Yargıtay, Bylock kullanımına ilişkin teknik veri ve irtibat araştırmalarındaki eksiklikler nedeniyle silahlı terör örgütüne üyelik mahkûmiyetini bozdu.
Özet: Silahlı terör örgütü üyeliği suçundan verilen mahkûmiyet kararını temyiz inceleyen Yüksek Mahkeme, sanığın Bylock kullanıcısı olduğunu kabul etmemesi nedeniyle, ilgili birimlerden Bylock tespitine ilişkin belgelerin ve ayrıntılı Bylock tespit ve değerlendirme raporunun getirtilerek teknik verilerle kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespitinin sağlanması, bu verilerin sanık ve müdafiine duruşmada okunarak diyeceklerinin sorulması, Bylock tespit tutanaklarında geçen kişilerle ilgili soruşturma ve kovuşturma olup olmadığının araştırılarak, varsa aşama beyanlarının dosyaya getirtilmesi, sanığın HTS ve baz kayıtları ile bu kişilerle irtibatının olup olmadığının tespiti, gerekirse bilirkişi raporu alınması ve tüm bu delillerin ışığında savunmalar alındıktan sonra karar verilmesi gerektiği halde eksik araştırma ile hüküm kurulmasını hukuka aykırı bularak hükmü bozmuştur.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Kayseri 4. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM
: TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 221/4, 62, 53, 58/9, 63 ve 221/5. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaBölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığı görüldü;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve ███████-956 esas, ████████ sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olabileceğinin kabul edildiği gözetilmekle;ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olabileceği karşısında, ilgili birimlerden ByLock tespitine ilişkin belgelerin ve ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun getirtilmesi ile tüm bilgi ve belgelerin 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak diyecekleri sorulması sonrasında sanığın savunmasının denetlenmesi bakımından ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa sanık ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilip, yine ByLock tespit ve değerkendirme tutanaklarında ekleyen, eklenen ve irtibatlı olduğu kişiler ile ilgili irtibatı olup olmadığının tespitine yönelik sanığın HTS ve baz kayıtları getirtilerek gerekirse bilirkişi raporu da alınarak, bunların 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak savunmaları alındıktan ve tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Kayseri 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.