İzmir Bölge Adliye Mahkemesi, kasko poliçesinden kaynaklanan tazminat davasında ortaya çıkan görev uyuşmazlığını tüketici mahkemesini yetkili kılarak giderdi.
Özet: Kasko poliçesinden doğan tazminat talepli bir davada ortaya çıkan görev uyuşmazlığı, aracın kısa süreli kiralama kaydı bulunsa dahi, tescil ve kasko poliçesinde özel kullanım olarak belirtilmesi ve davacının ticari amaçla hareket ettiğine dair somut delil eksikliği nedeniyle, davacının tüketici konumunda olduğuna ve bu sebeple uyuşmazlığın tüketici mahkemesi tarafından görülmesi gerektiğine hükmedilerek çözüme kavuşturulmuştur.

T.C.

İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
23. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2025
NUMARASI
: ████████ Esas ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
: Tazminat
KARAR TARİHİ
: █████/2025
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2025
İzmir 7. Tüketici Mahkemesi ile İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi arasında oluşan görev uyuşmazlığının yargı yeri belirlenmesi yoluyla giderilmesi İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından talep edilmekle dosya kapsamı incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Talep, merci tayinine ilişkindir.
İzmir 7. Tüketici Mahkemesince, İzmir İl Emniyet Müdürlüğünden verilen cevabı yazıya göre; dava konusu aracın █████/2021-█████/2021 tarihleri arasında kiralama şeklinde kullanılmakta olduğunun anlaşıldığı, davacının araç kiralama suretiyle gelir elde etmekte olduğu, bu itibarla 6502 sayılı kanun kapsamında tüketici sıfatına haiz olmadığı, poliçeden kaynaklı uyuşmazlığın çözümü açısından TTK'nın 4-5 maddeleri uyarınca Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesince, dosya içerisinde davacının araç kiralama faaliyeti yürüttüğüne dair herhangi bir kaydın mevcut olmadığı, dava dilekçesinde davacının bu mesleki faaliyeti yürüttüğüne dair herhangi bir iddiasının bulunmadığı, yine davacı ile davalı arasındaki kasko poliçesinin de rent a car kasko poliçesi olmadığı, davalı ... tarafından aracın dava konusu kaza tarihinde kiralandığından bahisle zararın teminat harici olduğu şeklinde getirilen savunmanın ve bu hususta istinaf kaldırma ilamı doğrultusunda yapılan araştırma neticesinde tespit edilen araç kiralama kaydının tüketici mahkemesinin görevine bir etkisinin bulunmadığı, nitekim istinaf kaldırma ilamında bu yönde herhangi bir kaldırma sebebine de yer verilmediği, bu halde dava konusu uyuşmazlık sigortalı aracın kaza sırasında rent a car aracı olarak kullanılıp kullanılmadığı ve zararın teminat harici olup olmadığı hususunda toplandığına göre tüketici mahkemesi tarafından davacının poliçe hükümlerine aykırı hareket edip etmediği, aracın beyan dışı kullanımının söz konusu olup olmadığı hususlarında inceleme yapılması gerektiği, kasko poliçesinde bulunan beyan dışı kullanım şeklindeki istisna ve muafiyetin mahkemelerini görevli kılmayacağı, bu hususun tüketici mahkemesi tarafından değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle karşı görevsizlik kararı verilmiştir.
Somut olayda; Dava, kasko poliçesi teminatı kapsamında hasar, çekici ve ekspertiz bedelinin tahsili istemine ilişkindir. İzmir İl Emniyet Müdürlüğünün 06.10.2024 tarihli yazısına göre ... plakalı aracın kiralık araç sorgulama sisteminde yapılan sorgulama neticesinde 07.10.2021-07.11.2021 tarihleri arasında kiralama kayıtlarının bulunduğunun bildirildiği dosya kapsamından anlaşılmış ise de; davacıya ait ... plakalı aracın trafik siciline "hususi- yolcu naklinde kullanılır" şekilde tescil edildiği gibi davaya konu taraflar arasında akdedilmiş olan 31470531 poliçe nolu "Aracım güvende Genişletilmiş Kasko" poliçesinin █████/2021 ila █████/2022 tarihleri arasında geçerli olduğu, anılan poliçede aracın hususi kullanım olarak belirtildiği, yine dosyada alınan█████/2022 tarihli heyet bilirkişi raporunda dava konusu uyuşmazlığın temelinde dava konusu aracın araç kiralama işinde kullanılıp kullanılmadığının ispatının davalı üzerinde olduğu gibi buna ilişkin somut bilgi ve belgenin bulunmadığının mütalaa edildiği, bu sebeplerle davacının gerçek kişi tacir olduğuna ilişkin dosyada bilgi ve belge bulunmadığı, davacının aracın tescil kaydı ve poliçe kapsamının karşısında, davalının savunmasının görevli mahkeme yönünden sonuca etkisinin bulunmadığı, hal böyle olunca da, taraflar arasındaki sigorta ilişkisinde davacının tüketici konumunda bulunduğu ve görülmekte olan dava bakımından Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin ██████████ Esas ████████ Karar sayılı 13.01.2016 tarihli, █████████ Esas ve █████████ Karar sayılı █████/2016 tarihli kararları, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin █████████ Esas ve █████████ Karar sayılı 07.05.2024 tarihli kararı, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin █████████-6520 sayılı ve yine aynı dairenin █████████-8940 ve █████████-2449 sayılı kararları da aynı yöndedir.
Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. 28.11.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (TKHK) 2. maddesinde kanunun kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır.
6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Taraflar arasında akdi bir ilişki olup davalının sorumluluğunun kaynağı davacıyla yaptığı kasko sigorta sözleşmesine aykırılıktır. Davalı şirket ile davacı arasındaki ilişki ise 6502 sayılı Kanunun 3/1 maddesi kapsamında kalan tüketici işlemlerinden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle İzmir 7. Tüketici Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine karar verilmiştir.
KARAR
: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 21 ve 22. Maddeleri gereğince İzmir İzmir 7. Tüketici Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE,
Dosyanın yargı yeri belirlenmesini talep eden mahkemesine iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-c maddesi uyarınca temyiz kanun yolu kapalı olmak üzere █████/2025 günü oy birliği ile, karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!