Haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle açılan tazminat davasında, Yargıtay 12. Ceza Dairesi eksik manevi tazminat miktarını hak ve nesafet ilkelerine aykırı bularak hükmü bozdu.
Özet: Haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle açılan tazminat davasında, ilk derece mahkemesinin kısmen kabul ve bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurularını esastan reddetme kararları, yüksek mahkeme tarafından, davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği ve 372 günlük tutukluluk süresi gibi ölçütler dikkate alındığında hak ve nesafet ilkelerine uygun olmayacak şekilde eksik bulunması nedeniyle bozulurken, maddi tazminat ve vekalet ücreti hesaplamalarındaki bazı hataların temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmadığı belirtilmiştir.
12. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
:Ceza Dairesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.
DAVA
: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM
: İstinaf başvurularının esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 70.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 21.894,88 TL maddi tazminatın ve 25.000,00 TL manevi tazminatın 19.07.2019 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine yapılan inceleme neticesinde; istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; ilk derece mahkemesi tarafından maddi tazminat hesaplaması yapılırken sigorta primleri ve özlük haklarına ilişkin herhangi bir hesaplama yapılmadığına, manevi tazminat miktarının çok düşük olduğuna ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ Esas-████████ Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 23.11.2016 tarihinde gözaltına alındığı, 30.11.2016 tarihinde tutuklandığı, 30.11.2017 tarihinde tahliye edildiği, 23.11.2016-30.11.2017 tarihleri arasında 372 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı ve yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 25.06.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşme şerhli beraat kararının davacı asile 02.07.2019 tarihinde tebliğ edildiği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince kısmen kabul ve kısmen reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Maddi tazminatın, davacının gözaltında ve tutuklu kaldığı 23.11.2016-30.11.2017 tarihleri arasındaki döneme ilişkin son aldığı Kasım 2016 net maaşı üzerinden hesaplanan 19.431,42 TL olarak tayin edilmesi gerekirken, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması ve 15.08.2017 tarihli 694 sayılı KHK ile değişik, 01.02.2018 tarihli 7078 sayılı Kanunun 139'uncu maddesi ile aynen kabul edilen düzenleme ile 5271 sayılı Kanunun 142'nci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alındığında, mahkemece kabul edilen tazminat miktarına göre karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 5.450,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 5.508,43 TL vekalet ücretine hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuş olmakla birlikte, bu hususlar temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Turgutlu Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.10.2025 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!