Danıştay 13. Dairesi, TMSFnin banka alacağı takibatında zamanaşımı iddialarının daha önceki kesinleşmiş yargı kararlarıyla reddedilmesini onadı.
Özet: Davacı, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen bir bankadan kullandığı kredi borcunun takibinin zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle kaldırılması talebinin reddi üzerine açtığı davada, ilk derece ve istinaf mahkemelerince, söz konusu borcun usulsüz kullandırılan bir kredi olup, yargı kararlarıyla kesinleşmiş kamu alacağı niteliği taşıması ve ödemeye çağrı mektubu ile ödeme emri gibi tahsilat işlemlerinin hukuka uygun bulunması nedeniyle davacının zamanaşımı iddialarının reddedilerek davanın aleyhine sonuçlandığı bir hukuki uyuşmazlıktır.

T.C.
D A N I Ş T A YONÜÇÜNCÜ DAİREEsas No
:█████████Karar No
:█████████TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ...VEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... FonuVEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: Davacı tarafından, hakkında başlatılan takibin zamanaşımına uğradığından bahisle kaldırılması istemiyle yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devredilen ... A.Ş.'ye kredi borcu bulunduğu gerekçesiyle davacı hakkında davalı idarece uygulanan takibatın zamanaşımı sebebiyle ortadan kaldırılarak buna dair bilgilendirmenin Merkez Bankası kredi takip birimlerine, ..., ... Bankası ve ilgili tüm bankalara ve Ticaret Sicil Müdürlüğü, İstanbul Ticaret Odası ve ilgili tüm kurum ve kuruluşlara yapılması istemiyle davacı tarafından █████/2020 tarihinde davalı idareye başvuru yapıldığı, yapılan başvurunun ... tarih ve ... sayılı işlem ile reddi üzerine bakılan davanın açıldığı; dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacının yönetim ve denetimi davalı idareye devredilen ... A.Ş.'den özel yuva kredisi sözleşmesi ile 812.000-USD karşılığı dövize endeksli konut kredisi kullandığı, bu kredi ile pazarlamasını ... Grubu şirketlerinden ... Gayrimenkul Değerlendirme A.Ş.'nin, müteahhitliğini ise Bankanın hakim ortakları arasında bulunan ... Taahhüt Ticaret Sanayi A.Ş.'nin yaptığı ... Konakları'nın satış kampanyasına katılarak konut sözleşmesi imzaladığı, daha sonra cayma hakkını kullandığından bahisle krediyi ... A.Ş. hesaplarına virman yaptırdığı, banka tarafından █████/2000 tarihli ihtarname ile krediye bağlı 842.630-USD karşılığı Türk Lirası'nın ödenmesinin davacıdan istenildiği, Fon Kurulunun █████/2003 tarihli kararı ile bahse konu alacağın 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca takip edilmesinin kararlaştırılması üzerine ... tarih ve ... sayılı ödemeye çağrı mektubunun düzenlendiği, bu işlemin iptali istemiyle açılan davada ... İdare Mahkemesi'nin ... tarihli kararı ile davanın reddine karar verildiği, ancak karar düzeltme aşamasında Danıştay 13. Dairesinin █████/2007 tarihli kararı ile "dava konusu alacakla ilgili icra takiplerinden sarfınazar edilmeksizin ödemeye çağrı mektubunun düzenlendiği" gerekçesi ile kararın bozulması sonrasında ... İdare Mahkemesinin █████/2009 tarihli kararı ile bahse konu ödemeye çağrı mektubunun iptaline karar verildiği, anılan kararın temyiz edilmeksizin kesinleşmesi sonrasında davalı idarece ... tarih ve ... sayılı ödemeye çağrı mektubunun düzenlendiği, anılan ödemeye çağrı mektubunun iptali istemiyle ... İdare Mahkemesinde açılan davada, Mahkemenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, yine 11.945.172,93-TL kredi borcunun yasal süresinde ödenmediğinden bahisle alacağın takip ve tahsili amacıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davada da ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, bu durumda yönetim ve denetimi davalı idareye devredilen ... A.Ş.'den usulsüz bir şekilde kullandığı kredi borcu tahsil edilmemiş olan davacı hakkında, borç tutarına ilgili mevzuat hükümleri uyarınca yürütülen faiz ve gecikme zammı üzerinden hesaplanan kamu alacağının takip ve tahsili amacıyla düzenlenen ödemeye çağrı mektubu ve ödeme emri işlemlerinin yargı kararı ile kesinleştiği anlaşıldığından, davacının zamanaşımına yönelik iddialarına itibar edilemeyeceği sonucuna varılmıştır.Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı tarafından, dava konusu borcun tazmin edildiğinin Ceza Mahkemesi kararıyla hüküm altına alındığı, borca ilişkin fiilin tarihinin █████/1999 olduğu ve 20 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, TMSF'nin özel hukuk kaynaklı alacaklarını 6183 sayılı Kanun'a göre takip etmesinin hukuka aykırı olduğu, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun Geçici 16. maddesinde yer alan zamanaşımı ifadesinin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edildiği, davalı idarece kendisi hakkında gerçekleştirilen takibin zamanaşımı nedeniyle sonlandırılması gerektiği, idarenin takdir yetkisini keyfi olarak kullanamayacağı ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davalı idare tarafından, davanın konusu itibarıyla davacının borçlu olmadığı ve Fon'un özel hukuk kaynaklı alacaklarını 6183 sayılı Kanun kapsamında tahsil edemeyeceği iddialarının bakılan davada dinlenemeyeceği, davacı hakkında daha önce düzenlenen ödemeye çağrı mektubu ve ödeme emrine karşı açılan davaların ret yönünde kesinleştiği, 20 yıllık zamanaşımı süresinin dava ve takibe ilişkin olduğu, takibe geçilmekle sürenin kesildiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. Davacının temyiz isteminin reddine,2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, █████/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.