İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde Görülen, Göçmen Otobüs Kazasında Ağır Yaralanan Davacının Sürekli Sakatlık ve Maddi-Manevi Kayıplar Nedeniyle Açtığı Tazminat Davası, Teminat ve Belirsiz Alacak İtirazlarıyla.
Özet: Bir otobüs kazası sonucu ciddi fiziksel ve psikolojik zararlar gören davacı, kalıcı sakatlık tazminatı talebiyle dava açmış; davalı ise davacının yabancı uyruklu olması nedeniyle teminat yatırma zorunluluğu, alacak türünün belirsiz alacak olarak hatalı nitelendirilmesi ve davanın açılmasından önce şirkete usulüne uygun başvuru yapılmaması gibi usul eksiklikleri ile davacının zararının kaza ile illiyet bağı, kusur oranları ve sigorta sorumluluk sınırları konularında itirazlar yönelterek davanın reddini talep etmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülen Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2023 günü saat 03:00 sıralarında-----iline göçmen sevki yapan ------ sevk ve idaresinde bulunan ---- ait---- plakalı otobüs ile ----- Karayolu üzerinde seyir halinde iken sürücünün aracın hızını ve yol durumlara uyduramaması sonucu direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sebebi ile ölümlü, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, İşbu kaza sonucunda müvekkil yaralanmış ve vücudunda ciddi kırıklar meydana gelmiştir. Kazayla ilgili ---- Cumhuriyet Başsavcılığınca --- soruşturma no ile soruşturma başlatıldığını, kaza sonrası ----- Devlet Hastanesinde tedavi olmuştur. Kaza sonucu müvekkil basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralanmış ve vücudunda hayat fonksiyonlarını ağır derecede etkileyebilecek nitelikte kırıklar meydana geldiğini, İşbu kaza sonrası malul kalacak şekilde ağır yaralanmasından dolayı müvekkilinde oluşan psikolojik travma hayatını olumsuz yönde etkilemeye devam etmekte olduğunu, Kazadan sonra müvekkilinin hayatı alt üst olmuş, hem sağlık hem de psikolojik olarak hayatının kaza öncesindeki gibi olamayacağı aşikar olduğunu, Tüm bu sebepler göz önüne alındığında müvekkilinin maddi ve manevi olarak oldukça büyük bir kayba uğradığı açık olduğu, davalı tarafın, bugüne değin müvekkilleri tarafına maddi tazminat adı altında herhangi bir ödemede bulunmadığını, taraflarınca █████/2024 tarihinde ------ arabuluculuk numarası ile arabuluculuğa başvurmuş olmalarına rağmen davalı taraf ile herhangi bir anlaşma sağlanamadığı, İşbu sebeple bu maddi tazminat davasını açma zaruriyeti hasıl olduğunu, fazlaya ilişkin her türlü talep, dava ve yeni beyanlarda bulunma hakları saklı kalmak kaydıyla: ------ iş bu trafik kazasında yaralanması sebebiyle şimdilik; Sürekli Sakatlık Tazminat Bedeli için 500,00 TL şimdilik Toplam 500,00 TL Tazminat Bedelinin kaza tarihi itibariyle yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, Yargılama masrafları ve Vekâlet ücretinin Davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yabancı uyruklu olduğundan MÖHUK'UN 48. Maddesi HMK'NUN 84 ve 114. Maddeleri uyarınca teminat yatırması zorunlu olduğundan davanın usulden reddi gerektiğini, Dosya içeriği incelendiğinde görüleceği üzere davacı taraf yabancı uyruklu ------ vatandaşı olduğundan, MÖHUK 48. Maddesi ve HMK 84. VE 114. Maddeleri gereği teminat yatırması zorunlu olup davanın usulden reddi gerektiğini, Türk Hukukunda kisilerin hak arama özgürlüklerini kullanmaları herhangi bir sınırlandırmaya tâbi tutulmamıstır. Ancak bazı istisnai durumlarda dava açan veya takip hakkını kullananın önceden belirlenen bazı özel yükümlülükleri yerine getirmesi şart koşulabileceğini, Bu istisnai sartlardan biri de teminat gösterme yükümlülüğü olduğunu, sorumluluğu kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafın taleplerinin belirsiz alacak talebine konu olması mümkün olmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, dava dilekçesinde, davanın belirsiz alacak olarak açıldığı belirtilmiş olmakla, davanın HMK 107. Maddesi uyarınca, dava tarihinde alacak talebine konu tutar davacı tarafça tam ve kesin olarak belirlenebilir nitelikte olduğundan, davanın belirsiz alacak olarak açılması yasanın ilgili hükmüne ve usule aykırı olmakla, itirazları doğrultusunda davanın usulden reddi gerektiğini, 2918 SAYILI KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU'NUN 6704 SAYILI YASA İLE DEĞİŞİK 97. MADDESİ UYARINCA işbu davadan önce müvekkili şirkete yapılmış usulüne uygun bir başvuru söz konusu olmadığından dava usulden reddi gerektiğini, sigorta şirketlerinin maluliyet oranı belirleme görev ve yetkisi bulunmadığını, hiçbir talebi kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkili şirketin sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olup, davacı tarafça, müvekkili şirkete sigortalı araç sürücüsünün kusuru ispat edilmesini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacının tazminatı talebine konu maluliyetinin iddia olunan kaza sonucu oluştuğu ve davacının iddia ettiği şekilde malul kaldığı ispata ve tespite muhtaç olduğunu, davacıya SGK 'dan gelir sağlanıp sağlanmadığı hususunun araştırılmasını, davacının işbu davada talebi bulunmasa da geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri, tedavi giderlerinden müvekkil şirketin sorumluluğu bulunmadığını, araç sürücüsü hakkında açılan ceza davası bulunması halinde sonucunun beklenmesi, uzlaşma sağlanmış olması halinde, C.M.K'nun uzlaşmaya ilişkin hükümleri uyarınca uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının,tespiti gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkili şirket aleyhine tazminat hesaplanması halinde proporsiyon hesabı yapılması gerekmekte olduğunu, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla öncelikle davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, aksi taktirde, esasa ilişkin cevapları uyarınca davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
: Dava, █████/2023 tarihli trafik kazası nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkindir.Davada tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın █████/2023 tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan ve davacının içinde yolcu konumunda olduğu------ plaka sayılı otobüsün hız ve yol durumlarına uymaması sonucu direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucunda meydana gelen trafik kazası sonucunda davacının yaralanıp yaralanmadığı, tarafların kusurlu olup olmadığı, maluliyetten kaynaklı zarar kalemlerinin davalıdan tahsilinin mümkün olup olmadığı, noktasında toplandığı tespit edilmiştir. Davacı vekili tarafından sulh doğrultusunda karar verilmesi talebini içeren dilekçe sunmuş olduğu görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; █████/2023 tarihli trafik kazası yaşandığı, davacının yaşanan kazada yaralandığı, karşı yan sigorta şirketine karşı eldeki maddi tazminat davasını açtığı görülmüştür. Davacı vekili sulh olduğundan sulhen karar verilmesini istemiş ama sulh protokolünde sulhun davacı ve dava dışı sigortalı arasında olması sigortalının dava da taraf olmaması sebebiyle taraflar arasında gerçekleşmeyen 3. Kişi ile gerçekleşen sulhe göre karar verilmesi mümkün değildir. Davalı vekili ise feragat hükümlerinin uygulanmasını istese de zira feragat açık ve şartsız olması lazım HMK 307. Madde de düzenlenmiştir. Davacı sulhe dayanmış, feragate ilişkin tabir kullanmamıştır. Bu nedenle davanın feragatten reddi de mümkün değildir. Ancak dava konusu alacak davalı sigorta şirketinin sigortaladığı şahıs tarafından ödenmiş olup bu şahsın yaptığı ödeme dava konusu ile ilgili olduğundan alacağı sonlandırmıştır. Dava konusuz kalmıştır. Konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Dosyadaki delil ve belgelerden meydana gelen kazanın tek taraflı olması ve davalı sigorta şirketinin sigortalısının kusurlu olması sebebiyle dava açılışında davacının haklı olduğu anlaşılmış, davacı lehine vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere:
1-Konusuz kalan davanın ESASI HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı taraf yararına AAÜT uyarınca 1.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 427,60 TL başvurma harcı ve 427,60 TL peşin harcın 71,50 TL posta, yazı ve tebligat toplam 926,70 TL' nin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
5-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 3.600,00 TL ara buluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
7-Kullanılmayan gider avansı varsa karar hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi' ne istinaf yolu açık olmak üzere davalı vekilinin yüzüne karşı, davacının yokluğunda karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!