Danıştay, FETÖ/PDY üyeliği nedeniyle etkin pişmanlıktan faydalanan avukata verilen kınama disiplin cezasının iptaline ilişkin temyiz başvurusunu incelenmeksizin reddetmeyi düşünüyor.
Özet: Bir avukat, FETÖ/PDY terör örgütü üyeliği ve faaliyetleri nedeniyle hakkında verilen "kınama" disiplin cezasının iptali istemiyle açtığı davanın, ilgili idare ve bölge idare mahkemelerince reddedilmesi üzerine Danıştaya temyiz başvurusunda bulunmuştur; zira mahkemeler, avukatın terör örgütü yapısı hakkında gönüllü bilgi vermesi sonucu ceza verilmesine yer olmadığına karar verilen etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmış olsa da, eyleminin sübuta erdiğini ve adli soruşturmadaki bu durumun disiplin hukuku açısından sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını gerekçe göstererek kınama cezasını hukuka uygun bulmuştur.

T.C.
D A N I Ş T A YSEKİZİNCİ DAİREEsas No
: █████████Karar No
: █████████TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ...VEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVALILAR)
: 1- ...Birliği BaşkanlığıVEKİLİ
: Av. ...2- ... Barosu BaşkanlığıVEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: Avukat olan davacı tarafından, Konya Barosu Disiplin Kurulunca verilen Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunca onanan "3 ay süre ile işten çıkarma" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin işlemin ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:...K:... sayılı kararı ile iptaline karar verilmesi üzerine tesis edilen Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu'nun ... tarih E:... ve K:... sayılı karar ile verilen "kınama" cezasının iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
:... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının FETÖ/PDY terör örgütü tarafından darbe girişiminin gerçekleştirildiği 15 Temmuz 2016 tarihinden önce adli ve idari makamlara müracaat ederek örgütün yapısı hakkında bilgiler verdiği, gönüllü olarak Emniyet Müdürlüğüne müracaat ettiği ve bilgi verdiği tarihte hakkında adli tahkikat bulunmadığı, akabinde açılan kamu davasında... Ağır Ceza Mahkemesinin...tarih ve E:...-K:...sayılı kararı ile hakkında adli tahkikat başlatılmadan önce gönüllü olarak Emniyet Müdürlüğüne müracaat ederek örgütün yapısı ve faaliyetleri hakkında bilgi verdiği kabul edilerek etkin pişmanlıktan faydalandırılarak ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de, davacının, FETÖ terör örgütüne üye olduğu ve örgüt içerisinde faaliyetlerde bulunduğu, ancak etkin pişmanlık hükümlerinden faydalandığı, yapılan yargılamada hiç bir şüpheye yer verilmeyecek biçimde tespit edildiğinden, disiplin kovuşturmasına konu eylemin maddi delillerle sabit olduğu, bu nedenle ceza tayinine yer olmadığına ilişkin hükmün, davacının bu fiil sebebiyle, disiplin hukuku anlamında sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı gibi, disiplin kovuşturması neticesinde verilecek ceza bakımından da bağlayıcı olmadığı anlaşıldığından, eyleminin sübuta erdiği kanaatine varılmakla 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 34. maddesi ve Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları'nın 4. maddesine aykırı davranışları sebebiyle ve 1136 sayılı Kanun'un 136. maddesinde geçen "Bu Kanun'un avukatların hak ve ödevleri ile ilgili altıncı kısmında yazılı esaslara uymayanlar hakkında ilk defasında en az kınama, tekrarında, davranışın ağırlığına göre, para veya işten çıkarma cezası....uygulanır" hükmü gereğince verilen dava konusu kınama cezasına ilişkin kararda hukuka aykırılık görülmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu, davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı tarafından, hukuka ve usule aykırı olduğu belirtilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davalı Türkiye Barolar Birliği tarafından esasa ilişkin olarak soruşturma kapsamında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda davacının eyleminin sübuta erdiği, tesis edilen işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği, usule ilişkin olarak ise dava konusunun temyize tabi olmadığı savunulmaktadır. Diğer davalı Konya Barosu Başkanlığı tarafından savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ
: ...DÜŞÜNCESİ
:Temyiz isteminin incelenmeksizin reddi gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:İLGİLİ MEVZUAT
:2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir.3) Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.6) Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükmüne yer verilmiştir.Aynı Kanun'un "Temyiz" başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde; "Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları"; (d) bendinde ise, "Belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları" hakkında verilen kararların Danıştay'da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği kurala bağlanmıştır.HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; İdare Mahkemelerinin tek hakim sınırı dışında kalan bütün kararlarına karşı mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine istinaf başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemesince istinaf incelemesi üzerine verilen kararlara karşı ise sadece 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde yer alan konular ile sınırlı olarak Danıştay'a temyiz başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemelerince istinaf incelemesi üzerine verilen ve 46. madde kapsamı dışında olan kararların ise kesin olduğu görülmektedir.Uyuşmazlıkta, "kınama" cezasının iptali istemiyle açılan davanın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyiz kanun yoluna başvurulabilecek davaların tahdidi olarak sayıldığı 46. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan "belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davası" olarak nitelendirilemeyeceği, nitekim 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun "Disiplin cezaları" başlıklı 135. maddesinin 1. fıkrasının (2) numaralı bendinde, kınama, " mesleğinde ve davranışında kusurlu sayıldığının avukata bildirilmesidir" olarak tanımlanmış olup, meslekten çıkarılma sonucunu doğuran disiplin cezası niteliğine sahip bulunmayan dava konusu işlem hakkında açılan davanın, 2577 sayılı Kanunun m.46/1-(c) kapsamında yer almadığı anlaşılmaktadır.Bu durumda, temyiz istemine esas teşkil eden kararın Bölge İdare Mahkemesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 46. maddesine göre temyiz yolu açık olmayan "kesin" kararlarından olduğu anlaşıldığından temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1- TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,2- Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kesin olarak, █████/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.