Eski ortak alacağının yabancı para üzerinden icra takibinin dayanağı olmadığı gerekçesiyle itirazın iptali davasının usulden reddi.
Özet: Eski ortak olan davacı, şirkete verdiği borçtan kaynaklandığını iddia ettiği 1.613.794,82 TL alacak için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiş; ancak ilk derece mahkemesi, takibin yabancı para (Euro) cinsinden başlatılmasına rağmen alacağın Türk Lirası olduğunun tespiti ve davacının Euro cinsinden borç verildiğini ispat edememesi nedeniyle usulüne uygun bir icra takibi bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar vermiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████ EsasKARAR NO
: █████████ KararT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNUMARASI
: ███████ Esas - ████████ KararTARİH
: █████/2025DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
: █████/2025İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in davalı firmanın kurucu ortağı olarak şirket kuruluşunda yer aldığını ve 3 yıl süre ile temsile yetkili seçildiğini, daha sonra yönetim kurulu olarak karar alındığını ve █████/2018 tarihli yönetim kurulu kararı ile şirketin "Tek Pay Sahipli Anonim Şirket" olarak faaliyetine devam etmesine karar verildiğini fakat müvekkili ...'in yönetim kurulu başkanı olduğu dönem davalı şirkete borç olarak aktardığı bedelleri alamadığını, müvekkilinin davalı şirketten olan alacağının davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında 331. Ortaklara Borçlar hesabında yer aldığını, müvekkili ...'in yönetim kurulu başkanı olduğu dönemde davalı şirkete borç olarak aktardığı bedelleri alamadığından İstanbul 6. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında 3.109.900,00-₺'lik alacağının tahsili için icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın icra takibine yapmış olduğu itirazın haksız ve mesnetsiz olduğunu, ayrıca her ne kadar icra takibi 3.109.900,00-₺ olarak başlatılmış ise de fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile alacağın şimdilik 1.613.794,82-₺'lik kısmının talep edildiğini belirterek tüm bu sebeplerden dolayı davalı tarafın icra takibine itirazının iptali ile takibin devamına ve davalının icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davalı şirketin eski hissedarı olan ...'in davalı şirketteki hisselerini ...'e devir ettiğini, bu devir ile birlikte davalı şirketteki iş bu 1.613.794,82 TL tutarlı alacağını da ...'e devir etmiş olduğunu, dolayısı ile davalı şirketten hiçbir alacağı bulunmadığını, icra takibinin haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddine ve davacının kötü niyet tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
:İlk Derece Mahkemesi █████/2025 tarih ve ███████ Esas - ████████ Karar sayılı kararında; "Somut olayda, davacının davalı şirketten var olduğunu iddia ettiği alacağına dayalı olarak Euro cinsinden takip başlattığı ve takipte yabancı para alacağını fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden TL'ye çevrilerek tahsilini talep ettiği; ancak eldeki itirazın iptali davasını 1.613.794,82 TL üzerinden açtığı, mahkememizce yaptırılan mali bilirkişi incelemeleri neticesinde de davalı şirket defterlerine göre davacının davalı şirketten 1.613.794,82 TL muhasebesel yönden alacaklı göründüğü, ancak bu tutarın pay devri sonrası payı devralan yeni ortağın şirketten olan alacaklar hesabına virman edildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin █████/2024 tarih, ████████ esas, █████████ karar sayılı ilamı ve HMK'un 31 maddesi doğrultusunda, davacıya takibe konu edilen alacağın yabancı para cinsinden mi Türk Lirası cinsinden mi olduğunu ve ne sebeple Euro üzerinden takip başlatıldığının açıklatılması ve bu hususta delillerin sunulmasının sağlanması hususunda tensiben süre verilmiş, davacı vekili █████/2025 tarihli beyan dilekçesinde özetle, huzurdaki dosyanın mesnedini oluşturan icra takibinde müvekkilinin alacağı temlik aldığı... tarafından davalı şirkete muhtelif tarihlerde borç olarak verilen bedellerin alacak konusu edildiğini, ... tarafından şirkete Euro olarak bu bedeller ödendiğinden dolayı icra takibinde de 500.000,00 Euro olarak belirtildiğini, fakat yalnızca asıl alacağın Euro olarak belirtilmiş olup Euro üzerinden başlatılan bir takip söz konusu olmadığını bildirdiği, ancak Mahkememizce, Bölge Adliye Mahkemesi'nin kaldırma kararından sonra yapılan yargılama ve inceleme neticesinde davacı tarafça dava konusu icra takibinin Euro üzerinden başlatıldığının açık ve net olduğu, ancak yaptırılan bilirkişi incelemesi ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, taraflar arasındaki alacağın Türk Lirası cinsinden bir alacak olduğu, davacı vekilinin ... tarafından bedellerin şirkete Euro olarak ödendiği yönündeki soyut beyanını ispata yarar bir delil de bulunmadığı, böylelikle takibin yabancı para cinsinden başlatılması hususunun sebep ve dayanağı bulunmadığından usulüne uygun olarak başlatılmış bir takibin varlığından söz edilemeyeceği sonuç ve kanaatine varılmakla itirazın iptali davası bakımından özel dava şartının mevcut olmadığı anlaşılmış, 6100 sayılı HMK’nın 114/2 ve 115/2. maddeleri gereğince davanın usulden reddine ve AAÜT'sinin 7/2 maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verildiği gözetilerek davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmek suretiyle aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir."gerekçesi ile, ''1-Davanın usulden REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı ...İmalat İthalat İhracat Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davacı ...İmalat İthalat İhracat Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararı hatalı ve eksik incelemeye dayalı olup usul ve yasaya aykırılık teşkil etmekte olduğunu; bu nedenle iş bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurma zorunluluğunun hasıl olduğunu, Dosyanın mesnedini oluşturan icra takibinde müvekkilinin alacağı temlik aldığı... tarafından davalı şirkete muhtelif tarihlerde borç olarak verilen bedellerin alacak konusu edildiğini; ... tarafından şirkete Euro olarak bu bedeller ödendiğinden dolayı icra takibinde de 500.000,00 Euro olarak belirtildiğini fakat asıl alacağın yalnızca Euro olarak belirtilmiş olup Euro üzerinden başlatılan bir takip söz konusu olmadığını; talep edilen alacağın takip tarihinde Türk Lirasına çevrilerek TL üzerinden takip başlatıldığını; bu hususun esasen takip talebinde belli olduğunu fakat yerel mahkeme gerekçeli kararında; "davacının davalı şirketten var olduğunu iddia ettiği alacağına dayalı olarak Euro cinsinden takip başlattığı ve takipte yabancı para alacağını fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden TL'ye çevrilerek tahsilini talep ettiği" şeklindeki tespiti tamamen eksik incelemeye dayalı olarak yapılmış bir tespit olduğunu; takip taleplerinde yabancı para alacağını fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden TL'ye çevrilerek tahsilini talep edildiği şeklinde bir ibare bulunmamakta olduğunu; yalnızca faiz açıklamasında fiili ödeme tarihine kadar asıl alacağa işleyecek yıllık %5 Euro faizinden bahsedilmekte olduğunu; yoksa asıl alacağın fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden tahsilinin talep edildiğine yönelik bir ibare olmadığını, icra takibinde alacağın fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden ülke parası ile ödenmesi şeklinde açık bir talep bulunmadığından takibin takip tarihi itibarıyla alacağın TL karşılığının talep edildiği sonucu ortaya çıkmakta olduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ███████-1072 E. ████████ K. Ve 10.04.2013 tarihli kararında "..Alacaklı takip talepnamesi ile seçim hakkını vade veya takip tarihi itibarıyla kullanmış ise , sonradan fiili ödeme günündeki kur üzerinden hesaplama yapılmasını isteyemez..." denilmekte olduğunu; davaya konu icra takibinde de seçimlik hakkın TL üzerinden kullanıldığı sonucu ortaya çıkmakta olup daha sonra değiştirilmesi gibi bir durum da söz konusu olmadığını, Talebin TL olarak yapılmasını ve yine davanın TL üzerinden kısmi açılmasının bir diğer nedeni de temlik eden... alacağının davalı şirket defter ve kayıtlarında TL olarak işlenmesi olduğunu; görülen davada ispat yükü taraflarında bulunduğundan davalının defterlerinde yer aldığı şekilde ve bu bedel üzerinden talep edilmesinde hukuki yarar görüldüğünü ve bu nedenle icra takibinde belirtilen tam rakam üzerinden değil defter kayıtlarında yer aldığı şekilde kısmi olarak alacak talebinde bulunulduğunu; yoksa icra takibinde Euro üzerinden alacak talep edilerek dava dosyasında da TL üzerinden talep edilme şeklinde bir durum söz konusu olmadığını, Yerel mahkemenin gerekçeli kararında emsal gösterdiği Yargıtay 11.Hukuk Dairesine ait kararın görülen dava ile örtüşmemekte olduğunu; söz konusu kararda yabancı para üzerinden takip yapılması ve mahkemenin de yabancı para üzerinden karar vermesi durumu söz konusu olduğunu; fakat görülen dosyaya konu icra takibinin yabancı para üzerinden başlatılmamış olup alacağın temelindeki paraların şirkete Euro olarak gönderilmesinden dolayı sadece asıl alacak Euro üzerinden belirtildiğini fakat TL 'ye çevrilerek TL üzerinden talepte bulunulduğunu, TBK 99/3 maddesinde ; "...Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir." denilmekte olduğunu; dolayısıyla burada alacaklıya seçimlik bir hak tanındığını; icra takibi başlatılırken talep tarihindeki TL değeri üzerine talepte bulunularak bu şekilde takip başlatıldığını; alacağın fiilî ödeme günündeki kur üzerinden tahsil edilmesi şeklinde bir talep bulunmamakta olduğunu, İleri sürerek, yukarıda arz ve izah edilen nedenler ile re'sen göz önüne alınacak nedenler muvacehesinde; İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi ███████ E. ███████ K. ve 30.04.2025 tarihli ilam hakkında istinaf kanun yoluna başvuru taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının KALDIRILMASINA ve davanın KABULÜNE, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; temlik eden davacı ...'in ortağı olduğu dönemde şirkete verdiğini iddia ettiği borçların tahsili amacıyla başlattığı ilamsız takibe vaki itirazın kısmen iptali ve inkar tazminatı istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı tarafından yapılan istinaf başvurusu dairemizin ████████ esas, █████████ karar sayılı ve █████/2024 tarihli ilamı ile kabul edilmiş, mahkeme kaldırma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonrası davanın özel dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; dava konusu takibin Euro cinsinden başlatılmamış olduğu, alacağı kendilerine temlik eden dava dışı ...'in davalı şirkete 500.000,00-Euro borç verdiği, bu nedenle takipte Euro cinsinden bedel gösterilmiş ise de, aslında TL cinsinden takip yapıldığı, nitekim davalı şirket ticari defterlerinde alacak TL cinsinden görüldüğünden itirazın iptali davasının da TL cinsinden açıldığı, davanın kabulü gerektiği yönündedir. ... tarafından takip ve dava konusu alacağın Beşiktaş 9 Noterliği'nin █████/2020 tarihli ve ... yevmiye numaralı alacağın temliki sözleşmesi ile temlik alan davacı Esenyat Şirketi'ne temlik edildiği anlaşılmıştır. Davalı Şirket'in sicil kayıtları incelendiğinde, şirketin █████/2017 tarihinde 50.000,00-TL sermaye ile ... ve dava dışı ... tarafından, her bir ortak 25.000,00-'er-TL sermaye karşılığı 25.000'er adet paya sahip olacak şekilde kurulduğu, ...'in üç yıl süre ile şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili yönetim kurulu başkanı olarak belirlendiği, anlaşılmıştır. Dosyaya mübrez █████/2018 tarihli pay senedi devir sözleşmesi kapsamından, ...'in şirketteki 25.000 adet nama yazılı payın tamamını █████/2018 tarihinde ...'e 25.000,00-TL karşılığında tüm hak ve vecibeleri ile birlikte, gayrı kabili rücu olarak devrettiğini, ...'in 25.000 adet payı devraldığını beyan ettiği, belgenin taraflarca imzalandığı anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan █████/2018 tarihli yönetim kurulu kararı ile bu devrin pay defterine işlenmesine, devir sonucu 50.000 adet payın tamamının ...'e ait olduğuna karar verildiği, kararın █████/2018 tarihinde sicile tescil ve █████/2018 tarihinde ilan edildiği, böylece ...'in ortaklıktan ayrıldığı, ...'in ise şirketteki nama yazılı paylarının tamamını dava dışı ...'a devrederek ortaklıktan ayrıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece davalı şirket defterleri üzerinde iki ayrı mali bilirkişiye inceleme yaptırılmış olup, bu raporlara ek tapılan davalı şirketin 2018 yılı Defteri Kebir'inde ortaklara borçlar hesabı kısmı dairemizce incelendiğinde, 331 nolu ortaklara borçlar hesabı altında ...'in hesap kodunun 331.01, ...'in hesap kodunun 331.02 olduğu, █████/2018 pay devir tarihinde ...'in şirketten 1.613.794,82-TL alacaklı göründüğü, █████/2018 tarihinde bu tutarın hisse devri açıklaması ile ...'in 331.02 hesabına muhsabesel olarak aktarıldığı tespit edilmiştir. Sicil kayıtlarına göre bu tarihte şirketin tek ortağı ve yönetim kurulu başkanı ...'dir. 6098 Sayılı TBK'nun 99/1 fıkrası uyarınca konusu para olan borç Ülke parası ile ödenir. Maddenin 99/2 fıkrasına göre borcun yabancı para birimi ile ödenmesi kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç değer üzerinden ülke parası ile ödenir. Maddenin 99/3 fıkrası uyarınca yabancı para alacaklısı, sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen başka bir ifade bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi halinde, alacağının aynen, veya vade tarihinde yahut fiili ödeme tarihinde rayiç olan kur üzerinden ülke parası ile ödenmesini talep edebilir. Bu halde yabancı para alacaklısına seçimlik bir yetki tanınmıştır. Bu seçimlik yetki kullanılmakla tükenir (Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin ██████████ esas, █████████ karar sayılı █████/2018 tarihli; █████████ esas, █████████ karar sayılı, █████/2018 tarihli ilamları). İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı, alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurul unun ███████-1634 Esas - ████████ Karar sayılı ilamı). Usulüne uygun bir takibin varlığı itirazın iptali davaları bakımından dava şartı olduğundan, yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin ████████ esas, █████████ karar sayılı █████/2023 tarihli kararında da belirtildiği üzere, Türk Lirası cinsinden bir alacağın yabancı para üzerinden takibe konulması halinde, usulüne uygun olarak başlatılmış bir takibin varlığından söz edilemez. Dava konusu takip dosyası kapsamından, temlik eden davacı ...'in davalı şirket aleyhine 500.000,00-Euro alacağın 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesine göre fiili ödeme tarihine dek işletilecek faizi ile tahsili amacıyla ve "muhtelif tarihlerde şirkete verilen borç" açıklaması ile ilamsız takip başlattığı, takip tarihindeki harca esas değerin 3.109.000,00-TL olarak gösterildiği, davalının takibe itirazı üzerine eldeki davanın █████/2020 tarihinde ve 1.613.794,82-TL alacak yönünden itirazın iptali istemi ile açıldığı, mahkeme gerekçesinde de belirtildiği üzere takibin Euro cinsinden başlatılmış olduğu, davacı yanın aksi yöndeki istinaf sebebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece dairemizin kaldırma ilamı doğrultusunda davacı vekiline; takibe konu edilen alacağın yabancı para cinsinden mi Türk Lirası cinsinden mi olduğunu ve ne sebeple Euro üzerinden takip başlatıldığının açıklaması ve bu hususta delillerini sunması, ayrıca itirazın dava değeri olarak gösterdiği 1.613.794,82 TL üzerinden mi, yoksa Euro üzerinden mi iptalini talep ettiğini açıklaması hususunda iki haftalık kesin süre verilmiş, davacı vekilinin █████/2025 tarihli beyan dilekçesinde; icra takibinde alacağın fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden ülke parası ile ödenmesi şeklinde açık bir talep bulunmadığından takibin takip tarihi itibarıyla alacağın TL karşılığının talep edildiği sonucunun ortaya çıktığı, takibin Euro cinsinden olmadığı, talebin TL üzerinden yapıldığı ve davanın da TL üzerinden kısmi olarak açıldığı beyan edilmiş, temellük edilen alacağın Euro cinsinden olduğuna dair herhangi bir delil de sunulmamıştır. Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde; davacının davalı şirketten Euro cinsinden alacağı bulunduğunu, alacağın temellük edildiği ... tarafından davalı şirkete Euro cinsinden borç verildiğini gösterir ispata elverişli hiçbir delil sunmadığı, davacı iddiasının aksine takibin Euro cinsinden başlatılmış olduğu, davacının temellük ettiğini ileri sürdüğü alacağın davalı şirket defterlerinde 1.613.794,82-TL olarak kayıtlı bulunduğu, Türk Lirası cinsinden bir alacağın yabancı para üzerinden takibe konulması halinde, usulüne uygun olarak başlatılmış bir takibin varlığından söz edilemeyeceği, buna göre mahkemece davanın özel dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, davacı yanın aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından davacı yanın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere █████/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.