Maden ruhsatı yürürlüğe girmeden mera vasfı kazanan alanda madencilik faaliyeti sürdürme başvurusu reddinin hukuka uygunluğu ve kazanılmış hak iddiasının reddinin Danıştayca onanması.
Özet: Bir maden şirketinin, maden ruhsatı içerisinde yer almasına rağmen sonradan mera olarak tescil edilen bir alanda madencilik faaliyetine devam etme başvurusunun idare tarafından reddedilmesi üzerine açtığı davada, ilk derece ve istinaf mahkemeleri ile Danıştay, söz konusu alanın maden ruhsatının düzenlenmesinden çok önce, hukuki prosedürlere uygun olarak mera vasfı kazandığını ve bu nedenle madencilik faaliyetinin ancak mera tahsis amacı değiştirilerek yapılabileceğini belirterek, şirketin kazanılmış hak iddiasını ve tescil kayıtlarındaki gecikmeyi gerekçe gösteren itirazlarını yerinde bulmamış ve idari işlemin hukuka uygun olduğuna karar vermiştir.
Danıştay 8. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ... Maden ve Akaryakıt Sanayi Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... Valiliği
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: Davacı şirket tarafından, uhdesinde bulunan S:... II-b grubu mermer ruhsat sahası ile ilgili olarak işletme izni içerisinde kalan bir kısım alanın sonradan mera olarak tescil edilmiş olduğundan bahisle mera alanında madencilik faaliyetini sürdürebilmek amacıyla yapılan başvurunun reddine ilişkin Karaman Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; Karaman ili, Ayrancı ilçesi, ... Köyü'nde █████/2000 - █████/2001 tarihleri arasında gerçekleşirilen mera, yaylak, kışlak, otlak ve çayır ihtiyaç tespit çalışması neticesinde düzenlenen ihtiyaç tespit raporu ile mera olarak tespit edilen söz konusu alanın, tespite dair belgelere 30 gün ilan askı süresi içinde itiraz edilmemesi üzerine, Mera Tahsis Komisyonu'nca alınan ... tarih ve ... sayılı tahsis kararının, █████/2003 - █████/2003 tarihleri arasındaki ilan askı süresi içinde davaya konu edilmemesi üzerine kesinleşmesi ile bu tahsis kararının alındığı tarih itibariyle mera vasfı kazandığı, başka bir deyişle, daha sonraki bir tarihte yapılan kamu orta malı sicili veya tapu sicili kaydının, bir taşınmazın mera vasfı kazanması için kurucu unsur olmadığının Mera Kanunu'nun 13. maddesinin altıncı fıkrasından anlaşıldığı, davacı şirket adına düzenlenen II-b grubu maden işletme ruhsatı yürürlük tarihi olan █████/2017 tarihiden çok önce mera vasfını haiz olduğu anlaşılan söz konusu taşınmazda madencilik faaliyetinde bulunabilmesi ancak mera tahsis amacının değiştirilmesi ile mümkün olan davacı şirketin, bu alanda mevcut haliyle madencilik faaliyetini sürdürebilmek amacıyla yapmış olduğu başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı tarafından, işletme izni talep edildiği sırada mevcut tapu kayıtlarında mera tescilinin bulunmadığı, madencilik faaliyetinde bulunulacak alanın Hazine arazisi olarak görüldüğünden tahsis amacı değişikliğine gerek olmadığı, kazanılmış hakkının bulunduğu, mera alanının 2003 yılında tahsis edildiği, davalı idarece belirtilmekteyse de kamu orta malı siciline sonradan kaydı yapıldığından tapu siciline işlenmemiş bir hususun kendilerince bilinemeyeceği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, █████/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!