İETT Genel Müdürlüğüne karşı açılan, işçinin toplu iş sözleşmesi gereği geçici iş göremezlik hallerindeki eksik sosyal güvenlik prim bildirimlerinin tespitine yönelik hizmet tespit davasının temyiz incelemesi.
Özet: Dava, davacının 1981-2001 yılları arasında, toplu iş sözleşmeleri kapsamında geçici iş göremezlik hallerinde dahi çalışılmış gibi ücret ve prim bildirilmesi gerekirken eksik bildirildiği iddia edilen toplam 81 günlük sigortalı çalışma süresinin tespitine ilişkin olup, ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi tarafından davacının talebi kabul edilmiş, davalı işveren ve feri müdahil kurum ise hak düşürücü süre, ispat yetersizliği ve toplu iş sözleşmesi hükümlerinin yanlış yorumlandığı gerekçeleriyle kararı temyiz etmiştir.
10. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul 20. İş Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı İETT Genel Müdürlüğü vekili ve feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 10.03.1981 - 16.07.2001 tarihleri arasında davalı Müdürlüğe bağlı olarak toplu iş sözleşmeleri kapsamında çeşitli nedenlerle oluşan geçici iş göremezlik hallerinde dahi gerek ücretlerinin gerekse sosyal güvenlik primlerinin çalışılıyormuş gibi tahakkuk ettirileceğinin hükmüne bağlı olarak kesintisiz çalışmış olduğunu, çalışmalarının Kuruma eksik bildirilmiş olduğunu ileri sürerek davacının davalı işyerinden Kuruma eksik bildirilen çalışmalarının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
1- Davalı İETT Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; davacının çalışma iddiaları yönünden hak düşürücü sürenin geçmiş olduğunu, davalı işyerinde davacının çalışmaları yönünden eksik bildirilen günlerde davacının iş göremezlik durumu hallerinin Kurumdan sorulması, davacının eksik bildirilen günlerinde mazeretsiz işe gelmeme, istirahat izinli olabileceğini bu hallerde sigorta primlerinin tam değil aktif çalışılan gün kadar bildirilmiş olacağını belirterek davanın reddini istemiştir.
2- Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süreden reddinin gerektiğini, Kuruma sorumluluk yüklenemeyeceğini, Yargıtayın yerleşik içtihatlarına uygun olarak araştırma yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının kabulü ile davacının, davalı İETT Müdürlüğüne ait 17307.34.02, .. ve ... sicil numaralı işyeri nezdinde; 1981/1 döneminde 2 gün, 1981/2 döneminde 2 gün, 1981/4 döneminde 3 gün, 1982/1 döneminde 3 gün, 1982/2 döneminde 2 gün, 1982/3 döneminde 3 gün, 1982/4 döneminde 2 gün, 1983/1 döneminde 5 gün, 1983/2 döneminde 2 gün, 1983/3 döneminde 4 gün, 1984/1 döneminde 7 gün, 1984/3 döneminde 7 gün, 1985/2 döneminde 7 gün, 1986/3 döneminde 4 gün, 1987/1 döneminde 14 gün, 1987/2 döneminde 3 gün, 1988/1 döneminde 2 gün, 1988/2 döneminde 6 gün, 1988/3 döneminde 1 gün, 1991/1 döneminde 1 gün, 1992/2 döneminde 1 gün olmak üzere toplam 81 gün daha sigortalı olarak bildirilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı İETT Genel Müdürlüğü vekili ile feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İstanbul 20. İş Mahkemesinin 16.02.2023 tarihli, ████████ Esas- ████████ Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1- Davalı İETT Genel Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde; davacı ve diğer işçilerin ücretleri bordro, banka kayıtları gibi resmi kayıt ve belgelerle ödendiğini, bu ödemelerin davacının bilgisi dahilinde olduğunu, toplu iş sözleşmesinde ''hesaba ait şikayetler'' başlıklı maddede işçilerin özlük haklarına itiraz hakkı tanındığını ve bu itirazın 15 gün içinde idare tarafından cevaplandırılacağının düzenlendiğini, davacının çalışma dönemi incelendiğinde iki senede bir olmak üzere çalıştığı süre boyunca müteaddit defalar toplu iş sözleşmesi (TİS) imza edildiğini, ancak davacı vekilince, sadece 1994-1996 tarihleri arasındaki TİS’in geçici iş göremezlik halinde prim ödemelerine ilişkin maddesini esas gösterip, sanki davacının çalışma döneminde imza edilmiş tüm TİS’lerde aynı hükme yer verildiği kanısını uyandırmak istediğini, davacının iddiasını yazılı delillerle ispatı gerektiğini beyan etmektedir.
2- Feri müdahil Kurum vekili; davacının davalı nezdinde kesintisiz ve fiili olarak çalıştığının ispat edilemediğini, Kurumun resmi kayıtlarının incelenmesi gerektiğini, sadece tanık beyanlarına dayanılarak hüküm verilmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının davalı işyerinden Kuruma eksik bildirilen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un █████. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.
İnceleme konusu eldeki davada, davacının davalı İETT Genel Müdürlüğü nezdinde 01.03.1981 - 16.07.2001 tarihleri arasında geçen hizmet sürelerinden Kuruma eksik bildirilen günlerinin tespitini talep ettiği, Mahkemece eksik bildirilen sürelerde de çalıştığının ispatına yönelik herhangi bir tanık dinlenmeden, çalışmanın geçtiği işyerinin kamusal nitelikte olduğu, işverenin eksik bildirilen sürelere ilişkin olarak tutanak tutmadığı gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmişse de; davacının uyuşmazlık konusu dönemde de davalı işyerinde çalışma iddiasına yönelik araştırma yeterli olmayıp, Mahkemece sonuca eksik inceleme ve araştırma ile gidilmiştir.
506 sayılı Kanun'un 79. maddesinin 4447 sayılı Kanun ile değişik 2. fıkrası uyarınca, ay içinde bazı işgünlerinde çalıştırılmadığı ve ücret ödenmediği beyan edilen sigortalıların otuz günden az çalıştıklarını açıklayan bilgi ve belgelerin işverence prim bildirgelerine eklenmesini şart koşan düzenleme 08.09.1999 tarihinde getirilmiş olup, uyuşmazlık konusu edilen dönemde bu hususun işveren aleyhine değerlendirilemeyeceği gözetilmeksizin davanın kabulüne karar verilmesi hatalı bulunmuştur.
Bu kapsamda Mahkemece hizmet tespiti davalarının özelliğine göre deliller toplanıp, dava konusu olan 01.03.1981 - 16.07.2001 tarihleri arasında çalışması kayda geçmiş işyeri çalışanlarından davacının çalışmasını bilebilecek olanlarından yeteri kadarı tespit edilerek beyanları alınmalı, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının eksik bildirilen sürelerde de fiili çalışıp çalışmadığı hususu tereddütsüz şekilde ortaya konularak, sonucuna göre karar verilmelidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1-Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!