İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde ölümlü trafik kazası sonrası açılan manevi tazminat davasında tarafların iddia ve savunmaları.
Özet: Müteveffanın otoyolda gerçekleşen trafik kazasında ölümü nedeniyle açılan manevi tazminat davasında davacılar, davalı sürücünün kusurlu davranışlarıyla kazaya neden olduğunu ileri sürerken; davalılar, sigorta poliçesinin manevi tazminatı karşılamadığı, müteveffanın asli kusurlu olduğu, davanın zorunlu arabuluculuk şartına uyulmadan ve zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığı, görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu, davalı araç sahibinin işleten sıfatının bulunmadığı ve müteveffanın alkol/uyuşturucu etkisi altında olduğu gibi çeşitli savunmalarla davanın reddini talep etmişlerdir.

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Olay günü █████/2021 tarihinde davalı araç sürücüsüne ait ve davalı -------- sevk ve idaresinde olan ------- plakalı aracı ile --------- otoyolunda durmaktayken kusurlu davranışları ile trafik kurallarına riayet etmeyerek müvekkillerinin oğlu olan --------- ölümü ile sonuçlanan trafik kazasına neden olduğunu, kazanın gerçekleştiği tarih olan █████/2023 tarihinde davalı -------- ait aracı kiraladığını ve kiracı sıfatıyla söz konusu aracı kullanmaktayken söz konusu kazanın gerçekleştiğini, davalı sigorta şirketi yönünden, kaza konusu -------- plakalı aracın --------Ş'ye ihtiyari mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olduğunu, olay günü normal bir hızla yolunda seyir halinde gitmekte olan müteveffanın otoyol gibi arabaların süratle ve devamlı şekilde gittiği bir yolda aracını kusurlu hareketleriyle ve trafik kurallarına aykırı bir biçimde durduran davalının çarpması ile dava konusu kazanın gerçekleştiğini, -------- adına 150.000,00 TL manevi tazminatın, -------- adına 150.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmişlerdir.Davalı Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından düzenlenen kasko sigorta poliçesi ile manevi tazminat teminat altına alınmadığını, dava konusu kazanın meydana gelmesinde müteveffanın asli ve tam kusurlu olduğunu, dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, açıklanan nedenlerden dolayı davanın reddine karar verilerek yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.Davalı ------- vekili cevap dilekçesinde özetle; -------- plakalı araç --------- poliçe numarasıyla --------Ş'ye İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası ile ve --------- poliçe numarasıyla --------Ş'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı olduğunu, davacı araç işleten sıfatıyla müvekkili-------- ve İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası gereğince--------Ş'den manevi tazminat talep ettiğini, bu durumda dava, TTK'da düzenlenmiş olan sigorta hukukuna dayandığından TTK' nın 4/1. maddesine göre mutlak ticari dava niteliğinde olduğunu, dava da taraflar arasındaki uyuşmazlığın konusunun bir miktar para alacağına ilişkin olduğu, müvekkili -------- ve davalı --------Ş yönünden zorunlu dava şartı arabuluculuk koşulunun bulunduğu ancak davacılar tarafından arabuluculuğa başvuru yapılmadığı gibi dava dilekçesi ekinde anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın da eklenmediği dikkate alındığında, davanın, arabuluculuk dava şartı yokluğundan 6102 sayılı TTK 5/A, 6100 sayılı HMK 114/2, HMK 114/1-h ve HMK 115/2 maddeleri uyarınca Usulden Reddine" karar verilmesi gerektiğini, dava konusu trafik kazasının 03.11.2021 tarihinde gerçekleştiği, davacıların manevi tazminat talepli davasını 13.11.2023 tarihinde açtığı, TBK m. 72 gereği tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrayacağı dikkate alındığında dava olay üzerinden 2 yıl geçtikten sonra açıldığını, bu nedenle zamanaşımı bakımından da davaya itiraz ettiklerini, dava zamanaşımı nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, davacı yanca araç işleten sıfatıyla müvekkili-------- ve İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası gereğince -------Ş'den manevi tazminat talepli davasını Asliye Hukuk Mahkemesinde açmış ise de davanın TTK'da düzenlenmiş olan sigorta hukukuna dayandığından TTK' nın 4/1. maddesine göre mutlak ticari dava niteliğinde olduğundan TTK m.5 gereği davaya bakma görevinin Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait olması nedeniyle mahkemenizin görevsizliğine, dava şartı yokluğundan HMK m.115/2 uyarınca açılmış olan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, --------- plaka sayılı araç müvekkili --------- tarafından kiralanmamış olduğundan müvekkili -------- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.3 gereğince işleten sıfatı bulunmamakta olup davanın reddedilmesi gerektiğini, bilirkişi heyet raporunda ve -------- Dairesi'nin 20.09.2022 tarihli raporunda müteveffa sürücü-------- ait kan raporuna değinilmemiş ise de --------- soruşturma numaralı dosyasında müteveffa sürücü --------- ait kanda alkol (Etanol-Metanol) ve uyuşturucu-uyarıcı-uyutucu madde aranmasına ilişkin -------- Başkanlığı tarafından yapılan analiz sonucunda (16 mg/dL) Metanol bulunduğu, Metanol metaboliti olan Formik asit bulunduğu, ilaç etken maddelerden (4 ng/mL) Midazolam ve (1 ng/mL) Alpha-Hydroxymidazolam bulunduğu tespit edildiğini, açıklanan tüm nedenlerden dolayı davanın reddine karar verilerek yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.Davacı vekili Cevaba Cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu trafik kazası, -------- plakalı araç sürücüsünün sebebiyet verdiği trafik kazası neticesinde müvekkillerinin oğlu--------- vefat ettiği, manevi tazminat isteminin dayanağı, iddia edilen aksine TTK değil TBK dır, -------- plakalı aracın verdiği zararın TBK 49 md ve devamında düzenlenen haksız fiil sorumluluğuna ilişkin olduğu beyan ettiği görülmüştür.
Davalı -------- vekili ikinci cevap dilekçesinde özetle;--------- plakalı araç ---------- poliçe numarasıyla --------Ş'ye İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası ile ve ------ poliçe numarasıyla -------Ş'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı olduğunu, davacı araç işleten sıfatıyla müvekkil ---------- ve İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası gereğince --------Ş'den manevi tazminat talep ettiğini, bu durumda dava, TTK'da düzenlenmiş olan sigorta hukukuna dayandığından TTK' nın 4/1. maddesine göre mutlak ticari dava niteliğinde olduğunu, dava gerçek kişiler ile birlikte -------- plakalı aracın ZMMS ve İMMS yaptırdığı sigorta şirketi olan ----------Ş'ye karşı da açıldığı için, davacı sigorta şirketini sigorta poliçesi nedeniyle sorumlu tutulması gerektiğini, zorunlu ve ihtiyari sigortalar TTK'nun 1483 ve devamı maddelerinde düzenlendiğinden, TTK'nun 4/1-a ve 5. maddeleri gereğince açılan bu davada Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini beyan ettiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava; hukuki niteliği itibariyle, █████/2021 tarihinde davalı sigortanın sigortalısı, diğer davalı -------- olduğu -------- plakalı aracını emniyet şeridine çekerek durmuş vaziyetteyken sürücüsünün-------- olduğu-------- plakalı motosiklet ile arkadan gelerek çarpması sonucu trafik kazası meydana geldiği, trafik kazasında sürücülerin kusur oranları, davacıların manevi tazminat talep edip edemeyecekleri, tazminat miktarı ve davalı sigortanın manevi tazminattan sorumlu olup olmayacağı hususlarında uyuşmazlık olduğu tespit edilmiştir.Eldeki dava,--------- sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize tevzi olunduğu ve yukarıdaki esasa kaydedildiği anlaşılmıştır.Mahkememizin görevli olup olmadığı konusunda, --------- sayılı kararında; " ...Yukarıda ki açıklamalar göz önüne alındığında, her ne kadar dairemizin olayın özelliklerine göre başka kararları bulunsa da, somut uyuşmazlıkta davanın kazaya neden olan aracın ihtiyari mali sorumluluk sigortasına karşı açıldığı, ihtiyari mali sorumluluk sigorta poliçesinin 6102 sayılı Türk ticaret Kanunun da düzenlendiği, davanın ticari dava niteliğinde olduğu ve görevli mahkemenin de Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu gözetilmeden yazılı olduğu şekilde görevsizlik kararı verilmesi hatalı olmuştur. ..." şeklindeki kararı dikkate alınarak mahkememizin görevli olduğu kanaatine varılmıştır.
Taraflarca bildirilen belge ve dokümanların celp edildiği, mahkememiz █████/2025 tarihli 2 nolu ara kararı gereği, dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Kuruluna gönderilerek kusur raporu alınmasına karar verildiği, █████/2025 tarihli ATK raporunda özetle; "..davalı sürücü ---------, idaresindeki aracı olay mahallindeki emniyet şeridi içerisine dörtlü sinyalleri yanar vaziyette beklediği sırada meydana gelen kazada, mahal şartları ve olayın oluş şekli itibarı ile kazanın oluşumunda herhangi bir kural ihlali görülmediğinden atfı kabil kusuru görülmediği, müteveffa sürücü --------, idaresindeki motosiklet ile yerleşim yeri dışındaki otoyol seyri sırasında zorunlu haller dışında girişin yasak olduğu emniyet şeridinden seyretmemesi gerekirken bahsedilen bu hususa riayet etmediği, seyrini görüş alanını kontrol altında bulundurur vaziyette tedbirli bir şekilde sürdürmeyip ön ilerisinde dörtlü sinyalleri yanar vaziyette emniyet şeridi üzerinde park halinde bulunan davalı sürücü idaresindeki araca karşı zamanında fren ve direksiyon tedbiri alamayarak bu aracın sol arka kesimlerine çarptığı anlaşılmakla meydana gelen kazada kusurlu olduğu.." şeklinde rapor sunulmuştur.ATK raporunun taraflara tebliğ edildiği, taraf vekillerince itiraz ve beyan dilekçesi sundukları, mahkememiz █████/2025 tarihli duruşmasında ATK raporunun denetime elverişli olması nedeni ile itirazların reddine karar verildiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; █████/2021 tarihinde davalı --------- sevk ve idaresinde olan --------- plakalı aracı ile --------- otoyolunda aracını emniyet şeridine park ettiği sırada davacıların oğlu olan ------- --------- plakalı motosikletle emniyet şeridindeki araca arkadan çapması sonucu davacıların oğlu --------- vefat ettiği, kazanın oluşumunda davacıların oğlu ---------- hız ve şerit kurallarına uymayarak emniyet şeridinde bekleyen araca arkadan çarpmak suretiyle kazaya sebep olmasından dolayı %100 kusurlu olduğu, davalı araç sürücüsünün aracını emniyet şeridine çekerek dörtlülerini yakmış vaziyette beklemesi nedeniyle herhangi bir kusurunun olmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 615,40 TL harcın davacı tarafından yatırılan 1.024,65 TL peşin harçtan mahsubu ile artan 409,25 TL harcın davacılara iadesine,
3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinden bırakılmasına,
4-Artan gider avansı bulunması ve talep etmeleri halinde gider avansının ait olduğu tarafa karar kesinleştikten sonra iadesine,
5-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettiğinden AAÜT gereğince 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalılara verilmesine,
6-6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca ---------- tarafından karşılanan 3.800,00 TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
Dair, davalı --------- vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!