Önceki markasına dayanarak benzerlik ve kötü niyet iddiasıyla açılan marka hükümsüzlüğü davasında, tarafların sınıf farklılığı ve kullanım iddiaları tartışılıyor.
Özet: Etkinlik ve teknoloji kiralama hizmetleri sunan davacı şirket, önceki tescilli markasına dayanarak davalı şirket markasının benzerlik nedeniyle karıştırılma ihtimali taşıdığını, kötüniyetle tescil edildiğini ve kendisinin 35. sınıfta üstün ve öncelikli hak sahibi olduğunu ileri sürerek davalı markasının tüm sınıflarda hükümsüzlüğünü talep ederken; davalı şirket ise markalarının farklı sınıflarda ve hizmet alanlarında tescilli olduğunu, kısmi ret ile benzerlik sorununun giderildiğini, kötü niyetli olmadığını ve davacının markasını fiilen kullanmadığını savunarak davanın reddini istemektedir.

T.C.

İSTANBUL
1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO
:████████ Esas
KARAR NO
:████████
DAVA
:Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
:█████/2024
KARAR TARİHİ
:█████/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
İDDİA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ... Hiz. Tic. Ltd. Şti.’nin 1996 yılından bu yana etkinlik hizmetleri, firmaların etkinliklerine teknoloji temini hizmetleri, etkinliklere led poster kiralama, ipad kioks kiralama, kioks, totem, dokümantik ekran, yazıcı, flipchart, turnike, bilgisayar, led ekran, tablet, projeksiyon, fotokopi, mobil hat vb. cihaz kiralama hizmetleri, canlı yayın çözümleri, konferans çözümleri, alanlarında hizmet vermekte olup sektöründe lider konumda olduğunu, 1996 yılında etkinlik sektöründe hizmet sunmaya başlayan Şirketin, ilerleyen süreçte sektörün önde gelen hizmet firmalarından biri olduğunu, davacının hizmetlerinin https://.../ sitesinde detaylı bir şekilde yer aldığını, davacı şirketin önceki tarihli 2017/... tescil numaralı markası ile davalı şirketin 2021/... başvuru numaralı ibareli marka arasında karıştırılma ihtimali doğacak nitelikte benzerlik olduğunun Türkpatent tarafından tespit edildiğini ve marka başvurusunun kısmen reddine karar verildiğini, ancak markanın kalan diğer mal ve hizmetler üzerinde tescili ve kullanımı, davacı şirketin önceye dayalı marka hakkını ihlal eder nitelikte olduğundan huzurdaki dava ile tümden hükümsüzlüğünün talep edilmesini gerekli kıldığını, davacıya ait markadaki 35. Sınıf ile davalıya ait markadaki 41. Sınıfın da benzer olduğunu, davacı markasını 35. Sınıf üzerinde de ihdas ve istimal ettiğinden ve maruf hale getirdiğinden; üstün ve öncelikli hak sahibi olduğunun kabulü ile davalı şirketin marka tescilinin SMK madde 6/3 delaletiyle 25/1 maddesi uyarınca da hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, davalı şirketin, davacı şirketin Türkiye’de uzun yıllardır yoğun şekilde kullandığını, “...’’ ibaresi üzerinde; üstelik davacı şirketin aktif olarak kullandığı ürün sınıfları kapsamında gerçekleştirdiği marka tescilinin tesadüfen olarak değerlendirilmesi olanağı bulunmadığını, davalı şirket tescilinin kötüniyetli olduğunu beyan ederek davalı şirket adına tescilli 2021/... başvuru numaralı ibareli markasının 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (“SMK”) Madde 5/1-ç, 6/1, 6/3 ve 6/9 maddeleri uyarınca tüm sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne, davalı şirket tarafından kullanılan https://.../ ibareli alan adlı internet sitesinin kapatılmasını, tedbire ve hükümün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
SAVUNMA
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; markalarının farklı sınıflarda tescilli olduğu gibi hizmet verdikleri alanların da birbirinden farklı olduğunu, Davalı Şirket’in organizasyon pazarlama, iletişim, strateji ve yönetim hizmetleri ve danışmanlığı alanında faaliyet yürüttüğünü, Davalı Şirket’in amacının etkinlik organize eden kurum ve şahısların işlerini ve etkinliklerini daha iyi yönetmelerini sağlamak olduğunu, yazılım, bilgisayar program, teknolojik araç/alet satışı ve kiralamasının Davalı Şirket’in hizmet alanına girmediğini, davacı Şirket’in asıl iş olarak etkinliklere elektronik emtia kiralama işi yapmakta olduğunu, faaliyet alanlarının farklı olmasının bir sonucu olarak karşılaştırmaya konu markaların sınıflarının da birbirinden farklı olduğunu, Müvekkili Şirket markasının 9., 41., ve 42. Sınıfta tescilli iken Davalı Şirket markasının 35. Sınıfta tescilli olduğu, iki markanın aynı veya aynı türdeki mal ve hizmetlere ilişkin olmadığından bu kapsama dahil edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili Şirket’in itirazı sonucu, Davalı Şirket marka başvurusunun 35. Sınıf içerisinde yer alan belli başlı kullanım alanlarından reddedildiği, bu karar ile karışıklığa yol açacak durumun ortadan kaldırıldığını, markanın tümden hükümsüzlüğünün istenilmesinin kötü niyetin başka bir tezahürü olduğunu, davalı Şirket’in kötüniyetli olmadığını, itiraz başvurusuna kadar Müvekkili Şirketin markasından haberdar dahi olmadığını, Davalı Şirket’in https://... alan adını kullanarak kendi web sitesini 21.12.2021 tarihinde açtığını, Davalı Şirket’in davaya mesnet markasının kısmen veya tamamen ciddi olarak kullanılmadığını, bu nedenle kullanıma dair ciddi kullanım ispatı istenilmesini talep ettiklerini, Davalı Şirket ve Davacı Şirket markalarının birbirinden farklı sınıflarda tescilli olduğu gibi hizmet verdikleri alanların da birbirinden farklı olduğunu, davacı Şirket’in markasını Türkiye’de fiili olarak kullanmadığı, buna dair Türk Patent nezdinde iptal başvurusunda bulunulduğunu, davacı Şirket sahibinin instagram kısmındaki ve internet sitesindeki içerikleri değiştirdiğini, 06.09.2024 tarihli delil dilekçesindeki faturaların dava tarihinden sonraki tarihlere ait olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
:
Dava konusu uyuşmazlık; Davalı adına 2021/... tescil nolu ''...'' markasının SMK 5/1-Ç, 6/1-3-9 mdlerine göre hükümsüzlüğü, erişimin engellenmesi, hükmün ilanı kapsamında açıldığı anlaşılmaktadır.
Davanın açılmasını müteakip davacının dava, davalının cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, duruşmada hazır olanlar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, arabuluculuk kurumundan faydalanmak istenilmediğinden tahkikat duruşmasına devam olunmuş, tarafların beyanlarında geçen deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, HMK 184.madde kapsamında hazır olanlardan tahkikat ile ilgili beyanları sorulmuş, HMK 186. madde kapsamında ise karar duruşmasında hazır olanlardan esas ile ilgili son diyecekleri sorulmuştur.
HMK 266. Madde kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişiler ... tarafından düzenlenen █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacıya ait olduğu belirtilen bahsi geçen “www....” internet web sitesinin güncel olarak kullanımda ve aktif olduğu, alan adının whois (sahip) bilgileri kontrol edildiğinde bu alan adının 07.06.2000 tarihinde kayıt olunduğu ve internet sitesinin içerikleri detaylıca incelendiğinde genel olarak “...” adıyla “Bilgi Teknolojileri ve Etkinlik Teknolojileri” sektörlerine dair faaliyetler ile ilgili internet sitesi olarak kullanıldığı, Davacıya ait olan ilgili internet web sitesinin “www....” adresinde davacı tarafından beyan etmiş olduğu gibi uzun yıllardan bu yana yoğun bir şekilde kullanıp kullanılmadığını tespit edebilmek adına dünyanın en önde gelen web arşiv sistemi üzerinden yapılan inceleme sonucunda ilgili internet sitesinin 2001 yılından bu yana arşiv kayıtlarına ulaşıldığı, ancak 2001 ile 2014 yılları arasında alan adı satışı yapan bir kurum / kuruluş tarafından alan adını alıp satışa koymuş olduğu, 2015 yılından bu yana davacı tarafından “...” adıyla “Bilgi Teknolojileri ve Etkinlik Teknolojileri” sektörlerine dair faaliyetler ile ilgili internet sitesi olarak kullanıldığı tespit edildiği, davalıya ait olduğu belirtilen bahsi geçen “...” internet web sitesinin güncel olarak kullanımda ve aktif olduğu, alan adının whois (sahip) bilgileri kontrol edildiğinde bu alan adının 17.10.2018 tarihinin kayıt olunduğu, alan adı sahibinin “... ... LTD STİ” isimli firma adına kayıt edildiği ve internet sitesinin içerikleri detaylıca incelendiğinde genel olarak “...” adıyla “Bilgi Teknolojileri ve Etkinlik Teknolojileri” sektörlerine dair faaliyetler ile ilgili internet sitesi olarak kullanıldığı, davalıya ait olan ilgili internet web sitesinin “...” adresinde davalı tarafından ne zamandan bu yana kullanıp kullanılmadığını tespit edebilmek adına dünyanın en önde gelen web arşiv sistemi üzerinden yapılan inceleme sonucunda ilgili internet sitesinin 2015 yılından bu yana arşiv kayıtlarına ulaşıldığı, ancak 2015 ile 2018 yılları arasında alan adı satışı yapan bir kurum / kuruluş tarafından alan adını alıp satışa koymuş olduğu, 2019 yılından bu yana davacı tarafından alan adının kullanıma aldığı ancak 2024 yılına kadarki arşivlerde sadece sitenin “Yakında Yayında” olacağına dair bilgilendirmenin yer aldığı 2024 yılından sonraki arşivlerde “...” adıyla “Bilgi Teknolojileri ve Etkinlik Teknolojileri” ile ilgili haberlerin yayınladığı internet sitesi olarak kullanıldığı tespit edildiği, Taraflara ait, www.... ve ... benzer sektörlerde faaliyet gösteriyor ancak sundukları hizmetler açısından bazı farklar bulunuyor olduğu gözlemlenmiş olup detayları bilişim değerlendirme kısmının 3.5 maddesinde belirtildiği, Yerinde inceleme sırasında görülen ve Dosya muhteviyatında bulunan 2023 ve 2024 yıllarında kesilen faturaların, davacı tarafından papor örneğine derc ettikleri fatura örneğindeki gibi “Ürün Kirası” açıklaması ile kesildikleri, Faturaların sağ üst köşesinde ... şekil logosunun kullanıldığı , Davalı adına tescilli olan 2021/... başvuru numaralı “...” ibaresini ihtiva eden markanın SMK m. 5/1-ç bakımından hükümsüzlük koşulunun oluştuğundan bahsedilemeyeceği, SMK m. 6/1 bakımından ise 35. Sınıfta; “ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri” hizmetlerinde hükümsüzlük koşulunun oluştuğunun değerlendirilebileceği, davalı yana ait dava konusu markanın SMK 6/3 hükmü kapsamında hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığı kanaatinin heyetlerinde hakim olduğu, Dosya münderecatından davalı yanın dava konusu marka başvurusunu gerçekleştirir iken kötü niyetli olduğunun anlaşılamadığı, konu hakkında nihai takdirin mahkememize ait olduğu hususunu beyan etmişlerdir.
Toplanan deliller, marka tescil belgesi, ticari sicil kayıtları,Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun yazıları, sunulu faturalar, HMK 266 madde kapsamında dosyadaki deliller ile uyumlu denetim ve Hüküm kurmaya elverişli Bilirkişiler ... tarafından düzenlenen █████/2025 tarihli bilirkişi raporları bir arada incelendiğinde;
2017/... kod numaralı 15.09.2017 başvuru tarihli markanın 09 / 41. ve 42. Sınıflarında 03.05.2018 tarihinde davacı ... adına tescilli olduğu , 2021/... kod numaralı 02.12.2021 başvuru tarihli markanın 35. Sınıf da 05.07.2023 tarihinde davalı yan ... adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.
Davalı yan davacı açısından kullanmama def’ini ileri sürmüşse de; mali kayıtlar üzerinde bilirkişi tarafından inceleme yapılmış , Davacı yanın gerek bilişim incelemesi ile yapılan kullanımlarının gerekse de mali veriler üzerinden yapılan kullanımlarının 2017/... başvuru numaralı davacı markasının tescilli olduğu 41.sınıfta “Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri” hizmetleri ve 42. sınıfta“yazılım tasarımı, kiralanması ve güncelleştirilmesi” hizmetlerini kapsadığı, bu hizmetler bakımından davacının davaya mesnet markasını kullandığı dolayısıyla kullanmama itirazının bu mal ve hizmet kapsamındaki emtilar yönünden yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
SMK 5/1-Ç ve SMK 61/1 maddelerine dayalı hükümsüzlük iddiasının incelenmesi:
SMK 5/1-ç) Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler. Şeklinde,
6/1. Hükmü ise ; (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa…” şeklinde markanın tescil edilmemesi gerekliliğini düzenlemektedir.
Davalı markası ile davacı markası “...” ve “...” ibarelerini ortak olarak ihtiva etmektedir. Bununla birlikte bu ibareye davacı markasında farklı olarak davalı tarafından iki ibare arasına sadece nokta işareti eklemiştir. Davacı markasında kelimelerin ilk harfleri büyük yazılmış, davalı markasında ise tüm harfler küçüktür. Karşılaştırma konusu markalar aynı şekilde sade ve düz yazı biçimi ile beyaz zemin üzerinde siyah harflerle yazılmıştır.
Karşılaştırmaya konu markalar da ... ve ... kelimelerinin arasında nokta işaretinin konulmuş olması ve kelimelerin ilk harflerinin davalı markasında büyük harflerle yazılmış olmasında ibaret olup söz konusu farklılıkların markaları birbirinden uzaklaştırmaya yetmediği, davacı markası ile davalı markasının ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu, davalı markası ile davacı markası arasında ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimalinin var olduğundan bahsedilebileceği hususu anlaşılmıştır.
Markaların benzer olmasının yanı sıra markaların tescilli oldukları mal ve hizmetlerin de benzer olması hükümsüzlük için aranan koşullardandır.
Markaların hangi mal ve hizmetler için tescil edildiği, keza davacının fiilen hangi emita sınıfında markasını kullandığı hususu bilirkişilerce raporda ayrıntılı olarak incelenmiş olup, davalı yanın kullanmama def’i kapsamında gerçekleştirilen incelemeler neticesinde davacının markasını sadece 41.sınıfta “Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri” hizmetleri ve 42.sınıfta “yazılım tasarımı, kiralanması ve güncelleştirilmesi” hizmetleri bakımından kullandığı, dolayısıyla davalı ile karıştırma ihtimali yaratan kullanımlarında bu mal ve hizmet sınıfları açısından İncelenmesi bilirkişilerce isabetli bir şekilde tespit edilmiştir.
SMK 5/1ç ve 6/1 kapsamında yapılan hükümsüzlük incelemesi neticesinde; 2021/... başvuru numaralı “...” ibaresini ihtiva eden davalı markasının SMK m. 5/1-ç bakımından hükümsüzlük koşulunun oluşmadığı, SMK m. 6/1 bakımından ise 35. Sınıfta; “ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri” hizmetlerinde hükümsüzlük koşulunun oluştuğu anlaşılmıştır.
SMK 6/3 Maddesi kapsamında Gerçek Hak Sahipliği Yönünden hükümsüzlük isteminin İncelenmesi:
Gerek mülga KHK gerekse 6769 sayılı SMK ile marka hukukumuzda tescil ilkesi kabul edilmiştir. Ancak tescil ilkesi kabul edilmesine rağmen sistemimiz getirilen istisnalar nedeniyle kullanma sistemine daha yakındır. Yargıtay da yerleşik uygulamasında gerçek hak sahipliği kuralını benimsemiş ve markayı ilk defa kullanıp ona ayırt edicilik kazandıranı gerçek hak sahibi olarak adlandırmıştır. Ancak bir kimsenin bir markayı sadece ilk defa kullanmaya başlaması ile o marka üzerinde önceye dayalı hak sahibi olduğu kabul edilemez.
Tescil edilmemiş markaya SMK ile koruma sağlanmasının sebebi sadece tescilsiz marka sahibinin markayı ilk kez kullanmaya başlaması değildir. Aksine markanın kullanımını haklı kılacak daha temel ve önemli bir sebep bulunmalıdır. Bu da markanın belli bir yer, bölge ve piyasada bilinir hale gelmesidir. Davacı yan dava konusu marka bakımından gerçek hak sahipliğini ortaya koyabilmek maksadıyla sunmuş olduğu ... ... ibaresini ihtiva eden davalı markasının başvuru tarihi olan 02.12.2021 tarihinden önceki tarihli kullanımları bilirkişilerce incelenmiş; Davacı Şirket’in ... kanalında 2017 yılından itibaren “...” markasının ve “... ...” markalı ürünlerinin tanıtımına ilişkin yayınlanan Türkçe reklam/tanıtım videoları, https://.../ web sitesinde yer alan markasal kullanım örnekleri, Davacı Şirket’in katıldığı ... ...’na ilişkin, 28-30 Kasım 2017 tarihli Fuar Gazetesinde Davacı Şirket’in “...” markasının habere konu olduğuna ilişkin gazete/haber kaydı, Davacı Şirket’in 2017, 2018 ve 2019 yıllarında “...” markası ile katılmış olduğu fuarlara ilişkin fotoğraflar, 14.02.2018 tarihli İngilizce dilinde hazırlanmış, Katılımcı kısmında ... ... ... yazan Fuar Katılım Sözleşmesi, 04 Kasım 2024 tarihli “... adresinde yapılan 2014 ile 2020 yılları arasındaki ... isimli organizasyona ... LTD. ŞTİ. "... ..." markası ile sponsor sıfatıyla katılım sağlamıştır." Şeklindeki yazı, Fatura Örnekleri,Tarih belirtir sosyal medya paylaşım ve fotoğraf örnekleri,alan adı içerikleri incelendiğinde; https://.../ internet sitesinin whois kaydında alan adının 07.06.2000 tarihinde tahsis edildiği tespit edilmiştir. Davalı yanın ise iddia ettiği https://... internet adresinin whois kaydında ise; Davalı ... ... Ltd Şti adına 17.10.2018 yılında alındığı tespit edilmiş ancak davalının markasal kullanımlarına davacının marka tescil başvurusundan sonra başladığı anlaşılmıştır.
Davacı yanca kullanıldığı iddia edilen ve WHOIS incelemesi neticesinde tespit olunan domain adresinin kuruluş tarihinin davalı yana ait markanın başvuru tarihi olan 02.12.2021’dan önce olduğu tespit edilmiştir.
Sunulu tüm deliller bilirkişilerce incelenmiş ve davacı yanın gerçekleştirdiği kullanımlar ile markasına dava konusu markanın başvuru konusu edildiği tarihlerden önce kullanıldığı ancak davacı yanın markasının dava konusu markanın başvuru konusu edildiği tüm emtia ve hizmetler üzerinde marufiyet kazandırdığını gösterir nitelikte olmadığı, davalının 2021/... başvuru numaralı markanın SMK m.6/3 hükmü kapsamında hükümsüzlük koşullarının oluştuğundan bahsedilemeyeceği hususu bilirkişi heyetince tespit edilmiştir.
SMK 6/9 Madde kapsamında Kötüniyetli Tescil sebebine dayalı hükümsüzlük isteminin incelenmesi ;
Kötü niyetle marka tescilinin varlığı her somut olayda değişmekle birlikte, 11.HD’nin bazı yerleşik uygulamalarına (01.03.2021 T. ve █████████ E. - █████████ K.; 03.03.2021 T. ve █████████ E. - █████████ K.) göre; daha ziyade markanın ticari faaliyetlerde ayırt edici işaret olarak kullanılması amacıyla değil, başkalarının ticaretine engel olmak, daha önce verilmiş bir mahkeme kararının etkisini azaltmak ya da veya kendisine duyulan güveni kötüye kullanarak markayı kendi adına tescil ettirmek, sözleşme hükmüne aykırı olarak markayı adına tescil ettirmek gibi hususlar genel kötü niyet sebepleri olarak görülmektedir. Bu anlamda tanınmış markanın aynısını veya benzerini tescil ettirmek dahi tek başına kötü niyetli marka tescili olarak yorumlanamaz. Zira kanun koyucu, tanınmış markanın aynısı veya benzerini tescil ettirmeye KHK'nın 8/4 (6769 s. SMK'nın 6/5 m) maddesinde ayrı bir sonuç bağlamıştır. Böyle bir durumda, hangi mal ve hizmetler yönünden markanın tescilli tanınmış markaya zarar verecek veya haksız yararlanmaya sebebiyet verecek ise sadece o markalar yönünden başvuru reddedilecektir. Oysa kötü niyetli marka tescilinde, kötü niyetin bölünmezliği ilkesinden hareketle başvuru konusu tüm mal ve hizmetler yönünden marka başvurusunun reddi gerekmektedir. Kötü niyetin tezahürü değişik şekil ve koşullarda olabilir. Bu anlamda marka tescilini kullanarak başkalarının ticaretine engel olmak, bu amaçla şantaj yapmak ve para koparmak, markayı satmayı teklif etmek gibi eylemler olabilir. Kötü niyetin varlığını ispat bunu iddia eden davacı tarafa aittir.
Bu nedenle sırf işaretsel benzerlikten yola çıkılarak, davalı tescilinin kötü niyetle yapıldığı olgusuna ulaşmak yüksük yargı uygulamasına göre mümkün bulunmamaktır.
Somut olayda da; davalı şirketin, engelleme, spekülasyon, şantaj, tuzak vb.gibi ticari dürüstlük kurallarına bağdaşmayacak şekilde dava konusu marka başvurusunda bulunduğuna yönelik davacı yanca somut delil sunulmadığı gözetilerek kötüniyete dayalı hükümsüzlük isteminin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Hükme dayanak yapılan ve HMK 266 madde kapsamında marka hukuku ilkelerine göre hazırlanan denetim ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu dikkate alınarak; 6769 sayılı SMK m. 6/1 maddesine dayalı hükümsüzlük isteminin davacının fiilen kullandığı hizmet sınıfları ile davalı adına tescilli markanın karıştırma ihtimali yaratan emtia bakımından ; 35. Sınıfta; “ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri” hizmetlerinde karıştırma ihtimali yaratması nedeniyle hükümsüzlük koşulunun oluştuğu gözetilerek; davalı adına 2021/... nolu ... markasının tescil edildiği “ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri" bakımından kısmı olarak HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, Kararın kesinleşmesini mütakip kesinleşmiş karar örneğinin ilgili sicile işlenmek üzere Türk Patent ve Marka Kurumuna gönderilmesine,markanın 3.kişilere devrinin önlenmesi için verilen tedbir kararının karar kesinleşene kadar devamına,karar kesinleştiği takdirde davalı yana ait ... alan adına erişimin engellenmesine, karar kesinleştiği BKT kurumuna bilgi verilmesine,markanın hükümsüz kılınan ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri “ bakımından davalı yanca lisans verilmesinin önlenmesine, bu hizmetler bakımından davalı kullanımlarının önlenmesine, hükümsüzlük kararlarında hükmün ilanına karar verilemeyeceği yönündeki istikrarlı yüksek yargı uygulamaları gözetilerek ilan isteminin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
:
-Davanın kısmen kabulü ile davalı adına 2021/... nolu ... markasının tescil edildiği 35.sınıfın “ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri" bakımından kısmı olarak HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, Kararın kesinleşmesini mütakip kesinleşmiş karar örneğinin ilgili sicile işlenmek üzere Türk Patent ve Marka Kurumuna gönderilmesine,
-markanın 3.kişilere devrinin önlenmesi için verilen tedbir kararının karar kesinleşene kadar devamına,
-karar kesinleştiği takdirde davalı yana ait ... alan adına erişimin engellenmesine, karar kesinleştiği BKT kurumuna bilgi verilmesine,
-markanın hükümsüz kılınan ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri “ bakımından davalı yanca lisans verilmesinin önlenmesine, bu hizmetler bakımından davalı kullanımlarının önlenmesine,
-hükümsüzlük kararlarında hükmün ilanına karar verilemeyeceği yönündeki istikrarlı yüksek yargı uygulamaları gözetilerek ilan isteminin reddine,
-615,40 TL ilam harcının yatırılan 427,60-TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 187,80 TL harcın davalıdan tahsiline,
- kabul edilen kısmı hükümsüzlük istemi yönünden Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 40.000-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
- red edilen kısmı hükümsüzlük istemi yönünden Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 40.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-Davacı tarafın yargılama giderlerinden olan 427,60-TL başvuru harcı 427,60-TL peşin harç, 951,00-TL tebligat ve müzekkere masrafı, 32.000,00-TL bilirkişi ücreti, olmak üzere toplam 33.806,20-TL yargılama giderinin1/2 sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-Davalı yanca yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta hüküm tesis edilmesine yer olmadığına,
-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ve talebi halinde iadesine,
Dair karar davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 HAFTA içerisinde İstanbul bölge adliye mahkemesi nezdinde İSTİNAF YASA yolu açık olmak üzere karar verilip tefhim kılındı, hazır olanlara duruşma zaptından örnek verildi. █████/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!