İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde, haksız eylem niteliğindeki kaçak elektrik kullanımından doğan alacağın tahsili için açılan itirazın iptali davası.
Özet: Elektrik dağıtım şirketi tarafından abonesiz ve mükerrer kaçak elektrik tüketimi nedeniyle oluşan zararın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptalini konu alan bu hukuki evrakta, davacı şirketin talebi üzerine, davalıların kaçak elektrik kullandığına dair tespit tutanağı ve bilirkişi raporuyla 32.157,41 TLlik alacağın varlığı teyit edilerek, icra takibinin devamı ve icra inkar tazminatı hükmedilmesi istenmektedir.

T.C.

İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
:████████ Esas
KARAR NO
:████████
DAVA
:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ
:█████/2024
KARAR TARİHİ
:█████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının gerçekleştirdiği kaçak elektrik tüketimleri nedeniyle müvekkilii tarafından davalılara karşı Enerji Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği kapsamında fatura tahakkuk ettirildiği, davalılar tarafından bu zararın giderilmediği, davalı aleyhine ... İcra Dairesi 2024/... esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, arabuluculuk yoluna başvurulduğu ancak anlaşamama yönünde arabuluculuk son tutanağı düzenlendiği, davalı yanın gerçekleştirmiş olduğu kaçak elektrik tüketimlerinin haksız eylemden kaynaklanan zarar niteliğinde olduğu, HMK md.16 gereği haksız fiilden doğan davalarda zarar görenin yerleşim yeri mahkemelerinin yetkili olduğu, alacaklının ödeme ve dava zamanındaki yerleşim yeri Kağıthane/ İstanbul olduğundan İstanbul Mahkemeleri'nin yetkili olduğu, davalının, müvekkilinin dağıtımını sağladığı elektriği abonesiz, kaçak kullanımına ilişkin ilgili memurlar tarafından 06.02.2024 tarihinde H/... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiği ve bu tutanağa istinaden faturalar tahakkuk ettirildiği, kaçak elektrik tutanaklarının, düzenlendiği tarih itibariyle maddi olgulara ilişkin tespitler içerdiği, aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğu, bu nedenle ispat yükünün tutanağın aksini iddia eden davacı tarafa ait olduğu, takip sonrası uygulanması gereken faiz oranı hakkında Yönetmelikte belirlenen oranı aşmamak üzere gecikme zammı uygulanması gerektiği, açıklanan nedenlerle ... İcra Dairesi 2024/... esas sayılı dosyasına itirazın iptaliyle takip talebindeki şartlarla devamını, davalının %20’den az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini, yargılama gideri, vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılara usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş, cevap dilekçesi sunulmamıştır.
Dava, kaçak elektrik kullanımı nedeniyle düzenlenen faturadan kaynaklanan alacağa ilişkin ... İcra Dairesi 2024/... esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
... İcra Dairesinin 2024/... esas sayılı takip dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ... ... Anonim Şirketi, borçluların... ve ... ... ve Ticaret Ltd. Şti olduğu, takibin 32.882,14-TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının kaçak elektrik kullanımından kaynaklı alacak olduğu, █████/2024 tarihli ödeme emrinin her iki borçluya da tebliğe çıkarıldığı ve çıkarılan tebligatların iade döndüğü, takip dosyası içerisinde ödeme emrinin tebliğ edildiğine dair başka belge bulunmadığı ve böylece ödeme emrinin borçlulara tebliğ edilmediğinin değerlendirildiği, borçluların her ikisinin de ayrı ayrı █████/2024 tarihinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiğine dair dilekçelerinin bulunduğu, her ne kadar borçlulara ödeme emri tebligatı yapılmadan itiraz edilmişse de, İstanbul BAM 22.HD █████/2017 tarih ████████ esas ████████ karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere borçluya ödeme emri tebliğ edilmese de borçlunun itiraz hakkı doğduğundan ve ödeme emrinin tebliği halinde bu tebliğ ile İstanbul BAM 21.HD █████/2019 tarih █████████ esas ████████ karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere ödeme emrinin tebliği ile başkaca itiraz ve şikayet sebepleri sunma imkanı doğduğundan, ödeme emrinin tebliğinden önce itiraz edilmesinde ve bu itiraz kapsamında değerlendirme yapılmasında engel bulunmadığı anlaşılmıştır. Bilirkişi █████/2024 tarihli raporunda özetle; a) Dava Konusu Elektrik Enerji Tüketiminin Niteliği Davalının, ..., ... Caddesi, No:43, ticarethanede sözleşmesiz elektrik enerjisi kullandığı davacı şirketin iki görevlisi tarafından 06.02.2024 tarih ve H/... sayılı kaçak elektrik kullanım tutanağıyla tespit edildiği, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin Madde-42; Perakende satış sözleşmesi olmaksızın elektrik enerjisi tüketimi, kaçak elektrik enerjisi tüketimi sayıldığından dava konusu olay kaçak elektrik enerji tüketimidir. Davalıların daha önce de kaçak elektrik kullandıkları 17.09.2020 tarih ve H/... sayılı kaçak elektrik tutanağıyla saptandığından dava konusu kullanım mükerrer kaçak elektrik tüketimi olarak değerlendirildiği,
b) Davacının İcra Takip Takip Tarihi İtibariyle Alacağı: Davacı şirketin asıl alacağı 30.992,65 TL, Gecikme zammı 970,64 TL, Gecikme Zammı KDV 194,12 TL., Davacı şirketin toplam alacağı 32.157,41 TL, Davacı ... ... A.Ş.’nin, ... İcra Müdürlüğü 2024/... sayılı dosyası kapsamında takip tarihi itibariyle davalılar... ve ... ... Ve Ticaret Ltd. Şti’den 32.157,41 TL alacağının bulunduğu, Davalılar... ve ... ... Ve Ticaret Ltd. Şti’nin itirazlarının iptali ile takibin 32.157,41 TL üzerinden devam etmesi gerektiği kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde;
2004 sayılı İİK madde 67 uyarınca; "takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde Mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir".
... İcra Dairesinin 2024/... esas sayılı takip dosyası sureti incelendiğinde; alacaklının ... ... Anonim Şirketi, borçluların... ve ... ... ve Ticaret Ltd. Şti olduğu, takibin 32.882,14-TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının kaçak elektrik kullanımından kaynaklı alacak olduğu, █████/2024 tarihli ödeme emrinin her iki borçluya da tebliğe çıkarıldığı ve çıkarılan tebligatların iade döndüğü, takip dosyası içerisinde ödeme emrinin tebliğ edildiğine dair başka belge bulunmadığı ve böylece ödeme emrinin borçlulara tebliğ edilmediğinin değerlendirildiği, borçluların her ikisinin de ayrı ayrı █████/2024 tarihinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiğine dair dilekçelerinin bulunduğu, her ne kadar borçlulara ödeme emri tebligatı yapılmadan itiraz edilmişse de, İstanbul BAM 22.HD █████/2017 tarih ████████ esas ████████ karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere borçluya ödeme emri tebliğ edilmese de borçlunun itiraz hakkı doğduğundan ve ödeme emrinin tebliği halinde bu tebliğ ile İstanbul BAM 21.HD █████/2019 tarih █████████ esas ████████ karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere ödeme emrinin tebliği ile başkaca itiraz ve şikayet sebepleri sunma imkanı doğduğundan, ödeme emrinin tebliğinden önce itiraz edilmesinde ve bu itiraz kapsamında değerlendirme yapılmasında engel bulunmadığı anlaşılmış, itiraz üzerine takibin durdurulmasına dair bir kararın alacaklı/vekiline tebliğine dair takip dosyası kapsamında mazbataya ve sair bilgi belgeye rastlanmamakla birlikte, eldeki itirazın iptali davasının █████/2024 tarihinde açıldığı, alacaklı/vekiline itiraz üzerine takibin durdurulması kararının tebliğine dair mazbata, sair bilgi belge de bulunmadığından İİK madde 67'de öngörülen bir yıllık sürenin işlemeye başlamadığı gibi takip tarihi ile dava tarihi arasında da 1 yıldan az süre bulunduğu görülmekle eldeki itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığının kabulü gerektiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda da belirlendiği ve davacı şirket tarafından sunulan belgelerden, fatura suretlerinden, davacı ile davalı şirket arasında akdedilen abonelik sözleşmesi bulunmadığı, kaçak elektrik kullanım tespit tutanağının da davalı şirket hakkında tutulduğu görülmüştür. Bilirkişi raporunda takibe konu alacağa dayanak kullanımın kaçak elektrik kullanımı olduğu, davalı şirketin kaçak elektrik tüketimi gerçekleştirdiği ve davacının davalı şirket adına düzenlediği █████/2024 tarihli kaçak elektrik tüketim faturasının mevzuata uygun olduğu ve kaçak elektrik kullanımı nedeniyle davacının 30.992,65-TL asıl alacak, 970,64-TL gecikme faizi ve 194,12-TL KDV olmak üzere toplam 32.157,41-TL tutarında alacaklı olduğu belirlenmiştir.
Davacının davalı şirketten kaçak elektrik kullanımı nedeniyle alacaklı olmasının yanında davacı tarafça takibin davalı şirket ile birlikte ... hakkında da başlatılmış olup, davalı şirketin █████/2024 tarihinde celp edilen ticaret sicili kayıtlarından davalı ...'in davalı şirketin hissedarı olduğu ve aynı zamanda davalı şirketi █████/2018 tarihinden itibaren aksi karar alınıncaya kadar münferiden temsile yetkili olan kişi olduğu belirlenmiştir.
Emsal niteliğindeki İstanbul BAM 3. HD █████/2021 tarih ████████ esas █████████ karar sayılı ilamında; "...Kaçak tutanaklar dava dışı şirket hakkında düzenlenmiş,dava dışı şirket ortağı davacılar ile dava dışı şirket hakkında icra takibi yapılmıştır... Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin, Esas No: █████████ ,Karar No: █████████ kararında da açıklandığı üzere , 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 49.maddesi hükmüne göre tüzel kişiler, kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla, fiil ehliyetini kazanırlar. Aynı kanunun 50.maddesi hükmüne göre de organları, hukukî işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokarlar ve organlar, kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumludurlar. Bu hukuksal olguların sonucu olarak tüzel kişinin organı niteliğindeki yöneticilerin, tüzel kişi adına ve yararına işledikleri haksız fiillerden dolayı zarar gören üçüncü kişilere karşı tüzel kişi ile birlikte Borçlar Kanununun 41 ve Türk Medeni Kanunu'nun 50/3.maddesi hükmüne göre haksız fiil faili olarak sorumlu tutulmaları gerekir. Bu halde tüzel kişinin ve organlarının sorumluluğun türünün Borçlar Kanununun 51.maddesi hükmünde düzenlenen zincirleme (müteselsil) sorumluluk olacağı kuşkusuzdur. Somut olayda, icra takibinde dava dışı şirket ile dava dışı şirketin ortağı ve yönetici olan davacılar borçlu gösterilmiştir. Borca, davacılar tarafından itiraz edilmediğinden ,menfi tespit ve istirdata ilişkin bu dava açılmıştır.Bilirkişi incelemesi yapılarak takip ve dava konusu alacağın bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verildiği anlaşılmıştır. Belirtilen yasal düzenleme sebebiyle ,davacılara takipte ve davada husumet düştüğü açık olmakla..." denilerek, kaçak elektrik kullanımını gerçekleştirilen şirket yetkililerinin şirketle birlikte müteselsil sorumluluklarının bulunacağı belirlenmiştir.
Yine emsal niteliğindeki İstanbul BAM 3. HD █████/2021 tarih █████████ esas █████████karar sayılı ilamında; "...4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 49.maddesi hükmüne göre tüzel kişiler, kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla, fiil ehliyetini kazanırlar. Aynı kanunun 50.maddesi hükmüne göre de organları, hukukî işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokarlar ve organlar, kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumludurlar. Bu hukuksal olguların sonucu olarak tüzel kişinin organı niteliğindeki yöneticilerin, tüzel kişi adına ve yararına işledikleri haksız fiillerden dolayı zarar gören üçüncü kişilere karşı tüzel kişi ile birlikte Borçlar Kanununun 41 ve Türk Medeni Kanunu'nun 50/3.maddesi hükmüne göre haksız fiil faili olarak sorumlu tutulmaları gerekir. Bu halde tüzel kişinin ve organlarının sorumluluğun türünün Borçlar Kanununun 51.maddesi hükmünde düzenlenen zincirleme (müteselsil) sorumluluk olacağı kuşkusuzdur. Dosya içeriğinden, davacının şirketin yönetici ortağı olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, kaçak elektrik kullandığı belirlenen dava dışı şirkette kaçak elektrik kullanımı nedeniyle yöneticinin de şirketle birlikte ve şirket gibi haksız fiilden, bir başka deyişle kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan zarardan müteselsil sorumluluğunun bulunduğu kabul edilerek, bilirkişi incelemesi yaptırılarak takibe konu borcun belirlenmesi gerekir..." denilerek yine kaçak elektrik kullanımını gerçekleştirilen şirket yetkililerinin şirketle birlikte müteselsil sorumluluklarının bulunacağı belirlenmiştir.
Alıntılanan emsal BAM karar ilamlarında da değinildiği gibi somut olaş bakımından yapılan değerlendirmede, kaçak elektik kullanımını gerçekleştirenin davalı şirket olduğu, kaçak elektrik kullanım tespit tutanağının da şirket hakkında tutulduğu, dosya içerisinde mevcut sicil kayıtlarına göre davalı ...'in kaçak elektrik kullanımını gerçekleştiren davalı şirketin yetkilisi olarak TBK'nın 41. Maddesi, 51. Maddesi ve TMK'nın 50/3. Maddesi uyarınca müteselsil sorumluluğunun bulunduğu anlaşıldığından ve davacı alacaklının davalılardan talep edebileceği alacağının bilirkişi raporunda belirlenen 30.992,65-TL asıl alacak, 970,64-TL gecikme faizi ve 194,12-TL KDV olmak üzere toplam 32.157,41-TL tutarı kadar olduğu anlaşıldığından davalıların takibe itirazının raporda hesaplanan 30.992,65-TL asıl alacak, 970,64-TL gecikme faizi ve 194,12-TL KDV olmak üzere toplam 32.157,41-TL tutarı yönünden haksız olduğu anlaşıldığından davalıların itirazının 30.992,65-TL asıl alacak, 970,64-TL gecikme faizi ve 194,12-TL KDV olmak üzere toplam 32.157,41-TL alacak üzerinden iptaline karar vermek gerekmiştir.
2004 sayılı İİK madde 67/2.maddesi uyarınca; "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." neticeten işbu davada davalı borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmişse de emsal niteliğindeki İstanbul BAM 3. HD █████/2024 tarih █████████ esas ve █████████ karar sayılı ilamında da değinildiği üzere kaçak elektrik kullanımı haksız fiil niteliğinde olduğundan, alacağın likit olarak kabul edilemez. Bu nedenle davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Mahkememizin █████/2025 tarihli celsesinde açıklanan kısa kararda kararın miktar itibariyle kesin olduğu belirtilmişse de davanın açıldığı tarih itibariyle dava değerinin kesinlik sınırının üzerinde olduğu anlaşıldığından kısa karardaki kanun yoluna ilişkin maddi hata yapıldığı değerlendirildi ve gerekçeli karar henüz tebliğ edilmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 304. Maddesi uyarınca Mahkememizce resen hükümde yer alan kanun yoluna dair kısmın "Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı" şeklinde tashihine karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın Kısmen Kabulüne,
... İcra Dairesinin 2024/... esas sayılı takip dosyasında davalıların itirazının 32.157,41-TL alacak üzerinden iptaline, takip tarihinden itibaren 30.992,65-TL asıl alacağa yıllık %42 ve değişen oranlarda gecikme faizi ve faizin %20'si oranında KDV işletilmek suretiyle takibin devamına,
Fazlaya dair talebin reddine,
2-Koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 2.196,67-TL harçtan peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.769,07-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26. md göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin haklılık durumuna göre 3.716,25-TL tutarındaki kısmının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili, bakiye 83,75-TL tutarındaki kısmının ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 1.669,00-TL posta gideri, 7.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.669,00-TL'nin haklılık durumuna göre 8.477,93-TL tutarındaki kısmı ile 427,60-TL başvurma harcı, 427,60-TL peşin harç, 60,80-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 9.393,93-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ... Hakim ...
e-imzalıdır e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!