İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, sahte bono ve kötü niyet iddiaları üzerine verilen ihtiyati haciz kararına karşı istinaf talebini değerlendiriyor.
Özet: Teminatsız bir bonoya dayalı alacak için verilen ihtiyati haciz kararına, borçluların yurt dışında ikamet ettikleri, senedin düzenlendiği ve vadesinin geldiği tarihlerde Türkiyede bulunmadıkları, senetteki imzaların sahte olduğu, borcun gerçek dışı olduğu ve alacaklının kötü niyetle hareket ettiği iddialarıyla itiraz ederek, ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığını ve kararın kaldırılması gerektiğini savundukları hukuki bir süreç incelenmektedir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████ EsasKARAR NO
: █████████ KararT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNUMARASI
: ████████ D.İş - ████████ KararTARİH
: █████/2025TALEP
: İhtiyati HacizKARAR TARİHİ
: █████/2025İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
:İhtiyati haciz talep eden vekili dava dilekçesinde özetle; Borçluların, müvekkilinin alacağına binaen 03.09.2024 tanzim, 30.09.2024 vade tarihli 4.000,00 EURO(172.603.20 Tl karışılığı) miktarlı bonoyu düzenleyerek müvekkile verdiklerini; senedin düzenleme yerinin İSTANBUL olduğunu; alacaklarının rehin yada başka bir şekilde teminat altında da olmadığından ve borçlunun mallarını kaçırma ihtimali olduğundan söz konusu alacağın tahsilinin tehlikeye düştüğünü ve ihtiyati haciz talep etme gereğinin hasıl olduğunu, duruşma ve tebligat yapılmaksızın, alacaklarına yeter miktarda; borçluların menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine (uygun görülecek teminat mukabilinde) ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini, mahkeme masrafları ile vekalet ücretinin de borçluya yükletilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesinin █████/2025 tarih ve ████████ D.İş - ████████ Karar sayılı kararı ile; "1- Yukarıdaki hüviyeti yazılı alacaklının, borçlulardan yukarıda miktarı yazılı alacağının tahsilinin ifasının temini bakımından vaki isteği İİK'nun 257.maddesinin 1. fıkrasına uygun bulunan alacak rehinle temin edilmemiş olduğundan, adı geçen borçluların malları ile hak ve alacaklarının, İİK'nun da muayyen tahditler dairesinde İHTİYATEN HACZİNE, 2- 10 gün içinde teminat yatırılmadığı takdirde ihtiyati haczin kalkmasına, " karar verilmiş ve verilen karara karşı borçlular vekili tarafından itiraz kanun yoluna başvurulmuştur. Borçlular vekili █████/2025 tarihli ihtiyati haciz kararına itiraz dilekçesinde; borçluların yurt dışında ikamet ettiklerini, borçlulardan ... cenaze sebebi ile Türkiye'ye geldiğinde akrabalarından kendilerini alacaklı olarak tanıtan kişilerinin, sözde kendisinin borcu için tahsil amacı ile onları arayıp rahatsız ettiklerini, söz konusu mal varlığına haciz konulduğunu öğrendiğini, devamında borçlunun yaptığı araştırma ile kendisi ve eşi ... hakkında 03.09.2024 düzenleme tarihli, 30.09.2024 vade tarihli 4.000 euro bedelli bir senet ile sayın mahkemenizden ihtiyadi haciz kararı alındığını , bu kararın İstanbul 18. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası kapsamında icra işlemlerine geçildiği, tarafların menkul ve gayrimenkul mallarının haczedildiğinin tespit edildiğini, bunun üzerine borçlu ... vakit kaybetmeksizin Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat ederek ██████████ sayılı soruşturma numarası kapsamında şikayette bulunmuş ve imza örneklerini verdiğini, davacı tarafından İstanbul 18. İcra Müd. ...Esas sayılı dosyası ile müvekkiller aleyhine kambiyo senetlerine mahsus icra takibi yapıldığını, söz konusu senedin hiçbir yere borcu olmayan müvekkillerim aleyhine habersiz olarak düzenlendiğini, yapılan incelemede söz konusu senette birbirinin aynısı iki imzanın yer aldığı , parmak basıldığı görüldüğünü, sunmuş oldukları belgelerde ve vekaletnamelerde müvekkil davacıların imzalarına benzemediği görüldüğünü, bu sebeple borçlu olan müvekkillerim yönünden açıkça imzaya ve borca itiraz edilmiş, bu konu hakkında İstanbul 5. İcra Hukuk Mahkemesi ████████ esas sayılı dosyası kapsamında dava açıldığını, izah edilen gerekçelerle davacıların böyle bir borcunun bulunması da hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, zira takibin dayanağı senet incelendiğinde 03.09.2024 düzenleme tarihli, 30.09.2024 vade tarihli olduğu görüldüğünü, tarafların söz konusu bu tarihlerde Türkiye' de olmasının dahi söz konusu olmadığını, müşterek çocukların Fransa'da yasayıp orada eğitim aldıklarından eğitim öğretim faaliyetinin devam etmesi nedeni ile taraflar bu tarihlerde Türkiye' de bulunmadığını, dosya içeriği incelendiğinde ihtiyati haczin şartlarının da oluşmadığını beyan etmek isteriz. İhtiyati haczin yapılmasını haklı gösterecek delillerin dosyada olmadığını, İİK 257. Madde uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemesi, kaçırmaya yada kaçmaya hazırlanması yada hileli işlemlerde bulunması gerektiğini, sunulan bilgi ve belgeler incelendiğinde söz konusu hileli davranış sergileyenler alacaklı taraf olduğunu, alacaklı taraf açıkça yurt dışında yaşadığını bildiği müvekkillerim aleyhine icra işlemlerine girişerek haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, davacı tarafın bu kötü niyetli tutumu dikkate alındığında söz konusu ihtiyati haciz teminat miktarı çok düşük kaldığını, arz edilen nedenlerle ihtiyati haciz kararının kaldırılması için Mahkemeye başvurma zorunluluğunun doğduğunu belirterek iş bu itirazlarının kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
:İlk Derece Mahkemesi █████/2025 tarih ve ████████ D.İş - ████████ Karar sayılı kararında;"Talep ihtiyati haciz kararının kaldırılması istemine ilişkindir. Mahkememizin █████/2025 tarihli, ████████ D.İş, ████████ D. İş Karar sayılı kararı ile, █████/2024 tanzim tarihli, █████/2024 vade tarihli, 4.000,00 EURO bedelli senet nedeniyle borçlular ... ..., ... aleyhine %20 teminat mukabilinde ihtiyati haciz kararı verildiği anlaşılmıştır. 2004 sayılı İİKnun 265.maddesinde "Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder. İtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mecburdur. Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir." hükmü bulunmakta olup, anlaşılacağı üzere İİK'nın 265. maddesinde ihtiyati haciz kararına karşı itiraz sebepleri sınırlı şekilde sayılmış olup, bu sayılanlar dışında başka bir sebebe dayanılarak ihtiyati hacze itiraz edilmesi mümkün değildir.İtiraz eden borçlular vekilince mahkememiz ihtiyati haciz kararına yönelik yetki itirazında bulunduğu, 6100 sayılı HMK'nın yetki sözleşmesini düzenleyen 17. maddesinde; "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır" hükmüne yer verilmiştir. İİK 258. maddesinde "İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir." 50. maddesinde "Para veya teminat borcu için takip hususunda HMK'nın yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe yetkilidir." denilmek suretiyle yetki konusunda HMK'nın yetkiye dair hükümlerinin uygulanacağı belirlenmiştir. HMK'nun yetkiye ilişkin hükümleri uyarınca; bonoya dayalı olarak, HMK 6. Maddesi uyarınca borçlunun yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki genel yetkili mahkemeden, borçluların birden fazla olması halinde bunlardan birinin yerleşim yerindeki mahkemeden (HMK. 7. md), bonoda öngörülen ödeme yerindeki, ancak 6102 sayılı TTK'nun 777/3. maddesine göre ödeme yeri gösterilmeyen bonoda, düzenlenme yerinin ödeme yeri olduğunun kabulü gerekeceğinden, bononun düzenlenme yerindeki mahkemeden (HMK.10.md) ve bonada yetkili mahkeme gösterilmişse ve şartları mevcutsa bonoda yetkili olarak gösterilen mahkemeden (HMK 17.md) talep edilebilecektir. Ayrıca HMK 19 maddesi uyarınca itiraz eden vekilinin yetki itirazında yetkili mahkemeyi de göstermek zorunda olduğu, buna göre usulüne uygun olmayan yetki itirazının dikkate alınmaması gerekmiştir. Öte yandan, İhtiyati hacze itiraz edenler vekilince, itirazda ileri sürülen diğer iddiaların, İİK’nun 265. maddesinde belirtilen itiraz nedenlerinden olmadığı ve açılacak başkaca menfi tespit davalarının konusu olabileceği, itiraz değerlendirme aşamasında açılmış bir menfi tespit davası bulunmadığı, bu itirazların ihtiyati hacze itiraz aşamasında dar yetkili mahkemece değerlendirilemeyeceği anlaşılmıştır. Bu nedenlerle ihtiyati haciz kararına itirazının reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile,''1-İhtiyati hacze itirazın REDDİNE, '' karar verilmiş ve karara karşı ihtiyati hacze itiraz edenler vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:İhtiyati hacze itiraz edenler vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı tarafından İstanbul 18. İcra Müd. ...Esas sayılı dosyası ile müvekkilleri aleyhine kambiyo senetlerine mahsus icra takibi yapıldığını; söz konusu senetin hiçbir yere borcu olmayan müvekkilleri aleyhine habersiz olarak düzenlendiğini; yapılan incelemede söz konusu senette birbirinin aynısı iki imzanın yer aldığı, parmak basıldığının görülmekte olduğunu; sunmuş oldukları belgelerde ve vekaletnamelerde müvekkili davacıların imzalarına benzemediğinin görülmekte olduğunu; bu sebeple borçlu olan müvekkilleri yönünden açıkça imzaya ve borca itiraz edildiğini; bu konu hakkında İstanbul 5. İcra Hukuk Mahkemesi ████████ esas sayılı dosyası kapsamında dava açıldığını, Yukarıda izah edilen gerekçelerle müzekkillerinin böyle bir borcunun bulunmasının da hayatın olağan akışına aykırı olduğunu; takibin dayanağı senet incelendiğinde 03.09.2024 düzenleme tarihli, 30.09.2024 vade tarihli olduğunun görülmekte olduğunu; tarafların söz konusu bu tarihlerde Türkiye' de olması dahi söz konusu olmadığını; müşterek çocuklar Fransa'da yasayıp orada eğitim aldıklarından eğitim öğretim faaliyetinin devam etmesi nedeni ile tarafların bu tarihlerde Türkiye' de bulunmadığını, Dosya içeriği incelendiğinde ihtiyati haczin şartlarının da oluşmadığını; ihtiyati haczin yapılmasını haklı gösterecek delillerin dosyada olmadığını; İİK 257. Madde uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemesi, kaçırmaya yada kaçmaya hazırlanması yada hileli işlemlerde bulunması gerektiğini; dava dosyası incelendiğinde müvekkili tarafların herhangi bir hileli davranışta bulunmadığı, mal kaçırma saiklerinin söz konusu olmadığının görülmekte olduğunu, Sunulan bilgi ve belgeler incelendiğinde söz konusu hileli davranış sergileyenlerin alacaklı taraf olduğunu; alacaklı tarafın açıkça yurt dışında yaşadığını bildiği müvekkilleri aleyhine icra işlemlerine girişerek haksız kazanç elde etmeye çalışmakta olduğunu; davacı taraflar gerek işbu davaya gerek ise açmış oldukları borca itiraz davasında herhangi bir cevap dilekçesi sunmadığını, mahkemenin imza incelemesi için istediği delil avansının yatırılmadığını; bütün bu durumların davacının bu kötü niyetli tutumunu gözler önüne sermekte olduğunu, İtiraz dilekçelerinde söz konusu teminat miktarının düşük kaldığını belirttiklerini; müvekkili davalıların Fransa 'da yaşamakta olduklarını; imza örneklerini vermek için Türki'ye gelmeleri gerektiğini; müvekkili davalılardan birinin bilet parasının dahi davacının yatırdığı teminattan daha yüksek olduğunu; davalıların maddi zararlarının şu aşamada dahi hükmedilen teminatın çok çok üzerinde olduğunu, Borca konu senedin sahteliğinin senet metninden dahi anlaşılmakta olduğunu; iki farklı borçlu adının yer aldığı birbirinin aynısı iki imzanın olduğunun görüldüğünü; bütün bu durumlar ve beyanları dikkate alındığından ihtiyati haciz kararının kaldırılması gerektiğini, İleri sürerek, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle; istinaf başvurularının kabulüne, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına yönelik ret kararının istinaf incelemesi aşamasında kaldırılmasına, icra takibine itiraz etmeleri ve alacaklıya karşı tazminat davası açacak olmaları nedeniyle itiraz ve davaları sonuçlanıncaya kadar teminatın tedbiren alacaklıya ödenmemesine, yargılamaya ve itiraza sebep olan kötü niyetli tarafın davacı taraf olması sebebi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa karşı yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep; kambiyo senedine (bono) dayalı ihtiyati haciz kararı verilmesi talebine ilişkin olup, Mahkemece ████████ değişik iş esas ve ████████ karar sayılı ilamı ile ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiş, karara karşı taraf vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine Mahkemece █████/2025 tarihli ek karar ile ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmiş ve ek karara karşı taraf vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İİK'nun 257/1 maddesi uyarınca; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nun 258 maddesi uyarınca; ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür. İİK'nun 265. maddesi uyarınca; borçlu kendisi dinlenilmeden verilen ihtiyati haciz kararına yönelik haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata, huzuru ile yapılan hacizlerde haczin uygulandığı, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir. Bu durumda mahkeme, gösterilen itiraz sebepleri ile bağlı inceleme yaparak itirazı kabul veya reddeder.Somut talepte; ihtiyati haciz talep eden vekilinin bonoya dayalı alacağın tahsilinin temini için ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ettiği, Mahkemece talebin kabulüne karar verildiği, karşı taraf vekili tarafından bonodaki imzaların müvekkillerine ait olmadığı, düzenleme ve vade tarihlerinde yurt dışında oldukları ve teminatın yetersiz olduğu gerekçesi ile ihtiyati haciz kararına itiraz edilmiştir. İhtiyati hacze konu alacak talebin dayanağı kambiyo senedi ile yaklaşık olarak ispat edilmiş ve ihtiyati haciz şartları oluşmuştur. Dava konusu bonodaki imzaların borçlulara ait olmadığına dair itiraz sebebi İİK'nın 265 maddesinde sınırlı olarak gösterilen itiraz sebeplerinden birini oluşturmadığı gibi ihtiyati hacze itiraz yargılamasında değerlendirilebilecek hususlardan da olmadığından Mahkemece incelenmesi yasal olarak mümkün değildir. Ayrıca alacak miktarına göre Mahkemece alınan teminat miktarı da yeterli olduğundan Mahkemesince ihtiyati hacze itirazın reddine yönelik verilen karar usul ve yasaya uygun olup, itiraz edenler vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç itibariyle, ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından, itiraz edenler vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-İhtiyati hacze itiraz edenlerin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcı istinaf edenler tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep edenler üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.