Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı İtirazın İptali ve Tazminat Davası: Mühürlü Taşımada Ayıplı Hizmet İddiasıyla Borcun Ödenmemesi ve İcra Takibine Haksız İtirazın Reddi Talebi.
Özet: Davacı şirket, davalıya sunduğu nakliye hizmetlerinden kaynaklanan 195.606,30 TLlik alacağın tahsili için başlattığı icra takibine davalının, ürünlerin saflığının bozulduğu iddiasıyla haksız yere itiraz etmesi üzerine, taşıma sürecinin mühürlü ve gümrük denetiminde gerçekleştiğini, ürünlere müdahalenin imkansız olduğunu, davalının hizmet alımı sırasında itirazda bulunmayıp daha sonra bu iddiaları ileri sürdüğünü belirterek itirazın iptalini ve icra inkar tazminatı ödenmesini talep etmiş, davalı ise savunmasında davacı tarafından ayıplı hizmet verildiğini ve suç duyurusunda bulunduğunu iddia etmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ███████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı), Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı), Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili şirket tarafından davalı firmaya farklı tarihlerde nakliye hizmeti verildiğini, davalı tarafından cari hesapta yer alan 195.606,30 TL'lik borcun tüm görüşme ve uyarılara rağmen ödenmemesi üzerine davalı aleyhine --------- İcra Müdürlüğünün ---------- E. Sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, ancak davalı tarafından takibe haksız olarak itiraz edildiğini, arabuluculuk sürecinde de anlaşma sağlanamadığını, davalı firma tarafından takibe itiraz dilekçesinde her ne kadar taşınılan ürünlerin saflıklarının bozulduğu vb. iddialarda bulunulmuşsa da tamamen soyut iddialar ileri sürülerek borcu ödememek maksadıyla bu yola başvurulduğunu, müvekkili tarafından yaptırılan bu taşımalarda; ürünlerin mühürleriyle birlikte teslim alındığı ve yine aynı şekilde mühürlü bir şekilde gümrüklü sahalara teslim edildiğini, bu işlemler sırasında zaten ürünlere herhangi bir müdahalenin yapılabilmesinin mümkün olmadığını, söz konusu ürünlere herhangi bir müdahale olmasının zaten gümrük mevzuatı açısından başlı başına sorun teşkil etmekte olup mühürlü tanklara müdahale olması halinde bunun gümrük tarafından kabulünün mümkün olmadığını, davacının iddia ettiği numuneleri ancak ürünlerin teslim noktalarında yapıldığını belirttiğini, bu noktada ürünlerin --------- gönderildikten sonra ne gibi müdahalelerle karşılaştığını, hangi noktada kim tarafından müdahale edildiğinin ise davacı tarafından bilinebilmesinin mümkün olmadığını, zira bu noktadan sonra davacı müvekkilinin yüke ilişkin sorumluluğunun bittiğini, taşıma işlemi ve teslim sırasında bu bildirimleri yapmayan davalının sonradan yaptığı borçtan kurtulmaya yönelik savunmasının kabulünün mümkün olmadığını, davacı müvekkilinin taşıdığı tanklara ürün yüklemeleri yapıldığı ve ardından; herhangi bir şekilde yetkisiz müdahaleyle ürün alınmasını da önleyecek şekilde plastik mühürlerin takıldığını, dolum terminalinde yine dolumun tamamlanmasının ardından gümrük görevlileri tarafından yine yetkisiz müdahale ve değişikliklerin önlenebilmesi için gümrük mühürleri takıldığını, bu işlemlerin ardından ise tüm araçlar ve tanklar limana giderek ilgili tankların teslimini gerçekleştirdiğini, izah edildiği üzere tüm taşıma süreci gözetim altında ve başta gümrük mühürleri olmak üzere mühürlerle kontrol altına alınarak yapıldığını, söz konusu dolum işlemlerinin ardından davalı tarafından iddia edildiği gibi bir değişiklik, çalınma durumlarının söz konusu olabilmesinin mümkün olmadığını, zira böyle bir durumun aynı zamanda Gümrük Mevzuatı açısından da suç teşkil ettiğini, araç tanklarında yer alan mühürlerde herhangi bir kopma, kırılma veya bozulmanın tespit edilmesi halinde tankların zaten indirme aşamasında gümrük tarafından kabul edilmesinin mümkün olmadığını, davacı müvekkilin takibe konu bu faturalarda yer alan hizmetleri 27.01.2022-30.06.2022 tarihleri arasında farklı farklı tarihlerde davalı yana sunduğunu, davalı tarafın ise hizmet aldığı sürece hiçbir itirazda bulunmadığını, borca itiraz dilekçesinde ileri sürülen hususların kabulü mümkün olmadığı gibi basiretli tacirliğe ve hayatın olağan akışına da uygun olmadığını, davalı yanın hem ürünlerinin bozulduğunu iddia etmekte hem de bu süreçte hiçbir ihbar ve bildirimde bulunmadığı tam aksine davacı müvekkilinden hizmet almaya da devam ettiğini, davalı yanın 11.04.2022 tarihinde taşınan ürününü bozulduğunu iddia ettiğini, ancak bu bozulduğu iddia edilen üründen sonra davalının aylarca ve defalarca davacı müvekkilinden hizmet almaya devam ettiğini, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükümlerine göre davalı tarafından kanuna ve şekil şartlarına uygun hiçbir bildirimin davacı müvekkiline yapılmadığı(TTK Madde 889), davalı yanın ancak kendisine alacak için icra takibi başlatıldıktan sonra; 11.04.2022 tarihinde yapılan taşıma için yaklaşık 4 aya yakın bir süre geçtikten sonra icra takibine itiraz ederken böyle bir bildirimde bulunduğunu, söz konusu itiraz yasaya uygun olmadığı gibi sırf borçtan kurtulma maksadıyla yapıldığını beyanla davalının söz konusu icra takibine yaptığı haksız itirazının iptali ile takibin devamına, davalı borçlu şirket aleyhinde %20‘den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından davalı müvekkiline ayıplı hizmet verildiğini, hata muhatap Türk Ceza Kanunu nezdinde suç sayılacak iş ve eylemlerde bulunduğunu, işbu nedenle de suç duyurusunda bulunulduğunu, davacı tarafından yapılan nakliye işlemleri sırasında, davacı araçlarına yüklenen -------- ve--------- isimli ürünlerin, önce davacı tarafından eksiltildiğini diğer bir ifade ile davalı müvekkilinden çalındığını, davacı ve/veya çalışanları tarafından çalınan ürün yerine su ve çeşitli kimyasallar katılarak ürünlere eklendiğini, davacıya emanet edilen ürünlerin yağmalanarak ayıplı hale getirildiğini, işbu durumun davacıya teslim edilen ürünlerin alacaklıya teslimi sırasında ve alacaklının ürünleri limana teslimi sırasında yapılan testlerle belgelendiğini, davacıya teslimden önce ve davacı tesliminden sonra yapılan testler karşılaştırıldığında da taşınan ürünlerin ayıplı hale getirildiğinin görüldüğünü, yani diğer bir ifade ile, davacıya teslim edilen ürünlerin, davacı tarafından önce eksiltildiğini, daha sonra eksik ürün yerine su ile farklı kimyasallar katılmak suret ile içeriği bozularak limana getirildiğini, ayrıca davacı tarafından taşınan ve yurt dışına gönderilen ürünlere, alıcı müşteriler tarafından testler yapıldığı ve işbu müşteriler tarafından malın bozuk olduğu tespit edildiğini ve bu nedenle ihraç edilen ürünlerin reddedilerek yeniden -------- gönderildiğini, davalı müvekkilinin işbu nedenle birçok maddi zarara uğramış olup zarar miktarının her geçen gün arttığını, davalı müvekkilinin ticari itibarının da zedelediğini, davacının müvekkilin mallarını teslim aldıktan sonra izlemesi gerekli güzergahın belli olduğunu, ancak, davacının izlemesi gerekli güzergahtan saparak davalı müvekkilinin mallarını farklı bir depoya götürdüğünü, burada müvekkilinin malının bir kısmının başka araca aktarıldığını, eksiltilen kısma ise su/çeşitli kimyasallar karıştırıldığını, davacının işbu eylemleri ayrıca kamera kayıtları ile de tespit edildiğini, davalı müvekkilinin son teslimat olan --------- nolu sarı--------- ilişkin teslimat sürecini çalışanı vasıtası ile video ile kayıt altına alarak işbu durumu belgelediğini, yine, bu teslimat sürecinde firma yetkilisi ile yazışmalar ve şifahi telefon görüşmeleri yapıldığını, firma yetkilisi ürünün lokasyonu hakkında yanlış bilgi verdiğini, yolda olduğunu ilettiğini, ancak bu esnada ürünlerin farklı bir depoya götürüldüğüne şahit olunduğunu, müvekkili tarafından daha sonra davacı tarafından tutulan araç takip sistemi kayıtları istenmiş olup, daha önce müvekkiline iletilen işbu kayıtların müvekkiline sunulmadığını, işbu kayıtlar celp edildiğinde de, davacı'nın güzergahtan çıkarak izlediği rota ve hangi adreslerde ne kadar durduğunun görüleceğini, davacı şirkete müzekkere yazılarak araç takip sistem kayıtlarının(takograf kayıtlarının) celp edilmesini, hizmetin ayıplı ifa edilmesi nedeniyle müvekkilinden ücret talep edilemeyeceğini, müvekkilinin, davacının ayıplı hizmeti sonucu uğramış olduğu zararlar nedeniyle alacaklı olduğunu, bir an için ücret talep edilebilecek olsa dahi, müvekkilinin zararlarının mahsubu gerektiğini, davacının hukuka aykırı işlemleri tespit edildikten sonra da davacı ile çalışmanın durdurulduğunu, dava konusu olayla ilgili davalı şirketle yazılı ve sözlü olarak iletişime geçildiğini, sorunun çözümü için yüz yüze toplantı yapıldığı ve davacı şirket tarafından zararların karşılanacağının kabul edildiğini, davacı şirkete toplantıda varılan anlaşmaya ilişkin 29.07.2022 tarihli teyit mektubu gönderildiğini, işbu teyit mektubuna Davacı tarafından itiraz edilmeyerek içeriği kabul edildiğini, davacı ile yapılan anlaşma doğrultusunda, davacı tarafından ayıplı hale getirilen ürünün ------- -------- geri getirildiğini, davacıya ürünün teslime hazır olduğu ve ödeme yapması gerektiği bildirildiği ancak davacı tarafından taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı olarak ödeme yapılmadığını, buna göre, davacının müvekkiline 41.875 EUR ile teyit mektubu içeriğindeki masraflar tutarında borcu bulunduğunu, davacının öncelikle işbu borcunu ödemesi gerektiğini, davacının bir alacağı olduğunu kabul etmeksizin, bir alacak varsa bile davacının müvekkiline olan borcundan işbu tutarın mahsubu gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :Dava, hukuki niteliği itibariyle davacı tarafça cari hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.Davaya konu -------- İcra Müdürlüğünün --------- Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; dosyamız davacısı tarafından dosyamız davalısı aleyhine 195.606,30-TL asıl alacağın tahsili istemiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresinde itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
------- Soruşturma Numaralı dosyası celp edilmiş, davalının davacı hakkında şikayeti üzerine yapılan soruşturma neticesinde Kovuşturmaya Yer Olmadığına dair karar verildiği, karara yapılan itirazın Sulh Ceza Mahkemesince reddedildiği görülmüştür.
Davalı tarafından davacı aleyhine --------- esas sayılı dosyası ile açılan tazminat davası █████/2024 tarihli birleştirme kararı ile mahkememiz işbu dosyası ile birleştirilmiş ise de mahkememizin █████/2025 tarihli celsesinde birleşen davanın tefrikine karar verilerek yargılamaya asıl dava yönünden devam edilmiştir.
Davacı ve davalı tanığı dinlenmiş, asıl ve birleşen dosyalarda, tarafların ticari defter ve kayıtlarıda incelenmek suretiyle mali müşavir, sektör bilirkişisi kimya mühendisi ve kamera görüntüsü dökümü yapmak üzere teknik bilirkişiden oluşacak heyetten rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi heyeti raporunda özetle; '' Tarafların 2022 yılına ait ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davacının ticari defter kayıtlarına göre davalıdan 136.862,10 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defter kayıtlarına göre 24.06.2022 tarihi itibarı ile 195.606,30 TL borcu olduğu tespit edildiği, Dava içeriğinde mevcut görüntülerin incelenmesi sonucunda --------- plakalı araç tarafından çekilen ----------nolu -------- Gümrüklü alandan çıkarak 15-20 dakika sonra ------ tır parkına park ettiği, görüntülerin davalı/ birleşen davada davacının çalışanı --------- kendi kullandığı motosikleti ile takibe alarak kaydedildiği, park alanında -------- yapılan bir boşaltım ve/veya dolum eylemi ile ilgili görüntülerin olmadığı, görüntü alınmadığı sürelerde dolum ve/veya boşaltım yapıldığına dair bir delilin olmadığı, Dava dosyası içeriğinde mevcut delillerin incelenmesi sonucunda davaya konu emtiaların hangi aşamada su katılması sonucunda bozulduğunun kesin olarak anlaşılamadığı, davaya konu eylemin davacı/ birleşen davada davalı tarafından yapıldığına dair bir delilin veya tutanağın olmadığı,-------- vana ve muslukların mühürlü olması durumunda haricen boşaltım ve/veya dolum yapılıp yapılamayacağının değerlendirmesinin heyetimizin uzmanlığı dışında olduğu, analizlerde belirlenen su mevcudiyetinin kayda değer miktarlarda olduğu, bu durumda adı geçen kimyasalların, ------- ve-------- amacına uygun kullanılamayacağı, davaya konu taşımanın iç nakliye olduğu TTK' nun 889-2 maddesinde belirtilen yedi gün içerisinde geçerli bir bildirimin yapılmadığı, Davalı/ birleşen davada davalının -------- nolu,-------- nolu ve ---------- nolu------- ki hasar ve/veya bozulma- eksilmeden dolayı tazminat talep edemeyeceği, Sayın Mahkemece davalı/ birleşen davada davacının 28.07.2022 tarihli mailini Teyit Mektubu olduğu ve davacı/ birleşen davada davacının süresinde içeriğine itraz etmediği yönünde hüküm kurulduğu takdirde taleple bağlılık ilkesi gereği, 7.755,20 Euro tutarlı giderler ve 41.875 EUR 25.000,00 Kg --------- bedeli ile birlikte toplam 49.630,20 Euro bedeli talep edebileceği,'' yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir.Tüm dosya kapsamına göre; davacının davalıya verdiği taşıma hizmetine istinaden fatura düzenlediği, yapılan bilirkişi incelemesi neticesi davalının ticari defter ve kayıtlarına göre davacıya 195.606,30 TL borcu olduğu, davalının davaya konu alacağa ilişkin faturaları davacıya iade ettiğine ya da iade faturası düzenlediğine dair bir kayıt dosyaya sunamadığı, davacının bu alacağının tahsili için başlattığı takibe davalı tarafından yapılan itirazın haksız olduğu anlaşıldığından, itirazın iptali ile takibin devamına karar vermek gerekmiş alacak likit ve belirlenebilir olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile, davalının -------- İcra Müdürlüğünün --------- esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı İTİRAZIN İPTALİ İLE TAKİBİN AYNEN DEVAMINA,
2-Alacak likit ve belirli olduğundan asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 13.361,86-TL harcın, davacı tarafından yatırılan 2.362,44-TL peşin harçtan mahsubu ile kalan 10.999,42‬-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 2.362,44-TL harcın davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan 7.090,00-TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Davacı vekili lehine AAÜT göre hesaplanan 31.297,01-TL vekalet ücretinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ------- bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
8-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde resen yatıran tarafa iadesine,
Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.█████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!