İşçinin eksik bildirilen sigorta hizmet sürelerinin tespiti talebiyle açtığı davada, ilk derece ve bölge adliye mahkemesi kararlarının Yargıtayca onanmasına dair karar.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının davalılara ait işyerinde 30.07.2009-19.06.2013 tarihleri arasında aralıksız çalıştığı halde sigorta bildirimlerinin eksik yapıldığı iddiasıyla açtığı hizmet tespiti davasında, ilk derece mahkemesinin 30.07.2009-23.06.2010 tarihleri arasındaki eksik bildirimsiz çalışma dönemini davacı lehine tespit eden ve taraflar arasındaki organik bağı kabul eden kararının, bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmesinin ardından, Yargıtay tarafından 5510 sayılı Kanunun ilgili maddesi, tanık beyanları ve dosya kapsamı doğrultusunda usul ve yasaya uygun bulunarak onanmasıyla sonuçlanmıştır.
10. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., ███████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Türkoğlu 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., █████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalıların iş yerinde 30.07.2009 işe başladığını ve bu çalışmasını aralıksız olarak işten çıkarılış tarihi olan 19.06.2013 tarihine kadar sürdürdüğünü, davacının işe başladığı tarih olan 30.07.2009 yılından 19.06.2013 tarihine kadar çalıştığı halde fiili çalışmalarının sadece bir kısmının gösterildiğini belirterek 30.07.2009-19.06.2013 tarihleri arasında eksik bildirimlerin tespit edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı SGK vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dinlenen tanıkların davacının iddialarıyla paralel beyanlarda bulunduğu, ... ... adlı iş yerinin 23.06.2010 tarihinde kanun kapsamına alındığı, davacının ... ... adlı iş yerindeki işe giriş bildirgesinin ise iş yerinin Kanun kapsamına alındığı aynı tarih olan 23.06.2010 tarihinde yapıldığı, iş yerlerinin yetkilileri, faaliyetin aynı yerde olması ve tanıkların beyanları dikkate alındığında iş yerleri arasında organik bağ olduğu; tanık beyanları, bilirkişi raporu, SGK hizmet dökümü, tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, alınan bilirkişi raporlarına göre davacının iddia etmiş olduğu ihtilaflı dönem olan 30.07.2009-23.06.2010 tarihleri arasında ... ... adlı iş yerinin kanun kapsamında olmayıp Bağdat ... adlı iş yerinin Kanun kapsamında olması nedeniyle davacının bildirimsiz olan 30.07.2009-23.06.2010 tarihleri arasında çalıştığının tespitine, davacının 23.06.2010 tarihinden sonra bildiriminin yapıldığı anlaşılmakla bu kısım yönüyle fazla talebinin reddine dair davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacının davalı Bağdat ... adlı iş yerinde 30.07.2009-23.06.2010 tarihleri arasında aylık 30'ar günden asgari ücretle 323 gün sigortalı olarak çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı şirketler vekili temyiz dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya kapsamı incelendiğinde, davanın yasal dayanaklarından olan 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesinin 9. fıkrası ile bordro tanıklarının beyanları, iş yeri tescil bilgileri, ticaret sicil kayıtları ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında kararın yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi..

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!