Hırsızlık suçunda sanığın zararı giderme isteğine rağmen etkin pişmanlık hükümlerinin tartışılmaması nedeniyle Yargıtayın istinaf hükmünü bozma kararı.
Özet: Hırsızlık suçundan yargılanan sanığın, şikayetçinin zararını karşılamak istediğini belirtmesine rağmen, ilk derece mahkemesinin bu durumu dikkate alarak Türk Ceza Kanununun 168/2 maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağını yeterince tartışmaması ve gerekirse tevdi mahalli tayini yoluna gitmemesi hukuka aykırı bulunarak, bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddi kararı bozulmuştur.
2. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
SUÇ
: Hırsızlık
HÜKÜM
: İstinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükme temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafîinin temyiz isteminin, olayın oluşu ve sanığın kastı dikkate alındığında alt sınırdan uzaklaşılmasını gerektiren bir durum bulunmadığına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;
Sanığın, 08.06.2021 tarihli duruşmada, şikâyetçiye ait zararı karşılamak istediğini ifade ettiği, şikâyetçinin ise aynı celsede 3.500,00-4.000,00 TL zararı olduğu ancak zararının karşılanması talebi bulunmadığını beyan etmesi karşısında, şikâyetçinin bildirmiş olduğu zarar miktarının ödenmesi için gerekirse tevdi mahalli tayin edilmesi, zararın giderilmesi hâlinde sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168/2. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafîinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan sebeple 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye farklı gerekçe ile uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca Manisa 9. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay kararının bir örneğinin de İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!