Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi Kararı: Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesiyle Yapılan İhalenin Kar Payı ve Masraflarının Tahsili Talepli Alacak Davası.
Özet: Dava, davacının davalı ile ortak girdiği ihaleden kaynaklanan, işin tüm masraflarını karşıladığı ve %75 kar payı anlaşması olduğu halde, idare tarafından davalının hesabına ödenen hak edişten kendisine düşen bakiye masraf ve kar payının tahsilini talep etmesine karşılık, davalının aralarındaki taşeronluk sözleşmesi gereği masrafların davacıya ait olduğunu, imzalanan ibranamelerle davacının alacağı kalmadığını ve davacının basiretli tacir gibi davranmadığını savunarak davanın reddini istediği ticari nitelikteki alacak uyuşmazlığını konu edinmektedir.

T.C.
ANTALYA3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2019KARAR TARİHİ
: █████/2020Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle: davacının, davalı ile birlikte ... ilçesi hizmet götürme birliğince yapılan ihale soncu ... ... ... temel malzemesi teslim ve yapım işini aldıklarını, davalı şirket müvekkilinin ihaleye girmesi için vekaletname verdiğini, bu ihaleden elde edilecek kar oranı ise %75 müvekkiline, %25 ise davalıya ait olacağını, yapılacak ihale için davalı şirketin kullanıldığını, müvekkilinin ihaleye girdiğini ve almış olduğu ihale soncu tüm masrafları müvekkilinin yaptığını ve işi bitirmek için harcanan emeği müvekkilinin sarf ettiğini, ihale alımı soncunda işin yapımı ve bitirilmesi konusunda davalı müvekkiline taslak sözleşme verdiğini, sözleşme imzalanması için müvekkilinin karşı tarafı aradığında şirket yetkilisinin beyin kanaması geçirdiğini beyan ederek siz işe başlayın talimatı verildiğini, bu talimat üzerine müvekkilinin işe başladığını ve yapılacak iş kapsamında müvekkilinin toplam ... .-TL tutarında para harcadığını, bu paranın ... .-TL'lik kısmının davalı şirket tarafından müvekkiline gönderildiğini, bu ödeme düşülünce bakiye .... .-TL olan harcamayı müvekkilinin 3. Şahıslardan aldığını, alınan ihale soncunda yapılan işin bedelinin ... tariinde ... .-TL .... için hak edişi ... tarihinde ... .-TL ... ,temini ve nakliyesi hak edişi olmak üzere toplam ... .-TL davalı tarafın hesabına idare tarafından gönderildiğini, bu miktarın ... .-TL 'si ise ilgili idare tarafından geç teslim nedeniyle kesildiğini, davalı tarafın gelen bu parayı kendi uhdesinde tuttuğunu ve müvekkiline ... .-TL'den başka hiç bir ödeme yapmadığını, daha sonra müvekkiline verilen vekaletten azil edildiğini bu nedenlerle, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik ... .-TL alacağın ... tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerektiğini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında taşeron sözleşmesi akdedildiğini sözleşme uyarınca davacının ilgili işlerin masraflarını karşılayacağını, kar ve zararın %25 'nin davalı şirkete, %75 'nin de davacıya ait olacağının kararlaştırıldığını, davacının işe başlama talimatı verildiği iddiasının mesnetsiz ve gerçeğe aykırı olduğunu nitekim her iki işin resmi olarak şartnanamede başlangıç tarihlerinin belli olduğunu, bu bakımdan müvekkili şirketin talimat vermesinin söz konusu olamayacağını, taslak sözleşmeye göre tüm masrafların davacı tarafından karşılanacağının beyan edildiğini, ihale ve şartname bedeli, damga vergileri gibi ödemelerin talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının masraflarını müvekkilinden talep hakkı bulunmadığını, davacının ... ... firmasına müvekkilinin nam ve hesabına toplam ... .-TL nakliye bedeli gönderdiğini ancak nakliye firmasının ... .-TL bedelinde nakil hizmeti yaptıktan sonra işi bıraktığını ve işin aksamasına sebep olduğunu, müvekkili tarafından nakliye firmasına ihtarname gönderilip işe devam edilerek işin tamamlaması ihtar edilmesine rağmen işe devam edilmemesi üzerine sözleşmenin feshedilerek nakliye şirketine bildirildiğini, davacının konuyla ilgili en ufak bir çabası olmadığını, basiretli bir tacir gibi davranmayıp hukuki ve fiili işlemlerinde gerekli dikkat ve özeni göstermediğini müvekkili şirketin ... .-TL hak edişten kesinti yaptığını, ... ... Şirketine ödenen ... .-TL fatura bedeli ve ... Şirketine elden yapılan ödemeler ise müvekkili şirketin nam ve hesabına yapıldığını, davacı tarafından imzalanan ibranamelerle ödemelerin şirket tarafından yapıldığının kabul edildiğini davacının ibraname tarihlerine kadar olan dönem için hiçbir alacağı olmadığını ayrıca belgelerin tanzim tarihlerine göre davacı tarafından sonradan yapılmış bir ödeme de bulunmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.... ... ... ve Antalya ... . Noterliğine müzekkereler yazılmış, davalının ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor aldırılmıştır.Dava
: ... ilçesi köylere hizmet götürme birliğince yapılan ihalede, iş bedelinin davalıya ödenmesi sonucunda davacının aralarındaki anlaşmaya göre yaptığı masraf ve kar payının davalıdan tahsili talebine ilişkindir.... ilçesi köylere hizmet götürme birliğinde yaptırılan kilitli parke taşı döşeme işi ve ... ... mal alım işine ilişkin taraflar arasında ortaklık ilişkisinin bulunduğu, kar ve zararın %75' inin davacıya, %25 ' inin davalıya ait olacağı, ihale sonucunda iş bedelinin ... sinin davacıya ödendiği hususlarında ihtilaf bulunmamaktadır.Taraflarca ibraz edilen sözleşme taslaklarının farklı olduğu, davacı tarafından ihalede belirtilen işler için yapılan masrafların iş bedelinin idarece davalıya ödenmesi nedeniyle davalıdan tahsilini talep edip edemeyeceği, neticeten davacının iş bedelinden dolayı davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı hususlarının ihtilaflı olduğu anlaşıldı.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... . Hukuk Dairesi ... tarih, ... Esas, ... Karar sayılı ilamında "... Asıl dava ve birleşen dava adi ortaklıktan kaynaklı alacak istemine ilişkindir. Adi ortaklığın tanımı, TBK'nun 620 (BK'nun 520) maddesinde "Adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir " şeklinde yapılmıştır.Adi ortaklık, bir ticari işletmeyi işletmek şeklinde olabileceği gibi esnaf işletmesi veya hiç bir işletme olmaksızın bir kaç kişinin muhtemel kazancı paylaşmak amacıyla emeklerini ve mallarını bir araya getirme şeklinde de olabilir.6102 sayılı TTK. 4.maddesine göre bir davanın ticari dava olabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğmuş bulunması veya anılan yasa maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan sayılması gerekir. Aynı Kanunun 12. maddesinde "Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir" hükmünü içermektedir.TTK'nun 19.maddesinde "Bir tacirin borçlarının ticari olması asıldır. Ancak, gerçek kişi olan bir tacir, işlemi yaptığı anda bunun ticari işletmesiyle ilgili olmadığını diğer tarafa açıkça bildirdiği veya işin ticari sayılmasına durum elverişli olmadığı takdirde borç adi sayılır. Taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır" hükmü bulunmaktadır.6335 sayılı Kanunun 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı madde gereğince Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki (6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak) iş bölümü olmayıp görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, HMK'nın 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan, yargılamada ve kanun yolu aşamasında incelemesi aşamasında Yargıtayca re'sen incelenir.Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; taraflar tacir olmadığı gibi, uyuşmazlık, tarafların ticari işletmelerine ilişkin olmayıp, ortak oldukları iddia edilen işletmeye ilişkindir.Hal böyle olunca, adi ortaklık sözleşmesinin konusunun ticari iş olması adi ortakların birbirlerine karşı açtıkları davanın ticari dava olduğunun kabulü için yeterli değildir. Bu nedenle mahkemece; davanın ticari dava niteliğinde bulunmadığı gözetilerek esasının incelenmesi gerekirken, mahkemenin görevli olmasına rağmen, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine ilişkin kararı usul ve hukuka uygun olmadığından, davalının istinaf talebinin kabulü ile HMK 353/1-a-3 gereğince kararın kaldırılmasına." şeklinde karar verilmiştir.Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. 6100 Sayılı HMK'nın 114/c maddesi uyarınca mahkemelerin görevi dava şartı olup, 115. maddesi uyarınca mahkeme dava şartlarının varlığını res'en araştırmakla yükümlüdür.Ticaret Mahkemelerinin iş sahası ve hangi davalara bakacağı █████/2012 tarihinde yürürlüğe giren, 6102 sayılı TTK'nın 5. Maddesinde belirtilmiş olup, 4. madde de hangi davaların ticari dava sayılacağı düzenlenmiştir. Buna göre; her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın madde de belirtilen nedenlerden doğan davaların ticari dava sayıldığı açıklanmıştır. Kanunda sayılan bu davalara mutlak ticari dava denilir. Mutlak ticari davaların yanında nispi ticari davalarda mevcuttur. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için, her iki tarafın tacir olması ve her iki tarafın ticari işletmesine uyuşmazlığın kaynaklanıyor olması, bu iki unsurun birlikte bulunması gerekmektedir.6102 sayılı TTK'da değişikli yapan ve █████/2012 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6335 sayılı kanunun 2. maddesiyle, 6102 sayılı TTK'nın 5. maddesinin 3. fıkrası değiştirilmiş ve Asliye Ticaret Mahkemesiyle Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olarak düzenlenmiştir.Somut olayda, yanlar arasındaki uyuşmazlık 6098 sayılı TBK'nun 520 vd. maddelerinde düzenlenmiş bulunan adi ortaklıktan kaynaklı alacak istemine ilişkindir. Davalı tacir olmakla beraber, gerek davacı vekilinin 2 nolu celsedeki müvekkilinin tacir olmadığına ilişkin beyanı gerekse mahkememizce Uyap sisteminden aldırılan raporda, davacının mükellef kaydının pasif olduğu hususları dikkate alınarak davacı tacir sıfatı taşımamaktadır. Uyuşmazlık, tarafların ticari işletmelerine ilişkin olmayıp, ortak oldukları işletmeye ilişkindir. Yukarıdaki emsal karar ilamında da belirtildiği üzere, adi ortaklık sözleşmesinin konusunun ticari iş olması adi ortakların birbirlerine karşı açtıkları davanın ticari dava olduğunun kabulü için yeterli değildir. Taraflardan biri için ticari olan iş diğeri için de ticari sayılmakla beraber, bu husus görevli mahkemenin belirlenmesinde dikkate alınamaz. Bu itibarla, açılan davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu kanaat ve sonucuna varılmıştır.Açıklanan nedenlerle; davaya bakma görevinin Antalya Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ait olduğu ve dava şartlarından olan görev hususunun yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiği, düşünce ve yargısına varılmış ve dava dilekçesinin görev yönünden reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,2-Davaya bakmaya Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna,3-Kararın kesinleştiği tarihten itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin talep etmesi halinde dosyanın görevli Antalya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,4-Taraflarca bu süre içinde istemde bulunulmaması halinde HMK 20/1-son ve 331/2 maddesi gereğince yapılacak işlemin mahkememizce DEĞERLENDİRİLMESİNE,5-Dosyanın süresinde görevli mahkemeye aktarılması durumunda harç ve yargılama giderinin HMK'nın 331/2. Maddesi gereğince görevli mahkemece nazara ALINMASINA,Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2020Katip ...¸(e-imzalı)Hakim ...¸(e-imzalı)