Ticaret Mahkemesinde görülen, güzellik salonu cihazlarının satış sözleşmesinin iptali, ayıplı mal iddiaları ve ödenmeyen bakiye alacağı üzerine kurulu karmaşık yargılama süreci.
Özet: Bu dava, güzellik salonu sahibinin satın aldığı epilasyon ve kavitasyon cihazlarının niteliklere uygun olmaması, ayıplı ve taklit ürün gönderilmesi iddiasıyla sözleşmenin iptali, ödenen peşinatın iadesi, kar kaybı ve manevi tazminat talebini; karşı taraf ise cihazların sözleşmeye uygun teslim edildiğini, kalan bakiyenin ödenmediğini iddia ederek alacağın tahsilini konu edinmiş, yüksek mahkeme kararı doğrultusunda yapılan yargılama sonucunda mahkemece görevsizlik kararı verilmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Sözleşmenin İptali
DAVA TARİHİ
: █████/2014
Mahkememizde görülmekte olan Sözleşmenin İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin -------- yaşayıp güzellik salonu olduğunu, ------- cilt bakım cihazlarını araştırdığını, davalının işyerinde kendisine tanıtımı yapılan ve fiyatlarının ucuz olduğunu gördüğü ayrıca cihazların üretici firma adı seri numaraları ve tıp bilgileri olup CE onayı taşıdığını gördüğü epilasyon ve kavitasyon cihazlarının alımı konusunda █████/2012 tarihinde satış sözleşmesi düzenlediklerini, satış sözleşmesine konu emtiaların belirlenen niteliklere uygun olarak ve zamanında teslim edilmediğini, orjinali yerine değeri daha düşük taklit marka ve eski model emtiaların gönderildiğini, ayrıca fatura - irsaliye ve kullanma kılavuzu gibi gerekli belgelerin de gönderilmediğini, gönderilen ürünler üzerinde CE onayı ve teknik bilgilerin bulunmadığını ileri sürerek taraflar arasındaki sözleşmenin feshi ile peşin olarak ödenmiş olan 45.500,00 TL nin ihtarname tebliğ tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte bunun dışında tespit edilecek kar -kazanç kaybı ile masraflarla ilgili olarak 1.000,00 TL ile manevi tazminat olarakta 15.000,00 TL nin davalıdan ticari faiz ile tahsiline karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının █████/2012 tarihinde amcasının kızı olduğunu söylediği -------- isimli bir bayanla müvekilinin iş yerine geldiğini, internet sitesinde sattığı cihazları incelediğini belirterek müvekkil ile görüştüğünü, görüşmelerden sonra ütüleme lazer ile kavitasyon cihazı satın almaya karar verdiğini, bunun üzerine █████/2012 tarihli, 77.000 TL bedelli sözleşmenin imzalandığını, 45.500 TL peşinat alındığını, 31.500 TL lik tutarın ise cihazların tesliminden sonra ödenmesi konusunda anlaştıklarını, sözleşme tarihinde cihazların hazır olmasına rağmen davalının cihazları teslim almaya gelemeyeceğini söyleyerek cihazların -------- gönderilmesini talep ettiğini, sözleşmede ------- teslim hususunda bir düzenleme olmadığını ancak davalının talebi üzerine █████/2012 tarihinde -------- teslim edildiğini, cihazların davalıya teslim edilmesine rağmen bakiye 31.500 TL nin ödenmediğini, ödeme yapmamak için gerçek dışı iddialarda bulunmaya başladığını, ihtarnameye rağmen ödemenin yapılmadığını, buna rağmen --------- Esas sayılı dosyasıyla sözleşmenin feshi davası açıldığını, bu nedenlerde █████/2012 tarihli sözleşmeden kaynaklanan bakiye 31.500 TL alacağın sözleşme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle Asıl davada davalı vekili savunmasında özetle: Davacının cihazları bizzat görüp inceledikten sonra almak istemesi üzerine █████/2012 tarihinde sözleşmenin imzalandığını, 45.500,00 TL peşinat alındığını, geri kalan bakiye 31.500,00 TL tutarın cihazlar teslim edildiğinde ödenmesinin gerektiğini, taraflar arasında satım sözleşmesinde teslim yeri konusunda herhangi bir madde olmadığını, cihazların geç teslim edildiği iddiasının gerçek dışı olduğunu, sözleşmeye göre cihazların süresinde teslim edildiğini, cihazların davacıya geç ulaşmasında davacının ithalat yapma izni bulunmamasından kaynaklandığını, cihazların ayıplı olmayıp davacıya bildirilen nitelikler taşıdığını, davacının kendi kusurundan kaynaklanan hasarlardan ise müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, kaldı ki süresinde ve yasaya uygun herhangi bir ayıp ihbarının da bulunmadığını ileri sürerek asıl davanın reddine karar verilmesini talep ettikleri anlaşılmıştır.Birleşen davada dava dilekçesi ve eklerinin usulüne uygun olarak davalı tarafa tebliğ edilmiş olduğu, davalı tarafın herhangi bir cevap dilekçesi sunmamış olduğu görüldü.
İNCELEME ve GEREKÇE
: Dava, hukuki niteliği itibari ile asıl dava yönünden, taraflar arasındaki █████/2012 tarihli sözleşmenin feshi ile ödenen peşin tutar ile mahrum kalınan kar kaybı ile manevi giderim istemi ile birleşen dava yönünden bakiye satış tutarının tahsili istemine ilişkindir. Mahkememizin █████/2015 tarih, ------- esas ve -------- karar sayılı kararı ile asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne dair kararı -------- sayılı kararı ile bozulmasına karar verilerek dosya mahkememize gönderilmiş, mahkememizin ------- esas sırasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur.
Mahkememizin █████/2022 tarih -------- esas --------- karar sayılı kararı ile asıl ve birleşen dava yönünden görevsizlik kararı verilerek dosya -------- Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir. --------- sayılı kararı ---------sayılı ilamıyla bozulmakla, bu mahkemenin ---------- esasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuş, -------- Hukuk Dairesinin bozma kararına uyularak, görevsizlik kararı verilmiştir. --------- sayılı Görevsizlik kararı ile kararı dosyanın mahkememize gönderilmiştir. Mahkememizin -------- esas sayılı dosyasında Makine Mühendisi Mali Müşavir ve Sözleşme Uzmanı Bilirkişiye tevdi edilerek aldırılan █████/2015 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; Asıl dava konusu davacı taleplerinin kabul edilemeyeceği; birleşen dava konusu 31.500,00 TL tutarındaki ödenmeyen sözleşme bedeli talebinin kabule şayan olduğu; tebliğ şerhi dosyada bulunmadığından temerrüt tarihinin tespit edilmediği; bu durumda söz konusu alacağa dava tarihinden itibaren avans faizi işletilebileceğini belirten raporlarını sunmuşlardır. Mahkememizin --------- esas sayılı dosyasında Taşımacılık Uzmanı, Elektrik Elektronik Mühendisi ve Nitelikli Hesaplamalar uzmanı bilirkişiye tevdi edilerek aldırılan █████/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; Asıl dava bakımından; Taraflar arasındaki satım sözleşmesine istinaden davalı/satıcı tarafından davacı/alıcıya satılıp teslim edilmiş olan makinelerin ayıplı oldukları davacı/alıcı tarafından ispat edilememiş olduğundan, davacı/alıcının asıl davadaki taleplerinin yerinde olmadığı (ayıp iddiasının ispata muhtaç olduğu); Birleşen Dava Bakımından; Taraflar arasındaki satım sözleşmesine istinaden davacı/satıcı tarafından davalı/alıcıya satılıp teslim edilmiş olan makinelerin ayıplı oldukları davalıfalıcı tarafından ispat edilememiş olduğundan; davacı/satıcının bakiye 31.500 TL'lik satım bedeli alacağının tahsilini davalı/alıcıdan talebe hak kazandığı; işbu alacağın, birleşen dava tarihinden itibaren işletilecek temerrüt faizi (talep gibi avans faizi) ile birlikte tahsili gerektiğini belirten raporlarını mahkememize sunmuşlardır.
Tüm dosya kapsımı birlikte değerlendirildiğinde; Dosyanın,görevsizlik kararı öncesindeki Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda alanında uzman 3 kişilik makine mühendisi bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda söz konusu cihazların 2015 yılında ihale ile satışı nedeniyle fiziki incelemenin mümkün olmadığı, cihaz üzerinde herhangi bir ayıbın, arızalı ve çalışmayan bir kısmın olup olmadığı, mevcut ise davalıdan ya da davacıdan veya sonradan ihale ile satın alan kişiden kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususlarının bu aşamada fiziki olarak tespit imkanı teknik olarak mümkün olmadığı, dava konusu cihazlara ilişkin olarak tanzim edilmiş olan fatura ve dosyada mübrez belgelerde evvelce tanzim edilmiş olan bilirkişi raporlarında olduğu gibi cihazların ------- ve--------- menşeli olduklarına dair ibareler yer almakta olup davacının iddiasının kendisine taahhüt edilen cihazların ------- malı cihazlar olması gerektiği yönünde olduğu, bahse konu belgelerde ve kalite sertifikasyonlarında cihazların menşeinin açık olarak belirtildiği, davacı tarafından sunulan -------- cihazına ilişkin özellikleri açıklayan bilgilendirme metninde cihazın --------- kullanılarak üretildiği yazıyor olup --------- malı olduğuna dair bir ibareye rastlanmadığı, yalnızca --------kullanıldığının belirtilmiş olduğu, davacıya --------- Malı ürün verileceğine dair bir taahhüt ya da sözleşme metnine dosya kapsamında rastlanmadığı, gelinen aşama itibariyle cihazlara erişebilinse dahi yapılacak incelemenin bir anlam ifade etmeyeceği, zira aradan geçen zaman itibariyle kimin uhdesinde meydana gelmiş olduğunun bilinemeyeceği, cihazlara ilişkin sertifikasyonların davacıya gösterilip gösterilmediğinin bilinmediği, daha önce alınan bilirkişi raporunda belirtilen cihazların ayıplı olmadıklarına ilişkin tespitlere katılındığı, dava konusu cihazların ayıplı olmadığı, şeklinde görüş bildirildiği, bilirkişi raporunun denetime elverişli ve yeterli olduğu, sunulan deliller ve bilirkişi kurulu rapor içeriğindeki tespitler ışığında; cihazların ------- ve ------- malı olduğu, sözleşmede, cihazların -------- menşei olacağı gibi bir maddenin olmadığı, cihazların ayıpsız olarak satıldığı, cihazların 2015 yılında ihale ile satıldığından fiziki inceleme yapılmasının mümkün olmadığı, kaldı ki gelinen aşama itibariyle fiziki incelemenin de dosyaya bir katkısının bulunmayacağı, asıl davada ispat yükünün davacıya ait olduğu, davacı tarafından asıl davada ispat şartının yerine getirilmediği, manevi tazminat yönünden ise 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 58. maddesi uyarınca, manevi tazminata hükmedilebilmesi için kişilik hakkının hukuka aykırı bir şekilde zarara uğraması gerektiği, kişilik haklarının zarar görmediği hallerde, eylem hukuka aykırı olsa dahi manevi tazminata hükmedilmesi olanaklı olmadığı, somut olayda, ayıplı ürün satışının mevcut olmadığı, kaldı ki olsa dahi ayıplı ürün satışı nedeniyle davacının kişilik haklarının zarar gördüğünün kabul edilemeyeceği, bu doğrultuda manevi tazminat talebinin reddi gerektiği, birleşen davada 10.09.2012 tarihli sözleşme incelendiğinde bakiye 31.500 TL'nin ne zaman ödeneceği hususunda bir anlaşmanın bulunmadığı, sözleşme konusu emtianın davacıya teslim edildiği, bu durumda davacı yan ,muaccel hale gelen 31,500 TL'yi davalıdan talep edebileceği, ancak TBK m. 117 uyarınca muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla temerrüde düşeceğinden davacı alacağına temerrüt tarihinden avans faizi talep edebileceği, davacı tarafından düzenlenen --------Noterliği'nin 28.01.2013 tarih, -------- Yevmiye no.lu ihtarnamesi ile bakiye tutarın ihtarnamenin tebliğinden itibaren derhal ödenmesinin istendiği, ihtarnamenin davalıya █████/2013 tarihinde tebliğ edildiği, ancak dosyada birleşen davanın davacısının temyiz talebi mevcut olmadığından davalı lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğu dikkate alınarak dava tarihinden itibaren faiz uygulanması gerektiği anlaşılmakla asıl davanın tümden reddine,birleşen davada; davanın kısmen kabulü ile; 31.500,00 TL alacağın █████/2013 dava tarihinden itibaren 3095 SY 2/2 mad. Uyarınca yürütülecek avans temerrüt faizi ile birleşen dava davalısından tahsiline, faizin yürütülme tarihine ilişkin fazla istemin reddine, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1- Asıl davanın REDDİNE,
a-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 434,87-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
b-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
c-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
d-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
2-Birleşen dava yönünden ;
Birleşen davada; davanın kısmen kabulü ile; 31.500,00 TL alacağın █████/2013 dava tarihinden itibaren 3095 SY 2/2 mad. Uyarınca yürütülecek avans temerrüt faizi ile birleşen dava davalısından tahsiline,
a-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 2.151,77-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 537,95-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 1.613,82-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
b-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
c-Davacı tarafından yapılan; 24,30-TL Başvuru Harcı, 537,95-TL Peşin/nisbi Harcı, 24,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 586,25TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ,
d-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay nezdinde Temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!