Hırsızlık suçunda kazanılmış hak ilkesi nedeniyle cezanın düzeltilmesi ve zorunlu müdafi atanmaması usulü ihlali sebebiyle hükmün bozulmasına dair Yargıtay kararı.
Özet: Hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerini inceleyen Yargıtay, sanıklardan birinin dosyasında kazanılmış hak ilkesi uyarınca cezanın infazının önceki yargılamada belirlenen 3 yıl 9 ay hapis cezası üzerinden yapılması gerektiğini belirterek hükmü bu yönde düzeltip onarken; diğer sanık hakkında ise, suçun ceza miktarı nedeniyle zorunlu müdafi atanması gerekirken bu usul eksikliğine uyulmaması suretiyle 5271 sayılı kanunun ilgili maddelerine aykırılık teşkil eden ciddi bir usul hatası yapıldığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden yargılama için yerel mahkemeye gönderilmesine oy birliğiyle karar vermiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: HırsızlıkHÜKÜMLER
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Düzeltilerek onama, bozmaSanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I- Sanık ... hakkında kurulan hükmün yapılan incelemesindeDosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;Sanığın 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakka konu olan hırsızlık suçu cezasının 3 yıl 9 ay hapis cezası olduğu ve infazın bu ceza üzerinden yapılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, kazanılmış hak oluşturduğundan bahisle sanığın hırsızlık suçu için 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi,Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “1412 sayılı Kanun'un 326-son amir hükmü uyarınca kazanılmış hak ilkesi gözetilerek sanığın önceki yargılamada olduğu gibi neticeten hırsızlık suçu için 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına" cümlesinin çıkarılarak yerine "1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle, sanık hakkında hırsızlık suçu için hakkında hükmolunan 6 yıl 3 ay hapis cezasının 3 yıl 9 ay hapis cezası üzerinden infazına” ibaresinin yazılması suretiyle diğer yönleri usûl ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,II- Sanık ... hakkında kurulan hükmün yapılan incelemesinde5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığın müdafiisi olmadan karar verilmesi suretiyle yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması,Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.