Silahlı terör örgütü üyeliği davasında TCK 221/4 etkin pişmanlık hükmünün üst hadden yetersiz uygulanması nedeniyle mahkumiyetin bozulması.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkum edilen sanık hakkında verilen hüküm, Yargıtay tarafından bozulmuştur; gerekçe olarak, sanığın yakalandıktan sonra örgütün yapısı, faaliyetleri ve üyeleri hakkında verdiği faydalı bilgiler nedeniyle etkin pişmanlık hükümleri (TCK 221/4) gereğince daha üst hadden indirim yapılması gerekirken, mahkemece yapılan uygulamanın fazla cezaya yol açtığı ve adalet ve hakkaniyet ilkelerine uygun olmadığı belirtilerek, sanığın etkin pişmanlık koşullarını taşıması ve verilen bilgilerin niteliği göz önünde bulundurulmuştur.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul 37. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.SUÇ
: Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM
: TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5, TCK’nın 221/4, 62/1, 53/1-2-3, 58/9, 221/5, 63. maddeleri gereğince verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaBölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Hükmolunan cezaların süresine göre şartları bulunmadığından sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca REDDİNE,Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın incelenen dosya kapsamı ve delillere göre, yakalandıktan sonra soruşturma ve kovuşturma aşamalarında örgütte kaldığı süre ve konum itibarıyla, örgütün yapısı, örgütsel faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili verdiği bilgilerin faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulunduğu aşama gözetilerek, 5237 sayılı Kanun’un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilen cezalarda üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereğince üst hadden indirim yapılarak ceza tayini gerekirken yazılı şekilde uygulama ile fazla cezaya hükmedilmesi,Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, bu sebepten dolayı hükmün CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca dosyanın İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.09.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.KARŞI OYSilahlı terör örgütüne üye olmak suçundan yapılan yargılama sonucunda sanık ...'ın atılı suçtan mahkumiyetine ilişkin hükmün temyiz edilmesi üzerine sayın çoğunluğun 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereğince adalet ve hakkaniyete uygun makul oranda üst hadden indirim yapılması gerekirken yazılı şekilde fazla cezaya hükmedilmesi nedeniyle bozma yönünde oluşan görüşüne katılmıyorum.Sanığın soruşturma ve kovuşturma aşamalarında örgütte kaldığı süre ve konum itibarıyla, örgütün yapısı, örgütsel faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili kısmi bilgiler verdiğine yönelik mahkeme kabulünün dosya kapsamı ile uyumlu olduğu yine 5237 sayılı Kanun'un 221/4. maddesinde düzenlenen ve sanık hakkında verilecek cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim yapılmasını öngören etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasında mahkemeye verilen takdir hakkının hükümdeki şekilde kullanılmasının adalet ve hakkaniyete uygun olduğu anlaşılmakla; sanık hakkındaki hükmün onanması gerektiği kanaatiyle sayın çoğunluğun bozma yönündeki kararına iştirak etmiyorum.