Danıştay 13. Dairesinin, kanuni temsilcinin şirket borçlarından kaynaklanan ödeme emrinin iptali talebini ve 6183 sayılı Kanun kapsamındaki sorumluluğuna ilişkin temyiz başvurusunu incelediği karar.
Özet: Bir şirketin eski kanuni temsilcisi tarafından, görevi nedeniyle Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından adına düzenlenen 131 milyon TL tutarındaki ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davada, davacının alacağın zamanaşımına uğradığı, borçlanmada etkisi olmadığı ve kanuni temsilci sıfatıyla sorumluluğunun bulunmadığı yönündeki iddialarına karşılık, Fonun alacağın tahsil edilebilirliği ve kanuni temsilcinin 6183 sayılı Kanun uyarınca sorumluluğu gerekçeleriyle savunma yapması üzerine, ilk derece ve bölge idare mahkemelerince, ödeme emrinin dayanağı olan çağrı mektubuna karşı açılan davaların reddedilmiş olması ve ödeme emri için yasada sınırlı nedenlerin bulunmaması nedeniyle işlemin hukuka uygun bulunduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmiş ve bu karar temyiz edilmiştir.
Danıştay 13. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No
:█████████
Karar No
:█████████
TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... Fonu (...)
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: Davacı adına ... şirketlerinden ... Yatırım Holding A.Ş.'de kanunî temsilci olarak görev yaptığından bahisle düzenlenen 131.047.571,39-TL tutarlı, ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu ödeme emrinin dayanağı niteliğinde olan ve davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödemeye çağrı mektubuna karşı açılan davada, ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, bu durumda, ödeme emrinin dayanağını oluşturan ödemeye çağrı mektubuna karşı açılan davanın reddedilmiş olması ve ödeme emirleri için yasada sınırlı bir biçimde öngörülen nedenlerin de bulunmaması nedeniyle, kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce, Dairemizin █████/2023 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan 131.047.571,39-TL tutarlı, ... tarih ve ... sayılı ödemeye çağrı mektubunun iptali istemiyle açılan davada, davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı karara yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki Dairelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Danıştay Onüçüncü Dairesinin █████/2023 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararıyla bozulduğu, bozma kararına uyularak, Dairelerinin █████/2023 tarihli ara kararıyla davalı idareden istenilen bilgi ve belgeler incelenerek, Dairelerinin █████/2024 tarih ve E:█████████, K:████████ sayılı kararıyla davacının istinaf başvurusunun açıklama eklenerek reddedildiği, bu itibarla, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı tarafından, dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığı, aynı konuda daha önce iptal yönünde verilmiş kesin hüküm bulunduğu, kendisinin ve görev yaptığı şirketin Bankanın yönetim ve denetimini doğrudan ya da dolaylı olarak elinde bulunduran ortaklardan olmadığı, █████/1999 tarihi itibarıyla imza yetkisinin başladığı, görev süresi içerisinde hiçbir kredi sözleşmesinde imzasının bulunmadığı, adının müfettiş raporunda sorumlular arasında gösterilmediği, takibe konu edilen alacağın kanuni temsilci olarak görev yaptığı dönem ile sınırlandırılmadığı, göreve başlamasından önce kullanılan kredilerden sorumlu tutulamayacağı, görev süresinden önce ve görev süresi içerisinde kullanılan kredilerin kendisinin kanuni temsilcilik görevinden ayrılmasından sonra kullanılan krediler ile kapatıldığı, davacının şirketin borçlanmasında herhangi bir etkisinin olmadığı, 6183 sayılı Kanun kapsamında takip yapılmasının Anayasa'ya aykırılık teşkil ettiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
:Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin daha önce verilen yargı kararlarında belirtilen ilke ve esaslar doğrultusunda tesis edildiği, davacının dava konusu borçtan olan sorumluluğunun 6183 sayılı Kanun'un Mükerrer 35. maddesine dayandığı, davacının kanuni temsilci olarak görev yaptığı asıl borçlu şirketten alacağın tahsil edilemediği ve tahsil imkânının bulunmadığı, şirket ile imzalanan protokolde belirlenen borç tutarı ödenmediğinden temerrüt durumu oluştuğu, borç tutarının davacının kanuni temsilci olarak görev yaptığı süreler dikkate alınarak ayrıştırıldığı, faiz tutarının mevzuata ve yargı içtihatlarına uygun olarak hesaplandığı, zamanaşımı iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!