Sahte kimlikle yapılan yolsuz taşınmaz tescili nedeniyle oluşan zararın Türk Medenî Kanununun 1007. maddesi uyarınca hazineden tazmini istemli temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, sahte kimlikle yapılan yolsuz tescil işlemleri sonucunda taşınmazının tapu kaydı iptal edilen davacının, 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun 1007. maddesi uyarınca hazineden tazminat talebine ilişkindir. Davacı, mülkiyetini kaybettiği taşınmaz için hazineden zararının karşılanmasını talep ederken, hazine vekili ise illiyet bağının kesildiğini, davanın üçüncü kişilere yöneltilmesi gerektiğini ve tazminat miktarının fahiş olduğunu ileri sürerek karara itiraz etmiş olup, ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesinin kabul yönündeki kararlarına karşı hazinenin temyiz başvurusu incelenmektedir.
5. Hukuk Dairesi         ████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ Esas, █████████ Karar
KARAR
: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 32. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ Esas, 2023/3 Karar
Taraflar arasındaki taşınmazın tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesinden kaynaklanan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara ili, ...,.... Mahallesi 50839 ada 6 parsel sayılı taşınmazı müvekkilinin 30.07.2013 tarihinde satın aldığını, yurtdışında ikamet eden müvekkilinin yakın tarihte anılan taşınmazın vergi borcunu ödemek istediği sırada ... ... isimli kişi adına kayıtlı olduğunu öğrendiğini, bu işlemde yanlışlık olduğunu düşünen müvekkilinin tapu müdürlüğünde yapmış olduğu araştırma ile taşınmazının 18.11.2014 tarihinde sahte kimlikle ... ...’a satıldığını, ondan da 14.05.2015 tarihinde ..,...,..., ve ... ... isimli kişilere satıldığını öğrendiğini, yolsuz tescil işlemiyle müvekkilinin zararının oluştuğunu, oluşan zararın yasal faiziyle birlikte Hazineden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava konusu taşınmazı sahte kimlik ile satan kişilere dava açması gerekirken Hazineye dava açmasının yersiz olduğunu, husumet itirazında bulunduklarını belirterek, davanın reddini ve işlemi gerçekleştiren tapu görevlilerine davanın ihbarını talep etmişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve tespit edilen bedelin yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; son tapu malikleri hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesinin iyiniyetli oldukları anlamına gelmeyeceğini, bilirkişi raporları arasında fahiş fark bulunduğunu, ıslahla artırılan miktar yönünden zamanaşımı süresinin dolduğunu, son tapu malikleri ...,...,..., ve ... ...’in iyiniyetli alıcı olup olmadıklarının yöntemince tespit edilmediğini, Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı uyarınca inceleme ve araştırma yapılmadığını, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesindeki koşulların oluşmadığını, davacının zararı ile idarenin işlemi arasında uygun illiyet bağının bulunmadığını, iğfal kabiliyeti bulunan nüfus cüzdanını kullanan üçüncü kişinin eylemiyle illiyet bağının kesildiğini, yolsuz satış işlemi sebebiyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının ███████████ ve ██████████ numaralı soruşturma dosyalarında şüpheli ...’ın tutuklandığını, mahkemece anılan bu soruşturmaların akıbeti araştırılmadan üçüncü kişinin suç teşkil eden veya ağır kusurunu oluşturan eylemi sebebiyle Hazine yönünden illiyet bağının kesilip kesilmediği gözetilmeden tazminata hükmedildiğini, tazminat miktarının da yüksek belirlendiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Cumhuriyet Başsavcılığının tapu memurları hakkında ███████████ soruşturma nolu ██████████ Karar sayılı koğuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararı, Tapu Kadasro Genel Müdürlüğü müfettişlerinden .... tarafından düzenlenen 08.12.2015 tarihli ön inceleme raporu, Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı dava dosyası ve tüm dosya kapsamından; tazminat istemine konu taşınmazın davacı adına tesciline ilişkin 15.12.1997 tarihli ve .... yevmiye numaralı resmi senetteki malikin fotoğrafının değiştirildiği, 18.11.2014 tarihli ve .... yevmiye nolu resmî senetteki satışın tapu maliki yerine sahte kimlikle gerçekleştirildiği, tescilin yolsuz olduğu, davacının zararı ile tapuda yapılan işlem arasında uygun illiyet bağının bulunduğu, ...,...ve ... ... hakkında tazminat istemine konu 50839 ada 5 parselin satışına ilişkin 18.11.2014 tarihli resmi senetteki sahtecilik suçundan kaynaklı ceza davası açılmadığı, davacının kasıtlı ya da kusurlu eylemleriyle bu zararın gerçekleşmesine neden olduğuna, yine taşınmazın son malikleri olan...,..., ve ... ...’in taşınmazı satın aldıkları tarihte 18.11.2014 tarihli resmi senetteki sahteciliği bildiklerine, kötüniyetli olduklarına ilişkin dosyada herhangi bir belirleme, bilgi ve belgenin bulunmadığı anlaşıldığından arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosyanın incelenmesinden Ankara ili, ..., .... Mahallesi 50839 ada 6 parsel sayılı 1.781,00 m² yüzölçümlü arsa niteliğindeki taşınmazın sahte nüfus cüzdanı kullanılmak suretiyle 18.11.2014 tarihli ve .... yevmiye nolu işlemle ... ...’a satıldığı, satış işleminin Altındağ .... Noterliğinde düzenlenen 11.02.2013 tarihli ve .... yevmiye nolu vekâletname ile vekil tayin edilen ... ... vekili ... ... tarafından yapıldığı, daha sonra aynı vekaletname kullanılarak ... .... vekili ... ... tarafından taşınmazın 14.05.2015 tarihli ve .... yevmiye numaralı satış işlemiyle....,....ve ... ....’e satıldığı, halen anılan kişiler adlarına paylı mülkiyet üzere kayıtlı olduğu, davacı ...’ın vergi borcunu ödemek üzere Tapu Müdürlüğüne gitmesiyle durumdan haberdar olduğu, 10.07.2015 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığına şikayet dilekçesi verdiği, yine ... .... ve ... ....’ın da sahtecilik işlemleri sebebiyle şüpheli ...ile satış işlemini yapan tapu memurları hakkında suç duyurusunda bulundukları, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca tapu memurları hakkında görevi ihmal suçunu işlediklerine dair yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle takipsizlik kararı verildiği, ....hakkında ise dolandırıcılık ve resmi evrakta sahtecilik suçlarından dava açıldığı, Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla ..... hakkında delil yetersizliğinden beraat kararı verildiği, kararın istinaf incelemesinden geçerek 05.03.2021 tarihinde kesinleştiği, anılan ceza davasında dinlenen katılan ... .....’ın 50839 ada 6 parseli 450.000 TL bedel ödeyerek satın aldığını belirttiği, yine tanık olarak dinlenen ... ....’inde aynı yönde beyanda bulundukları, sonuç olarak davacının taşınmazını 18.11.2014 tarihinde kaybettiği, eldeki davanın zamanaşımı süresi içinde 08.07.2015 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!