Sigorta başlangıç tarihi tespitine ilişkin davada, dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat edilmesinin zorunlu dava şartı olup olmadığının değerlendirilmesi.
Özet: Bir işçinin, 05.10.1995 tarihli işe giriş bildirgesine rağmen eksik bordro kayıtları nedeniyle 01.01.1996 olarak görünen sigorta başlangıç tarihinin fiili çalışmasına uygun olarak tespitini talep ettiği davada, ilk derece ve istinaf mahkemeleri bu talebi kabul etmiş; ancak davalı kurumun temyizi üzerine Yargıtay, 5510 sayılı Kanundan kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava açmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat etme zorunluluğunun bir dava şartı olduğunu vurgulayarak, bu şartın yerine getirilip getirilmediğinin değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir.
10. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Adana 2. İş Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının, 05.10.1995 tarihinde çalışmaya başladığını davalı ... isimli firmada halen fiilen çalıştığını, müvekkilinin yaklaşık 20 yıldır kesintisiz olarak çalıştığını, işyerinden emekliliğe hak kazanıp kazanmadığını öğrenebilmek için 31.01.2014 tarihinde davalı kuruma başvurduğunu, müvekkilinin 05.10.1995 tarihinde işe girişinin yapıldığı fakat bordro kayıtlarında müvekkilinin ismi geçmediğinden işe girişinin 01.01.1996 tarihi olarak alındığı bilgisinin verildiğini, her ne kadar müvekkilinin bordro girişi davalı şirketçe yapılmamış olsada SGK kayıtlarından da tespit edildiği gibi 05.10.1995 tarihinde işe girdiğini ve aynı tarihte fiilen çalışmaya başladığını ve halen aynı işveren ile çalışdığını belirterek müvekkili ...'ın sigorta başlangıcının 05.10.1995 tarihi olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde,davacının diğer davalıya ait işyerinde █████/1995 tarihinde 1 gün çalıştığının tespitini istediğini, davacının her ne kadar 05.10.1995 tarihli işe giriş bildirgesi işveren tarafından kuruma bildirilmişse de davacının çalıştığına dair prim bordroları kuruma verilmediğinden mevzuat gereği sigortalı sayıldığını, .... sigorta sicilli ...'a ait şahsi dosyasının ve kayıtlarının tetkikinde, ilk kez 01.01.1996 tarihinde sigortalı olarak tescilinin yapıldığının görüldüğünü, mahkemece gerekli araştırmaların yapılarak salt işe giriş bildirgesinin mevcut olmasının fiili çalışmayı kanıtlamadığından ve ayrıca çalışma olgusunun bordrolara da yansıtılması gerektiğinden, kurum kayıtlarına intikal eden fiili çalışması olmayan davacının davasının reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Davanın kabulü ile davacınındavacının dahili davalı ...'a ait ... sicil numaralı işyerinde 05.10.1995 tarihinde 1 gün süre ile hizmet sözleşmesine dayalı olarak çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihinin 05.10.1995 tarihi olduğunun tespitine, Davalı ... yönünden davanın reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, Kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespitine ilişkindir.
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114. maddesinin 2. fıkrasında, “diğer Kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır.” şeklinde düzenleme gözetildiğinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu dışındaki Kanunlar ile de dava şartı düzenlenebileceği anlaşılmaktadır.
2. 11.09.2014 tarihli Mükerrer Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6552 sayılı Kanun'un 64. maddesi ile 5521 sayılı Kanunun 7'nci maddesine üçüncü fıkra olarak “31.05.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile diğer sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talepleri hariç olmak üzere, dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat edilmesi zorunludur. Diğer Kanunlarda öngörülen süreler saklı kalmak kaydıyla yapılan müracaata altmış gün içinde Kurumca cevap verilmezse talep reddedilmiş sayılır. Kuruma karşı dava açılabilmesi için taleplerin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması şarttır. Kuruma başvuruda geçirilecek süre zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmaz.” hükmü eklenmiştir.
3.Dava şartları, mahkemenin davanın esası hakkında yargılamanın devamı için gerekli olan şartlardır. Diğer bir anlatımla; dava şartları, dava açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır. HMK’nın 115/2. maddesindeki kurala göre, “Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder”. Düzenleme gereğince, eksik olan bir dava şartı, belirli bir süre verilerek giderilebilecek ise hâkim tarafından eksikliğin giderilmesi için kesin süre verilmesi gerekir. Bu süre içinde dava şartı eksikliği tamamlanmaz ise dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usul-den reddedilmelidir.
4. Eldeki dava 01.06.2015 tarihinde, 6552 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden sonra açılmıştır. Davacı, 05.10.1995 tarihinin sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğinin tespitini istemiştir. Mahkemece, işin esasına girmek suretiyle davanın kabulüne karar vermiştir.
5.Yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında, 11.09.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6552 sayılı Kanun'un 64. maddesi ile 5521 sayılı Kanun'un 7. maddesine 3. fıkra olarak eklenen düzenleme gereği, dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumu'na müracaatın olması ve Kurumca müracaata konu istemin zımnen ya da açıkça reddedilmesi gerektiği dava şartı olarak düzenlenmiş olup, eldeki davada, davacı tarafından 5521 sayılı Kanun'un 7/3. maddesine uygun bir şekilde, davaya konu istem hakkında, anılan yasal düzenlemenin yürürlüğe giriş tarihi olan 11.09.2014 tarihinden önce yapılan 31.01.2014 tarihli başvurudan başka, Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat ve Kurum tarafından bu müracaata konu istemin reddine ilişkin bir işlem veya eylem bulunmadığı görülmekle, mahkemece, davacı tarafa 6100 sayılı HMK.'nın 115/2. maddesi uyarınca, 6552 sayılı Kanun'un 64. maddesi ile 5521 sayılı Kanunun 7. maddesine üçüncü fıkra olarak eklenen düzenleme doğrultusunda, davaya konu istemi hakkında Sosyal Güvenlik Kurumu'na müracaat etmesi ve bu müracaat hakkında anılan yasal düzenleme uyarınca Kurum'un red iradesini gösterir işlem veya eyleminin olduğunun belgelenmesi için kesin süre ihtaratlı önel verilmeli, bu süre içerisinde dava şartı eksikliğinin tamamlanmaması halinde, dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilmeli, Kuruma müracaat ve müracaatın reddine dair Kurum işlem veya eylemine ilişkin dava şartının tamamlanması halinde ise davanın esasına girilerek, varılacak sonuca göre karar verilmelidir.
6.Kabule göre de,dava sigorta başlangıcının tespiti talebine yönelik olup kurum işlemi niteliğindeki bu tür davalarda Sosyal Güvenlik Kurumu yasal hasım olup davalı sıfatını taşımaktadır. Hal böyle iken karar başlığında Sosyal Güvenlik Kurumunun davalı yerine fer'i müdahil olarak gösterilmiş olması isabetsizdir. Ne var ki, söz konusu kararın davacı tarafça temyiz edilmemiş olması nedeniyle yargılama giderleri yönünden davalı Kurumun usuli kazanılmış hakkı gözetilmelidir.
Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, sair hususlar incelenmeksizin bozma nedenidir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!