Yönünden: Davacı şirketin ibraz ettiği 2023- 2024 yılı ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220- 226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre açılış ve kapanış Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu görülmüştür. Davalı taraf incelemeye gelmemiş ve yerinde inceleme talebinde bulunmamıştır. 2. Takip Konusu Alacak Yönünden: Davacı tarafından davalı adına yürütülen ---- kodlu muavin defter kayıtlarına göre taraflar arasındaki ticari ilişkinin davacının 31.03.2023 tarihli ------ seri no.lu faturası ile başladığı, davacının 31.03.2023 tarihinden 30.12.2023 tarihine kadar davalı tarafa 11 fatura ile 3.645.933,69 TL tutarlı satış yaptığı, 54.000,00 TL tutarlı çeki davalı borcuna kayıt ettiği, bu süreçte davalı taraftan banka kanalıyla 1.611.515,08 TL, çek kananıyla 903.000,00 TL ödeme aldığı, 514.316,08 TL tutarlı iadesi faturasını davalı alacağına kayıt ettiği ve buna göre 31.12.2023 tarihi itibariyle davalı taraftan 671.102,53 TL alacaklı olduğu ve bu tutarın 2024 yılına devir ettiği. Davacı tarafından davalı tarafa 2024 yılında 2 fatura ile 959,34 TL tutarlı satış yaptığı, 25.02.2024 vadeli ------ seri no.lu 350.000,00 TL tutarlı çeki davalı borcuna kayıt edildiği ve 29.02.12024 tarihi itibariyle davalı taraftan 1.022.061,87 TL alacaklı olduğu, --- Genel İcra----- dosyası ile 350.000,00 TL tutarlı çekin tahsil edildiği ve buna göre 26.06.2024 takip tarihi itibariyle davalı taraftan 672.061,87 TL alacaklı olduğu görülmüştür. Takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; Davacı tarafın takip konusu alacağı oluşturan 6 adet 1.378.493,87 TL tutarlı faturaların e.fatura olduğu ve GİB portali üzerinden davalı tarafa faturalar teslim edildiği. Davalı tarafın faturalara Türk Ticaret Kanununun 18'inci maddesinde belirtilen yöntemler ile itirazda bulunduğuna dair dosya kapsamında dayanak belge bulunmadığından faturaların – miktar ve fiyat yönünden - münderecatını kesinleştiğinin, faturalara konu olan ürünlerin davalı tarafa teslim edildiğine karine oluşturduğun kabulü halinde; Davacının; 26.06.2024 takip tarihi itibariyle davalı taraftan 5 adet 1.378.493,87 TL tutarlı e.faturanın kalan bakiyesinden kaynaklı 672.061,87 TL alacaklı olduğu, 3. İşlemiş Faiz Yönünden: Takip alacaklısı davacı taraf 26.06.2024 tarihli icra takibinde, 672.061,87 TL asıl alacağına 12.387,11 TL işlemiş faiz ve asıl alacağına takip sonrasında yılık %51,75 oranında avans faizi yürütülmesini talep etmiştir. Davacı tarafından davalı tarafa keşide edilen---- Noterliği 06.06.2024 tarihli ------ yevmiye sayılı ihtarnamede 672.061,87 TL asıl alacağının 8 gün içerisinde ödenmesi ihtar edilmiştir. İlgili ihtarname e.tebliğat ile 10.06.2024 tarihinde davalı taraf tebliğ edilmiştir. Ödeme için verilen 8 günlük süre dikkatte alındığında 18.06.2024 tarihinde temerrüdün oluştuğu, 672.061,87 TL asıl alacağa 18.06.2024 temerrüt tarihinden 26.06.2024 takip tarihine kadar yılık %51,75 avans faiz oranına göre işlemiş faizin 7.622,84 TL hesaplandığı bildirilmiştir.Mahkememizce dosyada bulunan bilgi ve belgeler, dosyada alınan rapor, ticari defter kayıtları sonucunda;Davanın itirazın iptaline ilişkin olduğu, icra takibinin faturadan kaynaklı alacağın tahsili için başlatılmış olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmiş olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin usulünce tutulmuş olduğu, davalı tarafın ticari defterlerinin sunulmamış olduğu, bu sebeple 6100 sayılı HMK’nun 222/3. Maddesi gereğince davacının ticari defterlerin kendisi lehine delil niteliğinde olduğu ve tüm dosya içeriği bir bütün halinde değerlendirilmiş olup; usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacının davalıdan 672.061,87-TL asıl alacağı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Davacı tarafından davalı tarafa keşide edilen ----Noterliği 06.06.2024 tarihli ----- yevmiye sayılı ihtarnamede 672.061,87 TL asıl alacağının 8 gün içerisinde ödenmesi ihtar edilmiştir. İlgili ihtarname e.tebliğat ile 10.06.2024 tarihinde davalı taraf tebliğ edilmiştir. Ödeme için verilen 8 günlük süre dikkatte alındığında 18.06.2024 tarihinde temerrüdün oluştuğu, 672.061,87 TL asıl alacağa 18.06.2024 temerrüt tarihinden 26.06.2024 takip tarihine kadar yılık %51,75 avans faiz oranına göre işlemiş faizin 7.622,84 TL hesaplandığı, açıklanan sebeplerle takibin 672.061,87 TL asıl alacak, 7.622,84 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 679.684,71 TL üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte devamına karar vermek gerekmiştir.Ticari defter kayıtlarında yapılan tetkik neticesinde davacının alacağı olduğu, işbu alacağın ticari defterler kapsamında likit (bilinebilir) mahiyette bulunduğu gözetilerek İcra İflas Kanunu madde 67/2 uyarınca asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi kararlaştırılmış olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;1-Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE,2----- İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı icra dosyasına yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, duran takibin 672.061,87 TL asıl alacak, 7.622,84 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 679.684,71 TL üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,3-Asıl alacak olan 672.061,87 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,4-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) Maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 Maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenecek 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinden davanın kabul ve red oranına göre 3.574,94-TL'nin davalıdan, 25,06-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,5-Davacı tarafça yapılan 8.580,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre 8.520,28 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,6-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK Madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,7-Karar ve ilâm harcı olan 46.429,26-TL harçtan alınan 8.266,44- TL peşin ve tamamlama harcının mahsubu ile 38.202,82- TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,8-Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 108.749,55 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,9-Davacı tarafça yatırılan 8.266,44 TL peşin ve tamamlama harcının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,10-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. esaslarına göre belirlenen 4.764,27-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı (e-duruşma), gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.