İşveren tarafından haklı nedenle feshedilen yurt dışı genel müdürün, ödenmeyen ücret ve işçilik alacakları taleplerinin temyiz incelemesi.
Özet: Dubaide genel müdürlük yapan davacının 10.000 USD aylık ücret iddiasıyla ödenmeyen ücret farkları, kıdem, ihbar ve diğer işçilik alacaklarını talep ettiği bu davada, davalı işveren davacının mali usulsüzlükler ve devamsızlık gibi haklı nedenlerle işten çıkarıldığını savunmuş, ilk derece mahkemesi davacının ücretini 3.000 USD olarak kabul edip ücret farkı talebini reddetmiş, davacının sözlü fesih iddiasına itibar etmeyerek işverenin devamsızlıktan kaynaklı haklı feshini geçerli bulmuş ve davacının kendi çalışma saatlerini belirleme yetkisi nedeniyle diğer alacak taleplerini de reddetmiştir.

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Bursa 5. İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 16.10.2012 tarihinde satış-pazarlama bölümünde işe başladığını, 01.05.2015 tarihinde aynı işverene ait, aynı isimli, ...'da bulunan ... ... genel müdür olarak çalışmasına devam ettiğini, ...'daki genel müdürlük görevine ataması nedeniyle ücret ve sosyal haklarında artış sağlanarak 10.000,00 Amerikan doları (USD) aylık ücret, ev kirası ve araç tahsisi sağlandığını, fark kısmının haricen ödenmesi kararlaştırılmış olmasına karşılık herhangi bir ödeme yapılmadığını, dava öncesinde ihtarname keşide edilerek dava konusu işçilik alacaklarının ödenmesinin istenildiği, davalı işverenin cevabi ihtarnamesiyle iş sözleşmesinin feshedildiğinin bildirildiği, müvekkilinin 01.05.2015 tarihinden itibaren 40 aylık yurt dışı çalışmasına karşılık ödenmeyen işçilik alacaklarının bulunduğunu, her ay bazında yaklaşık 6.500,00 USD olmak üzere toplam 260.000,00 USD ücret alacağının bulunduğunu, ayrıca çıkış tarihine göre de Eylül ayından 17 günlük ücretinin ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti, ücret, fazla çalışma ücreti ve asgari geçim indirimi alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; iş sözleşmesi davalı Şirketçe haklı nedenle feshedildiğinden davacının kıdem ve ihbar tazminatı alacağının bulunmadığını, davacının ...'da bulunan şirketin tek yetkilisi olduğunu, davacıdan defalarca şirket ticari kayıtlarına ilişkin rapor ve banka ekstrelerinin talep edildiğini, 2017 yılında davalı Şirket tarafından ...'ya satışı yapılan makinelerin bedelleri talep edilmesine rağmen davacının raporlama yapmadığı gibi banka ekstrelerini de göndermediğini, müvekkili Şirkete sahte bir ödeme dekontu gönderildiğini, dekontta belirtilen bedelin müvekkili Şirketin banka hesaplarına gelmediğini, bunun üzerine Şirket yetkililerince ...'ya gidildiğinde davacı dâhil ...'da çalışan diğer personelin işyerinde olmadığının görüldüğünü, davacının, müvekkili davalı Şirketin sahibi olduğu ... ve müvekkili davalı Şirketi büyük maddi zarara uğrattığını, şirketlerin paralarını kendi adına tahsil ettiğini, davacının ... hükümeti tarafından Şirket hesaplarının durdurulmasına sebep olduğunu, Şirketin ticari defter ve kayıtlarını usulüne uygun tutmadığı gibi tek bir defter ve belgeyi de bugüne dek teslim etmediğini, masraf adı altında fahiş miktarda parayı da kendi hesabına geçirdiğini, davacının iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 25/II-(e), (g) ve (h) hükümleri uyarınca haklı nedenle feshedildiğini, tüm ücretlerinin eksiksiz olarak ödendiğini, davacının imzasını taşıyan izin defterinden ve puantaj kayıtlarından davacının yıllık izinlerini kullandığının açık olduğunu, bayramlarda çalışması bulunmadığı gibi fazla çalışmasının da bulunmadığını, çalışma saatlerini kendisinin belirlediğini savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamına ibraz edilen belgelerden davacının 10.08.2018 tarihi itibarıyla istifa ettiğine ilişkin kayıtların bulunmasına göre davacının, davalı işyeri nezdinde fiilî olarak 16.10.2012-09.08.2018 tarihleri arasında 5 yıl 9 ay 29 gün çalıştığının anlaşıldığı, davacı tarafından aylık ücretinin 10.000,00 USD olduğu ve bir kısmının haricen ödendiği ileri sürülmüş ise de dinlenen her iki davacı tanığının görgüye dayalı bilgilerinin bulunmadığından davalı tanığının beyanına itibarla ücretinin 3.000,00 USD olduğu ve ayrıca araç tahsisi sosyal hakkından faydalandığının kabul edildiği, bu nedenle davacının ücret farkı alacağının bulunmadığı, davacı tarafından iş sözleşmesinin 28.08.2018 tarihinde sözlü olarak feshedildiği hususunu ispata elverişli herhangi bir delil ibraz edilmediği, bu kapsamda davacının iş sözleşmesinin devamsızlık yapmasından dolayı davalı işverence 4857 sayılı Kanun'un 25/II-(g) hükmü uyarınca haklı nedenle feshedildiğinin kabul edildiği, davacının davalı firmanın ...'da ... Şirketinin genel müdürü ve tek yetkilisi olduğu hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmaması, davacının kendi çalışma saatlerini kendisini belirleyebilecek konumda bulunması, dinlenen davacı tanıklarının işyeri çalışanı olmaması hususları dikkate alındığında davacının fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışması bulunduğunu ispat edemediğinin kabul edildiği, davacının çalışma süresine göre 70 gün yıllık izne hak kazandığı, yıllık izin defterine göre davacının 73 gün yıllık izin kullandığının anlaşıldığı, dosya ibraz edilen bordrolardan davacıya asgari geçim indirimi tahakkuklarının yapılarak ödendiğinin tespit edildiği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde;1. İş sözleşmesinin 17.09.2018 tarihinde haksız olarak davalı işveren tarafından feshedildiğini,2. Davacının ücretinin 10.000,00 USD olduğunu, ücret farkı alacağının bulunduğunu,3. Fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile yıllık izin ücreti alacaklarının reddine ilişkin İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davacının ücreti, iş sözleşmesinin feshi, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.