Yargıtay, haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle açılan tazminat davasında bölge adliye mahkemesinin yetersiz manevi tazminat hükmünü hak ve nesafet ilkelerine aykırı bularak bozdu.
Özet: Silahlı terör örgütüne üyelik suçlamasıyla haksız yere 539 gün gözaltında ve tutuklu kalıp sonrasında beraat eden davacının açtığı tazminat davasında, ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesince hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin temyiz başvurusu üzerine, davacının sosyal ve ekonomik durumu, isnat edilen suçun niteliği, tutukluluk süresi gibi hakkaniyet ölçütleri gözetilerek manevi tazminatın eksik belirlendiği tespit edilerek bölge adliye mahkemesi kararı bozulmuştur.

MAHKEMESİ
:Ceza DairesiSAYISI
: 2020/ 2378 E., 2021/ 242 K.DAVA
: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminatHÜKÜM
: İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasıİlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇİlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 280.000,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 18.300,08 maddi ve 37.730,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasıkarar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİDavacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen tazminat miktarlarının yetersiz olduğuna ve saire ilişkindir.III. DAVANIN KONUSUİlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ████████ E. sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 09.06.2016- 30.11.2017 tarihleri arasında 539 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine hükmedildiği, ilgili kararın sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi ████████ E. █████████ K. Sayılı ve █████/2019 tarihli kararı ile sanık hakkındaki mahkumiyet hükmü kaldırılarak beraatine karar verildiği, kararın █████/2019 tarihinde kesinleştiği;gözaltı-tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu, davacının kamu görevlisi olarak çalışmaktayken 29.10.2016 tarihinde tutuklu iken ihraç edildiği belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hükmün manevi tazminata ilişkin kısmının ''42.500,00 TL'' olarak değiştirilmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.IV. GEREKÇE VE KARARKamu görevinden 29.10.2016 tarihinde tutuklu iken ihraç edilen davacının, son maaşını ekim 2016 tarihinde aldığı, maddi kaybının 15.11.2016 tarihinden başlayacağı gözetilerek, bu tarihten tahliye tarihi olan 30.11.2017 tarihine kadar geçen süre için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarı üzerinden hesaplanan ''17.392,71 TL'' maddi tazminata son maaş bitimi olan 15.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle ödenmesine karar verilmesi gerekirken, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmedilmesi ve gözaltı tarihinden itibaren işleyecek faiize hükmedilmesi temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.09.2025 tarihinde karar verildi.