Edirnede 2859 sayılı Kanun uyarınca yapılan yenileme kadastrosu sonrası parsel yüzölçümü ve sınır uyuşmazlıkları ile el atmanın önlenmesi davalarının yargılama sürecinde usul eksiklikleri ve yetersiz inceleme nedeniyle birden çok kez bozulması.
Özet: Bu dava, yenileme kadastrosu sırasında davacıların parsel yüzölçümlerinin eksik belirlendiği ve sınırların hatalı çizildiği iddialarına dayanan tapu tescilinin düzeltilmesi ile davalıların bir taşınmaza el atması ve ahır yapmasının önlenmesi taleplerini içermekte olup, ilk derece mahkemesinin ana ve birleşen davaları "yenileme kadastrosunun usul ve kanuna aykırı olduğu" gerekçesiyle reddetmesi üzerine, davalılarca temyiz edilen kararda, önceki temyiz süreçlerinde Yargıtay tarafından eksik inceleme ve taraf teşkili noksanlıkları nedeniyle birden fazla bozma kararı verilerek dosyanın esaslı bir araştırmaya tabi tutulması gerektiği vurgulanmıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... ve müşterekleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA2859 sayılı Tapulama ve Kadastro Paftalarının Yenilenmesi Hakkında Kanun (2859 sayılı Kanun) uyarınca yapılan yenileme kadastrosu sırasında Edirne ili Merkez ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında ve tapuda ... adına kayıtlı bulunan eski 21 ada 5 parsel sayılı taşınmaz, yeni 141 ada 12 parsel numarasıyla ve 244,10 metrekare yüzölçümlü olarak; eski 21 ada 16 parsel sayılı taşınmaz, yeni 141 ada 14 parsel numarasıyla ve 1.171,22 metrekare yüzölçümlü olarak; ... köyü tüzel kişiliği adına tapuda kayıtlı bulunan eski 21 ada 1 parsel sayılı taşınmaz, yeni 141 ada 15 parsel numarasıyla ve 444,41 metrekare yüzölçümlü olarak ve ... adına tapuda kayıtlı bulunan eski 21 ada 2 parsel sayılı taşınmaz ise yeni 141 ada 16 parsel numarasıyla ve 396,95 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.Ana dava dosyasının davacıları ... ve müşterekleri vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında müvekkillerine ait 141 ada 12 ve 16 parsel sayılı taşınmazların yüzölçümlerinin eksildiği ve sınırlarının yanlış belirlendiğini ve eksiklik ve yanlışlıkların davalıya ait 141 ada 14 ve 15 parsel sayılı taşınmazlardan kaynaklandığı iddiasına dayanarak, dava açmıştır.Birleşen dava dosyasının davacısı ... dava dilekçesinde; maliki olduğu 141 ada 14 parsel sayılı taşınmaza davalının ahır yapmak suretiyle el attığını belirterek, davalının el atmasının önlenmesine ve ahırın kal'ine karar verilmesini istemiş, el atmanın önlenmesi davasında aralarında irtibat bulunduğu belirtilerek, eldeki dosya ile birleştirilmesine karar verilmiştir.II. CEVAPDavalı ... cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIDava dosyaları birleştirildikten sonra İlk Derece Mahkemesinin 19.03.2008 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararıyla; asıl dava dosyasının davacıları ... ve müşterekleri tarafından ... aleyhine ve birleşen dava dosyasının davacıları ... ve müşterekleri tarafından davalılar ... ve müşterekleri aleyhine açılan davaların sabit görülmediğinden ayrı ayrı reddine, birleşen dava dosyasının davacısı ... tarafından davalı ... ve müşterekleri aleyhine açılan davanın kabulüne, davalılar tarafından davacıya ait 141 ada 14 parsel sayılı taşınmaza 01.02.2008 tarihli fen bilirkişisi raporuna ekli krokide (A), (B), (C), (D), (E) ve (F) harfleri ile belirtilen toplam 183,19 metrekarelik alana vaki tecavüzün önlenmesine ve tecavüzlü alana yapılan binaların kal'ine karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı asıl ve birleşen davanın davacıları ... ve müşterekleri vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (1). Hukuk Dairesinin 14.10.2010 tarihli ve ██████████ Esas, ██████████ Karar sayılı ilamıyla "İlk Derece Mahkemesince yapılan araştırma ve inceleme yeterli olmadığı gibi taraf teşkili de sağlanmadan davanın esasına yönelik karar verildiği belirtilerek; 141 ada 16 parsel sayılı taşınmazın kayıt maliki mirasçılarından ...'ın olurunun alınması yada miras şirketine temsilcisi atanması, çekişmeli taşınmazlara ait kadastral paftası ile yenileme paftasının getirtilerek tekrar keşif yapılması, paftaların fen bilirkişisince çakıştırılması, bu işlemin özellikle parsel köşelerinin hesaplanacak koordinatlarına göre tersim edilmesi, sınırların tespit edilememesi halinde sabit noktalardan yararlanılması, gerekçeli ve denetime elverişli rapor hazırlanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi" gereğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.Bozma ilamına uyulduktan sonra davacı ...'nın davacısı olduğu birleşen dava dosyası eldeki dava dosyasından tefrik edilmiş ve bilahare İlk Derece Mahkemesinin 19.12.2012 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş; İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı asıl ve birleşen davanın davacıları ... ve müşterekleri vekilinin temyiz isteminde bulunması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 16.10.2014 tarihli ve █████████ Esas, ██████████ Karar sayılı ilamıyla "İlk Derece Mahkemesi tarafından eksik araştırma ve inceleme yapıldığı belirtilerek, yöntemine uygun bir şekilde araştırma yapılarak sonuca göre karar verilmesi" gereğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "yenileme kadastrosunun usul ve kanuna aykırı olduğu" gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın davacıları ... ve müştereklerinin 141 ada 15 parsel sayılı taşınmaz yönünden davalarının reddine, asıl ve birleşen davanın davacıları ... ve müştereklerinin 141 ada 14 parsel sayılı taşınmaz yönünden davasının kabulüne, 141 ada 14 parsel sayılı taşınmazın 12.11.2020 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 345,66 metrekarelik kısmının, davalı ve dahili davalılar adına olan tapu kaydının iptaline, bu kısmın 141 ada 14 parsel sayılı taşınmazdan ifrazı ile 141 ada 16 parsel sayılı taşınmaz ile tevhidi suretiyle 141 ada 16 parsel sayılı taşınmazın 785,76 metrekare; 141 ada 14 parsel sayılı taşınmazın ise 825,66 metrekare olarak tapuya kayıt ve tesciline, fen bilirkişilerinin 12.11.2020 ve 12.01.2022 tarihli bilirkişi raporlarının kararın eki sayılmasına karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı ... ve müşterekleri (davalı ... mirasçıları) temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olup eksik araştırma ve inceleme yapılarak karar verildiğini, tefrik kararının hatalı olduğunu, taşınmazlarının sınırlarının değişmediğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemişlerdir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, 2859 sayılı Kanun'a göre yapılan yenileme kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.Asıl dava dosyasında davacıların talebi, davalılara ait taşınmazlara yönelik mülkiyet iddiasını içeren dava niteliğinde olmayıp kadastro tespiti sırasında, teknik hata yapılmak suretiyle davacılar ile davalılara ait taşınmazlar arasındaki sınırın yanlış belirlendiği iddiasına ilişkin olup iddianın ve talebin hukuki niteliği; 2859 sayılı Kanun'a göre yapılan yenileme kadastrosunun düzeltilmesi istemidir.Ne var ki, UYAP üzerinden temin edilen ve dosya arasında da bulunan taşınmazların tapu kayıtlarının incelenmesinde, taşınmazlar üzerinde 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca uygulama kadatrosu yapıldığı anlaşılmaktadır.Kadastro Güncelleme Yönetmeliği’nin 28. maddesinde; “bu Yönetmelik kapsamında çalışmalar öncesi davalı olup da davaları devam eden taşınmazlardan; mahalli hukuk mahkemelerinde davalı olan taşınmazlardaki uyuşmazlık konusu, sınıra ve yüzölçümüne yönelikse bu davalara konu sınırlar, paftasında itirazlı mülkiyet sınırı olarak teknik yönetmelikteki özel işareti ile gösterilir ve yüzölçümü kesinleştirilmez. Hukuk mahkemelerinde görülmekte olan dava dosyalarının ilgili kadastro mahkemesine devri hususunda mahalli hukuk mahkemesine bilgi verilir. Kadastro mahkemelerinde davalı olan taşınmazlardaki uyuşmazlık konusu; sınır ve yüzölçümü dışında mülkiyet ve mülkiyetten gayri ayni haklara yönelikse taşınmazın sınırları belirlenir, paftasında çizimi yapılır ve yüzölçümü hesaplanır. Sınır ve yüzölçümüne yönelikse bu davalara konu sınırlar, paftasında itirazlı mülkiyet sınırı olarak teknik yönetmelikteki özel işareti ile gösterilir ve yüzölçümü kesinleştirilmez. Bu Yönetmelik kapsamında çalışmalar öncesi davalı olup da davaları devam eden bu taşınmazların tutanakları davalı olarak düzenlenir ve tutanaklarda, mahkemenin adı ve dosya numarası belirtilir. Kadastro müdürünce davalı taşınmazlara ait tutanaklar ve eklerinin tasdikli birer örneği müdürlükte bırakılmak suretiyle asılları ile pafta örnekleri en geç 7 gün içinde ilgili kadastro mahkemesine gönderilir.” hükmüne yer verilmiştir.Hakkında kadastro tutanağı düzenlenen ve davalı olmaları nedeni ile tutanakları henüz kesinleşmeyen yerler hakkında genel Mahkemelerin değil Kadastro Mahkemesinin davaya bakmakla görevli olduğu kuşkusuzdur. Mahkemelerin görevlerine ilişkin kurallar kamu düzeni ile ilgili olup Mahkemelerce yargılamanın her aşamasında re'sen nazara alınması zorunludur.Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, görevsizlik kararı verilerek davanın Kadastro Mahkemesine aktarılması gerekirken davanın esasına yönelik karar verilmiş olması isabetsiz olup, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalı ... ve müştereklerinin temyiz itirazlarının kabulüyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA,İstek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,01.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.