12. Ceza Dairesi, defter ve sahte belge düzenleme suçlarında iddianamenin eksik soruşturma gerekçesiyle iadesine karşı yapılan itirazın reddi kararını kanun yararına bozdu.
Özet: Bu hukuki evrak, defter, kayıt ve belgeleri gizleme ile sahte belge düzenleme suçlamalarıyla hazırlanan bir iddianamenin, ilk derece mahkemesince şüphelinin imza örneklerinin bilirkişi incelemesi ve şirket yetkililerinin tanık olarak dinlenmesi gibi eksiklikler gerekçe gösterilerek iade edilmesi ve bu iade kararına yapılan itirazın ağır ceza mahkemesince reddedilmesi üzerine, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozma istemine ilişkindir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, ilk derece mahkemesinin iddianameyi iade gerekçelerinin Ceza Muhakemesi Kanununun 174/1-b maddesi uyarınca suçun sübutuna doğrudan etki edecek mahiyette olmadığını, bu araştırmaların yargılama aşamasında yapılabileceğini ve benzer içtihatlarla bu tür eksikliklerin iddianame iadesi sebebi yapılamayacağını belirterek, itirazın reddi kararının bozulmasını talep etmektedir.

MAHKEMESİ
:Ağır Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ Değişik işSUÇLAR
: Defter, kayıt ve belgeleri gizleme, sahte belge düzenlemeKARAR
: İddianamenin iadesine kararına karşı yapılan itirazın reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulmasıİstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 17.07.2024 tarihli ve ██████████ Soruşturma, ██████████ Esas sayılı iddianamesinin iadesine ilişkin, İstanbul Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.07.2024 tarihli ve ████████ İddianame değerlendirme sayılı kararına vaki itirazın reddine dair mercii İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.09.2024 tarihli ve ████████ Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 12.09.2024 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 20.01.2025 tarihli ve 94660652-105-34-31200-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.02.2025 tarihli ve KYB-██████████ sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:I. İSTEMA. Kanun Yararına Bozma İstemiYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.02.2025 tarihli ve KYB-██████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;" İstanbul Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2024 tarihli kararında yer alan "..şüphelinin beyanları karşısında soruşturma aşamasında bu hususun araştırılmaksızın doğrudan iddianame tazimi yoluna gidildiği, öncelikle şüphelinin imza yazı örnekleri ile iddianameye konu faturalarda yer alan imza yazı örneklerinin grafoloji alanında uzman bilirkişi marifetiyle incelenerek, söz konusu imza ve yazıların şüphelinin eli ürünü olup olmadığının tespit edilmesi gerektiği ayrıca şüphelinin iddianameye konu şirketin işleyişine fiili olarak katılıp katılmadığının tespiti amacıyla şirketin fatura düzenlendiği firma yetkililerinin tanık olarak dinlenerek şüpheliyi tanıyıp tanımadıklarının, ticari ilişkide kiminle muhatap olduklarının araştırılması söz konusu eksiklikler giderildikten sonra şüpheli hakkında hukuki durumun yeniden değerlendirilmesi gerektiği, bu hususların suçun sübutuna doğrudan etki edebilecek delil mahiyetinde olduğu.." şeklinde gerekçe ile iadesine karar verildiği anlaşılmış ise de;Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 11. Ceza Dairesinin █████/2022 tarihli ve █████████ esas, ██████████ karar sayılı ilâmında, "...5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca, Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekeceği, şüpheli hakkında kamu davasının açılması için yeterli şüphenin bulunduğu, iddianamenin iadesi kararında belirtilen gerekçelerin CMK’nin 174/1-b maddesi uyarınca suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mahiyette olmadığı anlaşılmakla; kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce bu nedenle yerinde görüldüğünden..." şeklinde,Yine anılan Dairenin █████/2021 tarihli ve ██████████ esas, █████████ karar sayılı ilâmı ile de ; "...Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 15.01.2019 tarihli ve █████████ esas, █████████ karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, bilirkişi raporu alınmasının mahkemenin takdirinde olduğu, bu hususun iddianamenin iadesi sebebi yapılamayacağı, gerek görüldüğünde mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği gibi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun ████████ esas, ████████ karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, vergi suçlarında fatura asıllarına ulaşarak duruşmada incelenmesi zorunluluğundan vazgeçilmiş olduğu, somut olayda iddianameye konu eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204. maddesinde düzenlenen sahtecilik suçunu değil, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b maddesinde düzenlenen vergi suçunu teşkil ettiği, faturaların sahte olduğuna ilişkin dosyada mevcut vergi suçu raporu ve vergi tekniği raporu bulunduğu, mahkemenin bu hususta tekrar rapor alabileceği gibi iade gerekçelerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade sebepleri kapsamında da bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle ... kararının, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA," şeklinde belirtildiği üzere;Dosya kapsamına göre şüpheli hakkında, sahte belge düzenlemek suretiyle 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kamu davası açıldığı, soruşturma dosyası kapsamında İstanbul Vergi Kaçakçılığı-4 Denetim Daire Başkanlığınca düzenlenen █████/2023 tarihli vergi tekniği raporunun, yine aynı tarihli vergi suçu raporunun, █████/2023 tarihli vergi inceleme tutanağı ile mütalaa formunun bulunduğu, olaya ilişkin yeterli anlatımın yapıldığı, eksik olduğu düşünülen hususların yargılamanın her aşamasında mahkemesince giderilebileceği, iade kararında sayılan gerekçelerin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde düzenlenen iddianamenin iadesi nedenleri arasında bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.B. Değerlendirme ve Gerekçe1. 5271 sayılı Kanun‘un 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; kamu davasını açma görevinin Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği ve soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde Cumhuriyet savcısının iddianame düzenlemekle yükümlü olduğu; aynı maddenin üçüncü fıkrasında iddianamede nelerin gösterilmesinin gerektiği, dördüncü fıkrasında ise; iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olayların, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanacağı ve yüklenen suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmeyeceği belirlenmiştir.2. 5271 sayılı Kanun’un, “İddianamenin iadesi” başlıklı 174/1. maddesi;“(1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle;a) 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen,b) (Değişik
:█████/2019-███████ md.) Suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen,...“İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir."Şeklinde düzenlenmiştir.3. İstanbul Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.07.2024 tarihli ve ████████ iddianame değerlendirme sayılı kararı ile kanun yararına bozma isteminde belirtilen gerekçeler doğrultusunda, 5271 sayılı Kanun'un 170. maddesi gereğince iddianamenin iadesine karar verilmiştir.4. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; 23.10.2023 tarihli ve 2023-(2015-1-61)/26 sayılı vergi suçu raporu ile ekindeki vergi tekniği raporlarında, ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün 169 065 1298 vergi kimlik numaralı mükellefi ...'in 2021 ve 2022 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme ve defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçlarını işlediği belirtilerek, alınan komisyon mütalaası sonrası suç duyurusunda bulunulması üzerine başlatılan soruşturma neticesinde, şüpheli hakkında atılı suçtan iddianame tanzim olunmuş ise de; şüphelinin, 23.05.2024 tarihinde alınan ifadesinde, 2020 yılının son aylarında bir inşaatta çalıştığını, inşaata işçi temin eden ... isimli şahsın kendisinden TC kimlik numarasını ve e-devlet şifresini istediğini, bunu sigorta girişlerini yapmak için istediğini söylediğini, okunan vergi suçu raporundaki iş yerinden hiçbir bilgisi olmadığını, böyle bir şirket kurmadığını, şirket kurulumu ile ilgili hiçbir veraka imza atmadığını, hiçbir şekilde fatura düzenlemediğini ve almadığını beyan etmesi karşısında; adil yargılanma ilkesinin bir gereği olan kişilerin lekelenmeme hakkı da dikkate alınarak, özellikle şüphelinin mükellef şirket ile bağlantısını ortaya koyacak şekilde gerekli araştırmalar yapılarak, iddianamenin iadesi nedeni olarak belirtilen eksiklikler de giderildikten sonra, şüphelinin hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği anlaşılmakla, kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.II. KARARYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,Dosyanın, gereği için mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.10.2025 tarihinde karar verildi.