İş güvencesi kapsamında ödenen işe başlatmama tazminatının fiili çalışma kabul edilemeyeceği ve emekli aylığından kesinti yapılamayacağına dair Yargıtay içtihadı.
Özet: İşe iade kararı almasına rağmen fiilen işe başlatılmayan ve kendisine ödenen iş güvencesi tazminatlarının işveren tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) çalışmış gibi bildirilmesi üzerine, SGKnın bu dönemde yersiz ödeme yapıldığı gerekçesiyle emekli maaşından kesinti yaparak borç çıkarma işlemine karşı açılan davada; Yüksek Mahkeme, söz konusu ödemelerin fiili çalışma karşılığı olmayıp iş güvencesi tazminatı niteliğinde olduğunu, dolayısıyla davacının fiili çalışması bulunmadığı halde aylığının kesilmesi ve borç çıkarılmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin davacı lehine verdiği kararları onamıştır.

MAHKEMESİ
: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk DairesiSAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Kırşehir 1. Asliye Hukuk (İş) MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı Türkiye ... Fabrikaları A.Ş.’de çalışırken iş sözleşmesi feshedilen davacının açtığı işe iade davasının kabulüne karar verildiği, işe iade başvurusu üzerine işe başlatılmadığı, mahkeme kararında belirtilen tazminatların ödendiği, ancak işverenin bu ödemeleri Sosyal Güvenlik Kurumuna davacı tekrar işe girerek çalışmaya başlamış gibi bildirimde bulunduğu, bunun üzerine Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından bu dönemde ödenen yaşlılık aylıklarının yersiz olduğu belirtilerek borç çıkartıldığı, oysa davacının bu dönemde fiili bir çalışması bulunmadığını belirterek Kurum işleminin iptali ile emekli maaşından yapılan kesintilerin Kurumdan tahsilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle: davanın reddini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kesinti yapılmasına yönelik Kurum işleminin iptaline ve yapılan kesintilerin iadesine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı Kurum vekili, Kurum işleminin yerinde olduğunu, eksik araştırmaya dayalı hüküm kurulduğunu, vekalet ücretinde hata yapıldığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, iş akdi özelleştirme nedeni ile feshedildikten sonra kendisine yaşlılık aylığı bağlanan davacının işe iade kararı sonrası, dava dışı iş yerinden yapılan ücret ödemesi ve prim kesintilerinin Kuruma bildirilmesi nedeniyle 5535 sayılı Kanun'un 30. maddesi kapsamında ödenen yaşlılık aylıklarının Kurumca kesilerek borç çıkarma işleminin yerinde olup olmadığına ilişkindir.1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2.Ödenen 4 aylık ücret ve yatırılan sigorta primleri geçersiz fesihten dolayı işçinin fiili çalışma karşılığı olmayıp 4857 sayılı İş Kanunu'nun 21. maddesinde belirtildiği üzere iş güvencesi hükümleri kapsamında çalıştırılmadığı süreye ilişkin ödemedir. Bu nedenle davalı Kurum tarafından davacının fiili çalışması olmadığı halde çalıştığı işten ayrılmadığı gerekçesiyle 5535 sayılı Kanun'un 30. maddesinin 2. fıkrası kapsamında ilgili dönem yönünden yaşlılık aylığının kesilmesi ve bu dönemde yapılan ödemelerin borç çıkarılması işlemi yerinde değildir.3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve seri dava olmamasına göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.