Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, emeklilik nedeniyle iş sözleşmesi feshedilen işçinin kıdem tazminatı, yıllık izin ve ücret alacağı taleplerinin onanmasına karar verdi.
Özet: Yargıtay, davacının emeklilik sebebiyle iş sözleşmesini feshederek açtığı kıdem tazminatı, ödenmemiş yıllık izin ve son ay ücreti alacağı davasında, ilk derece mahkemesinin davacının emeklilik nedeniyle iş sözleşmesinin sona erdiği, izinlerin kullandırılmadığı ve ücretin ödenmediği yönündeki tespitlerine dayanarak davayı kabul eden kararını, istinaf mahkemesinin de aynı gerekçelerle uygun bulması üzerine onamıştır. Davalı işverenin, davacının rakip firmaya geçmek için istifa ettiği, hizmet süresinin yanlış hesaplandığı, izinlerin kullanıldığı ve ücretin ödendiği yönündeki temyiz itirazları, uyuşmazlığın kanuna uygun çözümlendiği ve kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek reddedilmiştir.
9. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Konya 2. İş Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde 26.01.2015-11.07.2024 tarihleri arasında çalıştığını, müvekkilinin iş sözleşmesinin emeklilik sebebiyle feshedildiğini, davacıya kıdem tazminatının, 17 günlük yıllık ücretli izninin ve 01.07.2024-11.07.2024 tarihleri arasındaki son ay çalışmasının karşılığı ücret alacaklarının ödenmediğini, son ücretinin aylık net 30.000.00 TL olduğunu belirterek kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin ve ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının davalı Şirkette 02.03.2019 tarihinde işe başlayıp istifa ettiği 11.07.2024 tarihine kadar döküm işçisi olarak çalıştığını, davacının iş sözleşmesini haklı neden olmaksızın feshettiğini, davacının rakip firmada çalışmak üzere ayrıldığını, davacının yıllık ücretli izinlerinin tamamını kullandığını, davacının son aya ilişkin çalışmasının karşılığının ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının iş sözleşmesinin emeklilik nedeniyle sona erdiği, yıllık ücretli izinlerinin kullandırıldığının ve ücretinin ödendiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının hizmet süresinin hatalı tespit edildiğini,
2. Davacının bir başka iş yerinde çalışmaya başlamak amacıyla iş sözleşmesini kendi isteğiyle feshettiğini,
3. Mahkemece tanık dinlenilmeden karar verildiğini,
4. Ücret alacağının ödendiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, çalışma süresi ile iş sözleşmesinin emeklilik nedeniyle son bulup bulmadığı ve buna göre davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, yıllık ücretli izin ve ücret alacaklarının ispatı noktasındadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!