Hizmet alımı kapsamında toplu iş sözleşmesinden doğan işçilik alacaklarında asıl-alt işveren ve müşterek müteselsil sorumluluk.
Özet: Bir işçinin, sendikalı olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yemek, yakacak, bayram harçlığı, ikramiye ve ücret farkı alacaklarının tahsili için, asıl işveren olarak nitelendirdiği Karayolları Genel Müdürlüğü ile alt işveren şirketler aleyhine açtığı davada, davacının müteselsil sorumluluk iddiasına karşılık asıl işverenin ihale makamı olup işverenlik sıfatının bulunmadığı, alt işverenlerin ise zamanaşımı ve sorumluluklarının olmadığı yönündeki savunmalarına rağmen ilk derece mahkemesinin Karayollarını asıl işveren ve şirketleri alt işveren kabul ederek TİS kaynaklı alacaklardan müteselsilen sorumlu tutulmalarına hükmetmesi üzerine bu kararın asıl işveren tarafından istinaf edilmesi incelenmektedir.

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalı Şirketlerin oluşturduğu Adi Ortaklık ile müvekkilinin üyesi olduğu Sendika arasında Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan toplu iş sözleşmesinin 26. maddesinde yemek bedeli ve yakacak yardımı, 27. maddesinde bayram harçlığı ödencesi, 33. maddesinde ikramiye alacağı, 30. maddesinde ise uygulanması gereken ücret zamlarının düzenlendiğini, toplu iş sözleşmesi ile öngörülen bu hakların hiçbir zaman ödenmediğini, gerekli ücret artışlarının yapılmadığını, Adi Ortaklığı oluşturan davalı Şirketlerin davalı Kurumun alt işvereni olduğunu, bu nedenle 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 2. maddesi uyarınca yukarıda belirtilen alacaklardan davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, arabuluculuk başvurusundan sonuç alınamadığını ileri sürerek yemek yardımı, yakacak yardımı, bayram harçlığı, ikramiye ve ücret farkı alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1. Davalılar ... - ... ve ... (davalı Şirketler) vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkili olmayan ... iş mahkemelerinde açıldığını, davaya bakmaya ... iş mahkemelerinin yetkili olduğunu, talep konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, davalı Şirketlerin iş ortaklığı olarak, ... 12. Bölge Müdürlüğü tarafından ihalesi yapılan ... 1. Bölge Müdürlüğü 13 (...) ve 18 (...) Şube Şeflikleri yollarında rutin yol bakım ve onarım ile kar ve buz mücadelesi yapılması işini 18.08.2018 tarihinde imzalanan hizmet alım sözleşmesi ile üstlendiklerini ve davacının bu iş kapsamında davalı Kuruma bağlı olarak çalıştığını ve Kurumun işçisi olduğunu, tüm emir ve talimatları, davalı Kurumun kadrolu işçilerinden aldığını, çalışma düzeni ve saatlerinin yine İdarece belirlendiğini, davacının müvekkili Şirketlerden herhangi bir alacağı bulunmadığını, davacının sendika üyeliğinin devam edip etmediğinin belirlenmesi gerektiğini, çalıştığı işyerinin toplu iş sözleşmesi kapsamında kalmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin dayanağı olan toplu iş sözleşmelerinin davalı Şirketler ve sendika arasında imzalandığını, müvekkili Kurumun davada hasım sıfatının bulunmadığını, tarafı olmadığı bir sözleşmeden kaynaklı taleplerden sorumlu tutulamayacağını, davacının, davalı İdarenin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’na (4734 sayılı Kanun) göre ihale ettiği, "Karayolları 13 (...) ve 18 (...) Şube Şeflikleri Yollarında ..., Onarım ile Kar ve Buz Mücadelesi Yapım İşi" ihalesi kapsamında ihalenin yüklenicisi olan diğer davalılar bünyesinde çalıştığını, 4734 sayılı Kanun'un 4. maddesi ve Kamu İhale Genel Tebliği'nin 63. maddesi kapsamında Yapım İhaleleri Uygulama Yönetmeliği'ne göre ihale edilen yapım işi ihalesi olduğunu, davalı Şirketlerin çalıştırdığı personele müvekkili İdarenin ayrıca herhangi bir ödeme yapmasının sözleşme şartları gereği mümkün olmadığını, çalıştırılan personelin işvereninin ... değil, doğrudan doğruya yüklenici Adi Ortaklığı oluşturan Şirketler olduğunu, yükleniciler tarafından çalıştırılan personelin, işyeri, şantiyesi, toplanma alanı ve benzeri yerlerin ayrı olduğunu, alınacak personeli belirleme, işe alma, işten çıkarma, işe iade etme, özlük haklarını temin etme gibi yetkilerin yüklenici Şirketlerde olduğunu, davalı İdarenin ihale yoluyla işlerini yaptırabileceğini, yüklenici firma ile davalı İdare arasında imzalanan sözleşmenin yapım işi olduğunu, davalı İdarenin 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun’un 4. maddesi, 4857 sayılı Kanun'un 36. maddesi ve 4734 sayılı Kanun gereği yapım ihalesi işinde ihale makamı olduğunu ve herhangi bir şekilde işverenlik sıfatının bulunmadığını, davanın davalı İdare yönünden husumet yokluğundan reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 14.03.2023 tarihli kararı ile; davacının, hizmet alım sözleşmesine göre rutin yol bakım, yapım ve onarım ile kar ve buzla mücadele işleri kapsamında davalı Kurum bünyesinde çalıştığı, davalı ... Müdürlüğünün asıl işveren olarak diğer davalı Şirketlerin ise alt işveren olarak toplu iş sözleşmesinden kaynaklı alacaklar için de müteselsilen sorumlu oldukları, hüküm altına alınan alacaklara dava ve ıslah tarihinden itibaren faiz uygulanması gerektiği belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin 14.03.2023 tarihli kararının davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesinin 29.12.2023 tarihli kararı ile; 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 26/2 hükmü uyarınca sendikanın üyesi adına dava açma ve takip etme yetkisi olduğu, davalı ... Müdürlüğünün diğer davalılar ile aralarındaki sözleşmenin yapım işi olduğunu savunduğu ve 4734 sayılı Kanun'un 62/1-(e) hükmü uyarınca ihale edilen bir iş olduğu yönünden herhangi bir savunmada bulunulmadığı hususları birlikte dikkate alındığında davalı ... Müdürlüğünün, 4857 sayılı Kanun'un 2/7 hükmü düzenlemesi gereği hüküm altına alınan işçilik alacaklarından sorumlu tutulmasında da bir hata bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİBölge Adliye Mahkemesinin 29.12.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece 22.05.2024 tarihli kararı ile; davalının diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, arabulucuk son tutanak tarihi itibarıyla henüz muaccel olamayan 2021 yılı Temmuz ayı ücreti için de hesaplama yapılmasının isabetsiz olduğu, ayrıca yemek bedelinin Yüksek Hakem Kurulunun karar tarihi olan 12.09.2019 tarihinden itibaren belirlenmesi gerektiği hususu gözetilmeden hesaplama yapılmasının hatalı olduğu, davacının 23.05.2019 tarihinden önceki dönemde toplu iş sözleşmesinden yararlanıp yararlanmadığının araştırılması gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararına uyularak bilirkişiden ek rapor alındığı, arabuluculuk son tutanak tarihi gözetilerek hesaplama yapıldığı ve yemek ücretinin 12.09.2019 tarihinden sonra hesaplandığı belirtilip bozma dışı kalan hususlarda ilk karar gerekçeleri tekrar olunmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı ... vekili temyiz dilekçesinde;1. Zamanaşımı def'i ve hak düşürücü süre itirazlarını tekrarladıklarını,2. Davacının müvekkili İdare çalışanı olmadığını, yüklenici Şirketler bünyesinde çalıştığını, müvekkilinin ihale makamı olduğunu, yüklenicilere verilen işin yapım işi olduğunu, süreklilik arz etmediğini, müvekkili İdareye husumet yöneltilemeyeceğini,3. Dava konusu işe ait sözleşme birim fiyat ve anahtar teslim götürü bedel fiyatın birlikte kullanıldığı karma sözleşme üzerinden imzalamış olduğu işin, yapım işi statüsünde olduğunu ve yüklenici Şirket işçilerinin, Kurum işçileri ile birlikte çalışmadığını, yüklenici Adi Ortaklığın Kurumdan farklı yerde kendi şantiyesi, şantiye şefi, şantiye teknik personeli ve yönetici ekibi olduğunu, işin her türlü sevk ve idaresinin yüklenici şantiye şefi ve teknik personeli tarafından yapıldığını, her türlü emir ve talimatın yüklenici temsilcileri, şantiye şefi, teknik personeli tarafından verildiğini, bu hususların hizmet alım sözleşmesinde ve eki şartnamelerde de açıkça belirtildiğini,4. Hüküm altına alınan alacaklara yasal faiz yürütülmesi gerektiğini, Mahkemece hükmedilen faiz oranlarının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; arabuluculuk dava şartı, davacının toplu iş sözleşmesinden yararlanabileceği dönemin belirlenmesi, yemek yardımı ücreti alacağının hesabı ile hükmedilen faiz hususlarındadır.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VII. KARARAçıklanan sebeple;Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,07.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.