Hırsızlık sonucu çalınan ve sonradan usulsüzce doldurularak piyasaya sürülen çekten kaynaklanan borcun bulunmadığının tespiti için açılan menfi tespit davası.
Özet: Bu menfi tespit davasında davacı, iş yerinden çalınan ve sonradan doldurularak piyasaya sürülen, hakkında kıymetli evrak iptali kararı bulunan bir çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti, icra takibinin durdurulması ve kötüniyet tazminatı talep ederken; davalı vekili ise müvekkili şirketin çekin çalınması ve sahte kaşe-imza ile ciro edilmesi olaylarıyla hiçbir ilgisinin bulunmadığını, çekin zilyetliğine geçmediğini, pasif husumet ehliyeti olmadığını ve davanın reddini talep etmektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: █████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2015
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin 18.06.2015 tarihinde faili meçhul şahslarca iş yerine girilerek kasanın, davacı/takip alacaklısı şirkete ait çeklerle birlikte çalınmış olması ve bahsi geçen hırsızlık suçuyla ilgili olarak, --------- tarafından --------- Cumhuriyet Başsavcılığına müracaatta bulunulmuş ve iş bu müracaat --------- Soruşturma No su ile soruşturmanın başlatılmış olması, dava konusu --------- numaralı çeke ilişkin emniyet güçlerinin işlem yapmasına karar verilmiş olması, boş çeklerin doldurulması suretiyle piyasaya tedavüle çıkarılması ve dava konusu çekin de iş bu çeklerden olması, lehtar ve bedel kısmı doldurulmuş olarak imzalanan takip konusu çekin lehtar kısmında --------Ş. , ciro zincirinde ise ..., ..., --------- Şirketi bulunan çekin, bedeli tahsil için --------Ş. --------- Şubesi'ne ibraz edilmesi ancak ibraz edildiği tarihin belirtilmemiş olması, hırsızlık fiili sonucu hukuka aykırı olarak elde edilen ve keşide yeri ve keşide tarihi sonradan doldurulan 27.06.2015 keşide tarihli ---------Ş. lehine düzenlenmiş, keşidecisi ... olan-------- seri numaralı, davacı/ takip borçlusundan yalnızca imza, lehtar ve bedel kısımları sadır olan, keşide yeri ve tarihi çekin haksız hamili tarafından doldurulan ve bu suretle kambiyo senedi vasfını haiz olmayan çekin ciro edilmesi, -------- E. sayılı dosyasında 24.06.2015 tarihinde açılan kıymetli evrak iptali davasının 22.10.2015 tarihinde karara bağlanarak 67.625,00 TL'lik 27.06.2015 keşide tarihli -------- seri numaralı dava konusu çekin iptaline karar verilmiş olması, dava konusu çek bedeli tahsil için bankaya ibraz edildiğinde ibraz tarihinin işlenmemesi, dava konusu -------- Şubesi'ne ait ve hırsızlık fiili sonucu çalınan çekler arasında yer alan, Keşide yeri ---------, keşide tarihi 27.06.2015, lehtarı ---------Ş., keşidecisi ... olan, yalnızca imzası, lehtarı ve çek bedeli keşidecisi tarafından doldurulan, ilk cirantası lehtar olan, ... Ve --------- Şirketi'nin de ciranta olarak yer aldığı, bedeli tahsil için ibraz tarihi belirtilmeksizin -------- BANKASI-------- Şubesi'ne ibraz edilen, ciro zincirine göre halihazırda ------- BANKASI--------Şubesi'nin hamili olduğu çeke ilişkin olarak da hukuka aykırı suretle icra takibi başlatılmaması için keşideci vekili sıfatıyla Borçlu Bulunmadığımızın Tespiti ile yargılama esnasında davacıların sahte resmi belgelerin tedavüle sokulmasını takip eden icrai işlemlere başlanması da sözkonusu olacağından, herhangi bir hak kaybına sebebiyet vermememek için İİK 72 ve HMK 389 gereği İcra Takibi Yapılamaması veya muhtemel icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi, açıklanan nedenlerden dolayı %20 den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davacı şirket arasında muaraza bulunmadığını, dava konusu çekin hiç bir şekilde müvekkil şirketin zilyetliğine geçmemiş olması, çekin davacı/keşideci şirket kasasaından çalınması, çekin arkasının müvekkilim şirketin bilgileri kullanılarak yapılmış sahte kaşe ve müvekkili şirket yetkilileri dışında bilinmeyen kişilerce imzalanıp ciro edilmesi ve tedavüle sokulması hususları da müvekkilinin dava konusu olaya ilişkin bir dahlinin olmadığını, müvekkili şirket aleyhine açılan davanın müvekkili açısından pasif husumet/dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, yetki itirazında bulunduklarını, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında geçmişte gerçek bir ticari ilişki bulunmakla beraber geçmiş bu ticari ilişkiden kalan alacak ve borç bulunmadığını, davacı şirket yetkilileri, müvekkili şirket yetkililerini olaydan sonra arayarak durumdan haberdar etmişler ve müvekkili şirkete olan borçlarını da banka yoluyla ödediklerini, açıklanan nedenlerden dolayı davanın öncelikle dava şartı yokluğundan usulden reddine, dava şartlarının varlığının kabulü halinde yetki ilk itirazının kabulü ile yetkisizlik kararı verilmesine dava dosyasının yetkili ve görevli --------- Asliye Ticaret/ Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, esasa girilmesi halinde davanın müvekkili şirket açısından esastan reddine, dava nedeniyle yapacağı ulaşım, konaklama giderleri de dahil tüm yargılama giderleri ile HMK.m.329 uyarıca müvekkil vekalet ücreti ve ondan ayrı olarak karşı taraf vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına, HMK.m.329/2 uyarınca davacı tarafın disiplin para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmesini talep ettikleri görülmüştür.Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; Davalı/takip alacaklısı vekiline mahkemece tayin edilen süre zarfında cevap dilekçesinde bulunan eksiklerin 1 haftalık sürede giderilmesi, aksi halde cevap dilekçesi verilmediği hususunun ihtarı gerektiğini, bu süre zarfında eksiklik giderilmediği taktirde ise cevap dilekçesi verilmediği ve cevap dilekçesi verilmemesine bağlanan hukuki sonuçların davalı/takip alacaklısına uygulanması gerektiğini, davalı cevap dilekçesinde davalı şirketin huzurda görülen davada dava ehliyetinin olmadığını, davalı şirket açısından pasif husumet/dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini iddia ettiğini, huzurda görülen dava -------- Bankası, -------- Şubesine ait ------- seri numaralı, keşidecisinin iradesi dışında tedavüle sunulan çeke ilişkin olarak çek keşidecisinin herhangi bir borcunun bulunmadığı hususunun tespiti talebiyle açıldığını, dolayısıyla huzurda görülen davanın dava konusu çek üzerinde adı ve kaşesi bulunan herkese karşı açılması gerektiğini, aksi taktirde dava kime karşı açılmışsa davadan çıkacak sonuç ancak o tarafı bağlayacağını, davalı ... vekili huzurda görülen davanın yetkisiz mahkemede açıldığından bahisle yetki itirazında bulunduğu, gerekçe olarak da birden fazla davalının bulunduğu savunmalarında dava sebebinin hırsızlık dolayısıyla haksız fiil olduğundan bahisle tüm davalılar açısından ortak yer mahkemesinin HMK madde 16 uyarınca haksız fiilin meydana geldiği yer mahkemesi olan ---------- Asliye Ticaret/Hukuk Mahkemesi olduğunu iddia ettiğini, dava menfi tespit davası olduğu, dava konusu çeke ilişkin olarak davacı/keşideci şirketin herhangi bir borcunun bulunmadığı hususunun tespiti gerektiğini, açıklanan nedenlerden dolayı davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava hukuki niteliği itibariyle; menfi tespit davasıdır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık ise; davacı ------ Şti'ye ait çek hırsızlık sonucu kasadan çalınmış olmakla --------- Cumh. Savcılığına müracaatla hırsızlık dosyası oluşturulmuş ve çek üzerinde bulunan --------- nolu çek üzerinde bulunan çeke ait zorunlu unsurların tarafından doldurulmadığı ve bu çeklerin hırsızlık sonucu elinden çıkmış olduğunun ve çekin konusu ile ilgili borçlu bulunmadığının tespiti ve menfi tespit davasının kabulü, dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz talebiyle dava açılmış olup dava konusu çek üzerindeki zorunlu unsurların davacı tarafından doldurulup doldurulmadığı, tespiti, çekten dolayı davacının borçlu bulunup bulunmadığının tespiti, faiz hesabı ve %20 inkar tazminatı noktalarında toplandığı tespit edilmiştir.
Taralfarca bildirilen tüm belge ve dokümanların toplandığı, --------- Esas sayılı dosyası, --------İcra Müd-------- Esas sayılı dosyası,-------- Esas sayılı dosyası, -------- sayılı soruşturma dosyası, -------- sayılı doyası, --------- e. Sayılı dosyası, ---------- E. Sayılı dosyası, ------- C.Başsavcılığı , --------- E. Sayılı dosyasının suç duyurusu kapsamında------- ve ------- hakkında herhangi bir soruşturmanın mevcut olup olmadığı hususuna dair cevap dilekçesi, ---------- soruşturma sayılı dosyasının mahkememiz dosyasına bekletici mesele yapıldığı, ------ soruşturma sayılı dosyasından █████/2025 tarihinde mahkememize cevap yazılarak "kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve kesinleştiği" şeklinde cevap verildiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde;--------- sayılı kararında, dosyamızda davalı olan --------- Şti. ortak ve yetkilisi olan --------, --------- hakkında; “Suça konu çalıntı -------- Bankası --------- şubesine ait, █████/2015 keşide tarihli, ---------- çek numaralı, 67.625 TL bedelli çek aslı incelendiğinde sanıklardan -------- müdürü ,-------- ise sahibi olduğu-------ŞTİ nin çekte son ciranta olduğu,Sanık --------- suça konu çeki çekte cirosu olmayan ---------- isimli kişiden aldıklarını beyan ettiği, ancak dosyada bulunan 13.06.2016 tarihli bilirkişi raporuna göre çekte --------şti den önce, 2.sırada cirosu bulunan --------- cirosunun ---------- ait olduğunun belirtildiği, bu cironun gerçek olduğu görülmüş,
Bu bağlamda sanıklardan önce çekte gerçek bir cironun varlığı karşısında sanıkların atılı suçları işlemediği anlaşılmış, ayrı ayrı beraatlerine, gerçek sorumluların bulunması amacı ile -------- ve -------- hakkında gereğinin takdir ve ifası için C.Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Her ne kadar sanıklar hakkında sahtecilik ve dolandırıcılık suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmış ise de, tüm dosya kapsamından atılı suçları sanıkların işlemediğinin sabit olması nedeniyle CMK 223/2-b maddesi gereğince sanığın BERAATLERİNE,-------- ve ---------- hakkında gereğinin takdir ve ifası için C.Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına,” şeklinde gerekçe ile beraat kararı verilmiş ve karar kesinleşmiştir. --------- Soruşturma --------- karar sayılı kararı ile; “Sahte olarak düzenlenen █████/2015 keşide tarihli -------- nolu çeke ilişkin --------- Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama kapsamında müştekiler------- ve -------- hakkında beraat kararı verilip, şüpheliler ------- ve ------- hakkında suç duyurusunda bulunulması üzerine Cumhuriyet Başsavcılığımızca soruşturma başlatılmış ise de;Her ne kadar --------- şirketi yetkilisi şüpheli --------- hakkında soruşturma başlatılmış ise de, UYAP üzerinden yapılan sorgulamada, şüphelinin █████/2021 tarihinde vefat ettiğinin tespit edilmesi nedeniyle şüpheli hakkında soruşturma yürütülemeyeceği anlaşılmıştır.Yine her ne kadar suç duyurusuna istinaden şüpheli -------- hakkında soruşturma başlatılmış ise de; UYAP üzerinden yapılan sorgulamada, şüpheli hakkında --------- soruşturma sayılı dosya kapsamında ek takipsizlik kararı verildiğinin tespit edildiği, dosyaya CMK'nın 172/2 maddesinde belirtilen nitelikte herhangi bir yeni delil girmemesi nedeniyle, şüpheli hakkında aynı olaya ilişkin mükerrer bir soruşturma daha yürütülemeyeceği anlaşılmıştır.Şüpheli Fatih hakkında üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçundan soruşturma başlatılmış ise de; müşteki -------- yargılandığı dosya kapsamında sanık sıfatıyla verdiği ifadesinde, söz konusu çeki sürekli ticaret yaptıkları şüpheli --------- önceden doğan borcun tahsili için aldıklarını beyan ettiği, ---------- sayılı ilamında da belirtildiği üzere, önceden doğan borca karşılık verilen sahte çekin dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarını oluşturmadığı, yine her ne kadar şüpheli hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan soruşturma başlatılmış ise de; █████/2022 tarihli kriminal uzmanlık raporunda, çek üzerindeki imza yazı örneklerinin şüphelinin eli ürünü olmadığının belirtildiği, her halükarda karar tanzim tarihi itibariyle ilgili suç için öngörülen olağan zamanaşımı süresi dolmuş olduğundan, şüpheli hakkında soruşturma yürütülemeyeceği anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle;Şüpheliler hakkında üzerlerine atılı suçlardan KAMU ADINA KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞINA,” şeklinde gerekçe ile takipsizlik kararı verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.Her ne kadar davacı tarafından çekin cirantaları olan -------- – --------, --------- Şti. hakkında dava konusu -------- Bankası --------- şubesine ait, █████/2015 keşide tarihli, --------- çek numaralı, 67.625 TL bedelli çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talep edilmiş ise de; dava konusu çekin lehtar, miktar ve keşide tarihi yazılarak ve keşideci tarafından imza atılarak kasada muhafaza edildiği, çekin üzerinde keşideci tarafından atılan imzanın var olması halinde diğer kısımlar anlaşmaya aykırı şekilde doldurulduğunun keşideci tarafından ispatı gerektiği, davacı keşideci tarafından çekin keşide edilerek muhafaza edilmesi nedeniyle çekin kaybolmasından dolayı riskleri üzerine aldığı, zira çekin sebepten mücerret kambiyo senedi olması nedeniyle elinde bulunduran üçüncü kişinin keşideci tarafından kötüniyetli iktisap ettiği ispat edilinceye kadar keşidecinin sorumluluğunun devam edeceği, -------- sayılı kararında, dosyamızda davalı olan ---------- Şti. ortak ve yetkilisi olan --------, ---------- hakkında atılı suçları sanıkların işlemediğinin sabit olması nedeniyle CMK 223/2-b maddesi gereğince sanığın beraatlerine karar verildiği, yine -------- – --------, --------- Şti. yetkilisi ---------- hakkında şüpheliler hakkında üzerlerine atılı suçlardan kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, bu kişilerin çekin çalınması veya çek üzerinde sahtecilik yapılarak dolandırıcılık yaptıkları ispatlanamadığı, yani ciranta olan şirketlerin çekin iktisabında kötüniyetli olduklarının ispat edilemediği anlaşıldığından bu davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı -------Ş. yönünden ise; davacının çekin arkasında ciro imzası ve ismi bulunan bu davalıya karşı dava açmakta hukuki yararının bulunduğu, ancak bu davalının lehtar olarak çeki ciro etmediği, hırsızlık olayı ile ilgili bağlantısının olmadığı, çekten dolayı alacaklı olduğu iddiasında bulunmadığı, cevap dilekçesinden itibaren yargılamanın her aşamasında çek üzerindeki ciro imzasının kendisine ait olmadığını ve bu çek ile ilgili herhangi bir dahilinin olmadığını belirttiği, davacı tarafından sunulan dilekçelerde de aksinin iddia edilmediği anlaşıldığından bu davalı yönünden de davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 615,40 TL harcın, davacı tarafından dava açılırken yatırılan 1.154,87 TL 'den mahsubu ile artan 539,47 TL'nin davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Tarafların artan gider avansı bulunması ve talep etmeleri halinde yatıran tarafa iadesine,
6-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesindeki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak Davalı ...'ye verilmesine,
Dair, davacı vekili ile davalı --------- vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!