Danıştay 10. Daire, 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu idari para cezası temyizinde parasal sınırı ve Anayasa Mahkemesi iptal kararının etkisini inceliyor.
Özet: Bir idari para cezasına ilişkin davanın Bölge İdare Mahkemesince reddedilmesinin ardından yapılan temyiz başvurusu, söz konusu 331.289,00 TLlik ceza miktarının, 2024 yılı için belirlenen 920.000,00 TLlik temyiz parasal sınırının altında kalması nedeniyle reddedilmiştir; zira yüksek yargı merciince, İdari Yargılama Usulü Kanununun ilgili hükümleri uyarınca bu tür kararların kesin nitelik taşıdığı, Anayasa Mahkemesinin ilgili kanun maddesi iptal kararının yürürlük tarihinin temyiz başvurusundan sonra olması sebebiyle mevcut parasal sınır kuralının geçerliliğini koruduğu ve Bölge İdare Mahkemesi kararının kesinliği dolayısıyla temyiz yolunun kapalı olduğu tespit edilmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YONUNCU DAİREEsas No
: █████████Karar No
: █████████TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ...VEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... ValiliğiVEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN_ÖZETİ
: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.SAVUNMANIN_ÖZETİ
: Davalı tarafından, hukuki dayanağı bulunmayan temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ
: ...DÜŞÜNCESİ
:Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlendikten sonra, gereği görüşüldü:Dava, davacı tarafından, 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu uyarınca 331.289,00 TL idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Edirne Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün... tarih ve E... sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.Dava dosyasının incelenmesinden; ... İdare Mahkemesince dava konusu işlemin iptali yolunda verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı karara karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun, ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine temyiz yolu açık olarak karar verildiği; davacı vekili tarafından Danıştaya hitaben verilen █████/2024 kayıt tarihli dilekçe ile ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin anılan kararının temyizen incelenerek bozulmasının istenildiği anlaşılmaktadır.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanunla eklenen geçici 8. maddesinde, 6545 sayılı Kanunla idari yargıda kanun yollarına ilişkin getirilen hükümlerin 2576 sayılı Kanun'un anılan Kanunla değişik 3. maddesine göre kurulan bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları █████/2016 tarihinden sonra verilen kararlar hakkında uygulanacağı; aynı Kanun'un "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 6. fıkrasında, bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu; "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin bu maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararların Danıştayda temyiz edilebileceği; "Temyiz dilekçesi" başlıklı 48. maddesinin 6. fıkrasında, temyizin kesin bir karar hakkında olması halinde kararı veren merciin temyiz isteminin reddine karar vereceği; aynı maddenin 7. fıkrasında ise, temyizin kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşıldığı hallerde altıncı fıkrada sözü edilen kararın Danıştayın ilgili dairesince kesin olarak verileceği kurala bağlanmıştır.Öte yandan; 2577 sayılı Kanun'un -temyiz istemine konu kararın verildiği tarihte yürürlükte olan █████/2014 tarih ve 6545 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle değişik haliyle- 46. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, konusu yüzbin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar hakkında verilen kararların temyiz edilebileceği hükme bağlanmış olup aynı Kanun'un ek 1. maddesinde yer alan düzenleme uyarınca, bu Kanun'da öngörülen parasal sınırlar; her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulandığından, temyizen incelenerek bozulması istenilen bölge idare mahkemesi kararının verildiği 2024 yılı için temyiz sınırı 920.000,00 TL olarak belirlenmiş bulunmaktadır.Her ne kadar, Anayasa Mahkemesinin █████/2023 tarih ve E:███████, K:████████ sayılı kararıyla; yukarıda bahsi geçen 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun █████/2014 tarih ve 6545 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle değiştirilen 46. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin iptaline karar verilmiş ise de; Anayasa Mahkemesi tarafından iptal kararı nedeniyle meydana gelecek olan hukuksal boşluğun kamu yararını olumsuz yönde etkileyecek nitelikte olduğu belirtilerek, Anayasanın 153. maddesi ve 6216 sayılı Kanun'un 66. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak 9 ay sonra yürürlüğe girmesine karar verildiğinden, iptaline karar verilen kanun hükümlerinin kararın Resmî Gazete'de yayımlandığı █████/2023 tarihinden itibaren 9 ay boyunca (█████/2024 tarihine kadar) yürürlükte kalacağı açıktır. Nitekim Anayasa Mahkemesinin █████████ (41 - 42. paragraf) ve █████████ (26 - 27. paragraf) başvuru numaralı kararlarında da, Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının yürürlüğünün ertelenmesi halinde, erteleme süresince iptali ertelenen kanun hükümünün yürürlükte olduğu ve bu hükmün ilgililere uygulanmasının kanunilik koşulunun ihlaline neden olmayacağı açıkça kabul edilmiştir.Bu nedenle, temyiz istemine konu iş bu kararın, temyiz parasal sınırı yönünden temyize tabi olup olmadığı hususunda yapılacak olan değerlendirmenin 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin anılan kararın verildiği tarihte yürürlükte olan hali esas alınarak yapılması gerekmektedir.Bu doğrultuda, toplam 331.289,00 TL idari para cezasının iptali istemiyle açılan davanın değerinin, temyiz parasal sınırının altında kaldığı ve 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde sayılan davalar arasında yer almadığı görüldüğünden, ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın reddi yolunda verilen karar her ne kadar temyiz yolu açık olmak üzere verilmişse de kesin olup, temyizen incelenmesine hukuki olanak bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddine, Bölge İdare Mahkemesince kesin olan karara karşı temyiz yolunun açık olduğu belirtildiğinden temyiz aşamasında yatırılan ...TL harç ile posta avansı miktarından artan kısmın isteği halinde davacıya iadesine, █████/2024 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.(X)-KARŞI OY
:Bakılmakta olan dava, davacının 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu uyarınca 331.289,00 TL idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Edirne Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün ...3 tarih ve E... sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinde, bölge idare mahkemelerinin maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararların Danıştayda temyiz edilebileceği, aynı Kanun'un 45. maddesinin 6. fıkrasında ise bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu hüküm altına alınmıştır.Anayasa Mahkemesinin █████/2023 tarih ve E:███████, K:████████ sayılı kararıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanun’un 20. maddesiyle değiştirilen 46. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan “Konusu yüz bin Türk lirasını aşan...” ibaresinin iptaline karar verilmiş, iptal kararı nedeniyle meydana gelecek olan hukuksal boşluğun kamu yararını olumsuz yönde etkileyecek nitelikte olduğu belirtilerek, Anayasanın 153. maddesi ve 6216 sayılı Kanun'un 66. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak 9 ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir.Anayasa Mahkemesinin iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi ileriye dönük olarak ertelemiş bulunması, yasama organına iptal kararının gerekçesine uygun olarak yeni bir düzenleme için olanak tanımak ve ortada hukuki bir boşluk yaratmamak amacına yöneliktir.İptal kararının yürürlüğe gireceği tarihin ileriye dönük olarak ertelenmiş olmasının, yargı yerlerinin çözümlemekte oldukları uyuşmazlıklarda Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilen yasa kurallarını uygulaması sonucunu doğurduğundan bahsedilemez. Aksi bir yorum, Anayasa Mahkemesince bir kanun maddesinin Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde, eldeki davaların Anayasaya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi anlamına geleceğinden hukukun üstünlüğü ve hukuk devleti ilkelerine aykırı düşecektir.Bu durumda, açılan davada verilen karar, yukarıda bahsedilen Anayasa Mahkemesinin iptal kararı uyarınca temyize tabilik hususu yönünden temyiz parasal sınıra ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmasının mümkün olmaması nedeniyle kesin olmayıp; davacının bu karara ilişkin temyiz isteminin esasının temyiz merciince değerlendirilmesi gerekmektedir.Bu nedenle, uyuşmazlığın esasının incelenerek bir karar verilmesi gerektiği oyuyla aksi yönde verilen Daire kararına katılmıyorum.