Ticari kredilerden ve kredili mevduatlardan kaynaklanan borca itirazın iptali davasında, şirketin devredilmesi sonrası sorumluluk tartışması ve banka alacağının tahsili talebi.
Özet: Bu itirazın iptali davası, bir bankanın borcunu ödemeyen davalı aleyhine ticari kredili mevduat ve kredi kartı borçlarından kaynaklanan icra takibine yapılan itirazın kaldırılması talebiyle açılmıştır; davacı banka, arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamayan borca davalının haksız itiraz ettiğini ve takibin devam etmesi gerektiğini savunurken, davalı ise söz konusu borçların büyük kısmının kendisinin şirket paylarını devretmesinden sonra yeni şirket sahibine kullandırılan kredilerden kaynaklandığını, devirden önceki sözleşmelerin şirket adına yapıldığını, şahsi sorumluluğunun olmadığını, eş rızası olmadan kefaletin geçersiz olduğunu ve kısmi ödemeler yapıldığını belirterek davanın reddini talep etmektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülen Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Davalı borçlunun, müvekkili banka ile yaptığı ---- numaralı kredili mevduat ürünü, ----- numaralı
kredi ürünü ------ numaralı kredi kartı ürünlerine ait sözleşmelere istinaden borçlu - olarak müvekkili bankaya borçlandığını, süresinde borcunu ödemeyen davalı borçlunun hesabının kat edilerek kendisine ihtarnameler gönderildiğini, buna karşın borcunu ödemeyen davalı - borçluya karşı, müvekkilinin alacağının tahsili için ----- Banka Alacakları İcra Dairesi’nin ------ esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibinin başlatıldığını, başlatılan icra takibine dair ödeme emrinin davalı - borçluya tebliğ edildiğini ve takibe dayanak; borca, faize ve tüm ferilere, borçlu tarafından süresi içerisinde itiraz edildiğini, yapılan itiraz neticesinde icra dairesi tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini, uyuşmazlığın barışçıl ve dostane çözümü için arabuluculuk müessesine başvurulduğunu, 27.04.2023 tarihinde yapılan son arabuluculuk oturumu anlaşamama ile sona erdiğini, davalı borçlunun içeriği kesinleşmiş bir alacağa karşı, takip aşamasında yaptığı itirazın haksız ve kötü niyetli olduğundan huzurdaki itirazın iptali davasını açma gereğinin hasıl olduğunu beyan ederek, yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle; davanın kabulü ile ---- Banka Alacakları İcra Dairesi’nin ----- esas sayılı dosyası kapsamında borca yapılan itirazın iptaline, takibin ödeme emrindeki gibi devamına, bilirkişi raporu doğrultusunda eksikliği gidermek ve istenilen delilleri sunma hakları saklı kalmak kaydıyla, ---- numaralı kredili mevduat ürünü, ---numaralı kredi ürünü , ----- numaralı kredi kartı ürünlerine ait sözleşme, ihtarname, banka kayıt ve hesap özeti bilgileri, faiz oranlarını gösterir belgelerin ----- Genel Müdürlüğü’nden, tensiben istenilmesine, davalının % 20 icra inkar tazminatı ile yargılama giderleri ve vekalet ücreti ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin -----sahibi iken işbu şirketteki hissesini ---- Noterliğinin 10.03.2022 tarih ve----- yevmiye numaralı şirket pay devir sözleşmesi ile dava dışı ----- adlı kişiye sattığını, bu kararın da Ticaret Sicilince ilan edildiğini, bu devirden davacı bankanın da haberdar edildiğini, bu devirden önce müvekkilinin şirketten kullanmış olduğu ne bir çek defteri, ne bir kredi ne de davacının iddia etmiş olduğu gibi ----numaralı kredili mevduat ürünü, ---numaralı kredi ürünü ,-----numaralı kredi kartı ürünlerine ait bir sözleşmesinin olmadığını, sadece müvekkilinden
devirden önce haksız şart olarak imzalatmış oldukları rutin her müşteriye imzalatmış oldukları
sözleşmeyi imzalattıklarını, ancak müvekkilinin bu konuda kredi ve kredi ürünlerini kullanması
kesinlikle söz konusu olmadığını, . bu devir ve devir tarihinden önceki hesap ve kredi ile kredi
kartları hesaplarının bankadan celp edilmesi halinde bu durum açıkça görüleceğini, bu neden
ile müvekkilinin devir etmesinden sonra davacı banka bunu bilmesine rağmen ve basiretli tacir
Olarak da bilmesi zaten sorumluluğunda olan devirden sonra yeni şirket sahibinin talebi ile
kendisine kredi ve kredi ürünleri kullandırıldığını, ancak müvekkilinin bu devirden sonraki
kredi ve ürünlerinden haberi olmadığı gibi hiçbir hukuki sorumluluğunun olmadığını,
müvekkilinin devretmiş olduğu şirketin devir tarihinden itibaren hiçbir hak ve alacaklarında
dava ve talep hakkı olmadığı gibi, bankaca kendi kusuru ile yeni maliki bilmesine rağmen
Kendisinden kredinin kullanılması için bir imza ve kefalet almamış olmasının müvekkilinin
borçtan sorumlu olmasına neden olmamakta olduğunu, bu devir ile beraber müvekkilinin devir
edilen şirket adına atmış olduğu ve haksız şart ihtiva eden sözleşmeden kaynaklı sorumluluğu
da sadece devir tarihine kadar olan borçlar için sonrasındaki borçlardan dolayı müvekkilin
hiçbir borcunun da bulunmamakta olduğunu, ayrıca takibe itiraz edildikten sonra dava dışı
şirketin sahibi -----tarafından 60.000,00 TL ödeme yapıldığını, yine müvekkilin
hesaplarına bloke konularak 5.000,00 TL’nin tahsil edildiğini, ayrıca müvekkili tarafından
imzalanan ve devirden önceki tüm sözleşmeler şirket adına ve namına olup, müvekkilinin şahsı
ile hiçbir ilgi ve alakası olmadığını, müvekkilinin bu sözleşmelerden kaynaklanan herhangi bir
kefaletinin de söz konusu olmadığını, asla kabul anlamına gelmemek kaydıyla kefalet alınması
haksız şart olarak imzalanmış olsa bile müvekkilinin bu tarihte evli olduğunu ve kendisinden
alınmış olan bir eş muvafakatinin de olmadığını , bu neden ile müvekkil hakkındaki kefalet
sözleşmesinin geçersiz olduğunu, müvekkili tarafından şirket devir edildikten sonra, şirket
adına açılan krediler ve KMH kredileri ile çek defterleri defalarca tahsil edildiğini ve bankada
borç kapanmasının yapıldığını, ayrıca yeni malik tarafından tekrar başvuru yapılarak kredi, ve
çek hesaplarının açıldığını, ancak bu yeni başvurular için bankanın hiçbir evrak
imzalatmadığını, sadece daha önce imzalatılan evrakların şirket sahibi olmamasına rağmen
müvekkilinin kefil olarak görülmeye devam edildiğini, bu durumun bile müvekkil ile banka
arasında haksız şart olarak imzalanan ve müvekkilinin malik olduğu dönemde kullanılmayan
kredi, bch ve çek hesapları ile ilgili müvekkilinin hiçbir hukuki sorumluluğunun olmadığını
açıkça ortaya koymakta olduğunu savunarak , arz ve izah etmiş oldukları ve resen gözetilecek
nedenler ile; öncelikle husumet itirazılarının kabulüne müvekkilinin kartlarına ve hesaplarına
yapılan blokenin teminatlı veya teminatsız olarak tedbiren kaldırılması ile beraber yapmış
oldukları tüm savunmaları doğrultusunda haksız davanın reddine ve yargılama giderlerinin
davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
:Dava, hukuki niteliği itibariyle davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibine itirazın İİK 67. maddesi uyarınca iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebinden ibarettir.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda;uyuşmazlığın davacı banka ile davalı arasında imzalanan sözleşmeleri istinaden kredili mevduat hesabı, kredi ve kredi kartı kullandırıldığı, borcun ödenmemesinden kaynaklı davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından icra takibine itiraz edildiği anlaşılmakla; takip anında muaccel banka alacağının bulunup bulunmadığı, davalının sorumlu olup olmadığı ve miktarı noktasında toplandığı tespit edilmiştir.
Dosyanın bankacı bilirkişiye verilerek rapor aldırılmasına, karar verilmiştir. Bilirkişi █████/2024 tarihli raporunda; Davacı ---- Şubesi ile dava dışı -----arasında, 24.03.2022 tarihinde, 500.000 TL limitli ve ----- numaralı Genel Kredi Sözleşmesi ve Ticari Kart Sözleşmesi’nin akdedildiği, Davalı ---- tarafından, ---- Şubesi ile dava dışı ----arasında akdedilen 24.03.2022 tarih ve ----- numaralı Genel Kredi Sözleşmesi ile ilgili olarak, 24.03.2022 tarihinde 250.000 TL limitli Kefalet Sözleşmesi’nin imzalandığı, 24.03.2022 tarihinde, davacı---- Şubesi ile dava dışı ----- arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi, Ticari Kart Sözleşmesi ve davalı ---- tarafından imzalanan Kefalet Sözleşmesi uyarınca, dava dışı----- numaralı ticari mevduat hesabına 100.000 TL kredi limitinin tanımlandığı ve kullandırıldığı, dava dışı şirkete ---- hesap numaralı ve 10.000 TL limitli kredi kartının verildiği ve kullandırıldığı, ayrıca dava dışı---- numaralı ticari mevduat hesabına bağlı çek yaprakları verilerek dava dışı şirkete gayri nakdi kredinin de kullandırıldığı, Sözleşme’nin imzalandığı tarihte dava dışı ----- yetkilisi ve hissedarı olan davalı - müteselsil kefil; ---- imzaladığı Kefalet Sözleşmesi’nin, ait olduğu Borçlar Kanunu’nun ilgili maddelerinde belirtilen hususları içerdiği ve kefaletinin geçerli olduğu, davalı - kefilin, müteselsil kefil sıfatıyla yükümlülük altına girmeyi taahhüt etmiş olduğu,----- numaralı ticari kredili mevduat hesabı kredisi, ---- numaralı ticari kredi kartı hesabı ve ----- numaralı çek kredisi hesabından kaynaklanmış kredi borcundan kefalet limiti ile sınırlı olmak üzere halen sorumlu olduğu, Davalı -----dava dışı - borçlu ------ ile fiili - organik hiçbir bağının kalmamış olmasının, dava dışı şirketten ayrılmasının bu sorumluluğa bir etkisinin bulunmadığı, davalı, eğer dava dışı şirketteki hissesini devretmiş ise, dava konusu krediler kullandırılmadan önce bu durumu noter kanalı ile alacaklı bankaya bildirmiş olması ve ispat belgelerini dosyaya sunması halinde kefaletinin geçerli olup olmadığı hususunun tekrar değerlendirmeye alınabileceği, Davacı ----, davalı - müteselsil kefil ------ Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün ------ sayılı, 08.03.2023 - takip tarihi itibariyle, Dava dışı ----- kullandırılan ----- numaralı ticari kredili mevduat hesabından kaynaklanmış; 89.919,69 TL asıl alacak, 2.427,17 TL işlemiş faiz olmak üzere; toplam 92.346,86 TL alacağının olduğu,
Davacının, “takip tarihi itibariyle” hesaplanan alacağı - [KMH]
Asıl Alacak İşlemiş Faiz Toplam
92.346,86
TL, Davacının, “icra ödeme emrinde yazılı” alacak talebi - [KMH] Asıl Alacak İşlemiş Faiz Toplam
92.346,86
Dava dışı---- kullandırılan -----numaralı ticari kredi kartı hesabından kaynaklanmış; 10.158,73 TL asıl alacak, 386,06 TL işlemiş faiz olmak üzere; toplam 10.544,79 TL alacağının olduğu ; ¸
Dava dışı -----kullandırılan ------ numaralı çek kredisi hesabından kaynaklanmış, 3.604,63 TL asıl alacak ve 122,90 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.727,53 TL alacağınınolduğu,¸
Davacının hesaplanan alacağının, taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi, Ticari Kart Sözleşmesi ve Kefalet Sözleşmesi’nin kapsamına uygun olduğu, Genel Kredi Sözleşmesi, Ticari Kart Sözleşmesi ve Kefalet Sözleşmesi’nin ilgili maddeleri uyarınca dosyaya sunulan Banka kayıtlarının incelenmesi suretiyle tespit edildiği, Tahsilde tekerrür oluşturmamak ve Türk Borçlar Kanunu’nun 100. maddesi uyarınca; takip tarihinden sonra yapılabilecek kısmi tahsilatların öncelikle faiz, masraf ve borcun ferilerine mahsubu sağlanmak kaydıyla, dava dışı -----numaralı ticari kredili mevduat hesabından kaynaklanmış; 89.919,69 TL asıl alacak tutarına yıllık % 18,60 ve b) ------ numaralı ticari kredi kartı hesabından kaynaklanmış; 10.158,73 TL asıl alacak tutarına yıllık % 19,92 ve ----- numaralı çek kredisi hesabından kaynaklanmış, 3.604,63 TL asıl alacak tutarına yıllık % 45 temerrüt faiz oranları üzerinden, takip tarihinden itibaren, asıl alacağın tamamen ödendiği tarihe kadar, temerrüt faizi hesaplanmak suretiyle, takibin bu rakamlar üzerinden devam edeceği, sonuç ve kanaatine varıldığı rapor edilmiştir.Dosyanın bilirkişiye verilerek itirazlar doğrultusunda ek rapor aldırılmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi █████/2025 tarihli ek raporunda; Davacı ----- Şti. arasında, 24.03.2022 tarihinde, 500.000 TL limitli ve ----- numaralı Genel Kredi Sözleşmesi ve Ticari Kart Sözleşmesi’nin akdedildiği, Davalı ----- tarafından,----- Şubesi ile dava dışı -----. arasında akdedilen 24.03.2022 tarih ve ------ numaralı Genel Kredi Sözleşmesi ile ilgili olarak, 24.03.2022 tarihinde 250.000 TL limitli Kefalet Sözleşmesi’nin imzalandığı, ancak dava konusu kefalet için, davalı ---- eşinin yazılı rızasının alınmadığı, Davalı ---- evlilik yapması nedeniyle soy isminin ----- olarak değiştirildiği ve davalının dava dışı şirketteki hissesini ----.Noterliğinin 10.03.2022 tarih ve ----- sayı ile tasdikli Hisse Devir ve Temlik Sözleşmesi ile dava dışı ---- devrederek ortaklıktan ayrıldığı, 24.03.2022 tarihinde, davacı ---- Şubesi ile dava dışı -----. arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi, Ticari Kart Sözleşmesi ve davalı -----tarafından ----- numaralı ticari mevduat hesabına 100.000 TL kredi limitinin tanımlandığı ve kullandırıldığı, dava dışı şirkete ----- hesap numaralı ve 10.000 TL limitli kredi kartının verildiği ve kullandırıldığı, ayrıca dava dışı ----- numaralı ticari mevduat hesabına bağlı çek yaprakları verilerek dava dışı ------ gayri nakdi kredinin de kullandırıldığı rapor edilmiştir.
Yapılan yargılama sonunda toplanan tüm deliller ile denetlenip benimsenen ve somut olaya uygun görülen bilirkişi raporundaki gerekçeler ve hesaplamalara göre; Davacı banka ile dava dışı ----- arasında 24.03.2022 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi ve Ticari Kart Sözleşmesi imzalandığı, davalının ise bu sözleşmeleri 24.03.2022 tarihinde müteselsil kefil olarak imzaladığı, borcun ödenmediği, davacı bankanın ihtarı sonrası alacağın ödenmediği, davacı bankanın vermiş olduğu kredi alacağının tahsili için icra takibi başlattığı, davalı yanca cevap dilekçesinde davalının borçtan sorumlu olmadığını, dava dışı ----- sahibi iken iş bu şirketteki hissesini ----.Noterliğinin ----- yevmiye numaralı işlem ile yapılan şirket pay devir sözleşmesiyle dava dışı ------ isimli kişiye devrettiğini, 10.03.2022 tarihinde ilişkisinin sonlandığını, bu nedenle borca, faize, kefalete ve tüm ferilerine itiraz ettiğini ve davacıya borcu olmadığını ileri sürdüğü anlaşılmıştır.Bu nedenle mahkememizce banka kayıtları üzerinden uzman bilirkişiye inceleme yaptırılmış, rapor alınmıştır. Bankacı bilirkişi hazırladığı raporunda, davalının kefil olarak imzaladığı sözleşme nedeniyle kullandırılan kredinin bir süre sonra ödenmediği bu nedenle bankaca hesabın kat edildiğini, ödenmeyen takip konusu alacağın 106.619,18 TL olduğu rapor edilmiş ve mahkemece hükme esas alınmış olup, davalının hisse devrinin gerçekleşebilmesi için mevzuat gereği noterde satış, şirketin satışı kabulü ve bunun Ticaret Siciline tescili gerekir. Davalı limited şirket pay devri sözleşmesini 10.03.2022 tarihinde yaptığı, 15.04.2022 tarihinde şirket Genel Kurul Toplantısında Ticaret Sicil Müdürlüğüne bildirilmesi kararı alındığı ve 24.03.2022 tarihinde ise davacı bankadan kredi çekildiği davalının da iş bu kredilere kefil olduğu nazara alındığında pay devri gerçekleşmeden davalının bu kredilere kefil olması karşısında savunmasına itibar edilmemiş olup; şirket ortak ve yöneticilerinin şirket için çekilen krediye eş rızası olmaksızın verdikleri kefaletlerin geçerli olduğu; keza kefaletnamelerinde sözleşme tarihindeki meri yasaya uygun olarak alınmış olduğu; davalıyı bağlayıcı olduğu mahkememizce belirlenmiş ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı taraf, inkar tazminatı da talep etmiş olup; banka kredi sözleşmelerinden kaynaklı alacakların likit olduğu, hükme esas alınan miktar yönünden de davalının itirazında haksız olduğu nazara alınarak asıl alacak üzerinden inkar tazminatına da hükmedilmek suretiyle aşağıdaki karar tesis olunmuştur.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
Davalının ---- Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazların kısmen iptali ile;
Takibin----- numaralı ticari kredili mevduat hesabından kaynaklanan 89.919,69 TL asıl alacak, 2.427,17 TL faiz olmak üzere toplam 92.346,86 TL üzerinden ve sadece asıl alacağa takip tarihinden itibaren takip talebindeki faiz cinsi ve oranla faiz uygulanarak aynen DEVAMINA,
------numaralı ticari kredi kartından kaynaklanan 10.158,73 TL asıl alacak, 386,06 faiz olmak üzere toplam 10.544,79 TL üzerinden ve sadece asıl alacağa takip tarihinden itibaren takip talebindeki faiz cinsi ve oranla faiz uygulanarak aynen DEVAMINA,
------ numaralı çek kredisi hesabından kaynaklanan 3.604,63 TL asıl alacak, 122,90 TL faiz olmak üzere toplam 3.727,53 TL üzerinden ve sadece asıl alacağa takip tarihinden itibaren takip talebindeki faiz cinsi ve oranla faiz uygulanarak aynen DEVAMINA,
-Fazlaya dair itirazın iptali taleplerinin REDDİNE,
2-Davalının İİK 67/2.maddesi gereğince 103.683,05 TL asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatına mahkumiyetine davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar kanunu uyarınca alınması gerekli 7.283,16 TL harçtan, dava açılırken peşin olarak yatırılan 1.820,98 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.462,18 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca 10,89 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafça yatırılmış 1.820,98 TL peşin harcın ve 269,85 TL başvurma harcının yargılama giderine katılmaksızın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7-Davacı tarafça yapılmış tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti olarak toplam 5.203,00 TL yargılama giderinden kabul edilen kısma isabet eden 5.202,47 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
9-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 3.200,00 TL ara buluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
10-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının hüküm kesinleştiğinde yatırana iadesine,Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi' ne istinaf yolu açık olmak üzere huzurda bulunan davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!