İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince incelenen, elektrik enerjisi satış sözleşmesinin erken feshinden kaynaklanan cezai şart ve reaktif tüketim bedeli alacağına yönelik itirazın iptali davasında ilk derece mahkemesinin davayı kabul kararı.
Özet: Elektrik enerjisi satış sözleşmesini süresinden önce feshederek tedarikçi değiştiren davalının, sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle davacı tarafından tahakkuk ettirilen reaktif tüketim ve cezai şart faturalarına yönelik icra takibine yaptığı itirazın iptali davasında, mahkeme, davalının eylemini usulsüz bularak, söz konusu faturaların geçerliliğini ve bireysel kefaletin hukukiliğini tescil etmiş, böylece davalının itirazını haksız görerek davacının davasını kabul etmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ3. HUKUK DAİRESİESAS NO
: █████████KARAR NO
: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2024NUMARASI
: ████████ E - ████████ KDAVANIN KONUSU
: İtirazın İptaliKARAR TARİHİ
: █████/2025Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 20.03.2021 tarihli “Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi” akdedildiği, takibe konu olan 4 adet faturanın mevcut olduğu bunlardan AA A202 ... no.lu 1.976,20 TL'lik faturanın reaktif tüketimine ilişkin olduğu, sözleşmenin 8.3.maddesi ile de alıcının işbu reaktif bedellerinden sorumlu olduğunun kararlaştırıldığı, diğer üç faturanın ise cezai şart bedeli olduğu, davalı şirket ile imzalanan sözleşmenin 9.1.maddesinde; “... İşbu sözleşme 4.2'nci maddesinde belirtilen elektrik satışı başlama tarihinden itibaren on iki ay süreli geçerlidir. Taraflardan herhangi birisi sözleşme hitam tarihinden altmış gün öncesi kadar sözleşmenin feshedileceğine dair yazı bulunmadığı sürece, işbu sözleşme aynı şartlarla birer yıl sürelerle kendiliğinden uzatılmış olur." hükmünün bulunduğu, davalıya elektrik satışı üç adet sayaç aboneliği için 01.05.2021 tarihinde başladığı, dolayısıyla sözleşme tarihinin 01.05.2022 iken davalı şirket tarafından 01.07.2021 tarihinde tedarikçi değişikliği yapmak suretiyle sözleşmeyi usulüne aykırı feshettiği, tedarikçi değişikliği yapıldığını gösterir ... çıktısının mahkemece gerekli görülmesi halinde ...” tan ilgili kayıtların celbinin talep edilebileceğini, davalının usulüne uygun bildirim olmaksızın ve fesih bildirim sürelerine uymaksızın tedarikçi değişikliği yaparak sözleşmeyi sona erdirmesi nedeniyle sözleşmenin ilgili hükümleri uyarınca davalıya cezai şart faturalarının tanzim edildiği, tarafların tacir olduğu, davacı şirketin mevcut sözleşme gereği işbu sözleşmeye aykırılık nedeniyle cezai şart talep etme hakkının bulunduğu, davalı şahsın siz sözleşmede aykırılık nedeniyle cezai şart talep etme hakkının bulunduğundan davada ve icra takibinde borçlu olarak yer aldığını, tüm bu nedenler ve Mahkemece resen dikkate alınacak nedenlerle; davalı şirketin ve davalı şahsın yaptığı haksız itirazın iptalini ve takibin devamını, borçlu şirketin ve davalı şahsın %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin Yahyagalip vergi dairesine ... vergi numarası ile kayıtlı olduğunu, davalının elektrik enerjisi dağıtımı ile ilgili çalıştığı firmalardan ... Elektrik şirket grubu kapsamında bulunan ... Enerjisi İth. İhr. A.Ş. ile yapmış olduğu enerji temini kapsamında kendisine gelen faturayı ödediğini fakat ilgili firma faturanın geç ödenmesini bahane ederek sözleşmeyi tek taraflı feshettiğini, bu olaya müteakip yine aynı firmanın sözleşmeyi davalı firma feshetmiş gibi sözleşmeye cayma bedel faturasını davalı şirkete gönderdiğini, davalı ile yapılan abonelik sözleşmesi sırasında aboneliği yapan şirket çalışanı ... tarafından herhangi bir cayma durumunda davalı firma aleyhine bir cayma bedelinin yansıtılmayacağı ve davalı firmadan bir teminat bedeli talep edilmeyeceğinin sözlü olarak taahhüt edildiğini ayrıca davalı firma için düzenlenen cayma bedeli, faturası yasal süresi içerisinde 24.06.2021 tarih ver Ankara 14. Noterliğinin ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile iade edildiğini, davalı ile ... Elektrik arasında sözleşme yapılmasına mütcakip eksik bazı evrakların olduğunu talep ederek ilgili şirket çalışanı ..., davalının bilgisi haberi ve onayı olmadan kendilerine evrak imzalattırdığını ve davalıya ait diğer üç ... tesisi ile ilgili yiye ... Elektrik şirketler grubu kapsamında bulunan davalı ile davacı ... A.Ş ile abonelik sözleşmesi yaptığını, davacı şirketin 30.08.2021 tarihli ... no.lu 23.250,00 TL, 30.08.2021 tarih ... no.lu 28.960,00 TL, 30.08.2021 tarihli ... no.lu 16.198,00 TL üç adet cayma bedeli faturası gönderdiğini, yine aynı şekilde yasal süresi içinde 03.09.2021 tarih Ankara 14. Noterliğinin ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile iade edildiğini, tüm bu nedenlerle; davacının dava konusu haksız ve mesnetsiz icra takibine ilişkin itirazlarının kabulü ile birlikte takibin iptalini, yine davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddini, davacının tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.Mahkeme, davalının sözleşme süresi bitmeden tedarikçi değiştirdiği, bu kapsamda davalıya tahakkuk ettirilen cezai şart konulu takibe konu faturaların usulüne uygun düzenlendiği, davalılardan ...'ın kefaletinin TBK'daki şekil şartlarını taşıyıp geçerli olduğu, bu kapsamda alacağın tahsili için yapılan icra takibine yönelik davalı itirazının haksız olduğu gerekçesi ile;"1-Davacının davasının KABULÜ İLE, Davalıların ...'nin ████████████ esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile, takibin 70.384,20-TL asıl alacak+taleple bağlı kalınarak 633,70-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 71.017,93-TL üzerinden devamına, 2-Asıl alacak miktarı olan 70.384,20-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine" karar vermiştir.Kararı davalılar vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde; bilirkişi raporlarına yapıkları itirazlarınını değerlendirilmeden eksik inceleme ile karar verildiğini,ayrıca davalı ... yönünden kefalet hükümleri açısından kefaletin gerçekleşmediğini,bu davalı kefilliğin geçerli olmadığını ve davanın reddi gerektiğini,ayrıca davacı temsilcisi ...'nun borçlandırıcı işlem yetkisinin olup olmadığının sorulması taleplerinin de dikkate alınmadığını,davacının başka tedarikçiye geçmesinden sonra geç ödenen fatura nedeniyle davacının sözleşmeyi feshettiğini,cayma bedeli alınmayacağının davacı temsilcisi Bekir tarafından kendilerine sözlü olarak bildirildiğini,davacının cayma bedeli talep edemeyeceğini,yetkili icra dairesinin Ankara olduğunu,yeniden rapor alınmasını ve davanın reddine karar verilmesi için kararın kaldırılmasını talep etmiştir.6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Dava,cayma bedeli faturalarının tahsiline yönelik yapılan takibe karşı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. MTS'nin ████████████ esas sayılı takip dosyasında;davacı tarafça davalı hakkında 4 adet fatura yönünden toplam 71.017,93-TL nın tahsiline yönelik yapılan ilamsız takibin itiraz üzerine durdurulduğu anlaşılmıştır.Talimat bilirkişisinin █████/2022 tarihli raporunda özetle; "...Davalının yasal defterleri üzerinde gerçekleştirilen inceleme neticesinde davacı yan ile davalı arasındaki ticari ilişkinin 04.06.2021 tarihinde başladığı, yasal defterler üzerinde incelemenin gerçekleştirildiği 31.10.2022 tarihi itibariyle davacı yanın davalı yandan 1.976,20 TL alacaklı olduğu..." belirtilmiştir. █████/2024 tarihli bilirkişi heyeti kök raporunda özetle; "... Davacı şirketin 202 yılına ilişkin Envanter defterlerinin noter onayları ile GİB onaylı Yevmiye ve Defter-i Kebir e-defter beratlarının T.T.K’ nu ve V.U.K’ nu hükümlerine göre süresinde ve usulüne uygun tutulduğu, davacı şirketin kendi defter kayıtlarının birbirini doğruladığı görülmüştür. Davalının ticari merkezinin Ankara ilinde bulunduğu, bu sebeple Ankara 12. Adliye Ticaret Mahkemesinin görevlendirdiği Bilirkişi S.M.M.M ...’in 31.10.2022 tarihli raporunda özetle; “…Davalı ... VE İnş. Malz. San. Ltd. Şti.” nin 2021 yılı e defter kullanıcısı mükellef olduğu, GIB onaylı e-defter beratları ile fiziki ortamda tutulan Envanter defterlerinin noter onaylarının usulüne uygun yapıldığı, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 04.06.2021 tarihinde başladığı, davalının incelenen kendi defterlerinde davacı açık hesabından 1.976,20 TL tutarında davacı şirkete borçlu gözüktüğü…” şeklinde belirtildiği görülmüştür. Taraflar arasında 20.03.2021 tarihinde akdedilen “Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi” kapsamında ticari ilişkinin kurulduğu, davacının incelenen kendi defterlerinde 21.09.2021 takip tarihi itibariyle davalının açık hesabında 70.384,21 TL tutarında alacaklı gözüktüğü, davalı şirketin ise talimat mahkemesince incelenen bilirkişi raporunda davacı şirkete 1.976,20 TL tutarında borçlu gözüktüğü, tarafların defter kayıtları arasındaki uyumsuzluğun takip dayanağı yapılan ve raporun 4.c. bölümünde incelenen “Ceza-i Şart Bedeli” açıklamalı faturalardan kaynaklandığı tespit edilmiştir. Yapılan teknik inceleme ve değerlendirmeler sonucunda; Taraflar arasındaki teknik uyuşmazlığın; davalının kendi bilgisi ve onayı olmaksızın düzenlendiğini belirttiği sözleşmenin geçerli olup olmadığı ile, sözleşmenin geçerli olarak kabul edilmesi halinde davalının cayma bedeli faturalarından sorumlu olup olmadığının tespit edilmesi noktalarında toplandığı; sözleşmenin doğru ve geçerli olarak kabul edilmesi halinde, takdiri sayın Mahkemede olmak üzere, davalının sözleşmenin nasıl feshedileceğine dair sözleşmede açıkça tanımlanan usuller dışında tedarikçi değişikliğine giderek feshetmesinin sözleşmenin ilgili maddesi gereği cezai koşul doğuran bir eylem olarak değerlendirilmesi gerektiği; cezai koşul faturalarının, sözleşmede tanımlandığı şekilde, dönem faturalarının toplamı olarak doğru şekilde tahakkuk ettirildiği, dayanak olan dönem faturalarının da sözleşmede tanımlanan yönteme göre hesaplanmış aktif enerji bedeli birim fiyatı ile tahakkuk ettirilmiş doğru ve geçerli faturalar olduğu; dava konusu faturalardan 4003396873 no.lu tesisat için düzenlenen reaktif enerji bedeli faturasının yalnızca bu tesisat için uygun değerlerde kompanzasyon yapılmadığını gösterdiği ve bu bedelin davalı-alıcıya tahakkuk ettirilmesinin sözleşmeye uygun olduğu yönünde görüş ve kanaate varılmıştır. Davalı ...’ nın Kefaleti Yönünden; Taraflar arasında akdedilen 20.03.2021 tarihli sözleşmenin 13.sayfasının kefaletname bölümünde; “… ... Beton İnş. Ltd. Şti. Nin sözleşmeden doğan borçlarının ... Avrupa Elektrik A.Ş’ ne ödenmemesi halinde tüm borçları ayrıca bir mahkeme kararına gerek kalmaksızın müteselsil kefil sıfatı ile sorumluluğu ile 20.03.2021 tarihinde kefil olduğumu beyan ederek bu kapsamda toplam 112.000,00 TL’yi ödemeyi taahhüt etmiştir…” şeklinde kararlaştırıldığı, Davalı ...’ın sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığı kararlaştırılmıştır. Kefilin imzasına havi kefalet beyanı incelendiğinde, davalının sözleşme ve eklerinden kaynaklı doğmuş ve doğacak borçlar için toplamda 112.000,00 TL’ye kadar müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığı görülmüştür. Kefalet, sözleşmesi incelendiği ise; bahse konu sözleşmenin kefil tarafından el yazısı ürünü olmadığı, matbu, bilgisayar çıktısı sözleşme olduğu, davalı kefilin takibe konu borçtan sorumlu olup olamayacağı yönündeki hukuki ve nihai değerlendirmenin mahkemenin takdirinde olduğu" belirtilmiştir.İtiraz üzerine alınan █████/2024 tarihli ek bilirkişi heyet raporunda özetle; "... Dosyada bir fotokopisi sunulan sözleşmenin 2 numaralı sayfası ile 13 numaralı ve ekinde bulunan kaşe ve imzanın davalı firmaya ait olduğu anlaşılmakla, davalının söz konusu sözleşmenin yanıltma ile imzalandığı yönündeki beyanları teknik incelemenin kapsamı dışında olmak üzere, sözleşmenin teknik açıdan geçerli bir sözleşme olarak kabul edilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Davacı tarafından sunulan 20.03.2021 imza tarihli sözleşmede; sözleşmenin süresinin 12 ay olduğu ve taraflardan birinin bitim tarihinden 60 takvim günü öncesinde yazılı olarak bildirimde bulunmadığı sürece otomatik olarak uzayacağının hüküm altına alındığı görülmektedir. Dava konusu faturalardan 3 tanesinin sözleşmenin davalı-alıcı tarafından tedarikçi değişikliğine gidilmesi sebebiyle fesih edilmesinden kaynaklı olarak, yine sözleşmede belirlenen usulle tahakkuk ettirilmiş cezai şart faturaları olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, sözleşmede feshin nasıl olacağı açıkça belirlenmiş olmakla, davalı tarafın sözleşmeyi bitim tarihinden önce üstelik yazılı bildirim yapmaksızın feshetmesinin sözleşmenin ilgili hükümlerine aykırılık teşkil ettiği kesin olarak anlaşılmaktadır. Bu durumda, kefalet konusundaki hukuki değerlendirmeler sayın Mahkemenin takdirinde olmak üzere, teknik açıdan doğru ve geçerli olarak kabul edilmesi gerektiği kanaatine varılan sözleşmenin nasıl feshedileceğine dair sözleşmede açıkça tanımlanan usuller dışında tedarikçi değişikliğine giderek feshetmesinin sözleşmenin ilgili maddesi gereği cezai koşul doğuran bir eylem olarak değerlendirilmesi gerektiği yönünde görüş ve kanaate varılmış olur. Taraflar arasındaki sözleşmenin 7.1 maddesinde gecikme durumunda aylık %.5 oranında faiz uygulanmasının da kararlaştırıldığı görülmektedir. Sözleşmenin ilgili maddelerinde sözleşmenin davalının kusuru ile feshedilmesi halinde davacı tarafın son iki dönem fatura bedelinin toplamı tutarında cezai koşul faturası tahakkuk ettirilebileceğinin hüküm altına alındığı görülmektedir. Davacı tarafından sunulan fatura belgelerine göre, 3 ayrı sayacın her biri için ayrı ayrı ikişer dönem faturası tahakkuk ettirildiği ve cezai koşul fatura hesabında da bu faturaların ayrı ayrı toplamlarının alındığı görülmektedir..." beyanında bulunmuşlardır.Taraflar arasında █████/2021 tarihinde “Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi” düzenlendiği,bunun yanısıra diğer davalı ...’ın da kefalet tarihi, ad soyad, miktar ve müşterek-müteselsil ibarelerini elle yazarak 112.000,00 TL’ye kadar kefaletinin bulunduğu görülmüştür.Taraflarca imzalanan elektrik enerjisi satış sözleşmesinin sona erme tarihi █████/2022 olduğu halde, davalının █████/2021 tarihinde tedarikçi değişikliğine gitmesi nedeniyle sözleşmenin fesherdildiği, toplam 3 sayaç için 3 cezai koşul faturası ile reaktif kullanım bedeli faturası tahakkuk ettirildiği ve bu faturaların takibe konu edildiği görülmüştür.Taraflar arasında imzalanan 20.03.2021 imza tarihli sözleşmenin 9.1.maddesinde; “... İşbu sözleşme 4.2'nci maddesinde belirtilen elektrik satışı başlama tarihinden itibaren on iki ay süreli geçerlidir. Taraflardan herhangi birisi sözleşme hitam tarihinden altmış gün öncesi kadar sözleşmenin feshedileceğine dair yazı bulunmadığı sürece, işbu sözleşme aynı şartlarla birer yıl sürelerle kendiliğinden uzatılmış olur." şeklinde hüküm bulunduğu,yine sözleşmenin 8.3.maddesi ile de alıcının işbu reaktif bedellerinden sorumlu olduğunun belirtildiği görülmüştür.Söz konusu sözleşme nedeniyle davalıya elektrik satışı üç adet sayaç aboneliği için 01.05.2021 tarihinde başladığı, dolayısıyla sözleşme tarihinin 01.05.2022 iken davalı şirket tarafından 01.07.2021 tarihinde tedarikçi değişikliği yapmak suretiyle sözleşmeyi sözleşmenin süresinin 12 ay olduğu ve taraflardan birinin bitim tarihinden 60 takvim günü öncesinde yazılı olarak bildirimde bulunmadığı sürece otomatik olarak uzayacağının taraflarca kabul edilmesine rağmen dosyadaki ... çıktısından görüldüğü gibi davalının sözleşme süresi bitmeden tedarikçi değiştirdiği açıklığa kavuşmuştur.Bu durumda sözleşmenin hükümleri gereği davacı tarafça 3 cayma bedeli ve ayrıca reaktif bedeli yönünden oluşturulan faturanın sözleşme hükümlerine uygun olarak düzenlendiği bilirkişi raporunda belirlendiğinden,ayrıca diğer davalı ... açısından kefalet beyanının geçerli kabul edilmesi gerektiğinden,davalının takibe itirazında haklı olmadığı anlaşılmıştır.Bilirkişi raporu denetime elverişli mahkemenin kararı hukuk ve usule uygun bulunmuştur.Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre davalıların istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.K A R A R
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davalıların istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 4.851,23 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.212,81 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.638,42 TL'nin davalılardan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)İstinaf yargılama giderlerinin istinaf edenler üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. █████/2025