Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin trafik kazası kaynaklı ölüm ve cismani zarar nedeniyle talep edilen tazminat davası hakkında kararı.
Özet: Bir trafik kazasında murislerini kaybeden davacıların, kaza tespit tutanağında müteveffanın %100 kusurlu, davalıların ise kusursuz olduğu belirtilmesine rağmen haksız fiilden kaynaklanan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat talepleriyle açtığı davada, davalılar kazada kusurlarının bulunmadığını, tazminat taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ve sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitleri ve sigortalının kusuruyla sınırlı olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmektedirler.

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
HAKİM
:.......
KATİP
: .......
DAVACILAR
: 1- .......
2- .......
3- .......
4- .......
VEKİLİ
: Av. .......
DAVALILAR
: 1- .......
VEKİLİ
: Av........
: 2-.......
VEKİLİ
: Av. .......
DAVA
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2025
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacıların murisi dava dışı müteveffa ... ile davalı ... 07.10.2024 tarihinde ....... istikametinde trafik kazasına karışmış olup, bu trafik kazasında dava dışı müteveffa yaşamını yitirdiğini, Kaza hakkında....... tarafından tutulan kaza tespit tutanağında dava dışı müteveffa ...'in KTK 52/1B maddesi uyarınca tali kusurlu olduğu ve davalının kusurunun bulunmadığı, bu sebeple dava dışı müteveffa ...'in yüzde yüz kusurlu olduğu şeklinde kusur tanzimi yapıldığını belirterek davanın kabulüne, HMK 107/2 uyarınca talep arttırım ve ıslah hakları saklı kalmak kaydı ile her bir davacı yararına 50,00'şer TL olmak üzere şimdilik 200 TL destekten yoksun kalma tazminatının haksız fiilin meydana geldiği 07.10.2024 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faiziyle birlikte (davalı ... poliçe teminat limiti dahilinde sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, Her bir davacı için ayrı ayrı 500.000 'er TL olmak üzere toplam 2.000.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiilin meydana geldiği 07.10.2024 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalı ...'ndan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası meblağ sigortası olmayıp zarar sigortası olduğundan, davacı tarafın uğradığını iddia ettiği zararları ispat etmesi gerektiğini, Davayı kabul anlamına gelmemekle beraber davalı şirketin sorumluluğu trafik poliçesindeki limitler ve sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu, Kaza tespit tutanağı incelendiğinde sigortalı aracın kazada kusurunun bulunmadığını Davacı tarafın iddiasının aksine sigortalı araçta teknik bir aksaklık bulunduğuna yönelik bir ibare kaza tespit tutanağında yer almadığını, kazasının oluşumunda kusur durumlarının tespiti için dosyanın....... sevki gerektiğini, davalı şirketin aleyhine bir tazminata hükmedilecek ise, müterafik kusur durumunun araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davacının kusur değerlendirmesinin hatalı olduğunu, iddialarını kabul etmediklerini davalının ticari bir amaç gütmediğini, Römorkun karayoluna çıkması için gerekli olan plakanın var olması ve davalının ticari amaç gütmeden trafiğe çıktığı düşünüldüğünde davacının iddialarının soyut ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu davacıların talep etmiş oldukları destekten yoksun kalma tazminatı haksız olduğunu, destekten yoksun kalma tazminatının talep edilebilmesi için karşı tarafın kusuruyla zarara neden olması gerektiğini, Ancak somut olaya bakıldığında davalının meydana gelen kazada herhangi bir kusurunun olmadığını, Ölüme sebep olan eylemde ölen kişinin ağır kusuru bulunduğu için destekten yoksun kalma tazminatının talep edilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, Olayın meydana geliş şekli, tarafların kusur durumu göz önüne alındığında davacı tarafın haksız bir talepte bulunduğunun görüleceğini, davalının karayoluna çıkmadan önce gerekli olan tüm önlemleri aldığını, Meydana gelen trafik kazasında kusurlu hareket eden ve kazaya sebebiyet veren müteveffa olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
:
Dava haksız fiilden kaynaklanan alacağın tahsiline ilişkindir.
6100 Sayılı HMK 'nun 6/1. maddesinde; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişiliğin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." hükmü yer almaktadır. Bu hüküm aksine kesin yetki kaydı olmayan tüm davalar için genel yetki kaydıdır.
Trafik kazası aynı zamanda haksız fiil teşkil eden bir eylem olduğundan 6100 Sayılı HMK'nun 16. maddesinde ise; "Haksız fiilden doğan davalarda haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesidir yetkilidir" hükmü yer almaktadır.
Uyuşmazlık Karayolları Trafik İhtiyari Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinden kaynaklandığından 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 110. maddesinde diğer bir yetki kuralı da yer almakta olup, "Motorlu araç kazalardan dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar sigortacının merkez veya şubesinin, veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinin birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir" hükmü ile sigorta şirketinin merkez ve şubeleri, sigorta sözleşmesini yapan acenta veya kazanın meydana geldiği yerin yetkili olduğu kabul edilmiş, İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartlarında da aynı hüküm tekrar edilmiştir.
Bir davada birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa davacı bu mahkemelerden birinde dava açma hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa o zaman seçme hakkı davalı tarafa geçmektedir, (aynı yönde .......), 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110/2. maddesinde düzenlenen yetki kuralına göre de; Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir.
6102 Sayılı TTK'nun 40. maddesi gereğince, "Her tacir ticari işletmenin açıldığı günden itibaren 15 gün içinde, ticari işletmesini ve seçtiği ticaret unvanını işletme merkezinin bulunduğu yer ticaret siciline tescil ve ilan ettirilir. Merkezi Türkiye'de bulunan ticari işletmelerin şubeleri de bulundukları yerin ticaret siciline tescil ve ilan olunur." hükmü yer almaktadır. Bu kapsamda davalı sigorta şirketinin HMK'nun 6.maddesi anlamında yerleşim yeri olarak ... ticaret siciline kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.
Tüm dosya kapsamının bir bütün halinde incelenmesinde, davanın trafik kazasından kaynaklanan tazminat talebine ilişkin olduğu, davalı ikametinin ....... İlçesi olduğu, kazanın ....... İli ... İlçesi sınırları dahilinde gerçekleştiği, davacıların ikametinin ise yine ... İlçesi olduğu, davalı sigorta şirketinin ....... İli sınırları dahilinde bölge müdürlüğü veya şubesinin olmadığı, sigorta poliçesinin de yine ....... İlinde düzenlenmediği anlaşılmakla, davalıların süresi içerisinde sunduğu cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunularak yetkili mahkemenin ....... ilçesi olduğunu savunmaları karşısında yetki itirazının kabulü ile aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı yanın yetki itirazının kabulü ile mahkememizin yetkisizliği nedeniyle dava dilekçesinin usulden reddine,
2-HMK 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal 2 haftalık sürede talep edilmesi halinde dosyanın yetkili ....... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
3-HMK 331/2 maddesi uyarınca yargılama giderlerinin yetkili mahkemece hüküm altına alınmasına,
4-Süresinde dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde ve talep halinde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek yargılama giderlerinin hüküm altına alınmasına,
Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ....... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip .......
e-imzalı
Hakim .......
e-imzalı
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!