FSEK kapsamında interaktif harita destekli telekomünikasyon yazılımının izinsiz kullanımı nedeniyle telif hakkı ihlali davasında ilk derece ve istinaf mahkemelerinin davacı lehine verdiği kararların temyizen onanması.
Özet: Bir yazılım geliştiricisinin, telif hakkı tescilli interaktif harita destekli telekomünikasyon altyapı planlama uygulamasının eser sahibi olduğunun tespiti ve davalının bu eseri lisanssız ve izinsiz ticari kullanımının telif haklarını ihlal ettiğinin belirlenerek tecavüzün önlenmesi talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesi davacının eser sahibi olduğunu ve davalının haklarını ihlal ettiğini tespit edip tecavüzün önlenmesine hükmetmiş; davalının sözleşmeye dayalı hak devri iddiaları ve istinaf başvurusu, hukuka uygun bulunmayarak reddedilmiş, temyiz incelemesi sonucunda da ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle onanmıştır.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ Esas, █████████ KararHÜKÜM
: İstinaf başvurusunun esastan reddiİLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin Interaktif Harita Destekli Telekomünikasyon Altyapı Planlama Uygulaması (...) isminde bir uygulama geliştirerek telif tescilini gerçekleştirdiğini, müvekkilinin davalı tarafın bilgisayarlarına deneme sürümü olarak kurduğu uygulamayı, davalının lisans sözleşmesi yapmadan, lisans bedeli ödemeden ticari faaliyetlerinde kullanarak haksız kazanç elde ettiğini, sözleşme yapmaya da yanaşmadığını, bu hususta delil tespiti yaptırdıklarını ileri sürerek davacının 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) kapsamında eser ve telif hakkı sahibi olduğunun tespitine, davalının halen izinsiz olarak bu uygulamayı kullandığının tespitine, telif haklarına yaptığı saldırının önlenmesine, ref'ine ve ortadan kaldırılmasına, hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde, davacı ile iş sözleşmesi ve gizlilik sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 4.maddesi gereğince üzerinde çalışılan ... sözleşmesinin taslağı ve kaynak kodlarının davacıya teslim edildiğini, müvekkilinin projenin kısa bir süre içinde tamamlanmasına dair anlaşma yaptığını, ancak ilerleyen süreçte davacının projeyi bitirmesinin mümkün olmayacağının anlaşıldığını, davacının sürekli talep ettiği para miktarını arttırdığını, sürekli zorluk çıkarttığını, programın kaynak kodlarını teslim etmediğini, gizlilik sözleşmesine aykırı olarak yazılımı Kültür ve Turizm Bakanlığı nezdinde kendi adına tescil ettirdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesince, davaya konu edilen ... isimli eserin hak sahipliğinin, dosyadaki tüm bilgi, belge ve bilirkişi raporlarıyla davacıya ait olduğunun ve eser sahibinin davacı olduğunun tespit edildiği, davacının, eser sahibi sıfatıyla FSEK kapsamında mali ve manevi hakların sahibi olduğu, dosya kapsamına göre bu hakların davalı tarafa devrine dair herhangi bir sözleşme veya düzenleme bulunmadığı, taraflar arasında akdedilen 15.05.2012 tarihli sözleşme ve gizlilik anlaşmasının incelenmesinden, davaya konu eserin benzer bir uygulama örneği verilen (kaynak kodları ile birlikte) yazılımın geliştirilmesi ve yazılımın temel ortamında kullanılabilir şekilde teslimi amacıyla davalıya verildiği, ancak davalının geçerli bir hak veya sözleşmeye dayanmaksızın gerçekleştirdiği müdahale ve kullanımın,davacının eser üzerindeki mali ve manevi haklarını ihlal ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, ...'ın FSEK kapsamında eser niteliğinde olduğunun ve eser sahibinin davacı olduğunun tespitine, davalının bu esere yönelik davacının mali ve manevi haklarını ihlal ettiğinin tespitine, bu ihlalin önlenmesine, tecavüzün ref’ine ve davalı tarafından söz konusu yazılımın her türlü ortamda kullanımının yasaklanmasına, ayrıca hükmün ilanına karar verilmiş, karar, davalı vekilince istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeDava, davaya konu eserin sahibinin davacı olduğunun tespiti ve bu eserin davalı tarafça kullanılması suretiyle meydana geldiği iddia edilen tecavüzün önlenmesi, ref'i ve ortadan kaldırılması istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 07.07.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.