Ticari Satıştan Kaynaklanan Gizli Ayıplı İkinci El Aracın Satış Bedelinden Tenzili Davasında Zamanaşımı ve Husumet İtirazları İçeren Hukuki Uyuşmazlık
Özet: Bu dava, davacının satın aldığı araçta, normal kullanımda ortaya çıkan ve expertiz raporuyla tasarım, imalat veya montaj hatasından kaynaklanan gizli ayıp olduğu tespit edilen motor arızası nedeniyle uğradığı onarım masrafları ile değer kaybının satış bedelinden indirilmesi talebine odaklanırken, davalı ise ticari satım ilişkisindeki zamanaşımı, ayıp ihbar yükümlülüğüne uyulmaması ve husumet yokluğu itirazlarını ileri sürerek davanın reddini talep etmektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili)
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı yandan --- marka --- model bir araç satın aldığını, ---Plakalı --- Model ---- marka aracın normal sürüş esnasında motor arızası verdiğini, oluşan hasar için ---- Sulh Hukuk Mahkemesi’nin -----sayılı dosyasıyla delil tespit isteminde bulunulduğunu, delil tespiti raporunda özetle; " Oluşan hasarın kullanıcı kaynaklı olmadığı, tespit konusu araçtaki söz konusu hasarın aracın turbo kanatçık hasarı nedeniyle ortaya çıktığı anlaşılmaktadır. Araçta turbo yağlama borusunun gevşek ve eğilmiş olduğu, dışardan turbonun hasar almasına etken bir hasar-fiziksel etki yoktur. Bu arızanın ortaya çıkması kullanıcı kaynaklı bir durum olmayıp aracın tasarım, imalat ve montaj aşamalarından kaynaklanan bir durum olup, kullanıcının satın alma esnasında görüp fark edebileceği bir durum değildir. Aracın kullanımı sürecinde zamanla ortaya çıkan bir durum olması nedeniyle GİZLİ ayıp niteliğindedir." Tespiti ile " ....yedek parça ve işçilik dahil KDV hariç onarım bedeli 400.000,00 TL ve araç mahrumiyet bedeli 82.500,00 TL olacağı...." tespitinin yer aldığı, tespit sonrasında aracın motor değişimi yapıldığı ve KDV dahil toplam 114.841,20 TL işçilik bedeli ve KDV dahil 515.000,00 TL motor bedeli ödendiği, araçta oluşan değer kaybının ancak bilirkişi tarafından tespitinin mümkün olacağı ifadeleri ile aracın gizli ayıplı olması sebebiyle, ayıplı aracın değerindeki eksiklik karşılığının tespiti taleplerinin yer aldığı görülmüştür.
CEVAP
:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın ayıp iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla) dava konusu ihtilaf ticari satım ilişkisinden kaynaklanmakta olup; zamanaşımı ve garanti süresi geçmiştir. bu itibarla esasa girilmeden evvel davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmektedir: (davacı tarafın ayıp iddialarını kabul anlamına gelmemek ve aracın ayıplı olmadığına dair beyanlarımız saklı kalmak kaydıyla) davacı taraf, 6102 sayılı türk ticaret kanunu'nun 23. maddesinde öngörülen ayıp ihbar yükümlülüğüne ve süresine uymamış olmakla, dava ve talep haklarını kaybetmiştir.
----- dava konusu aracın üreticisi, ithalatçısı ya da satıcısı olmadığından davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmektedir.davacı tarafın bedel indirimi talebi, müvekkil ----- şirketi, dava konusu aracın ithalatçısı olup, diğer müvekkil------ise husumet itirazları doğrultusunda satış bedelini tahsil eden taraf olmaması itibari ile bedel indirimi gibi mali yükümlülükleri bulunan taleplerin müvekkil şirketlere yöneltilmesi doğru değildir. bu bağlamda husumet itirazımız doğrultusunda esasa girilmeden dava reddedilmelidir.
dava konusu araçta iddia edildiği gibi herhangi bir değerinde eksiklik meydana gelmemiştir. bu itibarla davacının "araçta oluşan şimdilik 1000.000-tl'nin satış bedelinden indirilerek, satış tarihinden itibaren işleyecek avans faizitle birlikte davalıdan tahsiline" olarak ileri sürdüğü talebinin reddine karar verilmesi gerekmektedir: açıklanan nedenlerle,
aracın satın ve teslim alındığı tarih ile dava tarihi arasında 2 yıllık bir süre geçmiş olmakla derdest davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, hak düşürücü nitelikteki ayıp ihbar yükümlülüğüne uyulmamış olması nedeniyle davanın reddine,
davanın husumet itirazlarımız doğrultusunda reddine,esas yönünden haksız ve mesnetsiz olan davanın reddine,Davacı haksız ve hukuka aykırı maddi tazminat ve faiz taleplerinin REDDİNE, yargılama giderleri ile yasal vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
:
Trafik tescil ve ruhsat bilgileri, poliçe ve hasar dosyası, kaza tespit tutanağı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.12.11.2024 tarihli ara karar ile dosyanın 3'lü makine mühendisi bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 20.04.2025 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE
:
Dava, ikinci el araç satışından kaynaklı ayıp nedeniyle satış bedelinden indirilmesi talebine ilişkindir.Mahkememizce çözülmesi gereken uyuşmazlık; davacının davalıdan satın almış olduğu araçta ayıp bulunup bulunmadığı, ayıp var ise açık ayıp mı yoksa gizli ayıp mı olduğu, ayıp olduğunun tespiti halinde bu ayıbın kullanım kaynaklı mı olduğu, taraflarca sunulan belgelerdeki ayıp iddiasının satış anında bulunup bulunmadığı, iddiaya sebep olan hususun satımdan önce mi sonra mı olduğu, satış anında basit muayene ile tespit edilip edilemeyeceği, malın kullanılması ile ortaya çıkan gizli ayıp olup olmadığı, arızanın niteliğine göre onarım miktarının belirlenmesi, davacının ayıp nedeniyle satış bedelinden indirilecek miktarın tespitinde nispi metod uygulanmak suretiyle belirlenmesi ile davacının talebini davalıya karşı ileri sürülüp sürülemeyeceği noktalarında toplanmaktadır.
Taraflarca sunulan belgelerin incelenmesinde; davalı tarafından ---- plakalı , ---- marka ---- moel aracın █████/2022 tarihinde satıldığı, davaya konu ----- plakalı araç üzerinde █████/2023 tarihinde ----.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ----- değişik iş sayılı dosyasında delil tespiti yapıldığı, delil tespiti dosyasında raporların taraflara tebliğ edildiği, davacı tarafından ----.Noterliği'nin ----- yevmiye numaralı ihtarnameyle gizli ayıp olduğunun davalıya bildirildiği görülmüştür.
Mahkememiz dosyasında alına heyet raporunda özetle; dava konusu araçta meydana gelen hasarın aracın turbosunda meydana gelen hasar kaynaklı olduğu, hasarın oluş bicimi ve motor üzerindeki etkileri de göz önünde bulundurulduğunda ilgili arızanın kullanıcıdan kaynaklı olmayıp üretim kaynaklı olduğu, hasarın oluş şekli ve turbonun çalışma prensibi de göz önünde bulundurulduğunda ilgili hasar nedeniyle dava konusu aracın satışı esnasında gizli ayıplı mal olarak nitelendirilmesi gerektiği, davacının konu aracın servise geç götürülmesi nedeni ile ilgili gizli ayıp nedeni ile ortaya çıkmış olan hasarın artmasında müterafik kusuru bulunduğu, araçtaki satış bedeli üzerinden indirimin (satış tarihindeki değer kaybının) 620.326 TL mertebesinde olduğu, davacının müterafik kusur indirimi yapıldığında nihai değer kaybının ise 310.163 TL olarak hesaplandığı şeklinde tespitte bulundukları görülmüştür.
Hukuki düzenlemeler ve yüksek mahkeme kararları incelendiğinde; 6102 sayılı TTK'nın ticari satış ve mal değişimi başlıklı 23. Maddesi " - (1) Bu maddedeki özel hükümler saklı kalmak şartıyla, tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde de Türk Borçlar Kanununun satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümleri uygulanır.
a) Sözleşmenin niteliğine, tarafların amacına ve malın cinsine göre, satış sözleşmesinin kısım kısım yerine getirilmesi mümkün ise veya bu şartların bulunmamasına rağmen alıcı, çekince ileri sürmeksizin kısmi teslimi kabul etmişse; sözleşmenin bir kısmının yerine getirilmemesi durumunda alıcı haklarını sadece teslim edilmemiş olan kısım hakkında kullanabilir. Ancak, o kısmın teslim edilmemesi dolayısıyla sözleşmeden beklenen yararın elde edilmesi veya izlenen amaca ulaşılması imkânı ortadan kalkıyor veya zayıflıyorsa ya da durumdan ve şartlardan, sözleşmenin kalan kısmının tam veya gereği gibi yerine getirilemeyeceği anlaşılıyorsa alıcı sözleşmeyi feshedebilir.
b) Alıcı mütemerrit olduğu takdirde satıcı, malın satışına izin verilmesini mahkemeden isteyebilir. Mahkeme, satışın açık artırma yoluyla veya bu işle yetkilendirilen bir kişi aracılığıyla yapılmasına karar verir. Satıcı isterse satış için yetkilendirilen kişi, satışa çıkarılacak malın niteliklerini bir uzmana tespit ettirir. Satış giderleri satış bedelinden çıkarıldıktan sonra artan para, satıcının takas hakkı saklı kalmak şartıyla, satıcı tarafından alıcı adına bir bankaya ve banka bulunmadığı takdirde notere bırakılır ve durum hemen alıcıya ihbar edilir.
c) Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır. " hükmüne haizdir.
6098 Sayılı TBK'nın 223. Maddesi " Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır.Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır." hükmüne haizdir.TBK'nın 219 maddesi gereği satıcı alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki yada ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumludur. Ayrıca satıcı bu ayıpların varlığını bilmese bile bunlardan sorumlu olacağı hükme bağlanmıştır. Alıcının seçimlik hakları TBK'nın 227. Maddesinde sayılmış olup buna göre " Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:
1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.
2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.
3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere
satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.
4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.
Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.
Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir.
Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir.Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir." hükmünü getirmiştir.Satıcının alıcıya karşı satılanda bildirdiği nitelikler ile satılanın kullanım amacı bakımından değerini veya ondan beklenen faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan niteliklerin bulunmamasından doğan sorumluluğuna ayıptan doğan sorumluluk denir. Ayıptan sorumluluğun doğması için satıcının kusurlu olması şart değildir. Satılan şeyde satıcının bildirdiği bir niteliğin veya dürüstlük kuralına göre bulunması gereken bir niteliğin mevcut olmamasına ayıp denir. Kısaca ayıp bir şeydeki nitelik eksikliğidir. Alıcının hatta herkesin satılan şeyde mahiyeti icabı her hangi bir anlaşmaya gerek olmaksızın dürüstlük kuralı gereğince bulunması gereken , beklenen nitelikler vardır. Bunlara beklenen nitelikler veya bulunması gereken nitelikler denir.Yargıtay -----HD. ---- Esas----- Karar sayılı ilamında "...Bölge Adliye Mahkemesince; tüm dosya kapsamına göre, araçtaki ayıpların gizli ayıp niteliğinde olduğu, aracın her servise götürülüşü ayıp ihbarı niteliğinde olduğundan, davalı vekilinin bu husustaki istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği, davalı vekilinin keşif sırasında aracın onarıldığının tespit edildiğini istinaf sebebi olarak ileri sürdüğü, bilirkişi raporunda kullanım süresine bağlı olarak arızanın tekrarlanmasının mümkün olabileceği belirtildiğinden bu husustaki istinaf sebeplerinin de yerinde görülmediği gerekçesiyle istinaf isteğinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir..." belirtmiştir. ----BAM ----. HD-----Sayılı ilamında ".... Somut olayda; davalı tarafından 18.03.2015 tarihinde davacıya satışı yapılan araçtaki paslanma ve boya kusurları nedeniyle davacı tarafından aracın 07.07.2015 tarihinde servise getirildiği, araçtaki ayıbın gizli ayıp, yani kullanımla ortaya çıkan ve basit bir gözden geçirmeyle tespit edilemeyecek nitelikte bir ayıp söz konusu olduğundan, ayıp ihbar süreleri bakımından TTK’nın 23. maddesi hükmü değil, TBK’nın 223. maddesi hükmünün uygulanması gerektiği, dolayısıyla ayıp ihbarının süresinde olduğu kabul edilmelidir..." belirtmiştir. ---- BAM ----.Hukuk Dairesi'nin -----Esas ve ----- Karar sayılı ilamında "6102 sayılı TTK'nun 23/1-c maddesi gereğince; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda 6098 sayılı TBK'nın 223/2. maddesi uygulanır. TBK’nın 223. maddesine göre; alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. TBK'nın 225. maddesine göre de, satıcının ağır kusurlu olması halinde, ayıbın kendisine süresinde bildirilmediğini ileri sürerek sorumluluktan kurtulması mümkün değildir.
Aracın motor arızaları nedeniyle, araçtaki ayıbın gizli ayıp, yani kullanımla ortaya çıkan ve basit bir gözden geçirmeyle tespit edilemeyecek nitelikte bir ayıp söz konusu olduğundan, ayıp ihbar süreleri bakımından TTK’nın 23. maddesi hükmü değil, TBK’nın 223. maddesi hükmünün uygulanması gerektiği, davacı tarafça da bir çok kez bu nedenle davalının yetkili servisine başvuru yapıldığı, ayrıca pert hale gelmiş aracın hasarsız kaydıyla satışının yapıldığı, bu durumda TBK'nın 225. maddesi hükmüne göre tacir olan ve bu işi profesyonel olarak yapan davalının ağır kusurlu kabul edilmesi gerektiği anlaşılmasına göre, davacının ayıp ihbarının süresinde yapıldığı kabul edilmelidir." şeklinde belirtildiği görülmektedir.
Bu açıklamalar ışığında; alınan denetime uygun raporda tespit edildiği üzere araçtaki ayıp gizli ayıp kapsamındadır. 6098 sayılı TBK'nın 219/2. Madde ve fıkrası " satıcı bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur " hükmüne haizdir. Arızanın karakteristiğinin zaman içinde ortaya çıkan nitelikte olduğu tespit edildiğinden ne zaman nerede ortaya çıkacağı belirsiz olup ve üretim kaynaklı ayıp olduğu açıktır. Davalı satıcı bu ayıbı bilmese dahi kanun hükmü gereği alıcıya karşı sorumludur. Ayıbın kendisinden değil üreticiden kaynaklandığını ileri sürerek satıcının sorumluluktan kurtulması mümkün değildir.Tüm dosya kapsamından; davalı tarafından davacıya satılan aracın rayiç değerinden satıldığı, araçta gizli ayıp bulunuğu, satıcının sorumluluğu üreticiye atarak sorumluluktan kurtulamayacağı, nitekim TBK'nın 219/2 madde ve fıkrasının da bu hususu düzenlediği, netice itibarı ile davacı aracı satın aldıktan sonra söz konusu turba şarj ünitesi arızasından kaynaklı uyarı vermediğinden motorun ana yataklarında hasarın meydana geldiği, davacının satış bedelinden indirim talep etmesinin dosya kapsamına uygun olduğu, bilirkişi raporunda 620.326,00 TL olarak tespit edildiği, bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu, bilirkişi raporunda her ne kadar %50 oranında müterafik kusur indirimine ilişkin görüş bildirilmiş ise de; davaya konu araçta gizli ayıp bulunduğu, aracın davacı yanca 15.126 km kullandığı, turbo şarj ünitesi yatağından emme kanalına yağ geçmesine dayalı olarak yağ eksiltmesine rağmen bakım onarım eksikliği nedeniyle düşük yağ uyarısı vermeyen aracın motorunun yetersiz yağlamaya dayalı olarak hasara uğradığı anlaşılan araçta periyodik bakımın 24 aylık süre ve 34.000 km'lik kullanımda olduğu, km olarak bakım zamanı gelmiş ise de arızanın temel nedeninin bu durum olmadığı, aracın uyarı vermediği ve gizli alıp kaynaklı olması nazara alındığında davacı yönünden % 20 oranında indirim yapılması dosya kapsamına uygun bulunarak davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Bilirkişi tarafından belirlenen bedel üzerinden hakkaniyet indirimi yapılması nedeniyle davalı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Davalı yanca ----- BAM -----. H.D.'nin-----. Sayılı karar emsal kararda müterafik kusur nedeniyle reddedilen miktar bakımından vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği belirtilmiş ise de belirtilen yüksek mahkeme karar incelenmiş, poliçenin düzenlenmesinde beyan yükümlülüğüne aykırı davranılması söz konusu da olduğundan somut olayda emsal alınmamıştır.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 496.260,80 TL maddi tazminatın dava tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen 496.260,80 TL lik kısım yönünden alınması gereken 33.899,57 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL peşin harç ile 10.576,54 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 23.053,18 TL karar harcının davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 78.439,12 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan toplam 15.000,00 TL bilirkişi ücreti, 269,85 TL peşin harç, 10.576,54 TL ıslah harcı ve 160,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 26.006,39 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer OLMADIĞINA,
5-3.120,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekili, davalı vekili ve ihbar olunan vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!