Menfi Tespit Davasında Tacir Kefilin Bankaya Karşı Kredi Borcundan Kaynaklanan İcra Takibinde Borçsuzluk ve Fazla Ödeme Tespiti.
Özet: Müteselsil kefil konumundaki davacının, bir genel kredi sözleşmesi kapsamında aleyhine başlatılan icra takibinde, ipotekli taşınmaz satış bedelinin ve yaptığı ödemelerin alacaktan düşülmemesi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti, takibin iptali ve kötü niyet tazminatı talebiyle açtığı menfi tespit davasında, davalı banka kefilin sorumluluğunu savunmuştur; ancak bilirkişi raporu, ipotek satış bedeli ve davacı ödemelerinin mahsubuyla davacının borcunun 16.03.2022 tarihi itibarıyla tamamen sona erdiğini ve hatta 68.488,65 TL fazla ödeme yaptığını ortaya koymuştur.

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Menfi Tespit)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülen 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; ----. İcra Dairesinin----- Esas sayılı icra dosyasında ipotekli taşınmaz satışı yapılıp bedeli tahsil edilmesine rağmen müvekkili aleyhine ----.İcra Dairesinin ------ Esas sayılı dosyasında kefil olmasından kaynaklı tüm dosya borcu üzerinden icra takibi yürütülmesi, ipotekli taşınmazın satış bedelinin dosya borcundan düşülmemesi nedeniyle icra takibine devam edilmesi sebebiyle müvekkilinin ---- İcra Dairesinin -----. Sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespiti, ---- İcra Dairesinin -----Sayılı icra takibinin iptali ile davalının kötü niyet tazminatına hükmedilmesi ve açıklanan nedenlerden dolayı tedbir kararı verilerek icra takibinin durdurulmasına karar verilmesini, maddi durumu kötü olan müvekkilinin, ekte sunulan fakirlik belgesi ve sair evraklar nazara alınarak yargılama sonunda verilecek kararın kesinleşmesine kadar adli yardımdan faydalandırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil bankanın ---- Şubesi ile DAVA DIŞI asıl kredi
borçlusu ------arasında imzalanan genel
kredi sözleşmelerine istinaden taksitli kredi kullandırıldığı, davacının da işbu
sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, Kredinin teminatı olarak mülkiyeti ---- ait olan
-----
İlçesinde kain 8694 ada ve 2 parselde kayıtlı taşınmazın ipotek verildiği ve üzerinde
480.000,00 TL limit ipoteği kurulduğunu, Kullandırılan kredilerin ödenmemesi üzerine ----.Noterliğinin 13.08.2013 tarih ve ---- yevmiye no.lu kat ihtarı ve ----Noterliğinin
20.11.2013 tarih ve ------ yevmiye no.lu ihtarları ile kredi hesabı kesilip kat edildiğini, Kredi borcu ödenmeyince bu kez ---.İcra Md.-----.
Sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip açıldığını, ayrıca davacı ve
diğer kefil hakkında ----İcra Md. ----- Sayılı dosyası ile tahsilde ekerrür olmamak kaydıyla ilamsız icra takibi açıldığını, Asıl borçlu hakkında İİK’nun 45 m. ile asıl borçlu hakkında rehne müracaat zorunluluğu bulunduğunu, ancak kefiller hakkında bu hükmün uygulanmasının söz konusu olmadığını, kefil hakkında bu hükmün uygulanamayacağı TBK’nun 586/I m. açıkça belirtildiğini, bu nedenle davacının bu yöndeki talebinin reddi gerektiğini, GKS’nin 12 m. altında düzenlenen temerrüt hükmüne göre en yüksek faizin %50 fazlası mertebesinde temerrüt faizi uygulama hakkının bulunduğunu, davacı
kefaleten borçtan sorumlu olduğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, ----İcra Müdürlüğünün --- Esas ve -----.İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı dosyaları, bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, genel kredi sözleşmesine dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; Uyuşmazlığın, davalının kefil sıfatı ile davalı banka nezdinde imzalamış olduğu kredi nedeni ile davacı aleyhine başlatılan ----İcra Dairesinin ----- Sayılı dosyasında davalıya borcunun bulunup bulunmadığı, varsa miktarı noktasında toplandığı, davanın menfi tespit davası olduğu anlaşılmıştır.
Tarafların delilleri toplanarak, dosyanın bankacı bilirkişi ve hesap bilirkişisine tevdine karar verilmiştir.Dosyada mübrez bilirkişi raporunda özetle; Sayın Mahkeme'nin görev tevdi eden ara kararı uyarınca yapılan inceleme
sonunda; Davacının dava dilekçesinde takip tarihi itibariyle borçlu bulunmadığını iddia
ettiği; bu bağlamda 14.11.2013 takip tarihi itibariyle davalı bankanın alacağı;
¸Yukarıda “Uyuşmazlığın İrdelenmesi” başlığı altında (1) sayılı bentte tanıtılan
uyuşmazlık konusunun, somut olay özelinde yapılan incelemesinde, “aynı alacak” için
başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takipteki ihale bedelinden anılan
dosyadaki tahsil harcı ve icra vekalet ücreti ile masrafların mahsubu sonrasında, aynı alacak
için başlatılan ---. İcra Müdürlüğü’nün----- Esas sayılı dosyada mahsubu sonrasında kalan borç miktarından, davacı ödemelerinin mahsubu sonrasında 16.03.2022 tarihli ödemesi ile borcun sona erdiği; buna göre, davacının fazla ödemesinin toplam 68.488,65 TL olduğu; davada istirdat talebi bulunup bulunmadığının takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, bu tutarın 970,41 TL’sine 16.03.2022 kalan 67.518,24 TL’sine ise,25.06.2024 tarihli kapak hesabının altında bulunan tahsilat listesinin 74. sırası ile 95. sırası
arasındaki gösterilen 22 adet değişik ödeme tarihlerinden itibaren talep bulunması halinde
faiz yürütülmesi hususunun nihai takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu;
İşaret edilen hususlarla, tüm delillerin takdiri ve hukuki değerlendirmenin
tamamı Sayın Mahkeme’ye ait olmak üzere, heyetimizin kanaatlerini bildirmişlerdir.
Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafın,----.İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı icra dosyasında ipotekli taşınmaz satışı yapılıp bedeli tahsil edilmesine rağmen davacı aleyhine ----.İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı iddiası ile eldeki meni tespit davasını açtığı, davalının davacı iddialarını inkarla davanın reddini talep ettiği görülmüştür.
Deliller dosya içerisinde alınmış, dosya icra dosyaları incelenmek, yapılan ödemeler dikkate alınmak ve banka kayıtları üzerinde inceleme yapılmak üzere bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Bilirkişi raporunda; “aynı alacak” için başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takipteki ihale bedelinden anılan dosyadaki tahsil harcı ve icra vekalet ücreti ile masrafların mahsubu sonrasında, aynı alacak için başlatılan ----. İcra Müdürlüğü’nün----- Esas sayılı dosyada mahsubu sonrasında kalan borç miktarından, davacı ödemelerinin mahsubu sonrasında 16.03.2022 tarihli ödemesi ile borcun sona erdiği, buna göre, davacının fazla ödemesinin toplam 68.488,65 TL olduğu tespit edilmiştir. Dosya kapsamından davalı bankanın aynı alacak için farklı icra dosyası ile yaptığı icra takibi sonrası davacının ----. İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyasına fazla ödemesinin bulunduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Davacı vekilinin █████/2025 tarihli beyanında istirdat taleplerinin olmadığı, eldeki dava ile sadece davacının borçlu olmadığının tespitini talep ettikleri beyanı karşısında davacı talebi ile bağlı kalınarak menfi tespit istemi yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, davalı bankanın takibi başlatmakta kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından kötü niyetli takip tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın kabulü ile, davacının ---. İcra müdürlüğünün -- esas sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine,
2-Davacının kötü niyetli takip tazminatının şartları oluşmaması nedeni ile reddine,
3-Dava adli yardımlı olarak açıldığından ve adli yardım talebi kabul edilmiş bulunduğundan; 32.105,70 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Dava adli yardımlı açıldığından, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3 bilirkişi ücreti 14.000,00 TL ile 4 adet adet e-tebligat ücreti 50,00 TL olmak üzere toplam 14.050,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, bu nedenle harç tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 3.600,00 TL ara buluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 74.500,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 maddesi gereği kararın kesinleşmesi ile birlikte yatıran tarafa iadesine,
Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde --- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!